Yazı Detayı
22 Mart 2020 - Pazar 14:46
 
Cevşen Duasını Bir de Okuyanlardan Dinleyin
Dr. Vehbi KARA
 
 

Hayatımın epeyce bir kısmı denizde geçti. 15 Yıl Deniz Kuvvetlerinde 20 yıl da ticaret gemilerinde çalıştım. Bu kadar uzun bir süre içinde yanımdan ayırmadığım bir dua kitabı vardır, Cevşen duası kitabı.  Sefere gideceğim zaman ilk önce bu kitabı çantama yerleştirir sonrasında diğer eşyalarımı koyarım.
Denizler çok maceralı olduğu gibi aynı zamanda tehlikeli yerlerdir. Eğer denizde fırtına içinde bulunuyorsanız geminizde “ateist” kalmaz. Herkesin dilinde Allah’a dua vardır. En sefih denizciler dahi selametle sahile ulaşmak için dua ederler. Kuran-ı Kerim’de bu durum mealen şu şekilde geçmektedir:
“Sizi karada ve denizde gezdiren O’dur. Hatta siz gemilerde bulunduğunuz, o gemiler de içindekileri tatlı bir rüzgârla alıp götürdükleri ve bu yüzden neşelendikleri zaman, o gemiye şiddetli bir fırtına gelip çatar. Her yerden onlara dalgalar hücum eder ve onlar çepeçevre kuşatıldıklarını anlarlar da dini yalnız Allah’a halis kılarak:-Andolsun eğer bizi bundan kurtarırsan mutlaka şükredenlerden olacağız- diye Allah’a yalvarırlar. Fakat Allah onları kurtarınca bir de bakarsın ki onlar, yine haksız yere taşkınlık ediyorlar. Ey insanlar! Sizin taşkınlığınız ancak kendi aleyhinizedir; (bununla) sadece fâni dünya hayatının menfaatini elde edersiniz; sonunda dönüşünüz yine bizedir. O zaman yapmakta olduklarınızı size haber vereceğiz.” (Yunus Suresi 22-23)
Dikkatlice düşünüldüğünde böylesi fırtınalar; Allah’ın kudret ve azametini hissedebilmek için bir fırsattır. Eğer fırtına içine düşmüş iseniz Allah’tan başka sığınacak başka bir yeriniz yoktur. Zira hiçbir güç sizi fırtınanın içinden çekip kurtaramaz. İyi bir kaptanın yapacağı yegâne şey; geminin yapısına uygun bir rota çizip fırtınanın etkisinden en az şekilde etkilenmesini sağlamaktır.
Denizcilerin bazen günlerce fırtınanın etkisinde kaldığı dönemler hatta karaya çıktığında yürümekte dahi zorlandığı zamanlar olur. Bütün bu olumsuzluklara rağmen işin bir de güzel tarafı vardır. Ayette de geçtiği üzere insanın çok aciz ve daima Allah’ın yardımına ihtiyaç duyduğunu idrak etmeye bir vesiledir.
Böyle zamanlarda denizcilerin yaptığı gibi Allah’a sığınmak en akıllıca yoldur. Zira sebeplerin yaratıcısı da Allah’tır. Eğer, sabır göstererek O’na sığındığımız ve dua ettiğimiz takdirde; imtihan edilmek üzere gönderildiğimiz dünya sınavından başarı ile geçme imkânına sahip oluruz.
Allah Kuran’da mealen: “duanız olmasa ne ehemmiyetiniz var” (Furkan Suresi 77) buyurmaktadır. İşte ben de denizde her gün bu dua kitabından bir kısmını okurum. Ruhumun bunaldığı zamanlarda bazen bu dua kitabını 2-3 kez okuduğumu bilirim. Öyle ki bu alışkanlığım gemi seyahatleri bittikten sonra da devam ediyor. Her gün vakit namazlarından sonra bir parça okumaya gayret ediyorum.
