Yazı Detayı
16 Ocak 2020 - Perşembe 11:13
 
Yalancılık ve FETÖ İlişkisi
Dr. Vehbi KARA
 
 

Feto’nun mahiyetini anlamak için şu hadis-i şerifi dikkatle düşünmek gerekiyor:

“Bir kulun kötülük ve mâsiyeti (günahları, isyanı) son haddini bulduğu zaman o kul, gözlerine hâkim olur; istediği zaman yaş dökerek ağlar.” (İbni Adiyy: Akabe İbni Amir; Muhtaru’l Ehâdis, s. 11, 80 No’lu hadis.)

Demek ki dehşetli bir şahıs insanları etkilemek ve zehirini kusmak için ortaya çıkacak ve ağlayıp sızlayarak insanları aldatacaktır.

15 Temmuz 2016 FETÖ darbesinden sonra en akılsız insan dahi anladı ki bu örgütün lideri Feto, müthiş bir aldatıcıdır ve amacına ulaşmak için her türlü yalanı, desiseyi kullanacak cinsten bir insandır. Bu insanlarda amaca ulaşmak için her yol mubahtır.

Zaten darbeci olarak yakalanıp mahkemeye çıkarılan müritleri de aynı kendisi gibi yalan söylemekten zerre kadar rahatsız olmayan tiplerdir. Kameralarda elinde silah ile görüntülendikleri halde dahi inkâr edecek kadar kişilikleri zedelenmiş adeta büyülenmiş insanlar ile karşı karşıya kalıyoruz.

Hastalık bellidir. Peki, tedavisi nasıldır? İşte bu FETÖ örgütünün ve liderleri Feto’nun içine düştüğü dehşetli hasletlerden kurtuluşun yegane çaresi doğruluktur. Konunun önemi nedeniyle ayet ve hadislerden yola çıkarak yalan söylemenin ne derece çirkin olduğunu izah etmeye çalışalım.

Ayet mealinde Allah şöyle buyuracaktır: “Bu, doğrulara, doğruluklarının fayda vereceği gündür. Onlara, içinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş ve kazanç budur” (Mealli Kuran - Maide süresi ayet 119)

Bir hadiste ise “Allah’a verdiğiniz sözde durun. Zira Allah sadıklarla beraberdir. Yalandan da uzak durun. Zira yalanla iman bir arada bulunmaz”.

Yine doğruluk üzerine Bediüzzaman Said Nursi’nin sözlerden bir demet:

  • Muhammed-ül Emin Aleyhissalâtü Vesselâm'ı a'lâ-yıilliyyîne (en yüksek seviyeye) çıkaran sıdktır ve doğruluktur.
  • Sahabeler ise sıdk ve doğruluk için, can ve mal ve peder ve validelerini ve kavim ve kabilelerini feda edip, sıdk ve hak için fedai olmuşlardır.
  • Sual- Herşeyden evvel bize lâzım olan nedir?
    Cevap- doğruluk.
    S- Daha?
    C- Yalan söylememek.
    S- Sonra?
    C- Sıdk, sadakat, ihlas, sebat, tesanüddür.
  • Eğer biz, doğru İslâmiyet'i ve İslâmiyet'e lâyık doğruluğu ve istikameti göstersek, bundan sonra onlardan (diğer dinlerin müntesiplerinden) fevc fevc (grup grup) İslam’a dâhil olacaklardır.
  • Hayat-ı içtimaiyemizin (toplum hayatımızın) esası olan sıdkı, doğruluğu içimizde ihya edip onunla manevî hastalıklarımızı tedavi etmeliyiz.Evet sıdk ve doğruluk , İslâmiyet’in hayat-ı içtimaiyesinde ukde-i hayatiyesidir. Küfür, bütün enva'ıyla kizbdir, yalancılıktır. İman sıdktır, doğruluktur.
  • Necat (kurtuluş) yalnız sıdkla, doğrulukla olur. "Urvet-ülvüska" (çok sağlam kulp) sıdktır. Yani, en muhkem ve onunla bağlanacak zincir doğruluktur. Amma maslahat için kizb ise, zaman onu nesh etmiştir. (ortadan kaldırmıştır)
  • Evet, her söylediğin doğru olmalı, fakat her doğruyu söylemek doğru değil. Bazen zarar verse sükût etmek. Yoksa yalana hiç fetva yok. Her söylediğin hak olmalı, fakat her hakkı söylemeğe senin hakkın yok. Çünki hâlis olmazsa sû'-i tesir eder; hak, haksızlıkta sarfolur.
  • Hâlbuki o zamandan sonra (asr-ı saadetten sonra), gitgide ve gele gele sıdk ve kizb (doğruluk ve yalan) ortasındaki mesafe azala azala, omuz-omuza geldi. Bir dükkânda, ikisi beraber satılmağa başladığı gibi, ahlâk-ı içtimaiye bozuldu. Propaganda-i siyaset, yalana fazla revaç verdi. Yalanın müthiş çirkinliği gizlenip, doğruluğun parlak güzelliği görünmemeye başladığı zamanda, kimin haddi var ki, sahabenin adalet ve sıdk ve ulviyet ve hakkaniyet hususundaki kuvvetlerine, metanetlerine, takvalarına yetişebilsin veya derecelerinden geçsin.
  • Yol ikidir: Ya sükût etmektir. Çünki söylenilen her sözün doğru olması lâzımdır. Veya sıdktır. Çünki İslamiyet’in esası, sıdktır. İmanın hassası, (özelliği, göstergesi) sıdktır. Bütün kemalâta îsal (yönlendirici) edici, sıdktır. Ahlâk-ı âliyenin hayatı, sıdktır. Terakkiyatın mihveri (merkezi) sıdktır. Âlem-i İslâm'ın nizamı, sıdktır. Nev'-i beşeri kâ'be-i kemalâta îsal eden, sıdktır. Ashab-ı Kiram'ı bütün insanlara tefevvuk ettiren (üstün kılan) sıdktır. Muhammed-i Hâşimî Aleyhissalâtü Vesselâm'ın meratib-i beşeriyenin (insani mertebelerin) en yükseğine çıkaran, sıdktır.

