Yazı Detayı
31 Ağustos 2021 - Salı 13:25
 
BİLİM VE GÖNÜL ADAMI AKŞEMSEDDİN
YAVUZCA
mail.haber111@gmail.com
 
 

 İdris Yavuz
      
      Türk Tarihine baktığımızda güçlü  devlet adamlarının arkasında gerçek gönül ve bilim adamlarını görmekteyiz. Bunlardan biri de Akşemseddin hazretleridir.

      Akşemseddin hazretleri 1390 yılında Türklerin yoğun yaşadığı Şam’da doğdu. Yedi yaşında babasıyla birlikte Anadolu’ya gelip Amasya'nın Kavak ilçesine yerleşti. Burada eğitimini tamamlayarak tıp tarihinde ilk mikrobu teşhis edip hastalıkların bu yolla bulaştığını öne sürdü. Osmancık Medresesine müderris oldu ve Hacı Bayram Veli’ye intisap etti. 

      İstanbul’un kuşatılması esnasında bazı vezir ve komutanlar zafere inanmayıp “Bu devletin askerine, akçesine yazık değil mi?” diyorlardı. 

      Muhasara başlayalı 50 gün olmuştu. Fakat gözle görülür bir ilerleme yoktu. Akşemseddin Hazretleri Fatih’e;“Sakın ha! Asla vazgeçme!”diyordu. Peygamber Efendimizin malum Hadis-i Şerifini sık sık hatırlatıyordu. Onun zaferden zerrece şüphesi yoktu. Fetih sırasında padişaha ve askerlerine moral veriyor, alnı secdede C. Hakka sürekli niyazda bulunuyordu. İstanbul düştüğünde Fatih Sultan Mehmet Han derin bir nefes almıştı.

      Akşemseddin Hazretleri Ayasofya’da ilk cuma namazını kıldırıp, hutbeyi okumuştu. Bunun üzerine Fatih, “Muhterem hocam! Elhamdülillah büyük yardımınızla İstanbul'u aldık. Artık beni talebeliğe kabul buyurmanızı diliyorum” dedi.

      Akşemseddin; “Sultanım sen bizim tattığımız lezzeti tadacak olursan, saltanatı bırakırsın. Devlet işlerini tam yapamazsın. Bu devletin ayakta kalması şarttır. Talebelikle sultanlığın bir arada yürütülmesi çok zordur. Halkımız perişan olur. Bunun vebali büyüktür” dedi ve sultanın kendisine ödül olarak verdiği iki bin altını da kabul etmedi.

      Şimdi Fatih Sultan Mehmet Han’ın tek arzusu vardı. Allah Resulünü Medine’deki evinde misafir eden Ebu Eyyub-ül Ensari’nin kabrini bulmaktı. 

      Fatih bir gün Akşemseddin Hazretlerini ziyarete gitti. Sohbet esnasında; “Hocam! Eshâb-ı Kirâm’ın büyüklerinden, Ebu Eyyûb’ül Ensâri’nin İstanbul surlarına yakın bir yerde olduğunu tarih kitaplarında okudum, yerinin bulunmasını dilerim.” dedi. O da eliyle işaret ederek;“Şu tepenin eteğinde bir nur görüyorum, orada olmalıdır.” cevabını verdi.

      Fatihin isteği üzerine birlikte işaret edilen yere gittiler. Akşemseddin Hazretleri eline iki çınar dalı aldı. Birini bir tarafa, diğerini az öteye dikti ve; “Bu iki dal arası, Ebu Eyyûb’ül Ensâri’nin kabridir.” dedi ve Sultanla birlikte şehir merkezine geri döndüler.

      Fatih Sultan Mehmet Han, kalbindeki şüpheyi kaldırmak için Silahtar ağasına; “Gidiniz, hocam Akşemseddin’in diktiği çınar dallarının ortasına şu yüzüğümü (mührü) gömünüz ve o dalları yirmişer adım güney tarafına çekiniz, "O büyük sahabe burada yatıyor levhasını asınız” dedi, sultanın bilgisi dâhilinde işaret yerleri değiştirildi. 

      Sabah olunca Sultan Fatih, Akşemseddin Hazretlerinden, türbe yapımı için kabrin yerini tekrar belirlenmesini rica etti ve sonra oraya birlikte gittiler.

      Akşemseddin Hazretleri, Silahtar ağasına; “Şurada bulunan Sultan hazretlerinin mührünü çıkarın ve kendisine teslim edin. Sultanımızın mührü burada ne arıyor?”dedi. Çünkü o, gizlice gömülen padişahın yüzüğünü kerametiyle bulmuştu.

