Yazı Detayı
28 Ekim 2020 - Çarşamba 09:56
 
Türk ve İslam Tarihinin En Büyük Bozgunu
Dr. Vehbi KARA
 
 

Eylül-Ekim 1918 Tarihi İslam ve Türk tarihindeki en acı bozgunların yaşandığı tarih olmuştur. Ne yazık ki bu bozgunun komutanlarını aradan 103 yıl geçtiği halde hala eleştirmekten mahrumuz. Bu nedenle bazı isimleri dile getiremediğim için okuyucularım kusuruma bakmasın.

İngilizler Birinci ve İkinci Gazze savaşları sonucunda mağlup olmuş Üçüncü Gazze Savaşı sonucunda da Osmanlı hatlarını yarmaya muvaffak olamamıştı. Fakat Alman ihaneti sonucu Kudüs 1917 yılında düşmüştü. Berlin ve Viyana’da yeniden Hıristiyanların eline geçen Kudüs ile ilgili törenler yapılmaya başlamıştı.

Alman ihaneti yanında Osmanlı Ordusunda da çarpık düşünceli askerler vardı. 1000 yıılık ata toprağı olduğu halde “Arap çöllerinde ne işimiz var” diyerek resmen bozgunculuk yapan kişilere rastlıyorduk. İşte böyle bir vasatta İslam Tarihinin en büyük bozgununa zemin hazırlanıyordu. Öyle ki Bütün Arabistan yarımadasını, Irak, Suriye, Ürdün, Filistin ve Mısır’ı kaybettiğimiz savaş başlayacaktı.

Ne ilginçtir ki; 1918 Eylül ayına geldiğimizde bütün cephelerde başarılı savaşlar vermiştik. Ordumuz Güney’de Yemen’de Aden Şehrini kuşatmışken Kuzey’de de Grozni yani Çeçenistan’ın başkentine girmişti. Çarlık Rusya’sı yüzyıllar sonra nihayet yenilgiye uğratılmış Brest-Litovsk Barış Anlaşması imzalanmıştı. Ruslara karşı kaybettiğimiz bütün toprakları geri almıştık.

Fakat İngiltere, Kut Savaşlarında Osmanlı devletinin esir aldığı General Towsend sayesinde bazı Osmanlı Generalleri ile anlaşma yapmıştı. Anlaşmaya göre Osmanlı orduları geri çekilecek ve Birinci Dünya savaşı sona erecekti.

Karşılığında neler verildiğini ve neler alındığını sonradan görecektik. Ayasofya Camii, puthaneye çevrilirken Halifelik de kaldırılacaktı. Yeni kurulan devlette ise tek partili bir yönetim kurulacaktı.

İşte bir yıla yakın bir zamanda bugünkü İsrail-Mısır sınırında yığınak yapılmış General Allenby komutasındaki İngiliz ordusu saldırı anını beklemeye başlamıştı. Halbuki Müslüman Hint askerlerinden alınan istihbarat bilgileri sayesinde saldırının gerçekleşeceği Osmanlı Karargahı tarafından biliniyordu.

19 Eylül 1918’de Nablus güneyinde Batıdan-Doğuya doğru 8, 7 ve 4. Orduların savundukları mevzilere karşı büyük bir taarruz harekâtına girişilmiş 7. Ordunun kabul edilemez bir şekilde 8. ve 4. Ordulara haber vermeden ani bir surette geri çekilmesi, 8. ve 4. Orduların imhasına sebep olmuştur.

Neticede Nablus Meydan Muharebesi olarak tarihe geçen bu çatışmalarda; Mareşal Liman Von Sanders’in Yıldırım Ordular Grubu bozguna uğramış, Cevat Paşanın 8. Ordusuyla kuruluşundaki Albay Refet (Bele)’in 22.Kolordusu imha olmuştu. Genelkurmay ATASE Başkanlığı, Birinci Dünya Harbi’nde Türk Harbi isimli kitapta ilgili bölümde “Nablus Meydan Muharebesi 19-21 Eylül 1918, Cild 4, Klasör 2, Sina-Filistin Cephesi, Kroki 55” bu savaş detayları ile anlatılmaktadır.