Bu kadar istifade ettiğim ruhumun huzur ve sükunet bulduğu Cevşen duası hakkında bir parça bilgi vermek gerekiyor. Çünkü yanlış anlamalar ve çok hatalı değerlendirmeler çoktur. Umulur ki bunların hiç olmazsa bir kısmını gidermiş olurum.
Cevşen, Farsça kökenli bir kelime olup, "bir tür zırh, savaş elbisesi" manasına gelmektedir. Cevşen-i Kebir Musa el-Kazım-Cafer es-Sadık-Muhammed el-Bakır-Zeynelabidin-Hz. Hüseyin ve Hz. Ali tarikiyle Hz. Peygamber'e isnat edilir.
Cevşenü'l-Kebir ismindeki duâ Peygamber Efendimize, Uhud Harbi esnasında Cebrail (a.s) tarafından getirilmiştir. Cebrail, Hz. Muhammed'e (asm): "Üzerindeki zırhı çıkar ve bu duâyı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük tesiri vardır." demiştir.
Cevşen-i Kebir duâsı 100 bölümden oluşur. Her bölümde Allah'ın isim ve sıfatlarıyla tavsif edildiği 10 parça bulunur. Her bölümün sonunda Allah'ın aczden ve şerikten münezzeh olduğunu ifade eden ve cehennem ateşinden Allah'a sığınılan dua yer alır (Sen bütün kusurlardan, aczden ve şerikten mukaddessin. Senden başka ilah yok ki, bize meded etsin. Aman diliyoruz. Bizi azap ateşinden ve cehennemden halas et!).
Duanın geneline bakıldığında Allah'ın isim ve sıfatlarının sıkça tekrarlandığı ve Rabb'e onun isimleriyle yönelindiği görülür. İstiaze, yani ateşten ve azaptan Allah'a sığınma da Cevşen'de önemli yer tutar.
Cevşen, Ehl-i beyt yani Peygamber Efendimizin (asm) torunları yolu ile bize ulaştırılan bir duadır. Fazileti çok fazladır ve bir kısmını bizzat müşahede etmişimdir. Bazı insanlar mübalağa karıştırıldığını zannetmiş ve bu rivayetlere karşı biraz çekingen davranmıştır.
Cevşen duası halis bir niyetle okunduğu zaman Allah’ın izni ile pek çok dertlere şifa olur. Devamlı olarak okuyup muhtevasına uygun amel edenler, hem dünyada hem de ahirette büyük bir mükafat kazanabilirler.
Duaların en güzeli Allah'ın isimleriyle yapılan dualardır. Bu konuda “En güzel isimler (el-Esmaü'l-Hüsna) Allah'ındır. O halde O'na o güzel isimlerle dua edin” (Araf Suresi 180) ve “De ki: ister Allah deyin, ister Rahman deyin. Hangisini deseniz olur. Çünkü en güzel isimler O'na özgüdür”  (İsra Suresi 110) mealindeki ayetler, bu gerçeği vurgulamaktadır.
Bazı alimlerin ifade ettiği gibi Allah'ın Kuran’da geçen 99 ismi ile beraber O'nun bin adet ismi vardır. Bu sayı, Cevşen'deki isimlerin ve duaların sayısına uygundur. Bunlardan başka Allah'ın daha pek çok isimleri vardır ki onların sayısı sınırsızdır.
