Yazı Detayı
15 Şubat 2020 - Cumartesi 00:14
 
ÖZGÜR VE ÖZGÜN
Dr. Levent BİLGİLİ
mail.haber111@gmail.com
 
 
İnsan öğrenen, öğreten, kabiliyetlerini geliştirebilen bir varlık. Hayat yolculuğumuzda öğrendiğimiz oranda gelişmeye, yeni biz olmaya açığız. Hepimiz öğrenme açlığımızı karşılamak üzere bir veya birçok rehbere, yani öğretmenlere muhtacız.
Bize rehberlik yapsın diyedir ki yaratıcı insanların anlayabileceği cinsten kitaplarla ve gözlemleyebileceği cinsten peygamberlerle konuşmuş.
Hayat boyu öğrenme açlığımız tükenmeyeceğine göre ölünceye kadar rehberlere, öğretmenlere muhtacız. Bu rehber bazen bir kitap olur, bazen de yaşayışı veya konuşmaları ile bize yol gösteren bir insan.
Tabii ki öğrenmek ve öğretmen hayatlarımızın olmazsa olmazı…
Ancak biz insanlar zaaf sahibi varlıklarız da. Kendisinden çok şey öğrendiğimiz, özellikle karizmatik öğretmenlerin hemen etkisi altında kalıyor ve onları taklit etmeye başlıyoruz.
Mesela bir öğretmenden istifade ettiysek, anlattıkları hayatımıza güzel etkiler bırakmışsa biz de onu taklit etmeye başlıyor zamanla onun sahte bir kopyası haline gelebiliyoruz.
Bilgilenmek, öğrenmek güzeldir. Bilgisiz ve öğretimsiz bir adım gidemez yerimizde sayarız. Ancak o bilgilerde ve öğretmende takılıp kalırsak gerçek bir ben değil sadece taklitçi oluruz.
Halbuki yaratan her insanın ruhunu sonsuz kabiliyetlerle donatmıştır. Aynı bilgi herkeste farklı çağrışımlar, farklı keşiflere vesile olabilir.
Hz. Muhammed farklı Kur’an okuyuşları duyunca hepsine de güzel dedi. Hayır hepiniz ille de benim gibi okuyacaksınız demedi. Kendisinden tavsiye isteyen insanlara da aynı şeyler değil, onların kabiliyetleri, ihtiyaçlarına göre farklı farklı şeyler söyledi. Sahabelerin içinde çok renkli şahsiyetler vardı. Peygamber kimseye tek tip bir hayat tarzı empoze etmedi.
Hayat boyu mutlaka öğrenmeye ve öğretmenlere ihtiyacımız var. Bizden önce bir şeyleri yaşamış, tecrübe etmiş, öğrenmiş kişilerin rehberliği her zaman güzeldir. Ancak tüm bu rehberlik ışığında kendi kabiliyetlerimiz ve nelerin bizim için oluğuna da bakabilmeliyiz.
Bizi heyecanlandıran şeyler nelerdir?
Nelere daha çok ilgimiz, kabiliyetlerimiz vardır?
Neleri yapmaktan hoşlanıyor, yaparken zevk alıyoruz?
Yaratıcının konuşmaları olan kitaplar ve peygamberler dahi kendilerini aynen taklit etmemizi istemezler. Ayetlerde sık sık tekrarlanan düşünmez misiniz, akıl etmez misiniz, bakmaz mısınız ifadeleri söylenenleri kendi dünyamızda hazmetmemizi tavsiye eder.
Kur’an’ı ve Peygamberleri papağan gibi taklit etmek, ayet ve hadislere kopyala yapıştır mantığı ile muhatap olmak onları anlamamızın önünde en büyük engeldir.
Hiçbir öğretmen ve bilgi taklit mantığı ile anlaşılamaz. Taklit ettiğimiz, sadece ezberleyip bıraktığımız hiçbir şey bizim olmaz. Taklit ile tatmin olunmaz. Tatmin olmadığımız hiçbir şeyden lezzet ve şevk almayız.
Farklı zamanlarda farklı öğretmenlere ve farklı derslere ihtiyacımız olabilir.
Öğretmenlerimizi, bilgiyi, bize rehberlik yapanları severiz. Onlara teşekkür eder saygı duyarız. Ama onlarda takılıp kalmayarak kendi bilgi ve yaşama tarzımızı özgür ve özgün olarak kendimiz kurmalıyız.
Rehberlerimizden ve öğrendiklerimizden özgün ve yeni anlamlar keşfetmeliyiz. Samimi bir öğretmen de öğrencilerinin kendisini aşmasından son derece memnun olur. Hatta bunun için öğrencilerini teşvik eder, zorlar.
Amerika’da bir doktora öğrencisi hocasının verdiği ödevin altına “Bu konu çok ilgimi çekti, bundan sonra bu konuda yazılanları takip edeceğim.” yazar. Hoca ödevi geri verirken bu notun altına bir başka not iliştirir: “Bu kadar ilgini çektiyse sen başkalarının yazdıklarını takip edeceğine, çalış farklı şeyler bul, yaz, biz senin yazdıklarını takip edelim.”
İşte bu söz Amerika’yı ilimde, teknolojide, zenginlikte dünya lideri yapan farktır.
Hayat bize ömür boyu öğrenmekten, kendimizi yenilemekten yılmamamızı öğütlüyor. İnsanlığın en büyük öğretmeni Hz. Muhammed ölünceye kadar insanlara hep bir şeyler anlattı, öğretti.
Yaratan ve yaratılan her şey bize; “Özgür ol, özgün ol, kendin ol, sana verdiğim kabiliyetleri keşfet, seni nelere sevk ettiğimi anla; ancak sürekli öğrenen, değişen, keşfeden bir insan olursan mutlu olur ve hayatı şevkle yaşarsın.” diyor.
Öğretmenlerimle, kitaplarımla, öğrendiklerimle, kendi kabiliyetlerim, ilgilerim ve şartlarımla kendime özel bir hayat ve o hayata karşılık gelen, özgür ve özgün bir VARLIK MODELİ  kurmalıyım.
Not: Bu yazı Türkiye ve Amerika’dan bir arkadaş grubuyla yaptığımız müzakereler sonunda kaleme alınmıştır.
 
