Yazı Detayı
29 Mayıs 2021 - Cumartesi 09:52
 
EVRENSEL MASKELİ” SAPKINLIK, “MİLLİ MECLİS”TE MAHKUM MU EDİLİYOR?
Adem Çevik
ailehaklari@gmail.com
 
 
EVRENSEL MASKELİ” SAPKINLIK, “MİLLİ MECLİS”TE MAHKUM MU EDİLİYOR? AİLE MECLİSİ BASIN BÜROSU 28.05.2021 Türkiye Aile Meclisi sözcüsü Adem Çevik, TBMM’de Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu KEFEK başkanı Öznur Çalık’ın daveti ile ve onun başkanlığında Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun Değerli Başkanı Süleyman Arslan’ın TBMM deki 26 Mayıs 2021 tarihindeki sunumu ile ilgili olarak yaşananlar hakkında basına aşağıdaki açıklamayı yaptı: ÇEVİK: “EVRENSEL MASKELİ” SAPKINLIK, “MİLLİ MECLİS”TE MAHKUM MU EDİLİYOR? Biz aile Platformu olarak “İnsan Haklafı” ve “Eşitlik” kavramlarına batıdaki gibi bakmamaktayız. Batı İnsan hakları konusunda sabıkalıdır ve dünyada yaşayan dört halktan Kızılderilileri yoketmiş, kara derilileri köleleştirmiş, sarı ırkı sömürgeleştirmiştir. 1962 yılına kadar da Hayvanat Bahçeleri yanında, “insanlaşma aşamasını tamamlamamış hayvanlar” olarak sömürgelerden getirdiği insanları teşhir etmiştir. İlk İnsan Hakları belgesi olarak Magna Cartayı öne sürmektedir. Oysa Magna Carta Kralla, derebeyleri arasındaki bir vergi pazarlığı, işbölümü anlaşmasıdır. Ulus devlet ve uluslararası düzenin başlangıcı olarak kabul edilen Westefelya anlaşması ise, sömürge mirası üzerinde kendi aralarında 100 yıl savaşan derebeylerin kilise ile anlaşmasıdır. Lâiklik bu paylaşım sonucu meşruiyetini İncildeki Hz. İsaya atfedilen “Sezar'ın hakkını Sezar'a, Tanrının Hakkını Tanrıya” sözünden almaktadır. Öte yandan batıdaki Human bizim kabul ettiğimiz “İnsan”ın karşılığı değildir. İnsan modern batı kaynaklarında “baskın tür olan zeki bir primat türüdür. Bu tür, Hominia alt grubunun hayatta kalan tek üyesidir. Şempanzeler, goriller ve orangutanlar bu grubta yer alır. Bu Primat Hominiad soyunun bir bir parçasıdır” Batıda “Hak” kavramı yoktur. Right=Hak değildir. Batıda Right “kişinin sağduyulu bir anlayış ve sözleşme sonucu yasayla korunan menfaatleri”ni ifade eder. Yâni bizim geleneğimizde insan hakları denilen şey ilahi bir atifet olarak vehbi bir değer olarak kabul edilirken, batıda bu konu seküler ve kesbi bir durumdur. Evrenselliği genel kabulden çok, batının kendi değerlerini dayatması sonucu olan bir zorlamaya dayalı kabuldür. Bugün gelinen noktada BİREY artık, din, ahlak ve gelenekten bağımsız olarak tanımlanmaktadır. Artık o cinsel kimlik olarak da, toplumsal cinsiyet anlamında, cinsiyetini deneyim, yönelim ve tercihlerine göre belirleyen bir GENDER’dir. Bu anlamda eşitlik temelinde, cinsiyete dayalı pozitif ayırımcılık da mümkün olmayacaktır. Çünkü İntersex bir Gender, için bir pozitif ayırımcılık da sözkonusu olmayacaktır. Bu gün bizde geçerli kadınların beyanından tutun da diğer daha bir çok konuda bu yeni anlayış çerçevesinde yapılan düzenlemelerin yeniden tanımlanması gerekecektir. Kaldı ki, Global reset sonrası, Trans Humanizm, Neuralink uygulamaları ile, insan, makine, hayvan arasındaki networkde bırakın cinsiyetçi tanımlamayı, İnsan-Hayvan arasında bir fark kalmamaktadır. Klonoid ya da Kimera, Siborg ya da bilinç yükleme ve silme teknolojisi ile “yeni normal” dönemde, Global Reset öncesi döneme ait kavramlar ve kurumlar değer yargıları yeniden şekillenecektir. Dolayısı ile bugünkü kavramlar ve kurumlar üzerinden yapılan tartışmaların geleceğin dünyasında karşılığı olmayacaktır. Batılı değerler sisteminin çökmesi durumunda da bu böyledir. Yeni dünya onlar tarafından inşa edilecek olsa da, eski düzen önümüzdeki yıllarda, çok yakın bir gelecekte bir şekilde sona erecektir. HAK ALLAH'A AİD OLAN RIZA TEMELLİ BİR ÖLÇÜYÜ İFADE EDER Bizim geleneğimizde HAK Allah'a aid olan rıza temelli bir ölçüyü ifade eder ve o kimseye ait değildir ve