Yazı Detayı
24 Şubat 2020 - Pazartesi 09:53
 
Kızıl Elma Değil Misak-ı Milli Esastır
Dr. Vehbi KARA
 
 

Kızıl Elma düşüncesi, Oğuz Türklerinin mitolojik düşlerini simgeleyen bir anlayıştır. Hun, Göktürk ve Selçukluların devlet geleneğinde kullanıldığı gibi Osmanlı Devletinde de 3. Selim dönemine kadar kullanılmıştır.

Askerlerin "Padişahım, biz senin uğrunda ta Kafdağı'nın ötesine, Kızılelma’ya dek varırız" sözü ile saltanata bağlılığı ve itaati, ifade etmektedir. Bir ülkü veya düşleri simgeleyen bir kelime olmasına rağmen Batılılar tarafından “Türk yayılmacılığının” sembolü olarak olumsuz propagandası yapılmaktadır.

Buna karşılık ulusal yemin anlamına gelen “Misak-ı Milli” ise; son Osmanlı Meclis-i Mebusanında 28 Ocak 1920 tarihinde oy birliği ile kabul edilmiş “Milli Mücadelenin” esas kavramı olmuş bir metindir. Bildiri, mecliste “Ahd-i Millî Beyannâmesi” adıyla kabul edildikten sonra Ankara’da toplanan Mecliste de benimsenmiştir. Türkiye Cumhuriyetinin sınırlarının Mîsâk-ı Millî ilkeleri doğrultusunda çizileceği konusunda yemin edilmiştir.

İlginç bir şekilde Suriye’de operasyonlar yapılırken birileri tarafından “Kızıl Elma” kelimesi öne çıkarılmış ve hükümetin en yetkili ağızları tarafından da dile getirilmiştir. Hâlbuki oybirliği ile kabul edilmiş olan milli yeminimize ulaşamamışken “Kızıl Elma” kavramından bahsetmek bir millete yakışmaz.

Lozan’da Misak-ı Milli sınırlarının hiç birisine ulaşamadığımız gibi İstanbul ve Çanakkale Boğazları, Sevr hükümlerinin neredeyse aynısı olarak kabul edilmiştir. Nihayet Sovyetler Birliğinin “Karadeniz limanlarım tehlikede kalıyor” diretmesi sonucunda 1936 yılında “Montrö Boğazlar Sözleşmesi” imzalanmış ve boğazlar “askerden arındırılmış bölge” statüsünden çıkarılmıştır. Fakat yine de dünyadaki bütün gemiler serbestçe boğazlardan geçebilme hakkına sahip olup haklarımıza tam olarak kavuştuğumuz söylenemez.

Boğazlar ve Marmara Denizini bir kenara bırakalım. Misak-ı Milli sınırları içerisinde bulunan yedi bölgenin; aradan tam bir yüzyıl geçmesine rağmen elde edilememiş olması çok düşündürücüdür. Buna mukabil Kızıl elma diyerek mitolojik kavramları dile getirmek çok gereksiz ve anlamsızdır. Halkımızla alay etmekten başka bir şey değildir.

Misak-ı Milli Sınırlarımızı bütün vatandaşlarımıza iyi anlatmak mecburiyetimiz vardır. Aksi takdirde muhalefet partilerinin “Suriye’de ne işimiz var?” gibi ahmakça sözleri ile karşı karşıya kalmaya devam edeceğiz. Dedelerimizin bize emanet ettiği bu aziz vatanda milli yeminimize sahip çıkmaz isek; gelecek nesiller tarafından “kötü mirasyediler” olarak anılacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmaması lazımdır.

1920 Yılında sınırları çizilen ve bu sınırlara ulaşıncaya dek milli mücadeleye devam etme kararlılığımızı gösteren milli yeminimizi hatırlamakta yarar vardır. Bu sınırlar Batı Trakya, On İki Ada, Batum, Halep Vilayeti, Musul Vilayeti, Deyr-i Zor Sancağı ve Kıbrıs’tır.

Halen ordumuz haklı olarak Suriyeli kardeşlerimize yardım etmek maksadıyla Cumhuriyet tarihinin en büyük yığınağını İdlib’de yapmaktadır. Şubat 2020 sonunda başlayacağı Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan operasyona karşı ne yazık ki bazı çatlak sesler çıkabilmektedir. Misak-ı Milli sınırlarımıza yaklaşmak adına bir fırsat olan bu durumdan rahatsız olanlar bulunabilmektedir. Milli his ve duygulardan yoksun bu insanlara karşı ne kadar ağır söz söylense; müstehaktır azdır.

Biz yine de terbiyemizi bozmadan bu gafilleri bir kenara bırakmaya devam edelim. Fakat kahraman ordumuza dualar edip ilk üç operasyonda olduğu gibi yeni zaferler kazanmasını Rabbimizden niyaz etmek; bu vatanda yaşayan her insanın boynuna borçtur, vesselam…

 Dr. Vehbi KARA 

 