Dr. Levent BİLGİ 
 
Etiketler: ÖZGÜR, VE, ÖZGÜN,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Mart 2020
İNSANLIĞA KORONAVİRÜS MESAJI
16 Mart 2020
Kassandra Damgası veya Koronavirüs
09 Mart 2020
Carpe Diem veya Derviş
02 Mart 2020
Neler Yapmadık Şu Vatan İçin
10 Şubat 2020
Çağdaş Müslümanın Çağdaş Prensipleri
28 Ocak 2020
Şehir, Deprem, Toki ve İş bilmek
17 Ocak 2020
DİNÎ DEĞİL, DİN ALGIMIZI DEĞİŞTİRMEK.
03 Ocak 2020
2020 düşünceleri: söz sükut olmak, ilham filan…
26 Aralık 2019
INTERNET KASIRGASI
19 Aralık 2019
Davamız sağ olsun!
02 Aralık 2019
BENİM MUHTEŞEM, KARMAŞIK ALLAH'IM
22 Kasım 2019
KENDİMDEN HABERİM YOK, DÜNYADAN HABERİM OLSA NE OLACAK
06 Kasım 2019
TENKİT, MUHALEFET VEYA İKTİDARLARIN KÖRLEŞMESİ
23 Ekim 2019
Soğan severler derneği
23 Eylül 2019
ELİMİZDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPMAK ARTIK YETERLİ DEĞİL. İMKANSIZ GÖRÜNENİ YAPMALIYIZ
12 Eylül 2019
HASAN CEMAL’E AHMET ALTAN MEKTUBU
27 Ağustos 2019
BİN CAN İLE ARZU EDİLİR BİR SEYAHAT: ÖLÜM
09 Ağustos 2019
KURBAN, KALP VE DOST
06 Ağustos 2019
DOSTLUKLARIN/AŞKLARIN SON KULLANMA TARİHİ
17 Temmuz 2019
DARBELER VE FARELER 1
17 Haziran 2019
KÜÇÜCÜK
22 Mayıs 2019
GOOD WORDS ANOİNT A MAN, İLL WORDS KİLL A MAN
09 Nisan 2019
CRASH
01 Nisan 2019
MİLLİYETÇİLİĞİN PATENTİ MHP’DE GERÇEKLER
12 Mart 2019
MEHMET AKİF’TE İSTİKLAL, HÜRRİYET VURGULARI
04 Mart 2019
SURAT ASMAK HAKKIMIZ.
19 Şubat 2019
YOKSA SİZ BİR AJAN DA MI DEĞİLSİNİZ?
11 Şubat 2019
HÜZÜN Kİ EN ÇOK YAKIŞANDIR BİZE
30 Ocak 2019
Putlaştırdıklarımız 1
25 Ocak 2019
İSTİKRARLI BİR OTOBİYOGRAFİK HİKAYE OLUŞTURMA İHTİYACI.
22 Ocak 2019
BİR MÜNKER NEKİR SOHBETİ
Haber Yazılımı