KAŞIKÇI CİNAYETİNİN 100. GÜNÜNDE CESEDİ NEREDE?

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın, evlilik işlemleri için 2 Ekim 2018'de girdiği Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda organize bir şekilde katledilmesinin üzerinden 100 gün geçti.

10 Ocak 2019 Perşembe 11:34 < GÜNDEM

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın, evlilik işlemleri için 2 Ekim 2018'de girdiği Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda organize bir şekilde katledilmesinin üzerinden 100 gün geçti.

Orta Doğu'nun en etkin gazetecilerinden Washington Post yazarı Cemal Kaşıkçı'nın, Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürülmesi ve sonrasında yaşananlar, Türkiye ve dünya kamuoyunun gündemindeki yerini koruyor.

Cinayetin üzerinden geçen 100 günde Kaşıkçı'nın ne zaman, nerede ve nasıl öldürüldüğüyle ilgili bilgiler ortaya çıkarken, cesedinin nerede olduğu konusu ise hala netlik kazanmadı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, eski Suudi İstihbarat Başkan Yardımcısı Ahmed el-Asiri ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın eski danışmanı Suud el-Kahtani hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı.

Kaşıkçı cinayetinden Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ı sorumlu tutan tasarı, ABD Senatosu'nda kabul edildi.

Olaya karışanların Türkiye'de yargılanmasına yönelik taleplere olumsuz yanıt veren Suudi Arabistan'da, Kaşıkçı cinayetiyle ilgileri olduğu gerekçesiyle 5'i idam talepli 11 kişi hakkında dava açıldı ve bu kişilerin yargılanmalarına başlandı.

Cinayete giden süreç

AA muhabirinin, Kaşıkçı cinayetiyle ilgili ilk günden itibaren yaşananlara ilişkin hazırladığı kronolojik derleme şöyle:

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı, ilk olarak 28 Eylül Cuma günü saat 11.50'de evlilik işlemleri için konsolosluk binasına gitti. Burada Kaşıkçı'ya 2 Ekim'de randevu verilerek cinayet planı devreye sokuldu.

İstanbul'a 1 Ekim'de saat 16.30'da, tarifeli seferle gelen 3 kişilik bir ekip, otele yerleştikten sonra başkonsolosluğa gitti. Bu sırada başkonsolosluktan bir başka ekip de Belgrad Ormanı ve Yalova'da keşif çalışmaları yaptı.

Saat 01.45'te 3 kişilik ikinci ekip tarifeli seferle İstanbul'a gelip otele yerleşti. Aralarında generallerin de bulunduğu 9 kişilik üçüncü ekip ise özel bir uçakla havalimanına inip bir başka otele hareket etti.

Toplam 15 kişiden oluşan ekip, sabah 09.50 ile 11.00 arasında ayrı ayrı gelip başkonsoloslukta buluştu. Önce başkonsolosluğun kamera sistemindeki hard disk söküldü, saat 11.50'de de Cemal Kaşıkçı telefonla aranıp o günkü randevusu teyit edildi.

Aynı gün erken saatlerde Londra'dan İstanbul'a dönen Kaşıkçı'dan, saat 13.08'de konsolosluk binasına yaya olarak girdikten sonra bir daha haber alınamadı.

Kaşıkçı'nın buradan çıkmaması üzerine kendisini bekleyen nişanlısı Hatice Cengiz, AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay ve gazeteci Turan Kışlakçı'yı aradı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaşıkçı'nın ülkesinin İstanbul Başkonsolosluğu'nda alıkonulduğuna dair iddiayla ilgili soruşturma başlattı.

Farklı uçaklarla Türkiye'ye gelen ve aralarında güvenlikçi, istihbaratçı ve adli tıpçının bulunduğu 15 kişilik Suudi heyet, iki ayrı uçakla akşam saatlerinde Türkiye'den ayrıldı.

3 Ekim

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, "Bizdeki bilgilere göre şu an itibarıyla bu Suud vatandaşı olan kişi, hala Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda." bilgisini paylaştı.

