Dr. Vehbi KARA
Köşe Yazarı
Dr. Vehbi KARA
 

Rusya’nın Boğazını Sıkma Zamanı Geldi

<div style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small;">Rusya, Astana ve So&ccedil;i anlaşmalarını hi&ccedil;e sayarak &ldquo;&Ccedil;atışmasızlık B&ouml;lgelerine&rdquo; girdi ve rejim askerleri ile birlikte 16 Mehmet&ccedil;iğin şehit olmasına yol a&ccedil;tı. Elbette bunun bir bedeli vardır ve Rusya&rsquo;nın pişman edilmesi gereklidir. Şimdi sıra Rusya&rsquo;nın boğazını sıkma zamanıdır.<br /> Eğer Rusya&rsquo;ya bu bedel &ouml;dettirilmez ise Mehmet&ccedil;iğin kanını akıtanlara karşı cesaret verilmiş olur ki; buna sebep olanlar ağır bir vebal altında kalacaktır. Peki, neler yapılabilir?<br /> Montr&ouml; Boğazlar S&ouml;zleşmesi bu konuda T&uuml;rkiye&rsquo;ye bir&ccedil;ok hak tanımaktadır. Derhal s&ouml;zleşmeden doğan haklarımız y&uuml;r&uuml;rl&uuml;ğe sokularak aşama aşama Rusya&rsquo;ya anlaşmaları &ccedil;iğnemesinden dolayı b&uuml;y&uuml;k bir bedel &ouml;detmeye başlamak zorundayız.<br /> Birinci D&uuml;nya Savaşında &Ccedil;anakkale Boğazı kapatıldığı i&ccedil;in m&uuml;ttefik olduğu İngiltere, Fransa&rsquo;dan yardım alamayan &Ccedil;arlık Rusya, savaşta yenilmiş ve Osmanlı Devleti ile anlaşma yapmak zorunda kalmıştı.<br /> Rusya&#39;nın Brest-Litovsk Kenti&#39;nde 3 Mart 1918 yılında yapılan anlaşma ile Rusya Osmanlı Devleti&#39;ne Kars, Ardahan, Batum ve Artvin şehirlerini vermek zorunda kalmıştır. Bu nedenle Rusya, İstanbul ve &Ccedil;anakkale Boğazlarının kıymetini herkesten daha &ccedil;ok bilmektedir.<br /> Montr&ouml;; T&uuml;rkiye&#39;nin kendisini pek yakın bir savaş tehlikesi tehdidi karşısında sayması durumunda dahi bazı yaptırımları uygulama hakkı tanımaktadır. Kaldı ki Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Operasyonları ile ilgili olarak kullanılan politika dilini değiştirmiş; ilk defa &ldquo;savaş&rdquo; kelimesini kullanmıştır.<br /> T&uuml;rkiye Montr&ouml;&rsquo;de kendisine tanınan haklardan &ouml;zellikle &ldquo;savaş durumunda taraf olma&rdquo; s&ouml;ylemini kullandığı takdirde ne savaş gemisi ne de ticaret gemilerinin boğazlardan ge&ccedil;işi m&uuml;mk&uuml;n olamayacaktır. Halen Mehmet&ccedil;iği şehit eden silahları, askeri ve sivil gemiler ile Suriye&rsquo;ye g&ouml;nderen Rusya, bu sefer deniz yolu kapandığı i&ccedil;in St. Petersburg &uuml;zerinden yani b&uuml;t&uuml;n Batı Avrupa&rsquo;yı dolaşarak g&ouml;ndermesi gerekecektir.<br /> Boğazların Rus gemilerine kapatılması sadece Suriye&rsquo;deki Rus askerlerini etkilemekle kalmayıp b&uuml;t&uuml;n Rus ekonomisini ciddi şekilde perişan etmesi sonucunu doğuracaktır. Fakat gerginliğin bu noktaya ulaşmasında Rus Putin&rsquo;in b&uuml;y&uuml;k rol&uuml; vardır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; İdlib &uuml;zerinde yapılan anlaşmaları pervasızca &ccedil;iğnemiş &uuml;stelik askerlerimizin şehit olmasına sebep olmuştur.<br /> T&uuml;rkiye, Rusya&rsquo;nın geri adım atmasına fırsat tanımak &uuml;zere anlaşmadan doğan haklarını kademe kademe devreye sokmalıdır. &Ouml;ncelikle 6. Maddede belirtilen &ldquo;T&uuml;rkiye&#39;nin kendisini pek yakın bir savaş tehlikesi tehdidi karşısında sayması durumunda&hellip; gemilerin Boğazlar&#39;a g&uuml;nd&uuml;z girmeleri ve ge&ccedil;işin, her seferinde, T&uuml;rk makamlarınca g&ouml;sterilen yoldan yapılması gerekecektir&rdquo; maddesini işleme sokması uygun olacaktır.<br /> Yok; eğer Rusya geri adım atmaz ise bu sefer T&uuml;rkiye Suriye&rsquo;de savaş durumu nedeni ile Montr&ouml;&rsquo;deki ilgili madde kapsamında yeni yaptırımlar getirebilecektir. Savaş Zamanında &ldquo;savaşan herhangi bir Devletin savaş gemilerinin Boğazlardan ge&ccedil;mesi&rdquo; yasaklanabilecektir.