İşte Hz. Peygamber (asm)'in binler dua ve münacatlarından biri olan Cevşenü'l-Kebir duası da böyle dualardan bir tanesidir.  Numune olarak bu duanın sadece bir kısmının Türkçesini arz edeyim:
“Ey göklerde ve ecram-ı ulviyede (gök cisimlerinde) azameti görünen Zat-ı zü'l-Celal. Ey zeminde ve zeminin herbir mevcudunda vahdaniyetin delilleri, ayetleri müşahede edilen Zat-ı zü'l-Kemal. Ey herbir şeyde ve mahlukta vücub-u vücuduna delalet eden bürhanlar bulunan Zat-ı Vacibü 'l- Vücud. Ey azametli denizlerde acibeleri yaratan Zat-ı Celîl-i zü'l-Kemal. Ey dağlarda zihayatların hacetleri için iddihar edilen hazineleri halkeden Hallâk-ı Kerim. Ey her bir şeyin yaradılışını güzel yapan, tedbirini güzel gören ve ona levazımatını güzel bir tarzda veren Zat-ı Cemil-i zü'l İkram. Ey her şey herbir hacetinde, herbir emrinde O'na müracaat eden ve herbir mevcud herbir keyfiyetinde O'na dayanan ve herbir hak ve hakikat ve hüküm ve hakimiyet O'na raci olan Zat-ı Kadir ve Rabb-i Külli Şey.  Ey her şeyde zahir bir surette lütfunun eserleri ve inayetinin cilveleri ve güzel sanatının latif nakışları ve rahmetinin letafetli hediyeleri müşahede edilen Zat-ı Latif-i Habir.  Ey zişuur mahlukatına kudretini göstermek için kainatı bir meşher-i acaib yapan ve umum masnuatını kudret ve hikmet ve rahmet gibi kemalatını teşhir etmek için birer dellal, birer ilanname hükmüne getiren Zat-ı Kadir-i Hakim! Sen aczden, şerikden, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilah yok ki bize imdad etsin. el-Eman, el-Eman, bizi azab ateşinden ve Cehennemden kurtar!”
Sırf Allah'ın rızasını kazanmak için okunan mübarek bir duanın elbette dünyevi faydaları da olabilir. Allah, kendi rızası için yapılan hizmetlerin ahiretteki karşılığının bir numunesini bazen şu dünyada da verebilir.
"Bana dua edin ki, icabet edeyim." (Mümin Suresi 60) mealindeki ayette, Allah ile kulları arasındaki ilişkinin duadan geçtiğine işaret edilmekte bu duaların Allah katında ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır.
Kalp, dil ve bütün bir hayat boyunca Allah 'ı zikretmenin ne kadar karlı bir ticaret olduğunu anlamak için Hadis-i şeriflerdeki "Dua bir ibadettir"; ve "Dua, ibadetin özüdür.'' Sözlerini anlamaya çalışmak gereklidir. Dua çok önemli bir ibadettir ve bir kulluğun en güzel göstergesidir.
Zikir, münacat ve dua, bir ibadet türü olduğuna göre, özellikle dünyevi maksatlardan ziyade Allah'ın rızasını kazanmak esas olmalıdır. Duanın en güzel yönü şudur: Dua eden adam bilir ki; Sonsuz merhamet sahibi bir yaratıcısı var ki onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder, O'nun gücü her şeye yetişir. Dilerse bir anda bütün isteklerini yerine getirir ve hiç kimse O'na engel olamaz. Çünkü O, bütün kainatın tek yaratıcısıdır. Dünya ve ahiretin mutluluk kapılarını açacak anahtarların hepsi O'nun elindedir.
Cevşen duası, da Allah' a karşı yapılan en büyük münacatlardan bir tanesidir. Böyle bir münacatta bulunan kişi, her şeyden önce gafletten sıyrılmalı, Allah’ın huzurunda olduğunu düşünmelidir. Cevşen okurken de diğer ibadetlerde olduğu gibi; Allah'ın rızasını kazanmak esas olmalıdır. Çünkü ibadetler Allah'ın emri olduğu için yapılır. Neticesi ise Allah'ın rızasını kazanmaktır. İnsana asıl büyük faydası ahiret hayatındadır. Dünyaya ait faydaları bizzat ibadetin bir gayesi olarak düşünmemek gerekir. O faydalar, özellikle zayıf kimselere birer teşvik edicidir. Aksi takdirde ihlası kaçar ve ibadetin önemli sevabından mahrum kalınır.
