Yazı Detayı
17 Ekim 2020 - Cumartesi 21:26
 
NEDEN YA DA NERELERDEN DÜŞMEK
Mehmet Nuri BİNGÖL
 
 

Bir “kitle” gazetesindeki üç-beş yazar ile o “kitle”nin reisi manasındaki kişinin bir beyanını okuyunca aklıma malum kıssa geldi.

Hoca Nasreddin  bir gün gezintiye çıkıyor.

Merkebininin üzerinde bir kumandan edasıyla ilerlerken talebeleri de arkasından geliyor.

Tam çarşıdan geçerken daha bir gurura kapılıyor Hoca. “Ben kimmişim be…” diye düşünemeden merkebinin ayağı sürçüyor ve yere, çamura yuvarlıyor Hoca’yı.

Çarşıdaki esnafla beraber talebeleri de karınlarını tuta tuta gülüyorlar.

Hoca kızarıp bozarıyor ama istifini de bozmuyor.

“ Ne gülüyorsunuz?” diyor. “ İnmeseydim de zaten inecektim.”
NEDEN YA DA NERELERDEN DÜŞMEK

Bir “kitle” gazetesindeki üç-beş yazar ile o “kitle”nin reisi manasındaki kişinin bir beyanını okuyunca aklıma malum kıssa geldi.

Hoca Nasreddin  bir gün gezintiye çıkıyor.

Merkebininin üzerinde bir kumandan edasıyla ilerlerken talebeleri de arkasından geliyor.

Tam çarşıdan geçerken daha bir gurura kapılıyor Hoca. “Ben kimmişim be…” diye düşünemeden merkebinin ayağı sürçüyor ve yere, çamura yuvarlıyor Hoca’yı.

Çarşıdaki esnafla beraber talebeleri de karınlarını tuta tuta gülüyorlar.

Hoca kızarıp bozarıyor ama istifini de bozmuyor.

“ Ne gülüyorsunuz?” diyor. “ İnmeseydim de zaten inecektim.”

*

Geçenlerde facebookta yazan biri –kulaklakları çınlasın- o malum felaket tellalı ve gayrı memnunlara hitaben:

“ Karşınızda adam var adam” diyordu. “ Sidiğini tutamadığından altı bağlı bir lideri , dünyaya meydan okuyup mazlumların hamisi olan kişiyle karıştırmayın sakın!”

Hele “hakikatperestlik sıddıkiyeti” ( Kastamonu Lahikası) içinde olması gereken bir “mevkute”nin başyazarı ile karikatürcüsünün tavrına ne demeli?

2004’ün o askeri vesayet şartları içinde – kapatmaya malzeme vermemek – ve “fetö"yü değil bütün İslami hizmet gruplarını, MGK gündeminden düşürmek için ama hemen o kararla alakalı hiçbir şey yapılmayan MGK belgesinden medet ummalarını garipseyerek ve ibretle seyrettim.

Daha düne kadar oy verip “alayı vala” ile ambalajladıkları bir genel başkanıni – Demirel'in- bizzat 28 Şubat post-darbesini dizayn etmesini “tankları nizamiyeden çevirme” girişimi diyerek milleti aldatan kimseler bunların “hınk” deyicileri ile kendileri değil miydi?

*

Tespitlere devam edelim; evet, haza hakikat, 28 Şubat bir Demirel-Cindoruk- Karadayı ortak yapımıydı. Birisini, 1961’de darbecilerin astığı rahmetli Adnan Menderes’in veliahtı, diğerini avukatı olarak bilinirdi.

Aynı ikili 27 Nisan 2007 ve 367 icadında da başrollerdeydi. Bu tutumlarıyla ya ‘dava’larına ihanet etmişlerdi, ya da ‘dava’ zaten başkaydı.

Sonra, iki ‘merkez sağ’ parti sandığımız DYP ve ANAP birleştirilmeye çalışıldı 2007 seçimlerine doğru.

Bu vetirede Ergenekondan hüküm alan bir gazeteci ANAP lideri Erkan Mumcu ve Mehmet Ağar’la görüşmüş, sonunda ‘birleşik merkez sağ’a adeta yeni lider havasıyla katılmıştı. Şimdi bu iki partinin eski liderleri ortalarda görünmüyorlar, ama açıklamak zorundalar, ‘birleşme’ de bir Ergenekon projesi miydi? !