<br /> Boğazların kapatılması bundan 106 yıl &ouml;nce nasıl ki; Rus &ccedil;arlığının yıkılması sonucunu doğurmuştur. Aynı şekilde Rus Putin devletinin de ekonomik ve siyasi y&ouml;nden &ccedil;atırdamasına yol a&ccedil;ması mukadderdir.<br /> İstanbul ve &Ccedil;anakkale Boğazların T&uuml;rkiye&rsquo;nin elinde olması her zaman Rusya&rsquo;nın T&uuml;rkiye ile olan ilişkilerinde hayati değerde olmuştur. Hatta 2. D&uuml;nya savaşı sonrasında Stalin&rsquo;in Kars ve Ardahan ile beraber Boğazları istemesinin en &ouml;nemli nedeni budur. Suriye&rsquo;de acımasızca sivil katliamı yapan ve Suriye şehirlerini halı bombardımanları ile harabeye &ccedil;eviren Rusya&rsquo;ya bir ceza verilmesi gereklidir.<br /> Birleşmiş Milletler G&uuml;venlik Konseyinde &ldquo;veto&rdquo; hakkını kullanarak aleyhinde her t&uuml;rl&uuml; anlaşmayı &ouml;nleyen Rusya, ilk defa b&ouml;ylesine sıkıntılı bir s&uuml;rece girecektir. Bu nedenle Suriye&rsquo;de anlaşmaları &ccedil;iğneyerek sivillerin yerleştirildikleri son b&ouml;lge olan İdlib&rsquo;in harabeye &ccedil;evrilmesi ve milyonlarca insanın g&ouml;&ccedil;e zorlanması &ouml;nlenebilecektir.<br /> H&uuml;k&uuml;metin gerekli adımları atarak; Rusya&rsquo;nın ayağını denk alması ve yaptığı hatalardan d&ouml;nmesi i&ccedil;in son bir şans vermesi beklenebilir. Fakat ısrarla hem sivillerin hem de kahraman Mehmet&ccedil;iğin kanını akıtmasına devam eden Rusya&rsquo;nın &uuml;m&uuml;ğ&uuml; sıkılmaz ise bundan cesaret alarak Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Harekat b&ouml;lgesine girmesi an meselesi olabilir, vesselam&hellip;&nbsp;&nbsp;</div> <div style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small;">&nbsp;</div> <div style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small;">Dr. Vehbi KARA&nbsp;</div>
Ekleme Tarihi: 27 Şubat 2020 - Perşembe

Rusya’nın Boğazını Sıkma Zamanı Geldi

<div style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small;">Rusya, Astana ve So&ccedil;i anlaşmalarını hi&ccedil;e sayarak &ldquo;&Ccedil;atışmasızlık B&ouml;lgelerine&rdquo; girdi ve rejim askerleri ile birlikte 16 Mehmet&ccedil;iğin şehit olmasına yol a&ccedil;tı. Elbette bunun bir bedeli vardır ve Rusya&rsquo;nın pişman edilmesi gereklidir. Şimdi sıra Rusya&rsquo;nın boğazını sıkma zamanıdır.<br /> Eğer Rusya&rsquo;ya bu bedel &ouml;dettirilmez ise Mehmet&ccedil;iğin kanını akıtanlara karşı cesaret verilmiş olur ki; buna sebep olanlar ağır bir vebal altında kalacaktır. Peki, neler yapılabilir?<br /> Montr&ouml; Boğazlar S&ouml;zleşmesi bu konuda T&uuml;rkiye&rsquo;ye bir&ccedil;ok hak tanımaktadır. Derhal s&ouml;zleşmeden doğan haklarımız y&uuml;r&uuml;rl&uuml;ğe sokularak aşama aşama Rusya&rsquo;ya anlaşmaları &ccedil;iğnemesinden dolayı b&uuml;y&uuml;k bir bedel &ouml;detmeye başlamak zorundayız.<br /> Birinci D&uuml;nya Savaşında &Ccedil;anakkale Boğazı kapatıldığı i&ccedil;in m&uuml;ttefik olduğu İngiltere, Fransa&rsquo;dan yardım alamayan &Ccedil;arlık Rusya, savaşta yenilmiş ve Osmanlı Devleti ile anlaşma yapmak zorunda kalmıştı.<br /> Rusya&#39;nın Brest-Litovsk Kenti&#39;nde 3 Mart 1918 yılında yapılan anlaşma ile Rusya Osmanlı Devleti&#39;ne Kars, Ardahan, Batum ve Artvin şehirlerini vermek zorunda kalmıştır. Bu nedenle Rusya, İstanbul ve &Ccedil;anakkale Boğazlarının kıymetini herkesten daha &ccedil;ok bilmektedir.<br /> Montr&ouml;; T&uuml;rkiye&#39;nin kendisini pek yakın bir savaş tehlikesi tehdidi karşısında sayması durumunda dahi bazı yaptırımları uygulama hakkı tanımaktadır. Kaldı ki Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Operasyonları ile ilgili olarak kullanılan politika dilini değiştirmiş; ilk defa &ldquo;savaş&rdquo; kelimesini kullanmıştır.