CENGİZ HAN'IN TORUNLARI İSTANBUL'U YURT TUTTU!

Orta Asya’dan kalkıp Türkiye’ye gelen Cengiz Han’ın torunları İstanbul’u yurt tuttu. Şişli ve Kağıthane’de yeni bir yaşam kuran 5 bin Moğol, kültürlerini de beraberlerinde İstanbul’a getirmiş.

13 Mayıs 2018 Pazar 09:29 < YAŞAM
Orta Asya’nın en geniş topraklara sahip ülkesi Moğolistan’dan İstanbul’a gelerek yeni bir hayat kuran Moğollar’ın günlük yaşamlarına Milliyet tanıklık etti. Şişli ve Kağıthane’de yaşayan 5 bin Moğol, kendi lokantalarında yemeklerini yiyor, kendi radyolarını dinliyor, şaman rahipler eşliğinde geleneksel törenlerini yapıyor hatta kendi doktorlarına muayene oluyor. Türkiye’de yaşama uyum sağlayan ve çevrelerindeki Türkler tarafından çalışkanlıklarıyla sevilen Moğollar, bir caddeye kendi isimlerini verilmesi için İstanbul Valiliği’ne başvuracak.

Ortaçağ’ın en güçlü imparatorluğunu kurarak sınırlarını Avrupa’ya kadar getiren Cengiz Han’ın torunları, son yıllarda İstanbul sokaklarında sıklıkla karşımıza çıkıyor. 2004-2005 yıllarında öğrenci değişim programı Erasmus ile gelen ilk kafilenin ardından günümüzde 5 bin kişiye ulaşan Moğollar, 15 yıldır çok az polisiye olayda karşımıza çıkarak yaşamlarını sürdürüyor.

 

Bizden biri gibiler

Türkiye’nin yaklaşık dört katı büyüklüğündeki yüzölçümüne rağmen sadece 3 milyon insanın yaşadığı Moğolistan’dan daha fazla para kazanmak ve daha iyi bir yaşam için İstanbul’a gelen Moğollar, çalışkanlıkları ve güçlü fizikleriyle işyerlerinin tercihi oluyor. Vizesiz geldikleri İstanbul’u yurt edinen Moğollar, tekstil atölyelerinin sokaklarında bizden biri gibi dolaşıyor.

Kendi dillerini konuştukları için Türkçe öğrenmeye gerek görmeyen Moğollar, milli bayramlarını kutluyor, evlerde 8-10 kişi kalarak masrafları bölüşüyor, ruhlarını dinlendirmesi için şaman rahiplerle buluşuyor, Moğol çocuklar Türk okullarında akranlarıyla birlikte eğitimgörüyor. Moğollar İstanbul’da internet üzerinden kurdukları “Radio Mongol” ile kendi şarkılarını dinliyor.

 

Huzur ve güven

İstanbul’da 2014 yılında 16 kişi ile kurulan Moğollar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Moğolların buluşma yeri. Yeni gelen Moğolların oturum izni evraklarının hazırlandığı dernek merkezi aynı zamanda iş bulma kurumu, boş vakitlerini değerlendirme salonu hatta muayenehane olarak kullanılıyor. İstanbul’a ilk gelen Moğollardan olan Dernek Başkanı Byambajav Khaltarkhuu, “Derneğimize 3 bin 715 Moğol kayıtlı. Şişli’de Osmanbey, Kurtuluş, İzzetpaşa; Kağıthane’de Çağlayan, Gürsel ve Okmeydanı mahallelerinde 5 bin kişiyiz. Her üyemize İstanbul’da huzurla yaşaması için olaya karışmaması öğüdünü veriyoruz. Zaten Orta Asya’dan aldığımız kültür ile gittiğimiz her yerde barış içinde yaşamaya çalışıyoruz. Türklerin Orta Asya’dan gelen bir millet olması bize güven veriyor” diye konuşuyor.

Çoğu tekstil işçisi

Byambajav Khaltarkhuu, Türkiye topraklarında iş imkanlarının kısıtlı olduğunu belirterek, “Vizesiz geldiğimiz İstanbul’da, Moğolların yüzde 65’i tekstil işlerinde çalışıyor. Haftada 400-600 lira kazanıyorlar. İnşaat işlerinde ve günübirlik işlerde çalışanlar da var. Ülkemizde kalsak ayda 800 TL kazanırdık. En büyük sorunumuz kayıt dışı çalıştırılmak. İşyerleri sigortasız çalıştırmayı tercih ettiği için zor durumda kalabiliyoruz. Bu yüzden Moğolların yasal izinlerini almayı amaçlıyoruz. Türkler bize çok iyi davranıyor. Tarihten gelen dostluğu sürdürüyoruz. Yemeklerin doğallığı, insanların birbirine saygısı hoşumuza gidiyor” diyor.

