Yazı Detayı
27 Kasım 2021 - Cumartesi 13:40
 
Kur’an’ı Anlama Ve Yorumlama Sorunu -1-
Nihat GÜÇ
 
 
Kur’an’ı Anlama Ve Yorumlama Sorunu -1- Böyle bir sorunun olduğunu/olacağını kabul etmeyenlere benim söyleyecek bir sözüm yok. Böylelerini kâle almadığım gibi kendileriyle tartışmayı gerekli de görmüyorum. Evvela Kur’an gibi ilahi bir kitabı anlama ve yorumlama gibi bir sorunumuzun olup olmadığını bilmemiz lazım. Bu kaçınılmaz bir durum. Olmazsa olmazımızdır bu. Eğer bu durumun varlığını kabul edebilirsek, çözüme yaklaşma konusunda epey mesafe katetmiş oluruz. İster kabul edelim ister kabul etmeyelim Müslümanlar olarak en önemli sorunumuz Kur’an-ı Kerim’i doğru anlama ve doğru kavrama olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Her âyeti, her sureyi günümüz ile ilişkilendirmekten soyutlama gibi bir hastalık hemen her Müslümanın zihnine sirayet etmiş çok ağır bir hastalık. Bu hastalığı tedavi edebilmemiz için tanımamız ve tanımlamamız gerekiyor. Kendisiyle yüzleşmediğimiz hiçbir hastalığı tedavi etmemiz de mümkün değildir. Peki realitede Kur’an-ı Kerimi doğru anlama ve doğru yorumlama gibi bir derdimiz, bir gayretimiz var mı? Kimileri kabule yanaşmasa da hâlâ Kur’an-ı Kerim'i yanlış anlama sorunumuz en büyük sorun olarak duruyor orta yerde. Yaşamak, her zaman anlamaktan ve kabul etmekten sonra gelir. Toplum olarak dini emirleri yaşamadığımıza, yasaklarından da gerektiği gibi kaçınmadığımıza göre ilahi emirleri anlamıyoruz demektir. İlahi emirleri sosyal, siyasal, ekonomik, eğitimsel ve hukuksal olarak hayatımızdan tart etmiş olmamız bunun en büyük göstergesi değil midir? Dini emirleri hayatımızdan çıkarmamızın sebebi de yanlış yorumlamalarımızdan kaynaklanmaktadır. Kur'an-ı Kerim'i yanlış veya eksik anlamamızın bir çok nedeni, birçok saiki vardır. Sanırım en önemli sorunumuz vahyi cahiliye ve asr-ı saadet dönemiyle kayıtlı ve sınırlı tutarak bugüne taşıyamamak ve bugüne yorumlayamamaktır. Şayet ayetleri olduğu gibi bugüne getirebilseydik ortada hiçbir sorunumuzun kalmadığını da görebilecektik. Kur'an-ı Kerim'in anlatımlarını, vurgularını, örneklendirdiği şahsiyet ve karakterleri bugüne taşımamız ve yorumlamamız kaçınılmaz bir görevdir. Bu kitap her asırda ve her mekanda uygulanabilir bir kitaptır. Kendimizden soyutladığımız, tarihin tozlu sayfalarına hapsettiğimiz, başkalarıyla ilişkilendirerek kendimizden uzaklaştırdığımız her ayet bize, günümüze ve derdimize deva olmayacaktır. Hatta asrımızla ilişkilendiremediğimiz her sureyi doğru anlamış da sayılmayız. Kur’an-ı Kerimi doğru anlamadığımız sürece dünyevi ve uhrevi tüm iş ve işlemlerimiz sarpa saracak, çığırından çıkacaktır. Dede olması gerekenler, baba olarak resmi kayıtlara geçecektir. Hemen her ayeti kendimizle ilişkilendirmekten korktuğumuz müddetçe cennetin ortasında bir yaşam bekleyen bizler, gözlerimizi cehennemin dibinde de açabiliriz. Allah muhafaza buyursun! Bu konunun daha iyi kavranması ve anlaşılması adına birkaç örnek vermek istiyorum. Müslüman olmamız hasebiyle en önemli meselemiz kuşkusuz imandır. İmanımız sağlam olmadan Müslümanlığımız da sağlam olmayacaktır. O halde imanımızı çevre ve zamane şartlarına göre değil, Kur’an’ın ileri sürdüğü şartlara göre düzenlememiz ve gözden geçirmemiz gerekir. Kur'an-ı Kerim’de geçen Lat, Menat, Uzza, Vedda, Suvaa, Yeğus, Yeuk ve Nesra gibi putlar bugüne taşınmalı ve işlevleriyle beraber var olan putlar; yer, zaman, mekan ve şahsiyetlerle kayıtlı ve sınırlı kılmadan bu ayetlere göre yeniden bir değerlendirmeye ve yorumlamaya tabi tutulmalıdır. Yoksa Yüce Allah’ın verdiği bu örnekler tarihin tozlu raflarında kalması gereken birer teşbihten öteye geçmeyecektir. Halbuki bu putlar yaşadıkları zamanda halis, muhlis insanlardı. Bu üstün şahsiyetli insanlar öldükten sonra muhipleri tarafından puta dönüştürüldüler hem de hiç acımadan. Kimi üstün başarı madalyasıyla putlaştırıldı, kimi ettiği dualarla putlaştırıldı, kimi de açtığı çığırda büyük işler yaptığına inanılarak putlaştırıldı. Ama hepsinin ortak özelliği öldükten sonra puta dönüştürülmeleriydi. Bu ayetleri kendimize, çevremize ve çağımıza hitap eden birer ayet olarak algılamazsak puta taparken, taptığımız putları birer put olarak algılamaz ve kendimizi cennetin ortasında görmeye devam ederiz. Bu durum şu ayetin zikrettikleriyle tam anlamıyla zıtlık oluşturmuyor mu? “Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz…” (Nisa/116) Sahi birilerini isimlerinde, fiillerinde ve sıfatlarında Allah’a ortak etme durumu olan şirk; sadece cahiliye dönemine has olmak üzere tarihin tozlu raflarında kalan bir ahlaki durum muydu? Yoksa her zaman ve he mekanda bulunabilecek, medenileştikçe isimlendirmede evrime gidilecek bir haslet miydi? Nihat Güç
 
