Yazı Detayı
29 Ekim 2020 - Perşembe 09:58
 
Tarafını Belirle
Dr. Levent BİLGİLİ
mail.haber111@gmail.com
 
 
Üniversite yıllarımdan beri yazıyorum.
Üniversite macerama ben bile inanamıyorum. Önce Marmara İlahiyat kazanıyorum, orada hocalarla kavga ediyor iki sene sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat’a geçiyorum. Sonra Harran Üniversitesi, ardından Çanakkale 18 Mart Üniversitesi. Bir ara Ankara’da Gazi Üniversitesi’nden de dersler aldım. En son Marmara Üniversitesi’nde yine Edebiyat okudum.
Birçok dergi, gazete ve sitede yazdım. Farklı televizyonlarda yıllarca süren programlar yaptım veya konuk olarak katıldım. Yedi tane de, farklı yayınevlerinde kitaplar yayınladım. Üçü roman, biri şiir, diğerleri araştırma eserleri.
Kendi kendime hep soruyorum:
Yazmanın ne anlamı var?
Nedir bu böyle yıllardır bıkmadan usanmadan hep okuma ve yazma telaşım.
Belki alışkanlık diyebiliriz…
Manisa Lisesi’ne  gidiyordum. Yol üzerinde bir kitapçı vardı. Bir gün gözüme vitrinde bir kitap ilişti. Bunu mutlaka okumalıyım dedim. Harçlıklarımla aldığım ilk kitaptı. Ve ben o kitabı belki de on defa okumuşumdur. Her köşesini çizip notlar aldığım o kitabı sıkı sıkı kaplamıştım. Yıllarca da yanımda taşıdım. Şimdi maalesef isteyene kitap verme alışkanlığımdan kurtulamadığım için o ilk kitabım da birileriyle kaybolup gitti.
Yazmaya da o kitapla beraber başladım.
12 Eylül dönemleriydi. Edebiyat öğretmenimiz herkese bir deneme yazma ödevi vermişti ve sınıfta okutuyordu. Ben ilk kitabımdan esinlenerek kendimce harika bir şey yazmıştım. Şimdi ne yazdığımı pek hatırlamıyorum. Ama yazımı okuyup bitirdiğimde öğretmen hiç unutamadığım bir şey yaptı. Kolumdan tutup beni azarlayarak çekiştirdi. Pencereye getirdi. Hapishane yakındı ve pencereden tanklar, askerler görünüyordu.
“Seni şimdi götürüp bu askerlere verecek ve hapse tıktıracağım.” dedi. Çok korkmuştum. Yazıda Mehmet Akif’ten alıntılar, istiklal, hürriyet, özgürlük gibi bir şeyler vardı sanırım. Laik ve Kemalist öğretmenimiz bu kelimelerden çok gıcık kapmıştı. Beni ağlatıncaya kadar hakaretler, tehditler yağdırmıştı. İlk yazım yüzünden  daha lisedeyken okuldan kesin atılıyordum, hapishanelerde çürüyecektim. Okumanın ve yazmanın ne kadar tehlikeli bir şey olduğunu ilk o zaman anladım.
Kaderin cilvesi işte başıma böyle bir olay gelmese, o yazıyı okuyup geçsem belki de yazmaya hiç devam etmeyecektim.
Göçmen inadı mı derler bilemedim…
İlk romanımı da lise yıllarımda yazdım. Yine 12 Eylülün karabulutları üzerimizde dolaşırken. Konusu Komünist Bulgaristan zulmünden kaçarak Türkiye’ye gelmeye çalışan bir grup Türk’ün hikayesiydi. Yine baskılar, yine zulüm, yine özgürlük arayışları, yine kaçış…
Bir kış günü okuldan eve geldiğimde defterimi bulamadım. Babam sakladığım ilk romanımı bulmuş, sobaya atıp yakmıştı. O bir devlet çalışanıydı. “Hem kendi başını hem benim başımı belaya sokacaksın, beni işten attıracaksın.” diyerek iyice de azarlamıştı beni. “Bir daha böyle şeyler yazma!” diyerek de son noktayı koymuştu.
Halbuki benim isyankar tarafımı biliyordu…
İşte o gün bu gündür yazıyorum.
Yayınlanan ilk romanım baskısı tükenen, “Sürüden Ayrılma zamanı.”
Bu isimden sonra çok şey söylemeye gerek yok…
Diğer romanlarım yine baskıları tükenen, bir Kürt kızıyla göçmen erkeği anlatan “Rojin,-Ben ve Öteki-” ve “Nereye Baksam Yalnızlık”. Şiir kitabımın adı ise Aşk ve İsyan.
Bazen kendi kendime niye yazıyorum diye sormadan da edemiyorum.
Okumak ve yazmak, dünyanın dertleriyle baş edemeyince hep iyi gelmiştir bana.
Sanırım okumak da, yazmak da hep bir ilaç, bir deva, hayatın zorbalığından bir kaçış olmuştur benim için.
Bir sığınak, bir liman.
Ha bir de bilirsiniz.
Hz. İbrahim ateşe atılınca bir güvercin ağzına aldığı bir damla suyla ateşi söndürmeye uçuyormuş. Görenler gülmüş, “Bu bir damla suyla mı o koca ateşi söndüreceksin?” Güvercin o tek damlayı suya bıraktıktan sonra cevap vermiş. “Ben de biliyorum benim taşıdığım damlalarla ateşin sönmeyeceğini. O ateşi sadece bütün ateşlerin sahibi söndürebilir. Ben sadece kendi tarafımı, İbrahim’den yana olduğumu göstermek için, o ateşi söndürecekmiş gibi uçuşup duruyorum.”
Benim damlacıklarım işe yarar mı yaramaz mı bilmiyorum.
Bu ülkenin insanları bir gün daha özgür, daha adaletli, daha hakkaniyetli, daha insani, daha refahlı, daha demokratik, birbirlerine saygılı, sevgi dolu, mutlu, huzurlu bir hayata kavuşurlar mı bilmiyorum.
Sadece kendime, başkalarına ve tüm sebeplerin üstündeki El’e tarafımı göstermek için okuyor, okuyor, okuyor ve yazıyorum.
Sadece tarafımı belirlemek için…