İşte bu sebepledir ki Cevşen duasını sırf bilinen faydalarından yararlanmak için okuyanlar, hiçbir zaman o faydaları göremeyecekler ve görmeye hakları da yoktur. Çünkü o faydaları görenler, o duaları Allah rızası için okuduktan sonra görmüş ve teşvik olsun diye haber vermişlerdir. Daha işin başında bizzat gözünü bu tür dünya ücretlerine çevirenlerin okuduklarının bir değeri yoktur ki geçmişteki salih insanların gördüğü o faydaları görsünler.
Cevşen duasını Arapça orjinalinden okumak çok önemlidir. Çünkü yapılan tercümeler hiçbir zaman aslının yerini tutamaz. Hele Arapça gibi çok geniş ve zengin yapıya sahip olan bir dilin ifadelerini olduğu gibi tercüme etmek imkânsız gibidir. Özellikle ifade tarzında çok değişik maksat ve manalar bulunan ilahi ve nebevi kaynaklı ifadelerin tam tercümesi bütün bütün imkansızdır, vesselam…

Dr. Vehbi KARA 

 
Etiketler: Cevşen, Duasını, Bir, de, Okuyanlardan, Dinleyin,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
27 Haziran 2020
İnsanlarla Dalga Geçiyorlar
25 Haziran 2020
Ölen Ölür Kalan Sağlar Bizimdir Politikası
24 Haziran 2020
Sınıfsız Toplum İlkelliğin Temelidir
23 Haziran 2020
İnsanlar Hürriyeti Elde Etseler de Yine Abdullahtırlar
21 Haziran 2020
Bahriye’de 15 Yıl Kitabı
13 Haziran 2020
Hutbenin Arapça Okunmasının Hikmetleri
11 Haziran 2020
Hutbe Ne Zamandan Beri Türkçe Okunuyor?
10 Haziran 2020
Cuma Hutbesinin Tesirli Olması İçin
09 Haziran 2020
Feto’nun Derin İlişkiler Süreci
06 Haziran 2020
FETÖ Elebaşı Gülen’i Tanıyalım
12 Mayıs 2020
Korona Sonrası Dönemde İşsiz Kalmanın Sonuçları
08 Mayıs 2020
FETÖ Elebaşı Gülen’i Tanıyalım
04 Mayıs 2020
Modern Köleliğin Sonu
03 Mayıs 2020
CAMİDE DANS VAR
30 Nisan 2020
Lut Kavminin Sapkınları Hala Yaşıyor
28 Nisan 2020
İNSAN DÜNYAYA NEDEN GÖNDERİLMİŞ
26 Nisan 2020
Libya’da Yedi Düvel ile Savaşıyoruz
21 Nisan 2020
Alkollü İçki Serbest Sigara Haram
18 Nisan 2020
Korona Sonrası Dönem ve Yeni Bir Dünya Gerçeği
17 Nisan 2020
Bediüzzaman Said Nursi’nin Memuriyet Hizmeti
12 Nisan 2020
Özel Mülkiyet ve Hürriyet Devri
09 Nisan 2020
19 Mayıs 1915’te Çanakkale’de Neler Oldu?
31 Mart 2020
Uzaktan Kumanda İle Çalışma Şekilleri
30 Mart 2020
Çalışma İlişkilerinde Yeni Dönem
26 Mart 2020
Korona Virüsünün Hatırlattığı İnsanın Büyük Yolculuğu
25 Mart 2020
Miraç Mucizesinin Hediyeleri Nelerdir?
