Yazı Detayı
28 Kasım 2019 - Perşembe 11:41
 
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR
Ravza ZEYBEK
mail.haber111@gmail.com
 
 

 En güzel sözlerin sahibinin adıyla…Allah’ın adıyla…
   Her yerde duymaya ve duydukça normalleşen bir sözcük oldu ‘Şiddet’…İşlenen cinayet eğer bir kadına ait ise ‘Kadın cinayeti’ erkeğe ait ise ‘cinayet’ olarak tanımlanan sözcükler girdi hayatımıza.  Geçmişe bir bakıyoruz günümüzde ki kadar ‘Şiddet’ hiçbir zaman topluma öğretilmemişti. Gündüz kuşağında kaybolma, cinayet, kaçırılma ve cinayetleri en az olay yeri incelemeler kadar derinlemesine yorumlayan ve tüm bunlar yapılırken izleyicilerin alt belleklerine tüm bu detayları yerleştiren programlar ne kadar masum!
   Toplumu adeta bir cinnet hali sarmış gibi! Herkes bir birine şüphe ile bakar oldu. Ülkemin yüzde doksanı Müslüman! Kimdi Müslüman? Peygamberimizin ifadesiyle: ’Müslüman elinden, dilinden emin olunan insan’ demekti. Önce yalanın beyazını pembesini çıkardılar. Ardından  yalanı normalleştirip insanların bir birlerine olan güvenini kırıp, sözün kuvveti kesildi. Sözün itibarını iki paralık edenler değerlerimizle alay edip, birbirine güvenen insanları ‘Saf’ diye niteledi.
  Peygamber olmadan önce dahi hiç yalan söylememiş olan, yaşadığı toplumda ‘El-Emin’ olarak anılan bir peygamberin yalana hiç korkmadan sarılan ümmeti olduk! Sonra ne oldu? Bu yalanlar öyle büyüdü öyle büyüdü ki insanlar arasında güvensizlik kuyuları açtı. Söylenen sözün doğruluğu sorgulandıkça kalplerimiz de birbirimize karşı savaş açtı. Bu  sözlü savaş ellerimize sirayet etti…Allah’a güvenmeyen Müslümanlara da güvenmedi. Toplumunda en iğrenç, en kötü en akla hale gelmeyen kötülükler eşten, akrabadan, komşudan gelmeye başladı…! Kim öğretti  bize bu kadar kötü olmayı ? Evet Hz. Adem’in çocuklarından biri olan Kabil kardeşi Habil’i kıskanmasından dolayı yeryüzünde ilk kanı dökmüştü…Suçlu o muydu? Herkes içinde ki Kabil’i çıkardı da Habil olmak önemsenmedi..!
   Her şey dönüp dolaşıp Allah’a kulluğa ve O’nu tanımaya geliyor. Allah’a iman edenlerin merhametli olmalarından bahseden yüce kitabımızda Şeytanın yolundan gidenlerinde şeytanın vesveselerine kulak asanların nasıl hüsrana uğradıklarından bahseder ve haber verir. Günümüz bilim insanları bunların adlarına bir sürü şeyler söyler ama biz buna inanç ya da inançsızlık diyoruz. Dünyada yaratılma amacını bilmezse bir insan Ahiret inancından yoksun ise, Allah ve Rasulü’nün hayatını bilmezse şeytanın elinde bir maşa olmaktan kurtulamaz. İnsanı insan yapan kutsal değerler, insanı da yüceltir veya hayvanlardan daha aşağı bir duruma itebilir.
  Haberlerde kocası tarafından ve ya karısı tarafından öldürülen cinayet haberleri toplumun birbirine olan güveni ve toplumsal huzuru yok etmektedir. İslam Tarihinde cahiliye dönemi dediğimiz dönemde  kadınlar insan yerine konulmaz, bir eşya gibi değiş tokuş yapılabilir hatta satılabilirdi. İslam kadına hak ettiği hak ve hürriyetleri vermiş onu korumaya almıştır. Allah katında üstünlüğün sadece ‘Takvada’ olduğunu vurgulamıştır. Kadına bakışın cinsiyet üzerinden  değil şahsiyeti üzerinden bakılmasını ve toplumsal ilişkilerde koyduğu sınırların ihlâlinde kadın ve erkeğin zarar görebileceğini savunmuştur.
  Cinsiyetler üzerinden oynanan oyunlardan biri  iki cinsi birbirine düşman etmektir. Otuz senedir planlanan ve başarıyla uygulanan toplumsal cinsiyetsizlik toplumun iliklerine işlendi. İkincisi, iki cinsi bir birine düşman eden, kadın ve erkek, fıtratın bazı gereksinimlerini duygusal veya cinsellikle hemcinslerinden medet umar hale getirdiler. Tüm dünya genelinde eşcinselliği toplumun her kesimine işlediler…
  İslam dinin, her bir Müslümanın üzerine farz-ı ayın olarak omuzlarına vebal olan Emri-bil maruf-nehyi anil münkeri bıraktıkça  daha çok belâ musibetler bizleri bekliyor. Müslümanlar olarak silkelenmeli ve üzerimizde ki şu ölü toprağından kurtulmamız lazım. Dünyalık kazanımlarımızın, evlerimizin, tatillerimizin bize bir hayrı olmadığı bir zamanda Ümmete ve çocuklarımıza sahip çıkmanın gururunu yaşatsın Rabbim…Yarın çok geç olabilir…