O'nun rızası ölçüsünde yaratılmış olan her nesnede yansır ve tecelli eder. dolayısı ile Kadın Hakkı, Erkek Hakkı, İşçi Hakkı, Patron Hakkı olmaz. Biz Hak’ka tapan insanlar olarak Hak nerede tecelli ederse, orada toplanırız ve haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun haklıdan yana ve haksıza karşı çıkarız. Bu imani bir görevdir. Bunun için bizim kurtuluş savaşımıza “Müdafayı Hukuk” Yâni “Hakkı koruyan düzenin müdafası hareketi” adı verilmiştir. Kuvva-i Milliye ise, “Dini güç” anlamına gelir. Bizim kaynaklarımızda “Milli”=”Nation” değil, “Din birliğini ifade eder. Onun için Mehmet Akif Safahat’ta “Hani milliyetin İslam idi, Kavmiyyet de ne” diye sorar. Ve devam eder “Fikri kavmiyyeti tel’in ediyor peygamber” der. "EŞİTLİK” DİYE YAPILAN TARTIŞMALAR BİR İLLÜZYONDUR, Kadın erkek arasında değil her konuda “Eşitlik” diye yapılan tartışmalar bir illizyondur, bir aldatmacadır. Erkek erkeğe, kadın kadına eşit değil ki kadın erkeğe eşit olsun. Bizler parmak uçlarımız gibi farklıyız ve her insan farklı bir özelliği sebebi ile diğerinden üstün ve farklı olabilir. Aynı insanın dünü bügününe, bugünü yarınına da eşit değildir. Hepimiz birbirimizden üstün olabilir. Bu yalanın arkasına saklanarak yapılan rekabetçi, ayrıştırıcı, kışkırtıcı, çatışmacı ppropogandaları reddediyoruz. HAKSIZLIK KİMDEN GELİRSE GELSİN, KİME YÖNELİK OLURSA OLSUN, MALUMDAN YANA ZALİME KARŞI OLMAKTIR. Bizim kadın-erkek birbirimize karşı kazanacak bir zaferimiz yok, birlikte kazanacağımız tek bir zafer var. Aslolan haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, mazlumdan yana zalime karşı olmaktır. Yoksa gelin-Kaynana, ya da Damat, Kayınpeder kavgasını ne yapacağız. Aslolan adalettir. Adalet yoksa barışta yok. Adalet ve barış yoksa hiçbir özgürlük güvende olmayacaktır. 26/05/2021 tarihinde TBMM’de Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu başkanı Öznur Çalık’ın daveti ile ve onun başkanlığında Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun Değerli Başkanı Süleyman Arslan ve arkadaşlarını dinlemek üzere yapılan toplantı zabıtlarını dikkatle inceledik ve not aldık. Başkan Arslan’ı doğru yönde ileri doğru olan düşüncelerini, bugünkü siyasi dengeler ve konjonktürel şartlar çerçevesinde değerlendirdiğimizde “yetmez ama evet” diyerek destekliyor, ona yapılan eleştirileri de ayrıca TBMM çatısı altında gerçekleştirilen talihsiz bir açıklama olarak not ediyoruz. Özellikle Konya Milletvekili Hacı Ahmet Özdemir’i toplantıda ifade ettiği düşünceleri ve tesbitleri dolayısı ile tebrik ediyoruz. BİRİLERİNİN ARSLAN’I “ULUSLARARASI İLKELER” MASKELİ BİRİLERİNİN, MİLLİ DEĞERLERİ REDDEDEREK ÖZ YURDUNDA GARİP, ÖZ VATANINDA PARYA” durumuna düşürme gayretlerini reddediyoruz. Çözümün adresi miilet iradesinin teceligahı TBMM’dedir. 26. Dönem 399 sayılı araştırma komisyonu raporu kdk ombudsman 6284 ve çocuk haczi raporu ve TİHEK Aile ve şiddet Raporu çalıştayı dikkate alarak fıtrata, hukuka, inancımıza uygun yerli milli yasalar yaparak VAROLUŞ SAVAŞImızı kazanabiliriz. İnsanlığa geleceğimize ve milli güvenliğimize yönelik sapkınlığı, fuhuşu savunan şer lobisinin tehditlerini elbirliği ile topyekün savunma yaparak ve şiddeti besleyen sapkınlığı içki, kumar, faiz, fuhuş, zina ve teşhirciliği yasaklayarak işe başlayabiliriz. #önceAile TBMM tutanakları Https://t.me/AileMeclisi tbmm.gov.tr/sirasayi/donem26/yil01/ss399.pdf turkiyeailemeclisi.net/FileUpload/as976529/File/suleyman_arslan_tbmm_sunumu_26.05.2021.pdf http://www.turkiyeailemeclisi.net/FileUpload/as976529/File/ailemeclisi_28mayis.pdf turkiyeailemeclisi.net/FileUpload/as976529/File/tihek_tbmm_kadina_yonelik_siddetle_mucadele_sunumu_26.05.2021.pdf AdemÇEVİK Türkiye Aile Meclisi
 
Etiketler: EVRENSEL, MASKELİ”, SAPKINLIK,, “MİLLİ, MECLİS”TE, MAHKUM, MU, EDİLİYOR?,
Yorumlar
Haber Yazılımı