İşte Feto, denilen zındık, her gün haşa Peygamber Efendimizle (asm) konuştuğunu söyleyebilecek kadar rahat yalan söyleyebilen bir insandır. Bazen kendisini Hazreti İsa, yok eğer yutmadılarsa geriye dönüp Mehdi ilan ederek zavallı insanları kandırıp fitne ateşi içine atmaktadır.

Haydut ABD, elbette böylesine yetenekli insanları kaçırmaz. Bu kadar çok yalan söyleme kabiliyeti herkeste bulunmaz. Rol yapma konusunda Hollywood artistleri bile eline su dökemez. İşin kötüsü bu yeteneğini muhataplarına kabul ettirecek kadar ikna etme yönü de vardır. Muhtemelen büyü sihir gibi İslam’ın reddettiği her türlü yolu kullanıyordur.

Elbette ABD böyle birisi ile ilişkiye geçerek menfaatleri doğrultusunda kullanmaya çalışır. Nitekim kullanma ömrü sona eren Abdullah Öcalan’ı Türkiye’ye teslim etmiş çok fazla umut bağladığı Feto’yu Pensilvanya’daki sarayına almıştır. İşe yaramadığı anda da yani kullanım ömrü sona erdiğinde işini bitirmekten çekinmeyecektir.

Çok kullanışlı bir eleman olan bu zındığı; her türlü kışkırtıcı operasyonda kullanabilmektedir. ABD’li olduğu için kolayca deşifre edilebilen CIA elemanları, FETÖ okullarında kolaylıkla çalışıyor gibi görünerek kendilerini gizleyebilmektedir. FETO sayesinde her türlü kirli işi yapabildikleri için böylesine kabiliyetli elemanını Türkiye’ye vermemesine şaşmamak gerekir tabii.

Burada Feto’nun çok rahatlıkla yapabildiği yalancılık üzerinde durmak gerekiyor. Elbette İslam ahlakına uygun olmayan türlü türlü fitne ve desiseyi kullanabilmektedir lakin yalancılıkta kimse eline su dökemez. Kizb yani yalan ise İslam’ın reddettiği çok çirkin bir harekettir.

FETÖ örgütü ve elebaşı F. Gülen, yaptığı fitne eylemleri ve İslam düşmanlığı ile tarihin kara sayfalarına geçmiştir.  İnsanlığın ortaya çıktığı tarihten kıyamete kadar bu kadar büyük bir aldatıcı komite, gelmemiş ve gelmeyecektir. Öyle işler yapmışlardır ki; Şeytan kendi halinden utanmaktadır. Çünkü insanoğlunun içinden çıkan bu şahısları gördükçe “ben bunlar kadar muvaffak olamadım” diyerek şeytanlıkta dahi geri kaldığını itiraf edecektir.