 
Etiketler: YARIN, ÇOK, GEÇ, OLABİLİR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Haziran 2020
HEYKELLERDE YIKILIR BİRGÜN
19 Haziran 2020
NEREYE BU GİDİŞ NEREYE KADAR?
03 Haziran 2020
IRKÇIYIM…IRKÇISIN…IRKÇIYIZ…
20 Mayıs 2020
RAMAZANI ÖZÜMÜZE ALALIM
09 Mayıs 2020
HAYALLER GERÇEK OLUYOR
03 Mayıs 2020
BİR RAMEN’DEN ÖĞRENDİĞİM
20 Nisan 2020
TEVÜKKÜL İMTİHANI
15 Nisan 2020
MAĞALARIMIZA DÖNÜYORUZ
29 Mart 2020
ÖLMEYE İHTİYACIMIZ VAR
25 Mart 2020
BU YOL NEREYE GİDER?
18 Mart 2020
VARDIR BİR HAYIR
08 Mart 2020
8 MART NE Kİ?
20 Şubat 2020
NİŞANIN TEK ADI KALDI
11 Şubat 2020
KIYAMET KOPACAK!
25 Ocak 2020
ÖZ BİLNMEZSE ÖZELLİKLER ÇIKMAZ MEYDANA
25 Aralık 2019
SAHİPSİZ KALAN ÇOCUKLAR
13 Aralık 2019
HERŞEY HAKİKÂTİ GÖRMEKLE BAŞLAR
14 Kasım 2019
EN BÜYÜK ÖRNEĞİMİZ
05 Kasım 2019
HER ÇOCUK ÖZELDİR
19 Ekim 2019
UYUYAN DEV UYANDI ARTIK
15 Ekim 2019
ÖZE DÖNÜŞ BAŞLADI
02 Ekim 2019
ÖMÜR VAKFİYESİ
22 Eylül 2019
YAKLAŞAN TEHLİKENİN FARKINA VAR!
10 Eylül 2019
ÖZÜR DİLERİZ ÇOCUKLAR
29 Ağustos 2019
DOST KİM? DÜŞMAN KİM?
30 Temmuz 2019
CİBRİL HADİSİ ÜZERİNE
25 Temmuz 2019
BULANLAR ARAYANLARDIR
06 Temmuz 2019
ALLAH’IN BOYASI İLE BOYANMAK GEREK
30 Mayıs 2019
DÜŞTÜĞÜ YERDEN KALKACAK ÜMMET
21 Mayıs 2019
NUH’UN GEMİSİ
22 Nisan 2019
ZEHİRLİ BALDIR! SÖYLEME!
16 Nisan 2019
24. İZMİR KİTAP FUARI, YAZARIMIZ RAVZA ZEYBEK KİTAPLARINI İMZALADI
13 Nisan 2019
MESELE EKMEK DEĞİL EFENDİ!
05 Nisan 2019
KİTABIN SADAKATİ
26 Mart 2019
ADEM’İN ÇOCUKLARI
19 Mart 2019
BİR GURUR BİR ÖVÜNÇTÜR MİRASIMIZ
14 Mart 2019
MUTEDİL BİR SEZİŞ
04 Mart 2019
ŞÜKÜR MÜ KÜSLÜK MÜ?
24 Şubat 2019
BİR KIŞ SANCISI 2
14 Şubat 2019
AŞKA BOYANMIŞ BİR ŞEHADET
02 Şubat 2019
İLİM NEYİ BİLMEKTİR?
27 Ocak 2019
SANALA KURBAN EDİLEN BİZLER.
12 Ocak 2019
BİR YOLCULUK GÜZELLEMESİ
05 Ocak 2019
BEN KİMİM? ONLAR NE OLACAK?
Haber Yazılımı