Abdulkadir MENEK
Köşe Yazarı
Abdulkadir MENEK
 

HÜSNÜ BAYRAMOĞLU AĞABEY (IV)

HÜSNÜ BAYRAMOĞLU AĞABEY (IV) Üstad’ın hizmetinde bulunan Nur Talebeleri, bir iş bölümü ve taksim-ül amal neticesinde üzerlerine düşen görevleri en iyi şekilde yerine getirmeye çalışırlardı. Emirdağ yıllarında bu şekilde en çok yakınında bulunan talebeleri; Zübeyir Gündüzalp, Ceylan Çalışkan, Hüsnü Bayramoğlu ve Bayram Yüksel olmuşlardır. Bunlar da, evin temizliğini yapma, yemek pişirme, misafirleri karşılama ve ilgilenme, gerektiğinde dersler yapma, alışveriş yapma, Üstad’la birlikte gerektiği zaman kırlara çıkma ve diğer şehirleri ziyaret etme, dışarı gönderilecek risaleleri postaya verme gibi hizmetler vs. şeklinde ortaya çıkmaktaydı. Emirdağ’da araba kiralamak yerine ihtiyaç olduğu zaman Üstad tarafından kullanılmak ve diğer zamanlarda piyasada çalıştırılmak üzere bazı Nur Talebeleri tarafından bir araba satın alma zarureti ortaya çıkınca, Üstad Hazretleri de Hüsnü Bayramoğlu Ağabey’i şoför olarak görevlendirdi. Zaman zaman bazı kimseler tarafından sanki çok basit bir görevmiş gibi ifadelerle küçümsenen bu şoförlük görevi, elbette Üstad’ın tam bir güveninin sonucu olarak Hüsnü Ağabey’e tevdi edilmişti. Bu görev de, ihtiyaç olduğu zaman ifa ediliyor, diğer zamanlarda ise, hizmetinde bulunan diğer ağabeylerle birlikte diğer hizmetler el birliği ile ve beraberce yerine getirilmeye çalışılıyordu. Yukarıda ifade edilen bütün görevler gibi şoförlük görevi de, elbette bu kabiliyet ve ehliyet neticesinde verilen bir görev olarak değerlendirilmelidir. Bunun dışında yapılan yorumların da çok fazla bir ehemmiyetinin olmadığını bilmek gerekir. Hüsnü Bayramoğlu Ağabey, 1956 yılında, askerlik vazifesini yapmak üzere Emirdağ’dan ayrılmış, bu vazife tamamlanır tamamlanmaz yeniden Emirdağ’a dönerek, hizmetlerine kaldığı yerden devam etmiştir. ********** Hüsnü Bayramoğlu Ağabeyin adı, Emirdağ Lahikası'ndaki Üstad'ımızın vasiyetlerinin hepsinde zikredilmektedir. Emirdağ Lahikası’ndaki diğer bazı mektuplarda da adının geçmekte olduğunu görüyoruz. Üstad’ın yakınında bulunan birçok ağabey gibi Hüsnü Ağabey de, ‘’Manevi Evladım, Hususi Hizmetkârım ve Mutlak Vekilim’’ gibi tabirlerle ifade edilmiş ve istikameti ile bu sıfatları hak ettiğini ispat etmiştir. Vasiyet ile ilgili mektupları şöylece sıralamak mümkündür: "Vasiyetnamemdir "Aziz, sıddık kardeşlerim ve varislerim! Ecel gizli olmasından, vasiyetname yazmak sünnettir. Benim metrukâtım ve Risale-i Nur'dan olan benim hususi kitaplarım ve güzel ciltlenmiş mecmualarım vesair şeylerimin bütününü, Gül ve Nur fabrikalarının heyetine, başta Hüsrev ve Tahiri olarak o heyetten 12(*) kahraman kardeşlerime vasiyet ediyorum. Onlara bırakıyorum ki, emr-i hak olan ecelim geldiği zaman, benim arkamda o metrukâtım, benim bedelime o sadık ve mübarek ellerde hizmet-i Nuriye ve imaniyede çalışsın ve istimal edilsin... Kardeşiniz Said Nursi" * "Kardeşim Abdülmecit, Zübeyir, Mustafa Sungur, Ceylan, Mehmet Kaya, Hüsnü, Bayram, Rüştü, Abdullah, Ahmet Aytimur, Atıf, Tillolu Said, Mustafa, Mustafa, Seyyid