İslam Deccalı unvanını hak edecek kadar azgınlaşmış bu örgüt lideri, bağlılarını dinin en hassas konularını kullanarak etkilemeye çalışmaktadır. İslam’ın reddettiği büyücülüğü dahi en iğrenç metotları kullanarak icra etmektedir. Bir dolarlık banknotlar ve “Kıtmir Büyüsü” adı verilen efsunlu belgeler, orta yerdedir. Bunu inkâr da etmiyorlar.

Feto’nun sapkınlığını anlatmak için makalelerimde ne derce azgınlaştığını anlatmaya çalışıyorum. Bu sayede Feto sapkınlığının boyutlarını gözler önüne seriliyor. Bir zamanlar bu sözlerimden dolayı ağır hakaretlere uğramıştım. Lakin ne zaman ki Feto “Hristiyanlar Müslümanları öldürmez, tecavüz etmez” diye konuşunca ve 15 Temmuz darbesi ortaya çıkınca “yahu bu Feto gerçekten bu çok büyük bir sapıkmış” demeye başladılar. Ne çare ki darbe yapılmış 250 aslan kardeşimiz şehit olmuş binlerce yaralı vermiştik. Bade harabil Basra…

Bahriyede bunlarla 15 yıl mücadele ettim. Maalesef namazına başlamış olan arkadaşlarımı namaz kılmaktan alıkoydular. Oruç tutan arkadaşlarıma engel oldular. Bunlar yetmemiş gibi içki içmeyi ve her türlü ahlaksız davranışı yapmayı olağan hale getirdiler.

Bu çirkin günahlara akla hayale gelmedik bahaneler bulup insanları aldatmaya çalıştılar. Lakin büyünün tesiri öyle büyüktür ki ibahe mezhebinden oldukları halde bunca fenalıkları ayan beyan ortaya çıktıktan sonra dahi hala bunun etkisinden kurtulamayan tutum ve davranışları gösteriyorlar, vesselam…