7.Ordu kuruluşundaki Ali Fuat Paşanın (Cebesoy) 20.Kolordusu ve Albay Ismet (Inönü)’in 3.Kolordusu ağır zayiat vermişti. Ordu Komutanı ise 29 Eylül 1918 akşamı Şam’a ulaşmıştı.

Genelkurmay ATASE Başkanlığı Arşivi, Birinci Dünya Harbi Koleksiyonunda (Klasör 3705, Dosya 28, Fihrist 21;21-1) ve Şükrü Mahmut Nedim, Filistin Savaşı, 1914-1918, (çev. Abdullah Es, Genelkurmay Basımevi, Ankara 1995, sayfa 157, 158.), Yusuf Hikmet Bayur, Türk Inkılabı Tarihi, (1914-1918 Genel Savaşı, Bunların Siyasal Tepkileri, Ankara, Türk Tarih Kurumu Yayını, 1957, cild 3, Klasör 3, sayfa 456, 457.) kitaplarında ve Osmanlı Başkomutanlık Kurmay Başkanlığına yolladığı rapordan bu durum açıkça ortaya konulmaktadır.

Orduların panik içinde geri çekilmesi ve 1 Ekim 1918’de Şam’ın düşmanın eline geçmesinden sonra, Şam-Rayak (Riyak) hattında savunmanın devam edemeyeceğini değerlendirilmişti. Buna karşılık Halep istikametinde çekilme emri verilmesine Ordular Komutanı Mareşal Liman Von Sanders karşı çıkmıştı. Bulunulan mevzilerde savunmaya devam edilmesini istemiş fakat bu emir yerine getirilmemiştir.

Ordu Komutanlarının Filistin cephesinden ağır zayiat verip Şam’a (Riyak), Şam’dan Halep’e ve nihayet Halep’ten de kaçması takriben “40 gün” gibi kısa bir süreçte olmuştur. Bu kadar büyük bir alanın kısa zamanda elimizden çıkması Türk tarihinin en büyük bozgununa işaret etmektedir.

General Allenby’nin yazdıkları notlarda bu bozgun şu şekilde ifade edilmektedir:

“7. ve 8. Orduların çekilme yollarını süvari birlikleriyle tıkayarak her iki Orduyu da büyük ölçüde imha veya esir ettik… 36 saat zarfında 8. Ordu’nun büyük kısmı mağlup edildi. 7. Ordu kıtaları da Samariye tepelerinden geri çekilmeye zorlandı. Piyadelerimiz geri çekilen düşmanı süratle takip ederek süvari kıtalarımızın arasına sürdü. Bunun sonucunda 7. ve 8. Türk orduları bütün silah ve malzemeleriyle elimize düştü.”

Allenby, 24 Eylül’de kalan son birliklerle birlikte toplamda 57 bin esir, 360 top ve üç Türk ordusunun (4., 7. ve 8. orduların) silah ve malzemelerinin ele geçirildiğini ifade etmektedir.

Ingiliz Ordusu Komutanı General Allenby, Şam’a kadar olan Türk Ordusunun harekatını da şöyle anlatmaktadır:

“Eylülün 26. günü, Şam’a doğru ileri harekete geçildiği zaman, 45.000 Türk ve Alman Şam’da veya Şam’a doğru çekilme halinde bulunuyordu. Bütün düşman birlikleri intizamlarını (düzgün dizilme) kaybetmekle beraber, kendilerine vakit kazandırıldığı takdirde ileri hareketimizi geciktirecek bir kuvvet meydana getirebilirlerdi. Fakat 4. Ordunun geri kalan kısmının imhasıyla, 20.000 kişinin esir alınması, buna imkân bırakmadı. Filistin ve Suriye’deki Türk Ordularının, 4.000’i silahlı olmak üzere 17.000’i bulan bakiyesi (geriye kalanı) her türlü teşkilattan, nakil (ulaştırma) vasıtalarından, hatta savunma için bile olsa, faaliyette bulunmaya elverişli her çeşit malzemeden yoksun bir insan kalabalığı halinde, kuzeye doğru kaçmaktaydı…”