Anlaşılan ‘merkez sağ’ denilen “ toplumsal kesimin” temsil organları, yani siyasi partileri ‘derin devlet’in arka bahçesi haline gelmiş. Bu, ne 28 Şubat’la ne de 27 Nisan’la başlayan bir hikâye.

Belki de başlangıcı, Demirel’in Adalet Partisi genel başkanı seçildiği 1964 kongresine gider. Parti’yi zaten emekli bir general, darbe sonrası bir dönem genelkurmay başkanlığı bile yapan Ragıp Gümüşpala kurmuştu.

Erken ölümünün ardında da ‘sağlam’ bir isme, Süleyman Demirel’e emanet edildi parti ile birlikte Demokrat Parti seçmeni. Ne yani, 1950’lerde üç seçimde yüzde ellinin üzerinde oy alan bir harekete karşı darbe yapıp, başbakanını asanlar bu partiyi ve tabanını müstakil ve milli bir politika takip etme ihtimalini serbest mi bırakacaklardı?

1980 darbesinden sonra da merkez sağın iki partisi oldu: Tamamen cuntacıların güdümünde olan Milliyetçi Demokrasi Partisi ile Demirel’in arkasında olduğu söylenen Büyük Türkiye Partisi. Birincisinin kurucusu emekli bir generaldi, 12 Mart muhtırasında perde arkasında işleri yöneten Turgut Sunalp. İkincisinin genel başkanı da bir başka general, Ali Fethi Esener.

İlginç değil mi? Galiba merkez sağ diye milleti “oyalayan” güçler, onlarla beraber destekçileri “grup” ve “ cemaat taslaklarını” da dibe çekiyor.

Not: Bir diğer "dibe çekilme" faaliyeti de ihlassızlık ve "ene" davasından doğuyor. Fırıncı Ağabey'le alakalı yazımı, kendisinin anlatım ve cümle bozuklukları bulunan, bir sosyal ihtilaftan dolayı RAHMETLİĞİ şiddetle eleştiren birinin, anı yazımdaki hatırayla ortak şahitlik belirttiğini kinayeyle tenkit eden "adem"in kulakları çınlasın...
*

Geçenlerde facebookta yazan biri –kulakları çınlasın- o malum felaket tellalı ve gayrı memnunlara hitaben:

“ Karşınızda adam var adam” diyordu. “ Sidiğini tutamadığından altı bağlı bir lideri , dünyaya meydan okuyup mazlumların hamisi olan kişiyle karıştırmayın sakın!”

Hele “hakikatperestlik sıddıkiyeti” ( Kastamonu Lahikası) içinde olması gereken bir “mevkute”nin başyazarı ile karikatürcüsünün tavrına ne demeli?

2004’ün o askeri vesayet şartları içinde – kapatmaya malzeme vermemek – ve “fetö"yü değil bütün İslami hizmet gruplarını, MGK gündeminden düşürmek için ama hemen o kararla alakalı hiçbir şey yapılmayan MGK belgesinden medet ummalarını garipseyerek ve ibretle seyrettim.

Daha düne kadar oy verip “alayı vala” ile ambalajladıkları bir genel başkanıni – Demirel'in- bizzat 28 Şubat post-darbesini dizayn etmesini “tankları nizamiyeden çevirme” girişimi diyerek milleti aldatan kimseler bunların “hınk” deyicileri ile kendileri değil miydi?

*

Tespitlere devam edelim; evet, haza hakikat, 28 Şubat bir Demirel-Cindoruk- Karadayı ortak yapımıydı. Birisini, 1961’de darbecilerin astığı rahmetli Adnan Menderes’in veliahtı, diğerini avukatı olarak bilinirdi.

Aynı ikili 27 Nisan 2007 ve 367 icadında da başrollerdeydi. Bu tutumlarıyla ya ‘dava’larına ihanet etmişlerdi, ya da ‘dava’ zaten başkaydı.

Sonra, iki ‘merkez sağ’ parti sandığımız DYP ve ANAP birleştirilmeye çalışıldı 2007 seçimlerine doğru.

Bu vetirede Ergenekondan hüküm alan bir gazeteci ANAP lideri Erkan Mumcu ve Mehmet Ağar’la görüşmüş, sonunda ‘birleşik merkez sağ’a adeta yeni lider havasıyla katılmıştı. Şimdi bu iki partinin eski liderleri ortalarda görünmüyorlar, ama açıklamak zorundalar, ‘birleşme’ de bir Ergenekon projesi miydi? !