Dr. Vehbi KARA 

 
Etiketler: Yalancılık, ve, FETÖ, İlişkisi,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
27 Haziran 2020
İnsanlarla Dalga Geçiyorlar
25 Haziran 2020
Ölen Ölür Kalan Sağlar Bizimdir Politikası
24 Haziran 2020
Sınıfsız Toplum İlkelliğin Temelidir
23 Haziran 2020
İnsanlar Hürriyeti Elde Etseler de Yine Abdullahtırlar
21 Haziran 2020
Bahriye’de 15 Yıl Kitabı
13 Haziran 2020
Hutbenin Arapça Okunmasının Hikmetleri
11 Haziran 2020
Hutbe Ne Zamandan Beri Türkçe Okunuyor?
10 Haziran 2020
Cuma Hutbesinin Tesirli Olması İçin
09 Haziran 2020
Feto’nun Derin İlişkiler Süreci
06 Haziran 2020
FETÖ Elebaşı Gülen’i Tanıyalım
12 Mayıs 2020
Korona Sonrası Dönemde İşsiz Kalmanın Sonuçları
08 Mayıs 2020
FETÖ Elebaşı Gülen’i Tanıyalım
04 Mayıs 2020
Modern Köleliğin Sonu
03 Mayıs 2020
CAMİDE DANS VAR
30 Nisan 2020
Lut Kavminin Sapkınları Hala Yaşıyor
28 Nisan 2020
İNSAN DÜNYAYA NEDEN GÖNDERİLMİŞ
26 Nisan 2020
Libya’da Yedi Düvel ile Savaşıyoruz
21 Nisan 2020
Alkollü İçki Serbest Sigara Haram
18 Nisan 2020
Korona Sonrası Dönem ve Yeni Bir Dünya Gerçeği
17 Nisan 2020
Bediüzzaman Said Nursi’nin Memuriyet Hizmeti
12 Nisan 2020
Özel Mülkiyet ve Hürriyet Devri
09 Nisan 2020
19 Mayıs 1915’te Çanakkale’de Neler Oldu?
31 Mart 2020
Uzaktan Kumanda İle Çalışma Şekilleri
30 Mart 2020
Çalışma İlişkilerinde Yeni Dönem
26 Mart 2020
Korona Virüsünün Hatırlattığı İnsanın Büyük Yolculuğu
25 Mart 2020
Miraç Mucizesinin Hediyeleri Nelerdir?
22 Mart 2020
Cevşen Duasını Bir de Okuyanlardan Dinleyin
19 Mart 2020
Cuma Namazı Hür İnsanlar İçin Farzdır
17 Mart 2020
Hastalıkların Hikmeti Hakkında
12 Mart 2020
Tunus’a Silah İhracatı
10 Mart 2020
Rusya’nın da Karizması Çizildi
08 Mart 2020
Kem Söz Sahibine Aittir
08 Mart 2020
Şia ve Vahhabi Kıskacında Kalan Müslümanlar
29 Şubat 2020
TOPLU VURDUKÇA YÜREKLER ONU TOP SİNDİREMEZ
27 Şubat 2020
Rusya’nın Boğazını Sıkma Zamanı Geldi
24 Şubat 2020
Kızıl Elma Değil Misak-ı Milli Esastır
20 Şubat 2020
Asker Ülkeyi Savunmak ve Savaşmak İçin Beslenir
15 Şubat 2020
Bir Tek Sigara Kaldı
14 Şubat 2020
Türk Tokadının Sesi Tahran’dan Duyulmalıdır
11 Şubat 2020
Atanmışlar Seçilmişlere Karşı Asker Gibi Selam Durmalıdır
09 Şubat 2020
SURİYE VE FİLİSTİN'İN GELECEĞİ
06 Şubat 2020
İki Dünyada Hesap Veremezsiniz
04 Şubat 2020
İDLİB OPERASYONU BAŞLAMAK ÜZERE
01 Şubat 2020
DEPREM VİRÜS VE HİKMETLERİ
30 Ocak 2020
Deccal Aldatıcı Demektir
27 Ocak 2020
Mehdi İnkârcıları Bilsinler Ki
25 Ocak 2020
Kadınların İş Hayatı İçin Zorlanmasına Gerek Yoktur
23 Ocak 2020
İslam Ülkeleri Ortak Savunma Araçları Üretimi
21 Ocak 2020
MİLLETİMİZİ SİNSİCE FAİZE ALIŞTIRIYORLAR
18 Ocak 2020
İRAN YALAN CUMHURİYETİ
13 Ocak 2020
Haydut ABD Muavenet’imizi Vurmuştu
11 Ocak 2020
ADNAN TANRİVERDİ PAŞA'YA NİÇİN SALDIRIYORLAR?
07 Ocak 2020
ASKER VATAN MENFAATİ UĞRUNA ÖLMEK İÇİN VARDIR.
04 Ocak 2020
Keşifler Çağının Öncüsü Müslüman Amiral Zheng He
02 Ocak 2020
Abdülhamid Han’ın Konya Suyolu ve Köprüsü Projesi
31 Aralık 2019
PARİS ELÇİSİ YİRMİSEKİZ MEHME T ÇELEBİ ’NİN KANAL RAPORU
28 Aralık 2019
SOKULLU ’NUN YAPAMADIĞI STALİN'İN BAŞARDIĞI SUYOLU
26 Aralık 2019
Batılılar Müslümanları Nasıl Aldatıyor?
24 Aralık 2019
Menemen Hürriyeti Boğma Operasyonudur
21 Aralık 2019
HOCAM, BEN DE O SÜRÜ'NÜN BİR NEFERİYİM.
21 Aralık 2019
ALKOL VE KADINA ŞİDDET
19 Aralık 2019
İslam Ülkeleri Arasında Savunma İşbirliği Neden İstenmiyor?
18 Aralık 2019
Barış Pınarı Harekâtı ve Geleceğe Yansımaları
14 Aralık 2019
Dünyanın En Tehlikeli Suyollarından Bir Tanesi İstanbul Boğazı’dır
06 Aralık 2019
BATIDA VE TÜRKİYE'DE KADINA ŞİDDET
30 Kasım 2019
BATIDA VE TÜRKİYE ’DE KADINA ŞİDDET
30 Kasım 2019
İCTİHAD KAPISI AÇIK MIDIR?
26 Kasım 2019
Darbeci General Büyükanıt’a Hakkımızı Helal Etmiyoruz
22 Kasım 2019
Deniz Harp Okulunda Değişenler ve Değişmeyenler
Haber Yazılımı