Etiketler: Kur’an’ı, Anlama, Ve, Yorumlama, Sorunu, -1-,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Aralık 2021
Zamansız mı gitti?
08 Aralık 2021
İnatlaşanlar İlahlaşanlardır.
02 Aralık 2021
Kur’an’ı Anlama Ve Yorumlama Sorunu -2-
24 Kasım 2021
Medeniyet
19 Kasım 2021
UZLAŞI
15 Kasım 2021
Her Şeyin Bir Tadı Vardır -3-
04 Kasım 2021
Her Şeyin Bir Tadı Vardır -2-
30 Ekim 2021
Her Şeyin Bir Tadı Vardır -1-
28 Ekim 2021
Hey Dostum!
19 Ekim 2021
ZAMAN
14 Ekim 2021
Peygamberleşmek- 2-
09 Ekim 2021
PEYGAMBERLEŞMEK-1
05 Ekim 2021
Eleştirinin Eleştirisi -2-
01 Ekim 2021
Eleştirinin Eleştirisi -1-
25 Eylül 2021
Evirmek Çevirmek
20 Eylül 2021
KABULLERİMİZ VE RETLERİMİZ
12 Eylül 2021
Korku
30 Ağustos 2021
Düşünce Ve Davranış
26 Ağustos 2021
BİR TİYATRO
22 Ağustos 2021
BİR DE DİNDAR DEMEYİN!
16 Ağustos 2021
MİLLİYETÇİLİK BİR KÖRLÜKTÜR.
06 Ağustos 2021
Şeytan’ın İnsana Yaklaşım Tarzı
31 Temmuz 2021
Namaz -VI-
23 Temmuz 2021
Rehber-2
17 Temmuz 2021
Rehber-1-
24 Haziran 2021
Şirk Ve Müşrik
20 Haziran 2021
Neler oluyor bu Millete!
17 Haziran 2021
FERASET
09 Haziran 2021
Düşünce Biçimi
05 Haziran 2021
Yalana Farklı Bir Bakış
29 Mayıs 2021
KUR'AN GÖZLÜĞÜ
17 Mayıs 2021
İslam'i Tavır
12 Mayıs 2021
Mescid-i Aksa
10 Mayıs 2021
Maneviyat
07 Mayıs 2021
Tanıyor Muyuz?
28 Nisan 2021
Namaz-III-
24 Nisan 2021
Boş Köşeyi Dönmek
20 Nisan 2021
Namaz-II-
17 Nisan 2021
Namaz-I-
12 Nisan 2021
Kazanmak Veya Kaybetmek
05 Nisan 2021
Dini Bir Eğitim
30 Mart 2021
Müslümanca Düşünmek
23 Mart 2021
Gazeteci
16 Mart 2021
O Gün
12 Mart 2021
Hz. Ömer Mi Dediniz?
10 Mart 2021
İnanç Meselesi
05 Mart 2021
Süfli Yükselişler
01 Mart 2021
Sevda!
20 Şubat 2021
İnsanoğlu Bu
18 Şubat 2021
Kendimizi Unutmayalım!
15 Şubat 2021
Nasıl Bir Doğru?
12 Şubat 2021
SİZ NE DERSİNİZ, BİLMEM.
08 Şubat 2021
Aynanın Karşısındayım
04 Şubat 2021
Bir Kıssa, Bir Nasihat
29 Ocak 2021
Muhasebe!
27 Ocak 2021
Benim Derdim.
Haber Yazılımı