Anlaşılan ‘merkez sağ’ denilen “ toplumsal kesimin” temsil organları, yani siyasi partileri ‘derin devlet’in arka bahçesi haline gelmiş. Bu, ne 28 Şubat’la ne de 27 Nisan’la başlayan bir hikâye.

Belki de başlangıcı, Demirel’in Adalet Partisi genel başkanı seçildiği 1964 kongresine gider. Parti’yi zaten emekli bir general, darbe sonrası bir dönem genelkurmay başkanlığı bile yapan Ragıp Gümüşpala kurmuştu.

Erken ölümünün ardında da ‘sağlam’ bir isme, Süleyman Demirel’e emanet edildi parti ile birlikte Demokrat Parti seçmeni. Ne yani, 1950’lerde üç seçimde yüzde ellinin üzerinde oy alan bir harekete karşı darbe yapıp, başbakanını asanlar bu partiyi ve tabanını müstakil ve milli bir politika takip etme ihtimalini serbest mi bırakacaklardı?

1980 darbesinden sonra da merkez sağın iki partisi oldu: Tamamen cuntacıların güdümünde olan Milliyetçi Demokrasi Partisi ile Demirel’in arkasında olduğu söylenen Büyük Türkiye Partisi. Birincisinin kurucusu emekli bir generaldi, 12 Mart muhtırasında perde arkasında işleri yöneten Turgut Sunalp. İkincisinin genel başkanı da bir başka general, Ali Fethi Esener.

İlginç değil mi? Galiba merkez sağ diye milleti “oyalayan” güçler, onlarla beraber destekçileri “grup” ve “ cemaat taslaklarını” da dibe çekiyor.

Not: Bir diğer "dibe çekilme" faaliyeti de ihlassızlık ve "ene" davasından doğuyor. Fırıncı Ağabey'le alakalı yazımı, kendisinin anlatım ve cümle bozuklukları bulunan, bir sosyal ihtilaftan dolayı RAHMETLİĞİ şiddetle eleştiren birinin, anı yazımdaki hatırayla ortak şahitlik belirttiğini kinayeyle tenkit eden "adem"in kulakları çınlasın...

