Yazı Detayı
26 Mart 2020 - Perşembe 13:40
 
Korona Virüsünün Hatırlattığı İnsanın Büyük Yolculuğu
Dr. Vehbi KARA
 
 

Korona virüsüne neredeyse herkesten farklı bakıyorum. Dünyanın altını üstüne getiren ve insanların panik içinde dehşetle baktığı bu virüs; sonuçta Allah’ın emri ile hareket etmektedir. “Hastalığın hikmetleri” konusunda yazdığım gibi hastalıklar, bazen ölümle sonuçlanabilmektedir.

Fakat ölüm, müminler için bir yok oluş veya idam değildir. Pek sıkı eleklerden geçirildiğimiz dünya hayatından sonsuzluk ülkesine geçmek için bir kapıdır. Bütün insanların önünde, ölümden başka daha çok merhale vardır. Asıl merak edilmesi gereken ise bu yolculukta karşılaşacağımız pek mühim maceralardır.

Korona virüs kadar yaşayacağımız bu merhaleleri düşünsek daha iyidir. Sonuçta bir şekilde öleceğiz. Ecel birdir değişmez. Vakti saati gelince hastalık olmasa dahi ölüm mukadderdir. Ölümden ziyade ölümden sonrasına bakmak akıllıcadır. Zira kimse dünyada kazık çakıp kalmıyor.

Peki, ölümden sonra neler olacak? İşte buna bakar ve Kuran’dan bize verilen mesajlar ile ilgilenir isek çok kolay bir şekilde insanlığın yaşamış olduğu bu “korona paniğinden” kurtulabiliriz.

İşte ölümden sonra ilk olarak; bizden önce diğer insanların gittiği berzah âlemine bir yolculuğumuz olacak. Kabirde geçen bu âlemde kıyamete kadar kalacağız. Eğer iman ile ölmüş isek ne mutlu! Zira berzah âleminde namazlarımızın ışığı bize yoldaşlık edecek sevdiklerimizle ve melek dostlarımızla pek güzel sohbetlerimiz olacak.

Yok, eğer imansız ölmüş isek işte o zaman yandı gülüm keten helva! Cehennem zebanilerinden bazı yoldaşlar bizi karşılayacak ve kıyamete kadar bunlarla vakit geçirmek zorunda kalacağız. İşte kabrin bu tarafında böylesine acıklı bir azap bekliyor.

İnsanın bütün bu yolculuğunu Allah’ın kelamı olan ve hem dünyamızı hem de yolculuğumuzun bütün merhalelerini aydınlatan Kuran’dan takip edebiliriz. Kuran’dan başka daha güzel anlatacak başka bir merci de yoktur.

İlk büyük merhale kıyamettir. Şöyle ki:

Kıyametin kopuş anı ve sonrası “(O gün) sûra üflenecek, ardından Allah’ın diledikleri dışında göklerde ve yerde bulunanların hepsi düşüp ölecek; sonra sûra yeniden üflenecek ve onlar birden ayağa kalkmış, etrafa bakıyor olacaklar” (Zümer Suresi 68) Ayeti ile ifade edilmektedir.

Bundan sonra yaşayacaklarımız Yasin Suresinin 51. ile 54. Ayetlerinde mealen şöyle geçmektedir:

“Sûra üflenmiştir. Artık onlar kabirlerinden kalkıp rablerine doğru koşmaktadırlar.  Derler ki: Vay başımıza gelenler! Bizi yattığımız yerden kim diriltip kaldırdı? Rahmânın vaad ettiği işte bu! Peygamberler gerçekten doğru söylemişler! Olup biten yalnızca bir ses! Ama ardından onların tamamı, birden toplanmış olarak işte huzurumuzdalar. Bugün hiç kimse en küçük bir haksızlığa uğratılmaz. Sadece yapıp ettiklerinizin karşılığını görürsünüz”.

Bu uzun ama çok uzun yolculukta Kuran; Kıyametin ardından mahşer meydanında toplanacağımızı ve sonrasında büyük bir mahkemeye gideceğimizi söylemektedir.

Kıyamet ve Mahşer; Zilzal Suresinin 1. ile 8. Ayetlerinde mealen şu şekilde ifade edilmektedir: “Yer o dehşetli sarsıntısıyla sarsıldığında. Ve yer ağırlıklarını dışarı attığında. Ve insan ne oluyor buna, dediğinde. O gün yer, bütün haberlerini rabbinin ona vahyettiği şekilde anlatır. İşte o gün insanlar yaptıkları kendilerine gösterilsin diye (bulundukları yerden) farklı gruplar halinde çıkarlar. Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu (karşılığını) görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu (karşılığını) görür”.

İşte Korona virüsü yerine biraz da bu mahşer meydanını merak etsek, düşünsek iyi olacaktır. Zira ister mümin ister dinsiz, kim olursa olsun bu meydandan ve dehşetli bir yoldan geçecektir. Bu yol hadislerde “Sırat Köprüsü” olarak ifade edilmiştir. Saffat Suresi 23. Ayette ise bu Sırat köprüsü mealen “Onları cehennemin yoluna sürün” şeklinde ifade edilmiştir.