19 Mart 2020
Cuma Namazı Hür İnsanlar İçin Farzdır
17 Mart 2020
Hastalıkların Hikmeti Hakkında
12 Mart 2020
Tunus’a Silah İhracatı
10 Mart 2020
Rusya’nın da Karizması Çizildi
08 Mart 2020
Kem Söz Sahibine Aittir
08 Mart 2020
Şia ve Vahhabi Kıskacında Kalan Müslümanlar
29 Şubat 2020
TOPLU VURDUKÇA YÜREKLER ONU TOP SİNDİREMEZ
27 Şubat 2020
Rusya’nın Boğazını Sıkma Zamanı Geldi
24 Şubat 2020
Kızıl Elma Değil Misak-ı Milli Esastır
20 Şubat 2020
Asker Ülkeyi Savunmak ve Savaşmak İçin Beslenir
15 Şubat 2020
Bir Tek Sigara Kaldı
14 Şubat 2020
Türk Tokadının Sesi Tahran’dan Duyulmalıdır
11 Şubat 2020
Atanmışlar Seçilmişlere Karşı Asker Gibi Selam Durmalıdır
09 Şubat 2020
SURİYE VE FİLİSTİN'İN GELECEĞİ
06 Şubat 2020
İki Dünyada Hesap Veremezsiniz
04 Şubat 2020
İDLİB OPERASYONU BAŞLAMAK ÜZERE
01 Şubat 2020
DEPREM VİRÜS VE HİKMETLERİ
30 Ocak 2020
Deccal Aldatıcı Demektir
27 Ocak 2020
Mehdi İnkârcıları Bilsinler Ki
25 Ocak 2020
Kadınların İş Hayatı İçin Zorlanmasına Gerek Yoktur
23 Ocak 2020
İslam Ülkeleri Ortak Savunma Araçları Üretimi
21 Ocak 2020
MİLLETİMİZİ SİNSİCE FAİZE ALIŞTIRIYORLAR
18 Ocak 2020
İRAN YALAN CUMHURİYETİ
16 Ocak 2020
Yalancılık ve FETÖ İlişkisi
13 Ocak 2020
Haydut ABD Muavenet’imizi Vurmuştu
11 Ocak 2020
ADNAN TANRİVERDİ PAŞA'YA NİÇİN SALDIRIYORLAR?
07 Ocak 2020
ASKER VATAN MENFAATİ UĞRUNA ÖLMEK İÇİN VARDIR.
04 Ocak 2020
Keşifler Çağının Öncüsü Müslüman Amiral Zheng He
02 Ocak 2020
Abdülhamid Han’ın Konya Suyolu ve Köprüsü Projesi
31 Aralık 2019
PARİS ELÇİSİ YİRMİSEKİZ MEHME T ÇELEBİ ’NİN KANAL RAPORU
28 Aralık 2019
SOKULLU ’NUN YAPAMADIĞI STALİN'İN BAŞARDIĞI SUYOLU
26 Aralık 2019
Batılılar Müslümanları Nasıl Aldatıyor?
24 Aralık 2019
Menemen Hürriyeti Boğma Operasyonudur
21 Aralık 2019
HOCAM, BEN DE O SÜRÜ'NÜN BİR NEFERİYİM.
21 Aralık 2019
ALKOL VE KADINA ŞİDDET
19 Aralık 2019
İslam Ülkeleri Arasında Savunma İşbirliği Neden İstenmiyor?
18 Aralık 2019
Barış Pınarı Harekâtı ve Geleceğe Yansımaları
14 Aralık 2019
Dünyanın En Tehlikeli Suyollarından Bir Tanesi İstanbul Boğazı’dır
06 Aralık 2019
BATIDA VE TÜRKİYE'DE KADINA ŞİDDET
30 Kasım 2019
BATIDA VE TÜRKİYE ’DE KADINA ŞİDDET
30 Kasım 2019
İCTİHAD KAPISI AÇIK MIDIR?
26 Kasım 2019
Darbeci General Büyükanıt’a Hakkımızı Helal Etmiyoruz
22 Kasım 2019
Deniz Harp Okulunda Değişenler ve Değişmeyenler
Haber Yazılımı