<br /> T&uuml;rkiye Montr&ouml;&rsquo;de kendisine tanınan haklardan &ouml;zellikle &ldquo;savaş durumunda taraf olma&rdquo; s&ouml;ylemini kullandığı takdirde ne savaş gemisi ne de ticaret gemilerinin boğazlardan ge&ccedil;işi m&uuml;mk&uuml;n olamayacaktır. Halen Mehmet&ccedil;iği şehit eden silahları, askeri ve sivil gemiler ile Suriye&rsquo;ye g&ouml;nderen Rusya, bu sefer deniz yolu kapandığı i&ccedil;in St. Petersburg &uuml;zerinden yani b&uuml;t&uuml;n Batı Avrupa&rsquo;yı dolaşarak g&ouml;ndermesi gerekecektir.<br /> Boğazların Rus gemilerine kapatılması sadece Suriye&rsquo;deki Rus askerlerini etkilemekle kalmayıp b&uuml;t&uuml;n Rus ekonomisini ciddi şekilde perişan etmesi sonucunu doğuracaktır. Fakat gerginliğin bu noktaya ulaşmasında Rus Putin&rsquo;in b&uuml;y&uuml;k rol&uuml; vardır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; İdlib &uuml;zerinde yapılan anlaşmaları pervasızca &ccedil;iğnemiş &uuml;stelik askerlerimizin şehit olmasına sebep olmuştur.<br /> T&uuml;rkiye, Rusya&rsquo;nın geri adım atmasına fırsat tanımak &uuml;zere anlaşmadan doğan haklarını kademe kademe devreye sokmalıdır. &Ouml;ncelikle 6. Maddede belirtilen &ldquo;T&uuml;rkiye&#39;nin kendisini pek yakın bir savaş tehlikesi tehdidi karşısında sayması durumunda&hellip; gemilerin Boğazlar&#39;a g&uuml;nd&uuml;z girmeleri ve ge&ccedil;işin, her seferinde, T&uuml;rk makamlarınca g&ouml;sterilen yoldan yapılması gerekecektir&rdquo; maddesini işleme sokması uygun olacaktır.<br /> Yok; eğer Rusya geri adım atmaz ise bu sefer T&uuml;rkiye Suriye&rsquo;de savaş durumu nedeni ile Montr&ouml;&rsquo;deki ilgili madde kapsamında yeni yaptırımlar getirebilecektir. Savaş Zamanında &ldquo;savaşan herhangi bir Devletin savaş gemilerinin Boğazlardan ge&ccedil;mesi&rdquo; yasaklanabilecektir.<br /> Boğazların kapatılması bundan 106 yıl &ouml;nce nasıl ki; Rus &ccedil;arlığının yıkılması sonucunu doğurmuştur. Aynı şekilde Rus Putin devletinin de ekonomik ve siyasi y&ouml;nden &ccedil;atırdamasına yol a&ccedil;ması mukadderdir.<br /> İstanbul ve &Ccedil;anakkale Boğazların T&uuml;rkiye&rsquo;nin elinde olması her zaman Rusya&rsquo;nın T&uuml;rkiye ile olan ilişkilerinde hayati değerde olmuştur. Hatta 2. D&uuml;nya savaşı sonrasında Stalin&rsquo;in Kars ve Ardahan ile beraber Boğazları istemesinin en &ouml;nemli nedeni budur. Suriye&rsquo;de acımasızca sivil katliamı yapan ve Suriye şehirlerini halı bombardımanları ile harabeye &ccedil;eviren Rusya&rsquo;ya bir ceza verilmesi gereklidir.<br /> Birleşmiş Milletler G&uuml;venlik Konseyinde &ldquo;veto&rdquo; hakkını kullanarak aleyhinde her t&uuml;rl&uuml; anlaşmayı &ouml;nleyen Rusya, ilk defa b&ouml;ylesine sıkıntılı bir s&uuml;rece girecektir. Bu nedenle Suriye&rsquo;de anlaşmaları &ccedil;iğneyerek sivillerin yerleştirildikleri son b&ouml;lge olan İdlib&rsquo;in harabeye &ccedil;evrilmesi ve milyonlarca insanın g&ouml;&ccedil;e zorlanması &ouml;nlenebilecektir.<br /> H&uuml;k&uuml;metin gerekli adımları atarak; Rusya&rsquo;nın ayağını denk alması ve yaptığı hatalardan d&ouml;nmesi i&ccedil;in son bir şans vermesi beklenebilir. Fakat ısrarla hem sivillerin hem de kahraman Mehmet&ccedil;iğin kanını akıtmasına devam eden Rusya&rsquo;nın &uuml;m&uuml;ğ&uuml; sıkılmaz ise bundan cesaret alarak Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Harekat b&ouml;lgesine girmesi an meselesi olabilir, vesselam&hellip;&nbsp;&nbsp;</div> <div style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small;">&nbsp;</div> <div style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small;">Dr. Vehbi KARA&nbsp;</div>
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.