Ayetlerde “sırat-ı mustakim” yani “doğru yol” ifadesinin de Sırat köprüsüne işaret edildiği bazı âlimler tarafından dile getirilmiş olsa da bunun en güzel izahı hadislerde geçmektedir. Hadislerin bir kısmı şu şekilde ifade edilmiştir:

Ya Rasulallah, köprü nedir?' diye sorulduğunda; “Kaypak ve kaygan bir yoldur. Orada; kancalar, çengeller ve Necidde bilinen sadan denilen sert dikencikler gibi dikenler vardır. Müminler amellerine göre kimi göz açıp kapayıncaya kadar, kimi şimşek gibi, kimi rüzgar gibi, kimi kuş gibi, kimi iyi cins yarış atları gibi, kimi deve gibi süratle geçerler. Müminlerden kimi sapasağlam kurtulur. Kimi de tırmalanmış olarak salıverilir. Kimileri de cehennem ateşi içerisine dökülür” (Buhari, Müslim, Tirmizi'den naklen Mansur Ali Nasıf, Tâc, V, 394-395). 

Başka bir hadiste "Cehennemin ortasına sırat (köprüsü) kurulur. Oradan peygamberlerden ümmetleri ile beraber geçenlerin ilki ben olacağım. Peygamberlerden başka o gün kimse konuşamaz, peygamberlerin sözleri de; Ey Allah'ım, kurtar kurtar, olur." (Buhari ve Müslim'den naklen, Tâc, V, 377-378).

Bundan sonraki yolculuğumuz inşallah iman ile ölür isek; Cenab-ı Allah’ın lütuf ve fazlından vereceği Cennet ile sonlanacak. Cennetin, Sırat Köprüsünün nasıl bir yer olduğunu aklımızla idrak etmemiz biraz zordur. Zira ne aklımıza ne de kalbimizin hatırasına giremeyecek derecede geniş ve muazzamdır. Neticede bu yerler ebedi ve sonsuzluk ülkesindedir. Sonsuzluk kavramını bu akıl terazisi ile anlamamız ise pek mümkün değildir.

Fakat Kuran ayetleri bu konuda bize bir parça fikir verebilir. Tahrim Suresi 8. Ayette mealen "Ey iman edenler, günahlarınıza samimi bir tövbe ile Allah'a dönün! Umulur ki Rabbiniz, sizin kötülüklerinizi örter. Peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Çünkü onların nurları önlerinden ve yanlarından koşar da, Ey Rabbimiz, nurumuzu tamamla, bizi bağışla; muhakkak sen her şeye kadirsin, derler”.

Maalesef insanların pek çoğu iman etmeyip bu meseleleri konuşup düşünmediğinden bu emsalsiz yolculukta hüsrana uğrayacaktır. Hadid Suresi 13. Ayette mealen bu durum şöyle ifade edilmektedir: "O gün münafık erkeklerle münafık kadınlar, müminlere, bizi bekleyin, nurunuzdan bir parça ışık alalım, derler. Onlara, dönün arkanıza da bir nur arayın, denilir. Nihayet, onların arasına, bir kapısı olan ve içinde rahmet ve dışında azap bulunan bir sur çekilir."

İşte insanın bu eşsiz yolculuğunda Meryem Suresi 71. ve 72. Ayetlerde büyük bir ikaz göze çarpmaktadır. Mealen "Sizlerden hiçbir kimse yoktur ki oraya uğramamış olsun. Bu, Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür. Sonra biz, iman edip kötülüklerden sakınanları kurtarırız. Zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız" denilerek aklımızı başımıza almamız için uyarılmış oluyoruz.

Yani kimse kalkıp “ben imansız olmanın böyle kötü bir sonuç doğuracağını düşünmemiştim” diyemeyecektir. Şu Korona virüsünü merak ettiğimiz kadar bu muhteşem dünya yolculuğumuzu düşünsek elbette panik olmaz başımızı bir seccadeye koyarak ruhumuza huzur verebiliriz, vesselam…

