Akif BEDİR

mail.haber111@gmail.com 05 Aralık 2018 Çarşamba 13:10 DİĞER KÖŞE YAZILARI

SOKAKTAKİ İNSAN NE İSTİYOR?

                Bu hafta içimizden birilerinin, sokaktaki insanımızın nabzını tutmaya olaylara bakışını, yorumlarını, beklentilerini aktarmaya çalışacak, sessiz çoğunluğun sesi olmaya çalışacağım.  
 
Evsiz-barksız, işsiz-güçsüzler…
Vur patlasın çal oynasın, hayat hoş gerisi boş diyenler…
Çoluk çocuğunun rızkı peşinde koşup, cebi boş olsa da onurundan ödün vermeyenler...
Doğrudan şaşmayan, haksızlığa boyun eğmeyenler...
Düşüncelerini çekinmeden söyleyenler...
Her türlü olumsuzluğa karşın umudunu yitirmeyenler...
Statükoyu korumaya çalışanlarla ona meydan okuyanlar…
İçinden sağ çıkamayacağını bildiği için bu hayatı fazla önemsemeyenler…
Adam olmak cinsiyet meselesi değil, şahsiyet meselesidir diyenler…
Vaktini beşe ayıranlar ile vaktini boşa ayıranlar…
Dünyada pişmeyi seçenler ile ahirette pişmeyi seçenler…
 
İşçi, memur, emekli, dul, yetim, öğrenci, çocuk, genç, yaşlı, kadın, erkek, muhafazakâr, demokrat, liberal, Müslüman, gayrimüslim ve yazamadıklarımız.
 
Yani halkın ta kendisi...
 
İnsanımız ihtiraslarını ve menfaatlerini ikinci plana itip dürüstlüğü kendilerine şiar edindiği için dürüst siyaset istiyor. Daha önce halkın menfaat ve beklentilerini istismar ederek başkan olan düzenbazlar ve üçkâğıtçılara geçit yok mesajını tüm ülkeye haykırıyor.
 
Anadolu insanı toplumun tarihi, kültürü ve temel değerleriyle barışık olan, farklı toplum kesimleri arasındaki bağların kuvvetlendirilmesine çalışan, şehrin bütününü kucaklayacak siyasi vizyona sahip olan ve halkın bütününün nabzını tutacak siyasi oluşuma el uzatıp rey vereceğini söylüyor.
 
Millet, millete tepeden bakan kibir abidelerine, makam ve unvanlarını millete karşı ayrıcalıklı statülere dönüştüren siyaset anlayışlarına “hayır” diyor.
 
Yeni fikirlere, yeni düşüncelere, yeniliklere açık olmayan, gelişmeleri sürekli takip etmeyen başkanlara “hayır” diyor.
 
Fitne-fesat üzerinden mevzi savaşları verenlere, küçücük çıkarları için büyük laflar edip bunu memleket meselesi olarak pazarlayanlara tavır almayanlara “hayır” diyor.
 
Kısır tartışmalara, günübirlik dedikodulara, birkaç gün sonrasını göremeyen siyasi söylemlere, cambazlıktan başka bir işe yaramayan yorumlara “hayır” diyor.
 
Siyasetten nemalanan,  çalışmadan spekülasyonlarla para kazanan, Türk milletinin kültürel ve moral direncini hiçe sayan, Anadolu halkının uyanışına, dirilişine, kalkınmasına tahammül edemeyenlere “hayır” diyor.
 
Haktan ve adaletten yana olmayanlara, merhametli olmayanlara, ayrımcılık ve  kayırmacılık gibi ucuz politikadan uzak, şeffaf ve de cesur olmayanlara “hayır” diyor.
 
Dil, din, ırk ayırımı yapmaksızın,  gözü insana dönük olmayan, önce insan demeyen, sorumluluğunu bilen, sinmeyen, korkmayan, yürekli, başı dik olmayanlara “hayır” diyor.
 
Hamasetle, duygu patlamalarıyla, öfkeyle sorun çözmek, tedavi etmek yerine sorun üretenlere, yaraları deşenlere “hayır” diyor.
 
Seçim sandığından çıkacak sonucu beklemek yerine ayıplı girişimlerle oyunbozanlık etmeyi siyaset olarak sunanlara “hayır” diyor.
 
Şiddete yatırım yapan, efendileri namına tetik çeken, fay hatlarını tetikleyen, kutuplaşmayı körükleyen her enstrümanı sonuna kadar kullananlara “hayır” diyor.
 
Halk siyasetin meşru zeminde yapılmasını istiyor ve problemlerin çözümü için demokrasi dışında hiçbir zemini onaylamıyor.
 
Halk siyasetten medet umanlara “evet”, siyaset dışı güçlerden medet uman toplum mühendislerine ise “hayır” diyor.
 
Halk kucaklayan, gülümseyen, misyonu ve vizyonu yüksek, dünya ile bütünleşecek siyasilere “evet” diyeceğini haykırıyor.
 
İnsanımız darbecilere, çetecilere, medyadaki “kiralık kalemlere” prim vermiyor. İnsanların etnik, mezhebi, dini ve ideolojik olarak kutuplaştırıldığı, düşmanlaştırılıp çatıştırıldığı, terör ve kan üzerinden siyaset yapıldığı bir ülke istemiyor.
 
 Halkın beklentilerini karşılayan, hizmet eden, saygı duyanlara sevgiyle karşılık verenleri başkan yapıyor. Halk gibi konuşan, halk gibi yaşayan, gözünden yaş gelen, çocukla gülüp, sevinebilen siyasileri başkan olarak kabul edip, taçlandıracaklarını söylüyor.
 
Kendilerini çağdaş ve kentli, halkın büyük çoğunluğunu köylü, karnını kaşıyan, bidon kafalı olarak gören “zavallılara” sandıkta ders verdiğini, algılama eksikliği çeken “yarasalara” verecek çok derslerinin olduğu bilinci ve kararlılığında olduklarını tekrarlıyor bu toplum.
 
Milletin tarihiyle, temel değerleriyle, talepleriyle kavga edenler, iç ve dış dinamikleri, dünyadaki değişim ve gelişmeleri takip etmek, onlara uygun yapılanmalar ve politikalar üretmek yerine salt eleştiriyle yetinip sorumluluk yüklenmekten kaçınanlara başkanlık yolunun kapatıldığını haykırıyor.
 
Başkanlık yolunun sevgi yolu olduğunu her fırsatta dile getiriyor. Artık kutuplaştırmalara, çatışma ve teröre, etnik, mezhebi ayrışmalara çanak tutanlara, yol açanlara prim yok diyor.
 
Halkımız müstakim siyasette “Bektaşiliği” kabul etmiyor. Adil olmak, devletin imkânlarını herkese eşit açma esası insanımızın ortak istikameti.
 
Toplum, değer verip değersiz saydıklarının da, umursayıp umursamadıklarının da, önemseyip önemsemediklerinin de muhasebesini yapıp kendi doğrularının istikametinde yolunu çiziyor artık.
YORUM EKLE
    YORUMLAR
ANKARA ⇓
İmsak 06:22
Güneş 07:52
Öğle 12:47
İkindi 15:10
Akşam 17:30
Yatsı 18:55
DÖVİZ KURLARI
USD 5.3331     EURO 6.0801     IMKB 92336     ALTIN 213,572    
ANKARA