Dr. Levent BİLGİ
 
Etiketler: Tarafını, Belirle,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
23 Kasım 2020
Şimdi sonbahar; ayrılığın vaktidir
08 Kasım 2020
Julia Roberts, veya Biden Bizi Üzdü
16 Ekim 2020
Agnostisizm veya Senin Teorin Ne ?
15 Eylül 2020
DENMEZ
13 Ağustos 2020
Yaratıcıya İman veya İnkar Şahsidir 1
27 Temmuz 2020
Fehmi Koru, Said Nursi ve Susmak
29 Haziran 2020
İTİBAR
06 Haziran 2020
Zencilerin Protestolarında Beyazların İşi Ne ?
10 Mayıs 2020
Göznüru Annelerimiz
24 Nisan 2020
BU YAZIYI OKUMAYIN, ÖLECEKSİNİZ
30 Mart 2020
Broadway ve Fitne
20 Mart 2020
İNSANLIĞA KORONAVİRÜS MESAJI
16 Mart 2020
Kassandra Damgası veya Koronavirüs
09 Mart 2020
Carpe Diem veya Derviş
02 Mart 2020
Neler Yapmadık Şu Vatan İçin
15 Şubat 2020
ÖZGÜR VE ÖZGÜN
10 Şubat 2020
Çağdaş Müslümanın Çağdaş Prensipleri
28 Ocak 2020
Şehir, Deprem, Toki ve İş bilmek
17 Ocak 2020
DİNÎ DEĞİL, DİN ALGIMIZI DEĞİŞTİRMEK.
03 Ocak 2020
2020 düşünceleri: söz sükut olmak, ilham filan…
26 Aralık 2019
INTERNET KASIRGASI
19 Aralık 2019
Davamız sağ olsun!
02 Aralık 2019
BENİM MUHTEŞEM, KARMAŞIK ALLAH'IM
22 Kasım 2019
KENDİMDEN HABERİM YOK, DÜNYADAN HABERİM OLSA NE OLACAK
06 Kasım 2019
TENKİT, MUHALEFET VEYA İKTİDARLARIN KÖRLEŞMESİ
23 Ekim 2019
Soğan severler derneği
23 Eylül 2019
ELİMİZDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPMAK ARTIK YETERLİ DEĞİL. İMKANSIZ GÖRÜNENİ YAPMALIYIZ
12 Eylül 2019
HASAN CEMAL’E AHMET ALTAN MEKTUBU
27 Ağustos 2019
BİN CAN İLE ARZU EDİLİR BİR SEYAHAT: ÖLÜM
09 Ağustos 2019
KURBAN, KALP VE DOST
06 Ağustos 2019
DOSTLUKLARIN/AŞKLARIN SON KULLANMA TARİHİ
17 Temmuz 2019
DARBELER VE FARELER 1
17 Haziran 2019
KÜÇÜCÜK
22 Mayıs 2019
GOOD WORDS ANOİNT A MAN, İLL WORDS KİLL A MAN
09 Nisan 2019
CRASH
01 Nisan 2019
MİLLİYETÇİLİĞİN PATENTİ MHP’DE GERÇEKLER
12 Mart 2019
MEHMET AKİF’TE İSTİKLAL, HÜRRİYET VURGULARI
04 Mart 2019
SURAT ASMAK HAKKIMIZ.
19 Şubat 2019
YOKSA SİZ BİR AJAN DA MI DEĞİLSİNİZ?
11 Şubat 2019
HÜZÜN Kİ EN ÇOK YAKIŞANDIR BİZE
30 Ocak 2019
Putlaştırdıklarımız 1
25 Ocak 2019
İSTİKRARLI BİR OTOBİYOGRAFİK HİKAYE OLUŞTURMA İHTİYACI.
22 Ocak 2019
BİR MÜNKER NEKİR SOHBETİ
Haber Yazılımı