4 Ekim

Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu, Kaşıkçı'nın binadan çıktıktan sonra kaybolduğunu ve gerçeklerin ortaya çıkarılması için Türk yetkililerle temasta olduklarını bildirdi.

6 Ekim

Emniyet yetkilileri, başkonsolosluk binasında aynı saatlerde, 2 uçakla İstanbul'a gelen aralarında yetkililerin de yer aldığı 15 Suudi vatandaşının bulunduğunu ve bu kişilerin daha sonra geldikleri ülkelere döndüklerinin belirlendiğini açıkladı.

7 Ekim

Kaşıkçı'nın akıbetine ilişkin öldürüldüğü yönünde farklı iddiaların gündeme gelmesi üzerine Başkonsolosluğun resmi Twitter hesabından yapılan açıklamada, söz konusu iddialar reddedildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kaşıkçı'nın kaybolmasıyla ilgili, "Cumhurbaşkanı olarak takibindeyim, kovalıyorum, buradan çıkacak sonuç neyse onu da dünyaya bizler bildireceğiz." dedi.

8 Ekim

BM, AB, Almanya, İngiltere ve Fransa, Kaşıkçı'nın kaybolmasına ilişkin suçlamaların son derece ciddi olduğunu ve endişe duyduklarını belirtti.

9 Ekim

ABD Başkanı Donald Trump, Kaşıkçı'nın akıbeti hakkında, "Bu konuda endişeliyim. Bu konuda bazı oldukça kötü haberler var. Bu, hoşuma gitmiyor." ifadesini kullandı.

Trump, Kaşıkçı'nın kaybolmasıyla ilgili Suudi yetkililerle görüşeceğini açıkladı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, soruşturma çerçevesinde konsolosluk binasında inceleme yapılacağını açıkladı.

Türk diplomatik kaynaklar da Suudi Arabistan'ın, Türk uzman ve yetkilileri İstanbul Başkonsolosluğu'nu ziyaret etmeleri için davet ettiği bilgisini paylaştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, konsoloslukta inceleme yapılacağının belirtilmesinin ardından binada adli işlemleri yürütmek üzere bir başsavcıvekili ve bir cumhuriyet savcısı görevlendirdi.

10 Ekim

ABD istihbaratının yaptığı bir dinlemede, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın, Kaşıkçı'nın bazı vaatlerle Suudi Arabistan'a dönmesinin sağlanması, daha sonra da tutuklanmasını emrettiği ileri sürüldü.

11 Ekim

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kaşıkçı olayıyla ilgili Başsavcılığın yoğun ve kapsamlı bir soruşturma başlattığını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki iş birliği çerçevesinde ve Suudi Arabistan'ın teklifi üzerine olayın aydınlatılması için ortak çalışma grubu kurulmasının kararlaştırıldığını bildirdi.

Trump, kayıp gazeteci Kaşıkçı bulunana kadar "Suudi Arabistan'a askeri yardımların kesilmesi" çağrılarına, "Böyle bir adım bizi yaralar." ifadeleriyle karşılık verdi.

12 Ekim

Washington Post'ta yayımlanan "Türkler, ABD'li yetkililere, Kaşıkçı'nın öldürüldüğü sonucunu destekleyen ses ve görüntü kayıtlarına sahip olduklarını söyledi." başlıklı haberde, Türk hükümetinin, Kaşıkçı'nın İstanbul'daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'nda öldürüldüğünü kanıtlayan kayıtlara sahip olduğunu Amerikan tarafına ilettiği öne sürüldü.

ABD'li basın kuruluşu CNN de Türkiye'nin, Kaşıkçı'nın öldürüldüğünü destekleyen "şok edici" ses ve görüntü kayıtlarına sahip olduğunu iddia etti.

Suudi Arabistan'dan bir heyet, Kaşıkçı'nın kaybolmasıyla ilgili soruşturma kapsamında Türkiye'ye geldi.

ABD, Suudi Arabistan'ın Washington Büyükelçisi Prens Halit bin Salman bin Abdulaziz'den, kayıp Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın akıbetine ilişkin bilgi istedi.