      Bu arada kabir kazıldı, içinden “Ebû Eyyûb’ül Ensâri” yazılı bir levha çıktı. Bu hali gören sultan ve orada bulunanlar şaşkınlık içinde olanları izlerken Fatih, ;Kalbimde şuanda bir şüphe kalmadı.” Dedi ve sonuçtan çok mutlu oldu.

      Bir gün Akşemseddin hazretlerinin bulunduğu meclise pilav yemeği getirildi. Orada bulunanlar; “Buyurun yiyelim.” dediler. Akşemseddin hazretleri; “Bu pilav bize ait değil, nasıl yiyebiliriz?” dedi. Oradakilerden birisi; “Nasıl bizim değil?” dedi ve besmele çekip elini pilava uzattı. O esnada kapı çalındı ve bir fakir; “Allah rızası için sadaka olarak yiyecek bir şey verin” diye seslendi. 

      Akşemseddin hazretleri; “Getirilen pilavı sahibine verin.” dedi.
Böylece bir çok kerameti aleni olarak görülen Akşemseddin Hazretleri İstanbul’dan gizlice ayrılıp Göynük’e geldi ve buraya yerleşti, bir camide inzivaya çekildi. Şubat 1459 yılında gözlerini tebessüm ederek kapattı, öylece kaldı.

      Büyük veli Akşemseddin; bundan 550 yıl önce mikrobu bulan bir Türk hekimidir “Mâddef’ûl-Hayat” adlı eserinde; “Hastalık, insandan insana bulaşmak suretiyle geçer. Bu bulaşma ise, gözle görünmeyecek kadar küçük, fakat canlı tohumlar vasıtasıyla olur” diye ifade edilmektedir.

      Ünlü tıp bilimcisi Pasteur aynı neticeye, bundan tam 400 yıl sonra varabilmiştir. Aslında mikrop teorisi, yanlış olarak Pasteur’a mal edilmiştir. Ne yazık ki, doğrusu budur.

      Gerçek devlet ve gönül adamı olan Akşemseddin hazretlerinin Mekânı Cennet olsun.