19 Eylül 1918’den 26 Ekim 1918 tarihine kadar geçen ve takriben 40 gün devam eden geri çekilme süresince verilen zayiat Yıldırım Ordular Grubu Komutanlığı raporlarında ise şu şekildedir: “75.000 esir, 360 top, 800’den fazla makineli tüfek, 200 kamyon, 44 otomobil, 89 lokomotif, 468 yük ve yolcu vagonu”

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci’ye göre Birinci Dünya Savaşında esir düşenlerin sayısı toplamda 202 bin kadar olup en çok esiri Filistin cephesinde kayıp verdiğimiz ifade edilmektedir.

Bu bozguna çok kızan Harbiye Nazırı Enver Paşa, Fevzi Paşa’ya “Komutanlar ordusunu bırakıp kaçmış, hemen kurşuna dizilmesi için emir vereceğim” demiş ise de kısa bir süre sonra mütarekeye (Mondros) karar verildiğinden dolayı bunu gerçekleştirememişti. Enver Paşa da kısa bir süre sonra ülkeden kaçmak zorunda kalmıştı.

Bir Ordu Komutanı,11-13 Ekim 1918’de Halep’ten Sultan Vahidettin’e çektiği “çok gizli” telgrafta şöyle diyordu “Müttefiken olmadığı takdirde (Ingilizlerle) münferiden behemahal sulhü takarrur ettirmek lazımdır ve bunun için fevt olunacak bir an dahi kalmamıştır.”

Yani padişahın yaveri Naci (Eldeniz) Bey adına gönderilen telgrafta Müttefiklerle veya bu olmadığı takdirde İngilizlerle ayrı olarak ve mutlaka barışı sağlamak lazım geldiği ve bunun için kaybedilecek bir an bile kalmadığı, söylenmiştir.

Ne yazık ki bu olaylar bir cümle ile veya sanki hiç olmamış gibi tarih ve ders kitaplarında geçmektedir. Fakat araştırmacıların çok daha kafa yorması ve belgeler üzerinde çalışma yapması gereklidir. Bunu yapmayanlar almış oldukları maaşı hak etmemektedirler. Bilimin ve bilim adamının da bir namusu vardır ve bunu asla unutmamak gerekir.

Bu mağlubiyetin ordumuz üzerindeki tesiri o kadar büyük olmuştur ki aradan 80 yıl geçtikten sonra Misak-ı Milli” sınırları içindeki Musul ve Kerkük topraklarını kurtarma imkanı iki defa doğduğu halde bunu gerçekleştiremedik.

İlkinde aynı zamanda ordunun komutanı olan Cumhurbaşkanı Özal’a rağmen Genelkurmay Başkanı Torumtay istifa ederek harekatı engellemiştir. Diğer ordu komutanları da Genelkurmay Başkanı yanında yer almış ve sonucunda harekat durdurulmuştur.

İkincisi ise 2003 yılında gerçekleşmiştir. Ak Parti Hükümetinin daha ilk yıllarında tarihe “1 Mart Teskeresi” olarak geçen TBMM kararı ile ordumuz harekata katılamamıştır. İlginçtir bu kararın geçmemesine sebep olarak ABD’nin Türkiye’yi işgal edeceği gibi akla ziyan sözler söylenmiş buna omuzu kalabalık bir çok general ve devlet adamı da destek olmuştur. Bu konudaki sözlerimden dolayı Saadet Partisinin sözcülüğünü yapan bir gazete aleyhimde demedik laf bırakmamıştır.