ABD ve İngiltere'nin önde gelen medya kuruluşları ve bazı önemli firmaları, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın himayesinde düzenlenmesi planlanan Geleceğe Yatırım Girişimi (Future Investment Initiative) adlı konferanstan sponsorluğunu "Cemal Kaşıkçı" olayı nedeniyle çekme kararı aldı.

13 Ekim

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kaşıkçı olayının aydınlatılmasını isteyerek, ''Gerçeğin ortaya çıkması, tam olarak ne olduğunun ve kimin sorumluluğu bulunduğunun netleştirilmesi gerek." dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ilgili Başsavcılığın ve uzmanların Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'na girmesi konusunda, Suudi Arabistan'ın iş birliği yapması gerektiğini belirterek, "Soruşturmanın selameti ve her şeyin ortaya çıkması için bu konuda henüz bir iş birliği görmedik, bunu da görmek istiyoruz." diye konuştu.

Trump, Kaşıkçı'nın akıbetiyle ilgili Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile görüştü.

Trump, Kaşıkçı'nın Suudi yetkililerce öldürüldüğüne yönelik iddialara ilişkin, "Eğer durum böyleyse bu bizi çok kızdırır. Yakın bir gelecekte elimizde bir yanıt olacaktır." ifadelerini kullandı.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Bu şahsın belli bir mekana girdiği ve o mekandan çıkmadığı görülmektedir. Dolayısıyla bunun açığa kavuşturulması gerekir." dedi.

14 Ekim

Kaşıkçı'nın nişanlısı Hatice Cengiz, New York Times'a yazdığı makalede, "Cemal'i kaybettiysek sadece kınamak yetmez. Onu bizden alan insanlar, siyasi konumlarına bakılmaksızın sorumlu tutulmalı ve hukuki çerçevede cezalandırılmalıdır." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Abdulaziz telefonda görüşerek, olayın soruşturulması çerçevesinde ortak çalışma grubu oluşturulmasının önemini vurguladı.

İngiltere, Fransa ve Almanya dışişleri bakanları, Kaşıkçı'nın kaybolmasına ilişkin yayımladıkları ortak yazılı açıklamada, olayın aydınlatılması çağrısında bulundu.

15 Ekim

Kaşıkçı'nın kaybolmasıyla ilgili oluşturulan ortak çalışma grubunda yer alan Suudi ve Türk yetkililer, Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde bir araya geldi.

Yaklaşık 2 saat süren toplantının ardından ortak çalışma grubunda yer alan Suudi yetkililer konsolosluk binasına girdi. Türk yetkililerin de binaya girmesinin ardından başkonsoloslukta inceleme başladı.

Trump, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile Kaşıkçı olayını görüştü ve ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'yu Kral Selman ile görüşmesi için acilen bu ülkeye göndereceğini belirtti.

Amerikan CNN televizyonu, Kaşıkçı'nın kaybolmasıyla ilgili, "elçilikte sorgulama sırasında öldüğünü kabul edecekleri yönünde bir rapor hazırlandığını" iddia etti.

16 Ekim

Ortak çalışma grubunda yer alan uzman ekipler, başkonsolosun olduğu iddia edilen odada çalışmalarına sabah saatlerine kadar devam etti. Başkonsolosluğa inceleme yapmak için giren Türk ve Suudi yetkililer, 9 saat sonra olay yerinden ayrıldı.

Kaşıkçı'nın ailesi, öldürüldüğüne ilişkin iddiaların araştırılması için bağımsız ve tarafsız bir uluslararası komisyonun kurulması çağrısı yaptı.

BM, Kaşıkçı olayının aydınlatılması için Suudi Arabistan Başkonsolosu ve konsolosluk çalışanlarının dokunulmazlığının kaldırılmasını istedi.

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile bir araya geldi.

Türk Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Kaşıkçı'nın kaybolmasıyla ilgili Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu konutunda inceleme yapılacağını bildirdi.

Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosu Muhammed el Uteybi, saat 17.00'deki tarifeli uçakla Türkiye'den ayrıldı.

Trump, Pompeo'nun Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile görüşmesinin ardından Kaşıkçı olayına ilişkin Twitter hesabından açıklama yaptı. ABD Başkanı Trump, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın kendisine İstanbul'daki konsolosluk binasında ne olduğuna dair bilgisi olmadığını söylediğini aktardı.

17 Ekim

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Kaşıkçı olayını görüşmek için Riyad ziyaretinin ardından Türkiye'ye geldi. Pompeo, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabulünün ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüştü.

Amerikan Washington Post gazetesi yazarı ve üst düzey yöneticisi (CEO) Fred Ryan, Suudi Arabistan yönetiminin Cemal Kaşıkçı'nın ailesine "tam ve dürüst bir açıklama" yapmak zorunda olduğunu bildirdi.

New York Times gazetesi, Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi için Türkiye'ye geldiği belirtilen kişilerden 5'inin kimliğinin tespit edildiğini iddia etti. Gazetenin iddiasına göre, şüphelilerden biri Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'a yolculuklarında eşlik eden bir diplomat, bir diğeri ise adli tıp uzmanı. New York Times, diğer üç şüphelinin de Suudi Arabistan güvenlik yetkilileri olduğunu ileri sürdü.

Türkiye ve Suudi Arabistan yetkililerinden oluşan ortak çalışma grubunda yer alan ekip, başkonsolosluk konutunda incelemelerde bulundu. Olay yeri inceleme ekibinin Başkonsolosluk konutunun çatısında inceleme yaptığı görülürken, drone yardımıyla bina ve çevresinin görüntüsü alındı.

Ekipler, başkonsolosluk binası ve bahçesinde inceleme ve delil çalışması yaptı. Toplanan deliller özel poşetlere ve kutulara konularak olay yeri inceleme aracına yüklendi.

18 Ekim

New York Times gazetesi, ABD'li istihbarat yetkililerinin, "Kaşıkçı'nın öldürülmesinde Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın rolü olduğuna giderek ikna olduğunu" yazdı.

Gazete, Muhammed bin Selman'a yakın isimlerden Maher Abdulaziz Mutreb'in 2 Ekim'de Cemal Kaşıkçı'dan birkaç saat önce Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na girdiğine dair fotoğrafları yayımladı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, "İnceleme ve soruşturmaya ilişkin diğer adli işlemler ayrıca devam etmekte olup, soruşturma, uluslararası hukuk/teamül, anlaşma ve sözleşme hükümlerine riayet edilerek titizlikle ve tüm boyutlarıyla yürütülmektedir." açıklamasını yaptı.

19 Ekim

ABD Başkanı Donald Trump, Kaşıkçı'nın akıbeti hakkında, "Eğer çok büyük bir mucize olmazsa onun öldüğünü kabul ediyorum. Bu, gelen tüm istihbaratlara dayanıyor." diye konuştu.

Trump, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın akıbetiyle ilgili herhangi bir ses veya görüntü kaydı gösterildiği iddiasını yalanladı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Ortaya çıkacak sonuçları tüm dünyayla paylaşacağız. Herhangi bir ülkeyle o ya da bu bilgiyi paylaşmamız söz konusu değil. Türkiye'nin Pompeo ya da herhangi bir Amerikalı yetkiliye herhangi bir ses kaydı vermesi söz konusu değil." ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu çalışanları, Kaşıkçı'nın kaybolmasıyla ilgili soruşturma kapsamında savcılıkta ifade verdi. Adliyeye çağrılanlar arasında konsolosluk şoförünün yanı sıra muhasebe, santral ve teknik bakım elemanları da bulunuyordu.

20 Ekim

Suudi Arabistan yönetimi, Kaşıkçı'nın "konsolosluk binasında yaşanan arbede sonucunda öldüğünü" açıkladı.

Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'da yer alan habere göre, Suudi Arabistan Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma neticesinde, Cemal Kaşıkçı'nın İstanbul Başkonsolosluğu'na geldiği sırada burada bulunan "Başka Suudi vatandaşlarla tartışmaya başladığı, tartışmanın arbedeye dönüştüğü ve bunun sonucunda Kaşıkçı'nın hayatını kaybettiği" belirtildi.

Suudi Arabistan Başsavcılığı'nın dosya hakkındaki soruşturmasının sürdüğü ve olayla ilişkili 18 Suudi Arabistan vatandaşının gözaltına alındığı aktarıldı.

Suudi Arabistan, Türkiye'nin, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetiminde Kaşıkçı olayı soruşturma sürecinde ortaya koyduğu üstün dayanışmayı değerli bulduklarını" açıkladı.

Aynı gece yayımlanan kraliyet kararnamesiyle, Suudi Arabistan Genel İstihbarat Başkan Yardımcısı Ahmed Asiri görevden alındı. Bunun yanı sıra Suudi Arabistan, üst düzey 3 istihbarat görevlisinin görevden alındığı bilgisini paylaştı.

Görevden alınanlar arasında bulunan ve daha önce Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın danışmanlığını yapan Suud el-Kahtani ve Yemen'de Husilere karşı meşru hükümeti desteklemek amacıyla Suudi Arabistan öncülüğünde kurulan Arap koalisyonunun sözcülüğünü yürüten Ahmed Asiri isimleri dikkati çekti.

Suudi Arabistan Adalet Bakanı Velid es-Samani, "Kaşıkçı olayı, Suudi Krallığı'nın egemen olduğu bir toprak parçasında gerçekleşti." açıklamasını yaptı.

Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, Kaşıkçı'nın ölümüne ilişkin, "Bay Kaşıkçı'nın öldüğünün teyit edildiğini duymaktan üzgünüz. Kaşıkçı'nın ailesine, nişanlısına ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz." ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump, "Suudilere bazı sorularımız olacak. Bu konuda Kongre ile birlikte çalışacağız." açıklamasını yaptı.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, "Hala hiçbir şey aydınlatılmadı. Elbette konunun tam olarak aydınlatılmasını talep ediyoruz." dedi.

21 Ekim

Trump, "Cevapları bulana kadar tatmin olmayacağım." dedi.

İngiltere, Almanya ve Fransa, yayımladıkları ortak bildiride, "Hiçbir şey bu cinayeti haklı gösteremez ve biz bunu en güçlü şekilde kınıyoruz. 2 Ekim'de tam olarak ne olduğunun aydınlatılmasına acil ihtiyaç var. Suudi soruşturmasında şimdiye dek sunulan hipotezlerin inandırıcı olması için olgularla desteklenmesi gerekiyor." ifadeleri kullanıldı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr, ABD'nin Fox News haber kanalına yaptığı açıklamada, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın Kaşıkçı cinayetine dair bilgi ve sorumluluğu olmadığını savundu.

22 Ekim

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, telefonda görüştü. Görüşmede, ikili ilişkilerin ele alınmasının yanı sıra terörle mücadele, Cemal Kaşıkçı meselesi ve Suriye'deki son gelişmeler hakkında görüş teatisinde bulunuldu.

Kral Selman bin Abdulaziz ile Veliaht Prens Muhammed bin Selman, gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın oğlu Salah'ı telefonla arayarak taziyede bulundu.

CNN, Kaşıkçı için Suudi Arabistan'dan geldiklerine inanılan 15 kişilik ekipten bir kişinin, Kaşıkçı'nın dublörü olarak kullanıldığını ortaya koyan görüntüleri yayımladı.

Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na ait diplomatik plakalı araç, Sultangazi'de bir otoparkta bulundu.

23 Ekim

Reuters'ın iki Suudi yetkiliye dayandırdığı haberinde, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın yakınındaki isimlerden olan ve gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesinin ardından görevden alınan Suud el-Kahtani'nin, cinayet öncesi katillerle internet üzerinden iletişim halinde olduğu ileri sürüldü.

