İmdat ZEYTİNCİ

20 Aralık 2014 Cumartesi 22:56 DİĞER KÖŞE YAZILARI

MİLLETVEKİLİ Mİ? PARTİ MEMURU MU?

 

TÜRKİYE'DE MİLLETVEKİLİ YOK, PARTİ MEMURU VAR

 

Değerli arkadaşlar, bir çoğunuz bu başlığın ne anlama geldiğini çözmeye çalışacaksınız. Aslında bu bir sorun ve bu sorunun sorumluları da ''YASAMA ve YÜRÜTME''.  Konuyu en ince ayrıntıları ile sizlerin görüşüne sunmak istiyorum.

1-Milletvekili nedir?

-Milletvekili, kelime anlamıyla, milletin vekili'dir. Milletvekili, ''MİLLET' tarafından, MİLLET'i temsil etmek üzere seçilen, seçkin insandır. Seçilen, seçilmiş, vekalet verilmiş, temsil yetkisi verilmiş, Millet adına karar hakkı verilmiş, Ülke adına karar alma yetkisi verilmiş insandır.

2-Kimler Milletvekili olabilir?

-T.C. Vatandaşı olanlar, ilkokul mezunu olanlar, akli dengesi yerinde olanlar ve cebinde en az 200 bin lira parası olanlar, herhangi bir partide en büyükler den birkaç kişiyi tanıyanlar Milletvekili olabilir. Şu iki faktör çok önemlidir. 2015 için cebinizde 200.000,-Lira paranız, arkanızda baba bir sponsor ve gireceğiniz partiden yönetimin en az yarısını bizzat tanımıyorsanız, onlarda sizi tanımıyorsa, asla girmeyin.

3-Milletvekili nasıl seçilir?

-Asıl işin püf noktası burası. Milletvekili, milletin seçtiği vekil'dir. Yani demokrasilerde halk vekilini kendisi seçer. Kimse kimseyi kandırmaya çalışmasın. Türkiyede Milletvekillerini halk seçmiyor. Halk partilere oy veriyor. Milletvekilini halkın seçmesi demek, bir ön seçimle aday adaylarının seçilmesi ve o adaylarla seçime gidilmesi demek, Milletvekilini halkın seçmesi demektir. Fakat Türkiyede Milletvekili olacak aday adaylarını parti yönetimi seçer, halkta partiye oy verir, partinin istediği adaylarda partinin memuru olarak meclise girerler.

-Rezaleti ben size anlatayım, sizlerde isterseniz gülün, isterseniz düşünün. İsmini buradan açıklamak istemediğim bazı büyüklerim meclise gel, genç ve dinamik arkadaşlarımıza, dünyayı tanıyan arkadaşlarımıza ihtiyacımız var dediler. Bende tanıdığım eşimle dostumla konuştum ve aday adayı olmaya karar verdim. Konya'da aday adayı olduğumu resmen ilan ettim. Partiye başvurumu yaptım. Gereken katkı meblağını ödedim. 2011 de Akpartiden 170 aday adayı çıktı. İlk büyük toplantıda sevgili başkan bir konuşma yaptı. Arkadaşlar, biz önümüzdeki ay temayül çalışmasına başlıyoruz. Bu konuda görüş belirtmek isteyen varmı?, diye sordu. Bende 20 yıldır AB de yaşıyorum. Buradaki tecrübelerimi aktarmak amaçlı elimi kaldırdım.

-Değerli arkadaşlar, temayül demek, parti delegelerinin aday adaylarına oy vermeleri demek. Benim şahsi düşüncem, AB de olduğu gibi adayların resimlerini ve özgeçmişlerini bildiren bir kitapcık basalım. Delegeler buradan bütün adayları incelesinler ve kararlarını sandıkta versinler, dedim.

-Nereden de dedim. Bütün salon başladı alkışlamaya ve gülmeye. Tabii bu arada başkanda gülüyor. Ben nerede yanlış yaptığımı anlayamadan kırmızı bir şekilde oturdum. Sonra başkan hemen şöyle dedi. Eveeet arkadaşlar mikrofona çabuk ısınıyoruz. Yanımda Konya Ticaret odası başkanı Hüseyin Üzülmez var, oda aday adayı, oda gülüyor ama kimse neden güldüğünü söylemiyor. Neyse sonradan anladım neden temayül? Temayül yarışı başladı. İlçelerde kendini tanıtan konuşmalar yapmalısın. Konyada 32 tane ilçe var. Konya bir uçtan uca 350 km. Her gittiğin ilçede de çay kahve katkısı yapman gerek. Derken il merkezine ilçelere, mazot benzin, yeme içme derken en az, 60 ila 70 bin lira. Bu daha aday adaylığı, en mütevazi çalışma. Temayülde benim söylediğim olsa bu masraflar olmayacak ama bu sefer ilçelere katkı yapılmayacak. Milletin neden güldüğünü anladım. Temayülde partinin söylediği, il ve ilçe yönetimlerinden hiç bir aday adayına yardımda bulunulmayacak denildi. Dolaşırken baktımki, il yönetiminin yarısı birilerinin arabasında dolaşıyor. Benim yanımda tecrübeli bir arkadaş var. O bana şunu söylüyor. Sen poponla göğe çıksan olmaz, çünkü il yönetimi olacağına kesin gözü ile baktığı insanlara her türlü desteği verir. Sana destek veren olmadı. Bunu başkana birkaç kez söyledim ama güldü geçti. Tam anlamıyla komedi. Temayülden birgün önce yanımdaki tecrübeli kişi şunu söyledi.