 
Etiketler: NEDEN, YA, DA, NERELERDEN, DÜŞMEK,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Kasım 2020
“AKİBET MÜTTAKİLERİN” VE “KADERE TESLİM” OLANLARIN DEĞİL Mİ? –
22 Kasım 2020
TAKLACI KUŞ OLMAK KİMİ VURUR ÖNCE?
20 Kasım 2020
“AKİBET MÜTTAKİLERİN” VE “KADERE TESLİM” OLANLARIN DEĞİL Mİ? –
18 Kasım 2020
TAKLACI KUŞ OLMAK KİMİ VURUR ÖNCE?
16 Kasım 2020
Said Nursi Kimlere Zındık Demişti?!
14 Kasım 2020
DUZAH MI, VİCDAN MI?
10 Kasım 2020
"Ehl-i Hak Olan Sünnet" İtikad Mezhebi...
08 Kasım 2020
“Muvakkat İttifak” ya da Tapu Dağıtmak…
04 Kasım 2020
BULUT VE ÖRDEK MESELİ
30 Ekim 2020
Mitoman Siyasi Belki Mazur; Ya Taammüden Yapan...
29 Ekim 2020
“VAN YOLUNDAKİ HAN KAPISI” YA DA MUZDARİP İSLAM ALEMİ…
12 Ekim 2020
BU ASRIN BİR MÜCAHİDİ: FIRINCI AĞABEY
07 Ekim 2020
"TÜRKMENEM..."
02 Ekim 2020
BELİRSİZ BIRAKMAK DA BİR ALENİYETTİR!
26 Eylül 2020
Maydanoz ve Limon
20 Eylül 2020
EYÜP OTMAN AĞABEY
14 Eylül 2020
"Hakikat Alimi" Ne Menemdir?
08 Eylül 2020
Dünya Dedikleri Acayip Yer
02 Eylül 2020
LAYT LAİKRATOS, ARTAN SEKÜLERİZM
24 Ağustos 2020
NAVTEKS BİR ARA FORMÜL. ASIL HEDEF MEB (Müstakil Ekonomik Bölge)
20 Ağustos 2020
"Çığlığı Afakta Yankılanmayan Yazar” Olur mu?..
17 Ağustos 2020
ÇAY DEYİP GEÇMEYİN
10 Ağustos 2020
NUR'UN İKİ KURMAYINDAN BIRİ: Mustafa SUNGUR
08 Ağustos 2020
YİNE İSPANYOL SİYASETİ VEYA İSTANBUL SÖZLEŞMESİ
04 Ağustos 2020
OSMANLI'NIN TÖRESİ SÜNNET'İN TAA KENDİSİ...
30 Temmuz 2020
“Doğruyu Her Yerde Deme”mek, ama Hangi Makamda?
27 Temmuz 2020
Ne Fâcia! “Güneydoğu Nurculara Kal”mış!
24 Temmuz 2020
Kelam-ı Ezeli ve Hutbenin Arapça Okunması
24 Temmuz 2020
“Sarp Ufuklar”ın Hikâyesi
19 Temmuz 2020
NUR"LARIN (AHİRZAMANDAKİ) MAKAMI VE BÜTÜNLÜK...
16 Temmuz 2020
15 TEMMUZ'DA BİZE KEFEN Mİ BİÇMEK? ( Darbr darbe dirildik hamdolsun)
15 Temmuz 2020
Düşünme Özgürlüğüne Set Haline Dönüşmüş Bir Kanun: 5816
13 Temmuz 2020
Ayasofya Davası İçin Her Nakil Seslendirildi de...
11 Temmuz 2020
Ayasofya Davamız ve Muhafazakar Aydınlar
06 Temmuz 2020
"İBİBİKLER ÖTTÜĞÜNDE ORDAYIM "
01 Temmuz 2020
" DİN EDEBTİR" ( HAD DİNİ BİLMEK...)
28 Haziran 2020
İHLAS, HAL-İ ALEM SİYASETİ VE " SİYASET-İ İSLAMİYE"
26 Haziran 2020
GAZETECİ BİR DOSTLA SOHBET-2
24 Haziran 2020
GAZETECİ BİR DOSTLA MUSAHABE YAHUT MUHASEBE…
23 Haziran 2020
"HAKİKİ MEŞVERET"
21 Haziran 2020
İT, "TÜREVİ" CHP'NİN HALİ PÜR-MELALİ VE TİR TİR TİTREMEK!
19 Haziran 2020
" HEYYİ HEY!!!"
17 Haziran 2020
AĞABEYİM ( İktibas)
14 Haziran 2020
Said Molla, Şeyh Said ve Molla Said (Bediüzzaman) BİR mi?..
11 Haziran 2020
AYASOFYA FETHİ VE ZİNCİRLER...
09 Haziran 2020
VER ELİNİ TÜRKMENELİ ( yayını bekliyor) ROMANIMDAN BİR BÖLÜM
07 Haziran 2020
Bir Portre: Prof. Dr. Mehmet Kaplan
05 Haziran 2020
SÜNNET İTİKADINDA MEHDİ (AS)
01 Haziran 2020
VEHBİ'NİN KERRAKESİ
24 Mayıs 2020
BAY-RAM DÜŞÜNCELERİ...
16 Mayıs 2020
VER ELİNİ TÜRKMENELİ ( yayını bekliyor) ROMANIMDAN BİR BÖLÜM
11 Mayıs 2020
Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
05 Mayıs 2020
SURİYE yahut "DİYAR-I ŞAM"
29 Nisan 2020