Bu yazıyı 12 Eylül 1980 ve 28 Şubat 1997 yılında ordudan atılan subayların neden atıldığını anlamak isteyenler için önemli bir delil olarak gösteriyorum. Asker; belki 50 yıl beslenir fakat gerektiği zaman ucunda ölüm olsa dahi savaşmak zorundadır. Dünyanın her yerinde geçerli olan bu kuralı Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Erhan Afyoncu’ya özellikle hatırlatmak ve öğretmenlerimize duyurmak isterim.

Yıllarca Deniz Harp Okuluna cami yaptırmak için çırpınıp duruyorum. Yazdığım yazıları sağır sultan bile duydu. Lakin askeri okul yöneticileri hala uyuklamaya devam ediyor. Umulur ki ibret alınır…

Son olarak Nablus Savaşının dile getirdiği birkaç kitabı arz etmek istiyorum. Zira kaynaklara dayanmadan uydurma yazı yazdığımı söyleyenlerin gözlerine sokmak icap ediyor:

Vehbi Kara, Nablus Savaşı, Armagedon Savaşı, Yeni Akit İnternet Arşivi.Sabahattin Selek, Anadolu Ihtilali, cild 1 , 4. baskı, Burçak Yayınevi, Istanbul 1968, sayfa 29.Yusuf Hikmet Bayur, Türk Inkılabı Tarihi, 1914-1918 Genel Savaşı, Bunların Siyasal Tepkileri, Türk Tarih Kurumu Yayını, cild 3, Klasör 3, Ankara 1957, sayfa 461.Necati Çankaya, Atatürk’ün Hayatı, Konuşmaları ve Yurt Gezileri, Tifduruk Matbaası, Ankara 1995, sayfa 22.Vamik D. Volkan ve Norman Itzkowitz, Ölümsüz Atatürk, Bağlam Yayınları, Ankara 1998, sayfa 152.Murat Bardakçı, M. Kemal’in Kaleminden: Orta Doğu’yu nasıl kaybettik?, Hürriyet gazetesi, 12 Ocak 2003, sayfa 18.Ayfer Özçelik, Ali Fuat Cebesoy Hayatı ve Faaliyetleri, Basılmamış Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi Türk Inkılâp Tarihi Enstitüsü, 1989, sayfa 119.Güngör Cebecioğlu, Atatürk ve Güney Cephelerimiz, Basılmamış Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi Türk Inkılâp Tarihi Enstitüsü, 1991, sayfa 56.Liman Von Sanders, Türkiye’de Beş Yıl, çev. M. Şevki Yazman, Burçak Yayınevi, 1968, sayfa 352.H.C. Armstrong, Bozkurt, Kemal Atatürk’ün Yaşamı, 5. baskı, Çev. Gül Çağalı Güven, Arba Yayınları, Istanbul 1997, sayfa 75, 76.Ismail Hilmi Danişmend, Izahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi, Türkiye Yayınevi, Istanbul 1955, cild 4, sayfa 449, 450.Kemal Arı, Birinci Dünya Savaşı Kronolojisi, Genelkurmay Basımevi, Ankara 1997, sayfa 391.Lord Kinross, Atatürk, Bir Milletin Yeniden Doğuşu, çev. Necdet Sander, 14. baskı, Altın Kitaplar Yayınları, Istanbul 2003, sayfa 157.General Fahri Belen, 20. Yüzyılda Osmanlı Devleti. Aktaran: Mustafa Armağan.Sabahattin Selek, Ismet Inönü, Hatıralar, Bilgi Yayınevi, Ankara 1985, cild 1, sayfa 27.Sabahattin Selek, Anadolu Ihtilali, Istanbul, Burçak Yayınevi, 1968 cild 1, sayfa 31.Ekrem Buğra Ekinci, Osmanlı’nın Çöküşü, Timaş Yayınları, Istanbul 2014, sayfa 76.Murat Sertoğlu, Mareşal Çakmak’ın Hatıraları, Hürriyet Gazetesi, sayfa 3, 11 Nisan 1975.Dr. Hasan Gümüşoğlu, Intikalinden Ilgasına Osmanlı’da Hilafet, Kayıhan Yayınları, Istanbul 2011, sayfa 260.Atatürk’ün Bütün Eserleri, cild 2, Istanbul 2003, Kaynak Yayınları, sayfa 232.Enver Ziya Karal, Osmanlı Tarihi, Ikinci Meşrutiyet ve Birinci Dünya Savaşı, 1908-1918, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1996, cild 9, sayfa 538, 539.

