Yazı Detayı
29 Kasım 2020 - Pazar 22:02
 
“Vefat”
Mücahit GÜLER
 
 

 Dün akşam saatleriydi. Din kardeşlerimizle güzel bir hasbihalin içindeyken yüreğimizi yakan acı haber bizlere ulaştı. Dedem vefat etmişti, haberi ilk duyduğumda aklıma gelen "Onlar; başlarına bir musibet gelince, Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz derler." (Bakara Suresi, 156) ayeti oldu. Bir musibet ama Rabbimizi hatırlatan bir musibet… 

      Ölüm, mutlak gerçek…. Tabii kimileri için kaçınılmaz son, kimileri için vuslat...Bu dünyadan göçen içinde, geride kalanlar için çok zor bir durum. Bu dünyadan göçen vereceği hesabın zorluğunu düşündüğü için çok zorlanacaktır. Daha hazır olmadığını, yapacak çok işi olduğunu ya da yeteri kadar kulluk yapamadığını düşünecektir, eksik kalan imtihanlarını veya geçemediği imtihanları olduğunu düşünecektir. Öldükten sonra pişman olduğu olaylar aklına gelecek ve keşke keşke yapmaz olaydım dediği şeyleri hatırlayacaktır. Ama bütün bunların hepsi nafile çırpınışlar olacaktır. İnsan bugüne kadar nasıl bir hayat yaşadıysa o şekilde diriltilecektir. “Nasıl yaşarsak öyle ölürüz. Nasıl ölürsek öyle diriltiliriz.” Yaşam tarzımız ahiretteki durumumuzun birer yansımasıdır. Bundan dolayı birer ölüm adayları olarak oturup kendimizi hesaba çekmeliyiz. Ölüm, müstakbel ölümlüler için içinde nice hikmetler barındırmaktadır, tabii bakmasını bilene...Ölüm gelmeden evvel ölmeliyiz. Zira öldükten sonra ölmenin bir manası olmayacaktır.

     Geride kalanlar ise bir yandan vefat edenin yokluğundan dolayı perişan oluyor, onun yokluğuna nasıl dayanacağını düşünüyor. Diğer yandan onun kabirdeki durumunu, ahiretteki durumunu merak ediyor. Halbuki merak etmek onun ahiretine bir faydası olmaz. İnsanlar vefat edenler için ağlıyor, halbuki geride kalanlar kendileri için ağlamalı. Ağlayıp sızlamanın ahirette bir faydası yok. Çocukları ve torunları olarak eğer Allah’ın ve Peygamberin razı olacağı bir hayatı yaşarsak, yaşam tarzımızı onların belirlediği bir hayatı içselleştirirsek hem kendi ahiretteki durumumuza hem de onun ahiretteki durumuna yardımcı oluruz. Eğer bu şekilde yaşamıyorsak oturup halimize ağlamalıyız. 

     Dedemle her ne kadar çok vakit geçiremesem de insanların onu hep hayırla yad ettiğini, onun faziletinden bahsettiklerini gördüm. Onun iyiliğinden, takvasından bahsederlerdi, insanlar içinde bir ağırlığı vardı. Dedem hatasıyla sevabıyla bir hayat yaşayıp imtihanını tamamladı. Hayattayken çok sıkıntı da çekti. Rabbim çektiği sıkıntıları günahlarına kefaret eylesin. Huzuruna temiz bir şekilde alsın. Dedem bakıldığında Allah’ı hatırlatan biriydi, biz onu bu şekilde ahirete uğurladık. İnşallah Rabbim de onu bu şekilde huzuruna kabul eder. 

    Geride kalanlar kendilerini sadaka-i cariye olarak görmeli ve kendilerini düzelterek Allah’ın razı olacağı bir hayatı yaşamalı. Bu olay bizleri Allah’a daha fazla yaklaştırmalı, kul olduğumuzun farkındalığını artırmalı. Ölümler ‘check-up’ misali gibidir. Hastaneye gidip baştan aşağı nasıl kontrol yapıyorsak, bir ölüm olayını duyduğumuzda da bütün niyetlerimizi ve amellerimizi kontrol etmeliyiz. Eksik yanlarımızı tamamlama fırsatı veren Rabbimize hamd ederek kendimizi düzeltmeliyiz. Bu şekilde davranırsak hem geride kalanlar için hem vefat edenler için daha hayırlı olur. Rabbim bizlere gereği gibi yaşayanlardan olmayı nasip etsin.
 