Kahtani'nin, Kaşıkçı'nın konsolosluk binasında tutulduğu odaya görüntülü görüşme programı aracılığıyla bağlandığı ve ona hakaretler ettiği de iddialar arasında yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin grup toplantısında, "Olayın cereyan ettiği yer İstanbul'dur, dolayısıyla bu 15+3 kişi, 18 tutuklunun yargılanmasının İstanbul'da yapılması teklifimdir. Takdir kendilerinindir ama bu benim teklifimdir, talebimdir. Çünkü olayın cereyan ettiği yer burası, o bakımdan önemli." dedi.

İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt, Erdoğan'ın yaptığı konuşmada Kaşıkçı'nın öldürülmesinin "önceden planlandığını" söylediğini duymanın kendilerini son derece kaygılandırdığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cemal Kaşıkçı'nın ailesini telefonla arayarak taziyelerini bildirdi.

Sultangazi'de park halindeki, Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na ait diplomatik plakalı araçta yapılan incelemede, 2 valiz ve çeşitli malzemelerin bulunduğu belirtildi.

24 Ekim

ABD Başkanı Trump, "Örtbaslar tarihindeki en kötü örtbastı. Her kim bunu düşündüyse kanımca başı belada. Ne yapacağımız noktasında kararı Kongreye bırakacağım ve umarım iki partinin de desteklediği bir karar olur." dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, "ABD yönetimi olarak, elde ettiğimiz bilgiler ışığında Kaşıkçı'nın ölümüne karıştığından şüphelendiğimiz Suudi Krallığı, Dışişleri Bakanlığı, istihbarat ve diğer bakanlıklara bağlı bazı Suudi yetkililerine vize iptali, vize yasağı ve diğer yaptırımlar uygulayacağız." açıklamasını yaptı.

Kaşıkçı'nın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, emniyet güçlerinin Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu konutundaki kuyuda arama yapmasına izin verilmediği ortaya çıktı.

İngiltere Başbakanı Theresa May, Kaşıkçı'nın öldürülmesine karışan şüphelilerin İngiltere vizelerinin iptal edileceğini söyledi.

Soruşturma kapsamında, cinayetten önce Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na ait diplomatik plakalı araçla Belgrad Ormanı'nda keşif yapıldığı ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, telefonda görüştü. Görüşmede, gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin bütün yönleriyle aydınlatılması için ortak çaba harcanması hususu ve bu çerçevede atılması gereken adımlar ele alındı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, "Suudi Arabistan ve Türkiye arasında çatlak oluşturmak isteyenler var. Kral Selman bin Abdulaziz, ben ve Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğu sürece bunu asla başaramayacaklar." dedi.

25 Ekim

Suudi Arabistan, gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinde Türkiye'den gelen bilgilerin, Kaşıkçı davasındaki şüphelilerin cinayeti önceden planladığını gösterdiğini duyurdu.

26 Ekim

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda, "Diyoruz ki öldürüldüğü artık ayan beyan ortada da nerede, bu cesedi göstermeniz lazım. 'Buradan çıktı.' diyorsunuz, çıktıysa biz de diyoruz ki ispat. En sonunda 18 kişinin tutuklandığı kabul edildi. Bunu da Hadimul Harameyn Şerifeyn'den bizzat öğrendim, dinledim. Burada şöyle bir soru ortaya çıkıyor, bu 18 kişi Cemal Kaşıkçı'nın kimler tarafından öldürüldüğünü biliyor, bunun başka izahı yok. Çünkü fail bunların içinde. Fail bunların içinde değilse o zaman yerli iş birlikçi kim, bunu açıklayacaksınız. Bunları açıklamadığınız sürece o zaman Suudi Arabistan bu zandan kurtulamaz." açıklamasında bulundu.