Dr. Vehbi KARA
 

 
Etiketler: Türk, ve, İslam, Tarihinin, En, Büyük, Bozgunu,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
23 Kasım 2020
Ülkenin Büyümesi için Devletin Küçülmesi Şarttır
17 Kasım 2020
Ne Mutlu 'Azınlıktanım' Diyene!
16 Kasım 2020
İlimlerin Şahı ve Padişahı
12 Kasım 2020
Zafere Ramak Kala Yine Ateşkes
10 Kasım 2020
Bir Büyük Amiralin Hikâyesi
08 Kasım 2020
Uçaklar Savaş Gemileri Tanklar Demir Tabut Oldu
07 Kasım 2020
Savaş Stratejilerini Değiştiren Türk
31 Ekim 2020
Faiz ve Devletçilik Kıskacındaki Türkiye Ekonomisi
29 Ekim 2020
Hadisi Şeriflerin Önemi
26 Ekim 2020
Topyekün Eğitim Reformunda Yapılması Gerekenler
22 Ekim 2020
Zaman Tarikat Değil Reyting Zamanıdır
16 Ekim 2020
FETÖ’yü ve Deccali Tanıma Rehberi
15 Ekim 2020
Emekli İnkılapçı Subaylar Kadar Olamadık
15 Ekim 2020
Emekli İnkılapçı Subaylar Kadar Olamadık
13 Ekim 2020
Faiz Yerine Karzı Hasen Ne Güzeldir
10 Ekim 2020
Adalet Kavramı ve Türkiye Cumhuriyeti
06 Ekim 2020
Karabağ Harekatı Yarım Kalmasın
03 Ekim 2020
Dünyanın En Dalavereci Ülkesi
23 Eylül 2020
Darbeci Generaller Keyif Sürerken Mağdur Ettikleri Askerlerin Durumu
20 Eylül 2020
İntizam ve Terakkiden İstanbul Sözleşmesine Sosyal Değişim
17 Eylül 2020
Bediüzzaman’ın Mesleği Kardeşlik Üzerinedir
13 Eylül 2020
Materyalist Eğitim Bakanlığı Nasıl Milli Olur?
11 Eylül 2020
Avrupa Alimlerini Suçüstü Yakalayan Adam
09 Eylül 2020
Aileyi Yok Etmek Maksadıyla Ankara’da Kotarılan Kararlar
08 Eylül 2020
Modern Köleliğin Sonu Kitabı
04 Eylül 2020
Gıybet ve Arkadan Konuşma Hakkında
01 Eylül 2020
Halifelik Kurumu Nasıl Teşekkül Etmelidir?
31 Ağustos 2020
Meclis Uhdesindeki Halifelik Yeniden İhya Edilmelidir
28 Ağustos 2020
Bediüzzaman’ın Medresetüz Zehra Projesi
24 Ağustos 2020
İstanbul’umuzun Beyrut Gibi Olmaması İçin Kanal İstanbul Gereklidir
23 Ağustos 2020
Kayıt Dışı Ekonomi ve Çözümleri Kitabı
19 Ağustos 2020
Hani Avrupa Ayağa Kalkacaktı?
14 Ağustos 2020
Yalancının Mumu 51 Senedir Yanıyor
11 Ağustos 2020
Kadına Şiddet Şapka İle Başladı
08 Ağustos 2020
Fuat Sezgin’in Arapçanın Üstünlüğüne Dair Görüşleri
04 Ağustos 2020
Dinsizler Kuran’ın Tercümesini Niçin İstiyorlar?