-Bu gün delegelere para dağıtılacak.

-Kim dağıtacak?

-Zengin aday adayları.

Ve aynen öyle oldu. Delegeler toplandı. Aralarında kimlere oy vereceklerinin listesini yapıp fotokopisini çoğaltıp dağıttılar. Ertesi günüde o kişilere oy verdiler.

-Tam bir komedi, tam bir rezalet. Temayülde en yüksek oyu alan Recep Konuk bile vekil olamadı.

-İkinci rezalet mülakatlar. Ankarada mülakat yapılıyor. Ben kapının ağzında oturuyorum. Benden önce giren, benden yaşca çok büyük olan arkadaşın konuşmaları duyuluyor. Heyetten biri konuşuyor.

-Abi nasılsın?

-Çok şükür koşturuyoruz.

-Abi nedir durum, halkın nabzı nedir?

-Allahın izniyle Konya yine en iyi şekilde çıkar.

-Ne diyorsunuz arkadaşlar?

-Diğerleri konuşuyor, hayırlı olsun inşaallah. Kahkahalarla gülüşler geliyor.

Benimde moralim düzeldi. İyi dedim herkes neşeli. Neyse sıra bana geldi.

-Kendini tanıt bakalım.

-Tam kendimi tanıtıyordum ki biri sözümü kesti.

-Neden milletvekili olmak istiyorsun?

-Ben diğer milletvekili arkadaşlardan daha değişik çalışmalar yapmak istiyorum, efendim, dedim.

Hepsi kahkahalarla gülüyor ve,

-Çalışmanın değişiğimi olur?

Adama diyememki, bak kardeşim, sen daha şımarıklığını üzerinden atamamışsın ama parti memuru olmuşsun, Dünyada İNOVASYON diye bir mevzuu var, kafanı biraz kumdan çıkar. Ya da sen hangi sıfatla bana soru soruyorsun, mademki Milletvekilini millet seçer sen kimsin? Bütün adayları toplayıp konuşabilirsiniz ama imtihan etmek gibi bir şakrabanlığı kimse yapamaz. Tabi dökülmek istiyorum ama orası yeri değil. Bir dökülmeye başlasam çok güzel şeyler anlatacağım ama frenliyorum. Adamlara İnovasyonu anlattım ama adamlar İnovasyonu bilmiyor. Orada içim acıdı. Adı koca koca ama içi fos. Orada 5 kişi vardı ve hepsini dizimin dibine oturtup ders veresim geldi. Neyse, ben hiç nezaketsizlik etmeden sordukları soruları cevapladım. Biri sordu.

-Sen Avrupadaki bu konuları nereden biliyorsun?

Bende kendilerine basın sahibi olduğumu, gazeteci olduğumu ve lüzumsuz şeyler yazdığımı anlattım. Bana dedilerki birdahaki sefere inşaallah. Ben orada anladımki durum belli, gavilli dövüş. Ve Almanya ya tekrar döndüm. Tabii ki bir çok şeyi buradan anlatmak istemiyorum. Çünkü ben onların hepsinden daha fazla Akpartiliyim. İmama kızıp camiye gitmemek olmaz.

 

Değerli arkadaşlar, Türkiyede hangi partide olursa olsun, Milletvekillerini halk seçmiyor. Halkın seçmediği kişi Milletvekili değil, o partiye ait memurlardır. Türkiyedeki milletvekilleri bağımsız olanlardır. Bu yasal değildir, etik hiç değildir. Güreşecekseniz adam gibi güreşin. Allah herşeyi gören ve bilendir. Dünya yı sadece güçlülerin dünyası yapabilmek için 'karayı ak', olarak göstermemelisiniz.

 

Bütün bunları, ne tarihe sövmek, ne de tarihi övmek için anlattım. Sadece tarihe ''DOĞRU NOT DÜŞMEK'' için anlattım.

 

Tepki ve  düşüncelerinizi beklerim inşaallah. ''Omurgalı olmayan insan beceriksiz insandır, başarılı olamaz.''

 

Sürçü lisan ettim ise affola!

 

i.zeytinci@gmx.de

YORUM EKLE
    YORUMLAR
  • hakan öztürk - 27 Aralık 2014 Cumartesi 01:36
    vekalet
ANKARA ⇓
İmsak 05:31
Güneş 06:54
Öğle 12:40
İkindi 15:43
Akşam 18:15
Yatsı 19:32
DÖVİZ KURLARI
USD 5.6762     EURO 6.5626     IMKB 98466     ALTIN 223,417    
14°ANKARA