Mücahit GÜLER

 
Etiketler: “Vefat”, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
10 Nisan 2021
Bağlılık Mı, Bağımlılık Mı, Bağımsızlık Mı?
04 Nisan 2021
ZULÜM VAR! (D)UYUYOR MUYUZ? 1
21 Mart 2021
Absürt Sözleşme İstanbul Sözleşmesi
14 Mart 2021
Değersiz Şeylerle Zenginleşmek, Değerlerinden Fakirleşmek…
13 Mart 2021
Çanakkale Şehitlerini Kapitalizme Meze Yapılmasına Sessiz Mi Kalacağız?⠀
10 Mart 2021
Duyguda radikalleşmek düşüncede taassuplaştırır, davranışta şiddete sevk eder 2
09 Mart 2021
“Duyguda radikalleşmek düşüncede taassuplaştırır, davranışta şiddete sevk eder”⠀
03 Mart 2021
Çin’in Zulmü: Gördüm, Duydum ve Konuşuyorum
27 Şubat 2021
28 Şubat Bir Zihniyet Meselesidir.
20 Şubat 2021
Misalin Dünya Mı, Güneş Mi?
05 Şubat 2021
Davranışlar Düşüncelerimizin Birer İzdüşümüdür!
27 Ocak 2021
Prof. Mustafa Öztürk’ün Çıkmaz Sokağı-3
19 Ocak 2021
Dinamik Popülizm Ve Statik STK’lar 2
10 Ocak 2021
Dinamik Popülizm Ve Statik STK’lar 1
02 Ocak 2021
Yüreğini ‘‘Mekke’’ Kılana, Allah ‘‘Medine’yi’’ Bedenine Yansıtır
27 Aralık 2020
Materyalist Bir Okuma mı? Rahmani Bir Okuma mı?
21 Aralık 2020
Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlamı ve Mâhiyeti
11 Aralık 2020
Prof. Mustafa Öztürk’ün Çıkmaz Sokağı-1         
06 Aralık 2020
Mustafa Öztürk’e Gösterilen Duygusal Tepkilerin Analizi
25 Kasım 2020
“Ey Dipdiri Meyyit”
17 Kasım 2020
Mağaramız ve Kurtuluş Yolları
10 Kasım 2020
Diziler İnsanları Zehirliyor...
04 Kasım 2020
Sayın Ahmet Hakan Niyetiniz Nedir?
30 Ekim 2020
Eleştirel Düşünme Ahlakı 3
28 Ekim 2020
Mevlid Kandil’inin Önemi Ve Mesajı
18 Ekim 2020
Cübbeli’nin Platonik Derin Devlet Sevdası
16 Ekim 2020
İnsanlığı Mahkum Etmeyelim
15 Ekim 2020
Eleştirel Düşünme Ahlakı 4
08 Eylül 2020
‘‘Davranışlar Çatışmaz, Duygular Çatışır; Davranışlar Uyuşmaz, Duygular Uyuşur’’
31 Ağustos 2020
Eleştirel Düşünme Ahlakı 1
24 Ağustos 2020
Talip Hangi Sevgiye Talipsin?
22 Ağustos 2020
Birey Olmadan İnsan Olamayız...!
08 Ağustos 2020
Ağzımızdan Çıkan Her Söz İmtihanımız, Kırdığımız Her Kalp Odunumuz Olacak…!
30 Temmuz 2020
Bu Bayramda İsmail’lerimizden Hangisini Keseceğiz?
26 Temmuz 2020
“Koç’un Bildirisini Analiz Edelim”⠀
22 Temmuz 2020
Mesele cinsiyet meselesi değil, şahsiyet meselesidir…!
20 Temmuz 2020
Müminin Mesuliyeti
03 Temmuz 2020
Yerli ve Milli 3D Nesli Geliyor!
25 Haziran 2020
Hülya Avşar’a Birkaç Nasihat
13 Haziran 2020
İşlediğimiz Günahlar Kalbimizi Daraltıyor Mu?
09 Mayıs 2020
TALEP, TALİBİN AYNASIDIR
18 Nisan 2020
Musibetlerin Hikmetine Vasıl Olmak
30 Mart 2020
Din-Bilim İlişkisi
10 Mart 2020
"el-Hakim"in Hikmetsiz Yaşayan Kulları
24 Şubat 2020
KATEGORİ DIŞI MÜSLÜMANLIK…
04 Şubat 2020
Sorun Trump’ta değil, Müslümanlarda…
01 Şubat 2020
Allah'ın Kulunu Sevmesi...
Haber Yazılımı