03 Ağustos 2020
Necip Fazıl Kısakürek’i Farklı Gösteriyorlar
28 Temmuz 2020
Ölümü Unutmuş İnsanlara Bir İbret Dersi
19 Temmuz 2020
Böyle Anayasa Olmaz
17 Temmuz 2020
Feto’nun Dümen Suyuna Giren Dinsiz Olur
16 Temmuz 2020
Darbecilerinin Verdiği Kararların Hükümsüz Sayılması
12 Temmuz 2020
Ayasofya Kararı Sonrasında Neler Olacak?
09 Temmuz 2020
Kuran Nedir ve Tarifi Nasıldır?
07 Temmuz 2020
Faiz En Büyük Günahlardan Bir Tanesidir
04 Temmuz 2020
Kapitalizm Kadını Köle Olarak Kullanıyor
03 Temmuz 2020
Allah Selamet Versin
27 Haziran 2020
İnsanlarla Dalga Geçiyorlar
25 Haziran 2020
Ölen Ölür Kalan Sağlar Bizimdir Politikası
24 Haziran 2020
Sınıfsız Toplum İlkelliğin Temelidir
23 Haziran 2020
İnsanlar Hürriyeti Elde Etseler de Yine Abdullahtırlar
21 Haziran 2020
Bahriye’de 15 Yıl Kitabı
13 Haziran 2020
Hutbenin Arapça Okunmasının Hikmetleri
11 Haziran 2020
Hutbe Ne Zamandan Beri Türkçe Okunuyor?
10 Haziran 2020
Cuma Hutbesinin Tesirli Olması İçin
09 Haziran 2020
Feto’nun Derin İlişkiler Süreci
06 Haziran 2020
FETÖ Elebaşı Gülen’i Tanıyalım
12 Mayıs 2020
Korona Sonrası Dönemde İşsiz Kalmanın Sonuçları
08 Mayıs 2020
FETÖ Elebaşı Gülen’i Tanıyalım
04 Mayıs 2020
Modern Köleliğin Sonu
03 Mayıs 2020
CAMİDE DANS VAR
30 Nisan 2020
Lut Kavminin Sapkınları Hala Yaşıyor
28 Nisan 2020
İNSAN DÜNYAYA NEDEN GÖNDERİLMİŞ
26 Nisan 2020
Libya’da Yedi Düvel ile Savaşıyoruz
21 Nisan 2020
Alkollü İçki Serbest Sigara Haram
18 Nisan 2020
Korona Sonrası Dönem ve Yeni Bir Dünya Gerçeği
17 Nisan 2020
Bediüzzaman Said Nursi’nin Memuriyet Hizmeti
12 Nisan 2020
Özel Mülkiyet ve Hürriyet Devri
09 Nisan 2020
19 Mayıs 1915’te Çanakkale’de Neler Oldu?
31 Mart 2020
Uzaktan Kumanda İle Çalışma Şekilleri
30 Mart 2020
Çalışma İlişkilerinde Yeni Dönem
26 Mart 2020
Korona Virüsünün Hatırlattığı İnsanın Büyük Yolculuğu
25 Mart 2020
Miraç Mucizesinin Hediyeleri Nelerdir?
22 Mart 2020
Cevşen Duasını Bir de Okuyanlardan Dinleyin
19 Mart 2020
Cuma Namazı Hür İnsanlar İçin Farzdır
17 Mart 2020
Hastalıkların Hikmeti Hakkında
12 Mart 2020
Tunus’a Silah İhracatı
10 Mart 2020
Rusya’nın da Karizması Çizildi
08 Mart 2020