Nasreddin’in Moğol restoranı

Mardinli Nasreddin Bulut, Moğolların İstanbul’da en çok sevdikleri ve güvendikleri kişi. Beş yıl önce Moğol Erun Gerel ile evlenen ve kısa süre Şişli’nin İzzetpaşa mahallesinde “Ger Mongol” (Moğol ev yemekleri) adında bir restoran açan Bulut, kimi zaman onların dertlerinin çözümü için de uğraşıyor.

Eşi ve baldızının yaptığı geleneksel yemekleri servis eden Bulut, “Erun çok güzel yemek yapıyor. Moğollar da bizim gibi et yemeklerini çok seviyor. Soven, buuz, hasun, ariungerel gibi vazgeçilmez yemeklerini çevredeki Türkler de çok seviyor. Hatta Moğolistan Konsolosluğu’ndan ya da çok ilgisiz yerlerden gelip yiyen Türkler bile oluyor. Bir kişi 10-15 liraya et yemeğiyle doyarak lokantadan ayrılıyor” diye anlatıyor. Moğolların asil ve barışçıl bir ırk olduğunu söyleyen Bulut, “Kötü olaylara karışmamak için çabalarlar. Para kazanıp evlerine göndermekten başka bir amaçları yoktur. Bazen onlara iş bulurum ya da sorunlarını çözmek için akıl veririm. İşverenler onları sigortasız, kayıt dışı çalıştırarak büyük haksızlık yapıyor” diyor.

 

İdealist genç lider ‘Bimba’

Byambajav Khaltarkhuu (34), Moğolistan’ın Zavkhan şehrinde yaşayan sekiz çocuklu bir ailenin ferdi. 2005’te Moğolistan Halk Üniversitesi’nde matematik öğretmenliği bölümünü bitirdikten sonra Türkiye’ye gelen Khaltarkhuu, Moğollar arasında “Bimba” olarak tanınıyor. ‘Bimba’, Türkçe’yi çok iyi konuştuğu için vatandaşlarının sorunlarını çözmeye çalışıyor. Selçuk Üniversitesi’nde sinema eğitiminin ardından İstanbul’da 15 yıldır aktif çalışan Khaltarkhuu, Moğollar’a yönelik gazete bile çıkartmış. İstanbul’daki Moğollar Yardımlaşma Derneği’nin kurucu başkanı olan ‘Bimba’, “Biz artık Türkiye’de yaşayan Moğollarız. Bir sokak ya da caddeye Moğollar ismi verilirse daha mutlu olacağız. Bunun için imza topluyoruz” diyor.

 

Şifa ve huzur veren şaman

Moğolistan’ın en ünlü şamanı Khurtsjavkhlan Buyantogtokh (Hurce), yılda iki kez İstanbul’a gelerek vatandaşlarına huzur veriyor. Moğollar, her sağlık sorununu ruhtan kaynakladığına inandığı için şaman Hurce’ye büyük saygı gösteriyor. Gönüllü gelen şaman, 10-15 gün içinde sorunları olan Moğolları dinliyor, onlara sağlık verecek meditasyon yöntemleri uyguluyor. Ruhlarını dinlendirdiği Moğollardan ücret almayan Khurtsjavkhlan Buyantogtokh’un 2 bin 500 yıl önce yaşayan başka bir şamanın ruhunu taşıdığına inanılıyor. Şaman Hurce, 23 Haziran’da ülkesinde yapılacak Şamanizm törenlerine de başkanlık edecek.

 

Vatandaşlarının hizmetinde

Sağlık sorunu yaşayan Moğolların ilk geldikleri kişi Dr. Mungunchimeg Chogdov. Moğol Halk Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra bir süre ülkesinde doktorluk yapan Chondov, dört yıldır İstanbul’daki vatandaşlarının hizmetinde. Dernek binasındaki küçük muayenehanesinde Moğollara şefkatle yaklaşan Chondov, “Biz, geleneklerine bağlı ve duyarlı bir toplumuz. Yılda 1-2 kez gelen şaman rahip, Moğolların ruhlarına tercüman olurken, ben de sağlık sorunlarının çözümü için çabalıyorum. Her ne kadar kendimizi burada iyi hissetsek de, memleketimizden 8 bin kilometre uzaktayız. Yazdığım ilaçlar ve verdiğim tavsiyeler ile Moğolları rahat ettirmeye çalışıyorum” diyor.

YORUM EKLE
    YORUMLAR
ANKARA ⇓
İmsak 03:40
Güneş 05:28
Öğle 13:01
İkindi 16:55
Akşam 20:21
Yatsı 22:02
DÖVİZ KURLARI
USD 4.8312     EURO 5.6085     IMKB 92626     ALTIN 189,242    
20°ANKARA