 
Etiketler: BİLİM, VE, GÖNÜL, ADAMI, AKŞEMSEDDİN,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
17 Ekim 2021
DOĞRULUK VE GÜVEN DUYGUSU
05 Ekim 2021
VERMESE MABUT, NEYLESİN SULTAN MAHMUT
18 Ağustos 2021
HORASAN ERENLERİ
17 Ağustos 2021
ŞAİR FİKRET DİKMEN
03 Ağustos 2021
MAL VE CAN'IN SİGORTASI
03 Ağustos 2021
YANGIN FIRTINASI TÜRKİYEYİ VURDU
25 Haziran 2021
VAHŞİ BATI VE TÜRKİYE
14 Haziran 2021
İŞTE YERİNDE ÇÖZÜM BÖYLE OLMALI
04 Haziran 2021
ULUSLARARASI TÜRK DÜNYASI ARAŞTIRMALARI SEMPOZYUMU
16 Mart 2021
ADALET HERKES İÇİN GEREKLİ
10 Mart 2021
ÇANAKKALE BİR EFSANEDİR
04 Mart 2021
SONU GELMEYEN KADIN CİNAYETLERİ
14 Şubat 2021
ESKİ TÜRK SECİYE VE AHLAKI
14 Şubat 2021
ESKİ TÜRK SECİYYE VE AHLAKI
18 Ocak 2021
ÖFKELİ BAŞTA AKIL OLMAZ
22 Aralık 2020
ALLAH'IN DEĞİRMENİ YAVAŞ DÖNER, İNCE ÖĞÜTÜR
22 Aralık 2020
AĞACA İBRET GÖZÜYLE BAKMALIYIZ
24 Ekim 2020
TÜRK DEMEK, DİL DEMEKTİR
16 Eylül 2020
HÜRRİYET VE DEMOKRASİ
12 Eylül 2020
SİYASİ KAVGALAR, DEDİKODU VE İFTİRALAR
23 Ağustos 2020
KORONAVİRÜS BELASI
19 Ağustos 2020
İŞ ADAMI SAKIP SABANCININ BAŞARI ÖYKÜSÜ
07 Ağustos 2020
ÇİFTEHAN’IN SUYU ŞİFALI VE DUALIDIR
30 Temmuz 2020
LOKMAN HEKİMDEN GÜNÜMÜZE IŞIK TUTAN ÖĞÜTLER
25 Temmuz 2020
KURBAĞANIN AŞKI
23 Temmuz 2020
DEVENİN KİNİ EŞEĞİN İNADI
20 Temmuz 2020
AĞUSTOS, TÜRK TARİHİNDE KUTSAL BİR AYDIR
12 Temmuz 2020
AĞUSTOS, TÜRK TARİHİNDE KUTSAL BİR AYDIR
26 Haziran 2020
BİR ÜLKEDE ORTAK AKIL YOKSA SİSTEM ÇÖKER
22 Haziran 2020
İSLAMDA YÖNETİM ANLAYIŞI VE SORUMLULUK
19 Haziran 2020
İŞTE SİZE ALTIN ÖĞÜTLER
17 Haziran 2020
DEVLET ADAMLARINA ÖĞÜTLER
10 Haziran 2020
HZ. MUHAMMED (SAV) ÖRNEK BİR DEVLET BAŞKANIDIR
09 Haziran 2020
HZ. MUHAMMED (SAV) ÖRNEK BİR DEVLET BAŞKANIDIR
10 Mayıs 2020
25 Nisan 2020
RAMAZAN AYINDA ORUÇ İBADETİ
05 Nisan 2020
ADALET BİR MİLLETİN TEMEL TAŞIDIR
01 Nisan 2020
ERMENİLERİN ANADOLU'DA YAPTIĞI CİNAYETLER
29 Mart 2020
SİYASTTE ÖRNEK İNSAN OSMAN BÖLÜKBAŞI
17 Mart 2020
DÜŞMANA DERS VEREN ÇANAKKALE ŞAVAŞLARI
17 Mart 2020
TARİHTE İLK ŞEHİT TÜRK KADINI SÜMEYYE
17 Şubat 2020
İNSAN HAKLARI VE ADALET
17 Şubat 2020
ÖZLENEN POLİTİKA VE SİYASET
13 Şubat 2020
ÖZLENEN POLİTİKA VE SİYASET
06 Şubat 2020
HAZRET-İ ALİ'NİN OĞLU HASAN'A ÖĞÜTLERİ
03 Şubat 2020
ÇAĞIMIZ’IN HASTALIĞI, KİRLİLİK
01 Şubat 2020
OSMANLI’NIN SON DÖNEMİNDEKİ EKONOMİSİ
28 Ocak 2020
II. ABDULHAMİD HAN GERÇEK HAİN MİDİR?
25 Ocak 2020
SABIR ve İNSAN
23 Ocak 2020
HAYATIN GERÇEĞİNİ ANLAMALIYIZ
19 Ocak 2020
EĞRİSİYLE DOĞRUSUYLA SİYASET
13 Ocak 2020
ORTA DOĞUYU KANA BULAYAN DEVLETLER
06 Ocak 2020
TÜRK’ÜN EN BÜYÜK DÜŞMANI SİYONİZM
03 Ocak 2020
DEMOKRASİYİ HAZMEDEBİLMEK
02 Ocak 2020
O, TOMURCUK GÜL AÇAR İKEN SOLDU AH!
01 Ocak 2020
TARİHTE KADIN VE KADIN HAKLARI
01 Ocak 2020
GEÇMİŞTEN İBRET ALMAK GEREKİR
29 Aralık 2019
YALANIN SİYASETİ OLMAZ
29 Aralık 2019
ÇOCUKLARIMIZA GEREKLİ ÖNEMİ VERİYOR'MUYUZ?
26 Aralık 2019
ÜLKEYİ ETKİLEYEN PİS KOKULAR
26 Aralık 2019
IRKÇILIK VE İSLAMİYET
26 Aralık 2019
ÖZLENEN MİLLİ EĞİTİM BAKANI BÖYLE OLMALI
26 Aralık 2019
GÜZEL TÜRKÇE'MİZ VE SORUNLARI
13 Aralık 2019
DÜNYA SİLAH BARONLARI’NIN GİZLİ PLANLARI
09 Aralık 2019
BU GÜN AHİLİK SİSTEMİ OLSAYDI
09 Aralık 2019
İYİ İNSAN OLABİLMEK ÇOKTA ZOR DEĞİL
17 Ekim 2019
BAKÜ BİLDİRİSİ: TEK MİLLET, TEK MEDYA, 6 DEVLET
Haber Yazılımı