Kem Söz Sahibine Aittir
08 Mart 2020
Şia ve Vahhabi Kıskacında Kalan Müslümanlar
29 Şubat 2020
TOPLU VURDUKÇA YÜREKLER ONU TOP SİNDİREMEZ
27 Şubat 2020
Rusya’nın Boğazını Sıkma Zamanı Geldi
24 Şubat 2020
Kızıl Elma Değil Misak-ı Milli Esastır
20 Şubat 2020
Asker Ülkeyi Savunmak ve Savaşmak İçin Beslenir
15 Şubat 2020
Bir Tek Sigara Kaldı
14 Şubat 2020
Türk Tokadının Sesi Tahran’dan Duyulmalıdır
11 Şubat 2020
Atanmışlar Seçilmişlere Karşı Asker Gibi Selam Durmalıdır
09 Şubat 2020
SURİYE VE FİLİSTİN'İN GELECEĞİ
06 Şubat 2020
İki Dünyada Hesap Veremezsiniz
04 Şubat 2020
İDLİB OPERASYONU BAŞLAMAK ÜZERE
01 Şubat 2020
DEPREM VİRÜS VE HİKMETLERİ
30 Ocak 2020
Deccal Aldatıcı Demektir
27 Ocak 2020
Mehdi İnkârcıları Bilsinler Ki
25 Ocak 2020
Kadınların İş Hayatı İçin Zorlanmasına Gerek Yoktur
23 Ocak 2020
İslam Ülkeleri Ortak Savunma Araçları Üretimi
21 Ocak 2020
MİLLETİMİZİ SİNSİCE FAİZE ALIŞTIRIYORLAR
18 Ocak 2020
İRAN YALAN CUMHURİYETİ
16 Ocak 2020
Yalancılık ve FETÖ İlişkisi
13 Ocak 2020
Haydut ABD Muavenet’imizi Vurmuştu
11 Ocak 2020
ADNAN TANRİVERDİ PAŞA'YA NİÇİN SALDIRIYORLAR?
07 Ocak 2020
ASKER VATAN MENFAATİ UĞRUNA ÖLMEK İÇİN VARDIR.
04 Ocak 2020
Keşifler Çağının Öncüsü Müslüman Amiral Zheng He
02 Ocak 2020
Abdülhamid Han’ın Konya Suyolu ve Köprüsü Projesi
31 Aralık 2019
PARİS ELÇİSİ YİRMİSEKİZ MEHME T ÇELEBİ ’NİN KANAL RAPORU
28 Aralık 2019
SOKULLU ’NUN YAPAMADIĞI STALİN'İN BAŞARDIĞI SUYOLU
26 Aralık 2019
Batılılar Müslümanları Nasıl Aldatıyor?
24 Aralık 2019
Menemen Hürriyeti Boğma Operasyonudur
21 Aralık 2019
HOCAM, BEN DE O SÜRÜ'NÜN BİR NEFERİYİM.
21 Aralık 2019
ALKOL VE KADINA ŞİDDET
19 Aralık 2019
İslam Ülkeleri Arasında Savunma İşbirliği Neden İstenmiyor?
18 Aralık 2019
Barış Pınarı Harekâtı ve Geleceğe Yansımaları
14 Aralık 2019
Dünyanın En Tehlikeli Suyollarından Bir Tanesi İstanbul Boğazı’dır
06 Aralık 2019
BATIDA VE TÜRKİYE'DE KADINA ŞİDDET
30 Kasım 2019
BATIDA VE TÜRKİYE ’DE KADINA ŞİDDET
30 Kasım 2019
İCTİHAD KAPISI AÇIK MIDIR?
26 Kasım 2019
Darbeci General Büyükanıt’a Hakkımızı Helal Etmiyoruz
22 Kasım 2019
Deniz Harp Okulunda Değişenler ve Değişmeyenler
Haber Yazılımı