 Dr. Vehbi KARA 

 
Etiketler: Korona, Virüsünün, Hatırlattığı, İnsanın, Büyük, Yolculuğu,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
12 Mayıs 2020
Korona Sonrası Dönemde İşsiz Kalmanın Sonuçları
08 Mayıs 2020
FETÖ Elebaşı Gülen’i Tanıyalım
04 Mayıs 2020
Modern Köleliğin Sonu
03 Mayıs 2020
CAMİDE DANS VAR
30 Nisan 2020
Lut Kavminin Sapkınları Hala Yaşıyor
28 Nisan 2020
İNSAN DÜNYAYA NEDEN GÖNDERİLMİŞ
26 Nisan 2020
Libya’da Yedi Düvel ile Savaşıyoruz
21 Nisan 2020
Alkollü İçki Serbest Sigara Haram
18 Nisan 2020
Korona Sonrası Dönem ve Yeni Bir Dünya Gerçeği
17 Nisan 2020
Bediüzzaman Said Nursi’nin Memuriyet Hizmeti
12 Nisan 2020
Özel Mülkiyet ve Hürriyet Devri
09 Nisan 2020
19 Mayıs 1915’te Çanakkale’de Neler Oldu?
31 Mart 2020
Uzaktan Kumanda İle Çalışma Şekilleri
30 Mart 2020
Çalışma İlişkilerinde Yeni Dönem
25 Mart 2020
Miraç Mucizesinin Hediyeleri Nelerdir?
22 Mart 2020
Cevşen Duasını Bir de Okuyanlardan Dinleyin
19 Mart 2020
Cuma Namazı Hür İnsanlar İçin Farzdır
17 Mart 2020
Hastalıkların Hikmeti Hakkında
12 Mart 2020
Tunus’a Silah İhracatı
10 Mart 2020
Rusya’nın da Karizması Çizildi
08 Mart 2020
Kem Söz Sahibine Aittir
08 Mart 2020
Şia ve Vahhabi Kıskacında Kalan Müslümanlar
29 Şubat 2020
TOPLU VURDUKÇA YÜREKLER ONU TOP SİNDİREMEZ
27 Şubat 2020
Rusya’nın Boğazını Sıkma Zamanı Geldi
24 Şubat 2020
Kızıl Elma Değil Misak-ı Milli Esastır
20 Şubat 2020
Asker Ülkeyi Savunmak ve Savaşmak İçin Beslenir
15 Şubat 2020
Bir Tek Sigara Kaldı
14 Şubat 2020
Türk Tokadının Sesi Tahran’dan Duyulmalıdır
11 Şubat 2020
Atanmışlar Seçilmişlere Karşı Asker Gibi Selam Durmalıdır
09 Şubat 2020
SURİYE VE FİLİSTİN'İN GELECEĞİ
06 Şubat 2020
İki Dünyada Hesap Veremezsiniz
04 Şubat 2020
İDLİB OPERASYONU BAŞLAMAK ÜZERE
01 Şubat 2020
DEPREM VİRÜS VE HİKMETLERİ
30 Ocak 2020
Deccal Aldatıcı Demektir
27 Ocak 2020
Mehdi İnkârcıları Bilsinler Ki
25 Ocak 2020
Kadınların İş Hayatı İçin Zorlanmasına Gerek Yoktur
23 Ocak 2020
İslam Ülkeleri Ortak Savunma Araçları Üretimi
21 Ocak 2020
MİLLETİMİZİ SİNSİCE FAİZE ALIŞTIRIYORLAR
18 Ocak 2020
İRAN YALAN CUMHURİYETİ
16 Ocak 2020
Yalancılık ve FETÖ İlişkisi
13 Ocak 2020
Haydut ABD Muavenet’imizi Vurmuştu
11 Ocak 2020
ADNAN TANRİVERDİ PAŞA'YA NİÇİN SALDIRIYORLAR?
07 Ocak 2020
ASKER VATAN MENFAATİ UĞRUNA ÖLMEK İÇİN VARDIR.
04 Ocak 2020
Keşifler Çağının Öncüsü Müslüman Amiral Zheng He
02 Ocak 2020
Abdülhamid Han’ın Konya Suyolu ve Köprüsü Projesi
31 Aralık 2019
PARİS ELÇİSİ YİRMİSEKİZ MEHME T ÇELEBİ ’NİN KANAL RAPORU
28 Aralık 2019
SOKULLU ’NUN YAPAMADIĞI STALİN'İN BAŞARDIĞI SUYOLU
26 Aralık 2019
Batılılar Müslümanları Nasıl Aldatıyor?
24 Aralık 2019
Menemen Hürriyeti Boğma Operasyonudur
21 Aralık 2019
HOCAM, BEN DE O SÜRÜ'NÜN BİR NEFERİYİM.
21 Aralık 2019
ALKOL VE KADINA ŞİDDET
19 Aralık 2019
İslam Ülkeleri Arasında Savunma İşbirliği Neden İstenmiyor?
18 Aralık 2019
Barış Pınarı Harekâtı ve Geleceğe Yansımaları
14 Aralık 2019
Dünyanın En Tehlikeli Suyollarından Bir Tanesi İstanbul Boğazı’dır
06 Aralık 2019
BATIDA VE TÜRKİYE'DE KADINA ŞİDDET
30 Kasım 2019
BATIDA VE TÜRKİYE ’DE KADINA ŞİDDET
30 Kasım 2019
İCTİHAD KAPISI AÇIK MIDIR?
26 Kasım 2019
Darbeci General Büyükanıt’a Hakkımızı Helal Etmiyoruz
22 Kasım 2019
Deniz Harp Okulunda Değişenler ve Değişmeyenler
Haber Yazılımı