Türk Arap Medya Derneği Başkanı Turan Kışlakçı, "Ailesi babalarının bir mezarının olmasını istiyor. Dostları Cemal'in bir mezarının olmasını istiyor. O cenazeyi geri verin. Bizim Türk Arap Medya Derneği olarak talebimiz budur. Evet, itiraf ettiniz, biz dostları ve ailesi olarak Cemal'in cesedini istiyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Justin Trudeau ile telefonda görüşerek, Kaşıkçı cinayeti hakkında bilgi paylaşımında bulundu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 18 şüphelinin iadesi için hazırlanan talepname, Adalet Bakanlığı tarafından Suudi Arabistan'a gönderilmek üzere, Dışişleri Bakanlığı'na iletildi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, "İade talepnamesinin yerine getirilmesi beklenmektedir. Çünkü bu menfur hadise Türkiye'de cereyan etmiştir." dedi.

Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nun bulunduğu sokakta, özel bir şirketin çalışanlarınca, robot kameralarla kanalizasyonda inceleme gerçekleştirildi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, ABD yönetiminin bir taraftan Suudi Arabistan ile stratejik ilişkilerini sürdüreceğini ancak aynı zamanda Cemal Kaşıkçı cinayetinin sorumlularından hesap soracaklarını söyledi.

27 Ekim

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr, gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi olayına karışanların, ülkesinde yargılanacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'daki Suriye Zirvesi sonrasında yaptığı açıklamada, "Merhum Cemal Kaşıkçı ile ilgili olarak ikili görüşmelerimizde bu konuyu ele aldık ve gerekli bilgileri kendilerine verdim. Daha önce de zaten istihbarat örgütlerimizle yapılmış olan bu konuda çeşitli bilgilendirmeler oldu. Detaya, bugün yaptığımız ikili görüşmelerle girmiş bulunuyoruz." dedi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel de "Failler ortaya çıkarıldıktan sonra Avrupa Birliği genelinde gerekenlerin yapılacağını taahhüt etmek isterim." ifadesini kullandı.

29 Ekim

Suudi Arabistan Başsavcısı Suud Ma'cib, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan'la Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde 1 saat 15 dakika görüştü.

Kaşıkçı'nın nişanlısı Hatice Cengiz, ABD Başkanı Donald Trump'a seslenerek, "Başkan Trump, gerçeğin ortaya çıkarılmasına ve adaletin icra edilmesine yardım etmeli. Başkan Trump, nişanlımın cinayetinin üzerinin örtülmesine izin vermemeli." dedi.

30 Ekim

Suudi Arabistan Başsavcısı Suud el-Ma'cib, gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında ülkesinin İstanbul Başkonsolosluğu'na geldi.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, Suudi Arabistan'a, Kaşıkçı'nın öldürülmesine ilişkin soruşturmaya uluslararası bağımsız uzmanların da dahil edilmesi ve Kaşıkçı'nın cesedinin nerede olduğunun açıklanması çağrısında bulundu.

Ma'cib, soruşturma kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan ile ikinci kez görüştü.

31 Ekim

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Kaşıkçı'nın öldürülmesine ilişkin detaylara yer verildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Maktul Cemal Kaşıkçı, 2 Ekim 2018'de, evlilik işlemleri için girdiği Suudi Arabistan Krallığı İstanbul Başkonsolosluğu'nda, daha önceden yapılan planlama doğrultusunda, başkonsolosluk binasına girer girmez boğularak öldürülmüştür. Maktul Cemal Kaşıkçı'nın cesedi, boğularak öldürülmesine müteakip yine önceden yapılan planlama doğrultusunda parçalanarak yok edilmiştir.

Gelinen aşama itibarıyla gerçeğin ortaya çıkartılmasına yönelik tüm iyi niyetli çabalarımıza rağmen görüşmelerden somut sonuç elde edilememiştir. Olayla ilgili olarak 'yerli iş birlikçi' bulunduğuna dair Suudi Arabistan Krallığı makamlarının herhangi bir beyanının olmadığı bildirilmiştir."

Tweet

YORUM EKLE
    YORUMLAR
ANKARA ⇓
İmsak 06:33
Güneş 08:01
Öğle 13:03
İkindi 15:33
Akşam 17:55
Yatsı 19:18
DÖVİZ KURLARI
USD 5.3814     EURO 6.1286     IMKB 94055     ALTIN 223,235    
*ANKARA