 
Etiketler: Kızıl, Elma, Değil, Misak-ı, Milli, Esastır,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
27 Haziran 2020
İnsanlarla Dalga Geçiyorlar
25 Haziran 2020
Ölen Ölür Kalan Sağlar Bizimdir Politikası
24 Haziran 2020
Sınıfsız Toplum İlkelliğin Temelidir
23 Haziran 2020
İnsanlar Hürriyeti Elde Etseler de Yine Abdullahtırlar
21 Haziran 2020
Bahriye’de 15 Yıl Kitabı
13 Haziran 2020
Hutbenin Arapça Okunmasının Hikmetleri
11 Haziran 2020
Hutbe Ne Zamandan Beri Türkçe Okunuyor?
10 Haziran 2020
Cuma Hutbesinin Tesirli Olması İçin
09 Haziran 2020
Feto’nun Derin İlişkiler Süreci
06 Haziran 2020
FETÖ Elebaşı Gülen’i Tanıyalım
12 Mayıs 2020
Korona Sonrası Dönemde İşsiz Kalmanın Sonuçları
08 Mayıs 2020
FETÖ Elebaşı Gülen’i Tanıyalım
04 Mayıs 2020
Modern Köleliğin Sonu
03 Mayıs 2020
CAMİDE DANS VAR
30 Nisan 2020
Lut Kavminin Sapkınları Hala Yaşıyor
28 Nisan 2020
İNSAN DÜNYAYA NEDEN GÖNDERİLMİŞ
26 Nisan 2020
Libya’da Yedi Düvel ile Savaşıyoruz
21 Nisan 2020
Alkollü İçki Serbest Sigara Haram
18 Nisan 2020
Korona Sonrası Dönem ve Yeni Bir Dünya Gerçeği
17 Nisan 2020
Bediüzzaman Said Nursi’nin Memuriyet Hizmeti
12 Nisan 2020
Özel Mülkiyet ve Hürriyet Devri
09 Nisan 2020
19 Mayıs 1915’te Çanakkale’de Neler Oldu?
31 Mart 2020
Uzaktan Kumanda İle Çalışma Şekilleri
30 Mart 2020
Çalışma İlişkilerinde Yeni Dönem
26 Mart 2020
Korona Virüsünün Hatırlattığı İnsanın Büyük Yolculuğu
25 Mart 2020
Miraç Mucizesinin Hediyeleri Nelerdir?
22 Mart 2020
Cevşen Duasını Bir de Okuyanlardan Dinleyin
19 Mart 2020
Cuma Namazı Hür İnsanlar İçin Farzdır
17 Mart 2020
Hastalıkların Hikmeti Hakkında
12 Mart 2020
Tunus’a Silah İhracatı
10 Mart 2020
Rusya’nın da Karizması Çizildi
08 Mart 2020
Kem Söz Sahibine Aittir
08 Mart 2020
Şia ve Vahhabi Kıskacında Kalan Müslümanlar
29 Şubat 2020
TOPLU VURDUKÇA YÜREKLER ONU TOP SİNDİREMEZ
27 Şubat 2020
Rusya’nın Boğazını Sıkma Zamanı Geldi
20 Şubat 2020
Asker Ülkeyi Savunmak ve Savaşmak İçin Beslenir
15 Şubat 2020
Bir Tek Sigara Kaldı
14 Şubat 2020
Türk Tokadının Sesi Tahran’dan Duyulmalıdır
11 Şubat 2020
Atanmışlar Seçilmişlere Karşı Asker Gibi Selam Durmalıdır
09 Şubat 2020
SURİYE VE FİLİSTİN'İN GELECEĞİ
06 Şubat 2020
İki Dünyada Hesap Veremezsiniz
04 Şubat 2020
İDLİB OPERASYONU BAŞLAMAK ÜZERE
01 Şubat 2020
DEPREM VİRÜS VE HİKMETLERİ
30 Ocak 2020
Deccal Aldatıcı Demektir
27 Ocak 2020
Mehdi İnkârcıları Bilsinler Ki
25 Ocak 2020
Kadınların İş Hayatı İçin Zorlanmasına Gerek Yoktur
23 Ocak 2020
İslam Ülkeleri Ortak Savunma Araçları Üretimi
21 Ocak 2020
MİLLETİMİZİ SİNSİCE FAİZE ALIŞTIRIYORLAR
18 Ocak 2020
İRAN YALAN CUMHURİYETİ
16 Ocak 2020
Yalancılık ve FETÖ İlişkisi
13 Ocak 2020
Haydut ABD Muavenet’imizi Vurmuştu
11 Ocak 2020
ADNAN TANRİVERDİ PAŞA'YA NİÇİN SALDIRIYORLAR?
07 Ocak 2020
ASKER VATAN MENFAATİ UĞRUNA ÖLMEK İÇİN VARDIR.
04 Ocak 2020
Keşifler Çağının Öncüsü Müslüman Amiral Zheng He
02 Ocak 2020
Abdülhamid Han’ın Konya Suyolu ve Köprüsü Projesi
31 Aralık 2019
PARİS ELÇİSİ YİRMİSEKİZ MEHME T ÇELEBİ ’NİN KANAL RAPORU
28 Aralık 2019
SOKULLU ’NUN YAPAMADIĞI STALİN'İN BAŞARDIĞI SUYOLU
26 Aralık 2019
Batılılar Müslümanları Nasıl Aldatıyor?
24 Aralık 2019
Menemen Hürriyeti Boğma Operasyonudur
21 Aralık 2019
HOCAM, BEN DE O SÜRÜ'NÜN BİR NEFERİYİM.
21 Aralık 2019
ALKOL VE KADINA ŞİDDET
19 Aralık 2019
İslam Ülkeleri Arasında Savunma İşbirliği Neden İstenmiyor?
18 Aralık 2019
Barış Pınarı Harekâtı ve Geleceğe Yansımaları
14 Aralık 2019
Dünyanın En Tehlikeli Suyollarından Bir Tanesi İstanbul Boğazı’dır
06 Aralık 2019
BATIDA VE TÜRKİYE'DE KADINA ŞİDDET
30 Kasım 2019
BATIDA VE TÜRKİYE ’DE KADINA ŞİDDET
30 Kasım 2019
İCTİHAD KAPISI AÇIK MIDIR?
26 Kasım 2019
Darbeci General Büyükanıt’a Hakkımızı Helal Etmiyoruz
22 Kasım 2019
Deniz Harp Okulunda Değişenler ve Değişmeyenler
Haber Yazılımı