CORONA SÜRECİNDE İSLAM
27 Nisan 2020
FARİZA DENECEK KADAR AZİM VE EHEM MESELE
25 Nisan 2020
HER ZAMANIN PAKRADUNI'Sİ
19 Nisan 2020
AYA SOPHİA MI, MAHZUN MABED Mİ!( YAHUT FATİH'İN BEDDUASINDAN NE KURTULUŞ NE ZAMAN?)
13 Nisan 2020
EVDE MAHPUSKEN BAHAR
28 Mart 2020
NEFSİ YENMEK VE KORONAYI YENMEK. HANGİSİ ZOR?
19 Mart 2020
SAİT MOLLA MOLLA SAİD FARKI
08 Mart 2020
"Nâbî'yi Nabi Eden Hüsn-ü Nazar..."
08 Mart 2020
NE ÇEKTİKSE KAMAL'LARDAN...
03 Mart 2020
VATANI SEVMEK...
27 Şubat 2020
“İSTİKLÂLDEN İSTİKBÂLE” DENEME ESERİYLE “EFENDİ BEY” ROMANI
21 Şubat 2020
Enbiya Şehri URFA ama Diyarbakır "Şehr-i Ashab"
20 Şubat 2020
HALİLULLAH (AS.) YA DA MENFAAT PUTUNU KIRMAK...
19 Şubat 2020
BALTANIN SAPI...
14 Şubat 2020
Maydanoz ve Limon
10 Şubat 2020
KEŞKE HAKLI ÇIKMASAYDIK...
10 Şubat 2020
FASL-I PAŞA
09 Şubat 2020
“Hikmet-i Kudsiye” ile Felsefe Hikmeti Münazarası
08 Şubat 2020
“Hikmet-i Kudsiye” ile Felsefe Hikmeti Münazarası
05 Şubat 2020
“SEYDA!”
29 Ocak 2020
HAVANDA SU DÖVENLER... ŞİMDİKİLER GİBİ!
22 Ocak 2020
Doğubayezıd Hâni
17 Ocak 2020
“Elif Öğretmen” ve Romancı Hüseyin Yılmaz
13 Ocak 2020
FİKİR CÜCELİĞİ
10 Ocak 2020
TARİH; GERÇEK AYNASI
03 Ocak 2020
Yol Açıcılar- Yol Kapatıcılar
28 Aralık 2019
İDİLHAN, İLHANLI VE EL-MEGİDDO OVASI!..
26 Aralık 2019
“Hakikatı Dışlamış Kimselerle Tevhidi Toplum İnşa Edilemez.”
24 Aralık 2019
" ERKEĞE KARI LİBASI YAKIŞMAZ" VEYA "KENDİ YÜRÜYÜŞÜNÜ TERK ETTİ..." MESELESİ...
24 Aralık 2019
" ERKEĞE KARI LİBASI YAKIŞMAZ" VEYA "KENDİ YÜRÜYÜŞÜNÜ TERK ETTİ..." MESELESİ...
21 Aralık 2019
AKASYA YAHUT AĞAÇ- 2
19 Aralık 2019
GÖBEKLİTEPE DİYE BİR YER
16 Aralık 2019
KİMLERE?
08 Aralık 2019
YOKUŞTA YÜRÜYENLER ( Bir Emek Hülasası)
05 Aralık 2019
"ŞURA-YI HAKİKİ" VEYA "MEŞVERET-İ ŞER'İYYE"
24 Kasım 2019
MEHDİ İTTİHAD-I İSLAM ORDULARININ BAŞKOMUTANI... ( BEDİÜZZAMAN- EL: 266)
18 Kasım 2019
Dünkü Ağaç, Bugünkü Fidan -1
10 Kasım 2019
MANEVİ “SEYYİDLİK”, RESULULAH(ASM)NİN DĀVASINA SAHİP ÇIKMAKTIR!
10 Kasım 2019
ABD EŞKİYASI " DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ”!
10 Kasım 2019
"ÜFÜRÜKTEN TEYYARE" KRİPTO VAZİFE
09 Kasım 2019
KISIR DÖNGÜ YAHUT "FASİT TEVİLAT"
17 Ekim 2019
SAVAŞ DEĞİL HAREKAT, İŞGAL DEĞİL FETİH!
17 Ekim 2019
AB "BARIŞ PINARI"NIN MANASINI TAM ANLAMIŞ...
17 Ekim 2019
31 MART “MEŞ’UM” VAKASI
17 Ekim 2019
HADİSLER KUR'AN'IN HAKİKİ TEFSİRİ, TERCÜMANIDIR
13 Ekim 2019
EDEBİYAT HAKKINDA BAZI NOTLAR
01 Ekim 2019
"… Bir gün de hesap” Dönünce Olacaklar Olur.
27 Eylül 2019
Hakikata Şahit Tarih; Ama Resmi Olmayanı ...
26 Eylül 2019
YOKUŞTU VE DÖNEMEÇLE SÜSLÜYDÜ YOLLAR
21 Eylül 2019
KİMİ "HATİAT"I TASHİH İÇİN "PALA" MI GEREK?...
18 Eylül 2019
İMAM ALİ ŞAMİL( ŞEYH ŞAMİL)
17 Eylül 2019
“FASL-I PAŞA”
16 Eylül 2019
Ha Çeçenya, Ha Suriye
13 Eylül 2019
Fetih Misyonu ve “Yakın Tutulan Düşman!”
12 Eylül 2019
"SİYASET-İ HAZIRA" GÜNLÜK POLİTİKA, "SİYASET-İ ALİYE" İSE İMANİ HİZMETTİR.
08 Eylül 2019
BİR BAŞKA ÇEŞME
07 Eylül 2019
Tahassür
29 Ağustos 2019
MALARZGİRT'TEKİ SIR VE HATIRLATTIKLARI
Haber Yazılımı