Yazı Detayı
30 Ekim 2019 - Çarşamba 09:12
 
Cumhuriyet Bayramı Milli midir?
Eyüphan KAYA
mail.haber111@gmail.com
 
 

Milli, milletin yaşam tarzından süzülen değerler olduğuna göre Cumhuriyet ne kadar milli, ne kadar değil, gelin beraber irdeleyelim.
*Osmanlı devletinde İslam bir din, vazgeçilmez bir değerdi, Cumhuriyetle devlet İslam’a mesafeli durdu, ladini bir hal aldı, yetmedi İslam’ı kontrolüne aldı, Müslümanlara rahat hareket etme imkanı vermedi,
*Milli kıyafetimiz şal ve şarvaldı, etek ve buluzla değiştirildi, pantolon getirildi. Annelerimizin başımızdaki tülbent bir değerdi, gün geldi kamu alanında yasaklandı, sarığı bırakıp şapkayı takmadığı için kimi insanlarımız idam edildi.
*Kumar, Faiz, Flört ve fantezi moda oldu, bu tür davranışlardan uzak durmak gericilik, mürtecilik olarak dile geldi,
*Çanakkale’de savaşan düşman İstanbul’a göz dikmiş ve İstanbul düşseydi hilafeti yıkacaktı, ama Cumhuriyeti kuranlar kendi eliyle hem de yasasını çıkararak  hilafeti ortadan kaldırdılar, sadece Anadolu’ya değil İslam dünyasına zulüm ettiler,
*Dünyanın hiçbir ülkesinde, hiçbir durumda yapılamayan  alfabemizi değiştirdiler ve bin yıllık tarihimizle irtibatımızı kopardıkları gibi Müslümanların Kitabı olan Kur’anı okuma imkanını ellerinden aldılar.
*Ezanı şerif Türkçeleştirildi, “heyyealel felah” hariç, çünkü manidar bir anlamı var “kurtuluşa gelin” bunun da okunmasını içine sindiremediler galiba.
*Şeyh Sait kıyamı ile sayılarını söylemeye cesaret edemediğimiz kadar insanımız, takriri sükun gereği İstiklal mahkemeleriyle idam edildi.
*Tatil günümüz Cuma günüyken, Cumartesi-Pazar oldu.
*Daha nice nice özümüzle uyuşmayan değişiklikler oldu ama bu kadarıyla yetinelim.
*Ancak bu tür zulümlerin ana kaynağını oluşturan iki kavram sıkıntısını hep üzerimizde varlığını sürdürdü; Ulusalcılık ve Laiklik, bu iki kavram daima topluma sıkıntı verdi. Bu kavramlar aracılığı ile bir toplum mühendisliğine gidildi, maalesef bir derece başarılı da oldular.
Cumhuriyetle gelip bir derece uygulanan tek şey seçimle vekil seçip İktidar oluşturmak oldu o da uzun zaman müktedir olmayan iktidarlar seçildi, bir az gayret edip rutinin dışına çıkmaya çalışan Hükümetlere de abanın altında sopa gösterildi.
Peki bu kadar Anadolu’nun özü ile uyuşmayan bu sıkıntılara rağmen niye şimdiye kadar sessiz olduğumuzu sorsanız, hemen söyleyeyim, biz bu ülkenin ev sahibiyiz, vatandaşıyız, yerlisiyiz, birileri evimize girip sıkıntı oluşturdu diye evimizi harap edecek değiliz. Sabırla anlaşılmasını bekledik, tabi ömrü vefa etmeyenler o dertle öldü, ruhları şad olsun, biz de ülkemize sahip çıkmaya devam edeceğiz.
Bu Cumhuriyeti olgunlaştırmak, Cumhurun hizasına getirmek, onarmak bizim vazifemiz, bunu yaparken karşımıza çıkan birileri olursa yine hukuk dairesi içinde onlarla mücadele edeceğiz, ama kavga kargaşa yok.
Mesela;
Sistem değişikliği yapmamız gereken çalışmaların en önemlisiydi.
Zaman içinde milli olmayan; yani inanç ve kültürümüze uymayan her ne varsa kaldırmak bizim hakkımız. Biz Frenk olamayız.
Gençlerimizi akademilerle eğiteceğiz,
Ailelerimizi eğiteceğiz,
Anneliği bir değer haline getireceğiz,
Televizyon programlarımızı adap ve edeble uyuşur hale getireceğiz,
Eğitim öğretimimizi inanç ve kültürümüzle barışık hale getireceğiz,
Cumhuriyeti tarihi değerlerimizle barışık hale getireceğiz,
Devlet eliyle günaha öncülük yapılmaya fırsat vermeyeceğiz,
Devleti Millete hizmetkar hale getireceğiz.
Tüm vatandaşlarımızla barışık bir anayasa yapacağız, Kürt Türk ayırımına son vereceğiz. Dinlerin ev Dillerin yaşaması için müsait bir ortam hazırlayacağız.
İslam dünyası ile barışık bir politika üreteceğiz,
“İlahi öğreti” ile tereddütsüz barışacağız ve Anayasal ve Yasal düzeyde hesaba katacağız,
Vatandaşlarımızın huzur ve güveni için, kendini güvende hissetmesi için çaba sarf edeceğiz.
İş, aş ve üretim için ekonomik modeller geliştireceğiz. Hiç kimsenin aç ve açıkta kalmasına meydan vermeyeceğiz.
İşte o zaman Cumhuriyet bayramı Milli bayram olacak, halk o günü seve seve kutlayacak, sahiplenecek, valiliklerin önündeki basamaklardan da kurtulacağız diye düşünüyorum.
Şu haliyle ancak imza karşılığı getirdiğimiz Devlet erkanı ile kutlayabiliyoruz. Çünkü bu Cumhuriyet tanımı itibariyle teorik olarak şaşaalı şeyler vaad etse de, pratikte sabıkalıdır bunu unutmamak lazım.
Biz 12 Eylül İhtilalını, 28 Şubat post modern darbesi, 27 Nisan’ın o saçma sapan e-muhtırasını unutmadık.
Dolayısıyla halka rağmen hava atanların artık afra tafra satma imkanları kalmamıştır.
15 Temmuz halk kıyamı şunu bize öğretti, kim olursa olsun bu ülkenin başarınsa endeksli bir proje yapmaya niyeti varsa; Ezan, Sala, Tekbir, Bayrak ve Vatan kavramlarını dikkate alması gerekiyor. Biz de devleti bu değer ile formatlayacağız, o kadar.
O zaman buyurun şu sloganı hep birlikte söyleyelim “Yaşasın Cumhuriyet”
Haydi hayırlısı.

 
Etiketler: Cumhuriyet, Bayramı, Milli, midir?,
Yorumlar
Haber Yazılımı