Salih..." (Emirdağ Lahikası-I, 136) "Şimdi manevi evlatlarım, fedakâr hizmetkârlarım olan Zübeyir, Ceylan, Sungur, Bayram, Hüsnü, Abdullah, Mustafa gibi ve has ve halis Nur'un kahramanları olan Hüsrev ve Nazif, Tahiri, Mustafa Gül gibi zatların nezaretinde o düsturumun muhafaza edilmesini vasiyet ediyorum. Said Nursi" (Emirdağ Lahikası-II, 217) "Şimdi bütün talebelerin fevkinde diyerek değil, benim en yakınımda hizmetimde olup bir derece tam tarz-ı hareketimi bilenler ve yakından görenler içinde, dört-beş adamı mutlak vekil yapıyorum. Ben ölsem veya hayatta şuursuz kalsam, Nurlara karşı hizmetimin tarzını bilerek tam yapabilsinler... Şimdilik Tahiri, Sungur, Ceylan, Hüsnü ve bir-iki adam daha mutlak vekilim olarak vasiyet ediyorum. Said Nursi"(Emirdağ Lahikası-II, 233) Bu mektuplarda ve vasiyetlerde açıkça görüldüğü gibi Üstad Hazretleri, özellikle uzun süre kendisi ile beraber bulunmuş ve hizmet tarzını bizzat kendi uygulamalarından görmüş ve şahit olmuş birçok Nur Talebesini, kendi vefatından sonra hizmetin yanlış bazı mecralara sürüklenmemesi ve Üstad’ın tarzına uygun bir şekilde müstakimane devam etmesi için varis ve vekil olarak görevlendirmiş ve böylece onlara da çok ehemmiyetli bir sorumluluk yüklemiştir. Bu mektupların hemen hemen hepsinde Hüsnü Bayramoğlu Ağabey’in isminin bulunması da ayrıca dikkat çekicidir. ********** Hüsnü Bayramoğlu Ağabey’in, Hizmet Vakfı’ndaki hizmetlerinden de kısaca bahsetmek gerekir. Gayesini yalnızca Kur’an hakikatlerinin ilan ve neşri olarak ifade eden Hizmet Vakfı 1973 yılında kuruldu. Bediüzzaman Hazretlerinin o dönemde hayatta bulunan talebeleri; Abdullah Yeğin, Ahmet Aytimur, Mustafa Sungur, Bayram Yüksel, Tahiri Mutlu, Said Özdemir ve Hüsnü Bayramoğlu kurucular heyetinde yer aldı. Vakıf Senedinde kuruluş gayesi aşağıdaki maddeler halinde sıralanmıştır: 1. Orta ve yüksek dereceli mekteplere ve bütün mesleki okullara ve enstitülere devam eden talebelere yurtlar açmak, 2. Yiyecek ve yatacak yer temin etmek, 3. Daha ziyade bilgili, faziletli, ahlaklı ve vatansever olarak yetişmeleri için meslekî ve kültürel kurslar, dersaneler, kütüphaneler ve eğitim salonları açmak, 4. İhtisas için yurt dışına talebe göndermek veya gitmiş olanlara burs vermek, fakir talebelere karşılıklı veya karşılıksız burs vermek, 5. Vakfın inkişafı halinde her türlü ilmî, tarihî, dinî eserleri basmak ve neşretmek, 6. Kur’an-ı Kerim basmak ve bütün baskı işleri için dahilden ve hariçten kağıt ve matbaa makineleri temin etmek, matbaa kurmak, 7. Vakfa verilecek menkul ve gayrimenkullerin hak ve gelirleri ve ibadethaneleri idare etmek, çalıştırmak, 8. Fakirlere, fakir hastalara, fakir dul ve yetimlere vakfın malî imkânları nisbetinde her türlü yardımda bulunmak, 9. Gelir getirmek gayesi ile ticarî işletmeler kurmak veya kurulmuş olan işletmelere iştirak etmek ve bunlarla yardımlaşmak şeklinde belirtilmiştir. Hizmet Vakfı, Kuran-ı Kerim neşri için Cumhuriyet döneminde kurulmuş ilk özel vakıftır. Kaliteli baskı ve ciltle Kur’ân-ı Kerimler başta olmak üzere çeşitli yabancı dil mealler ile Arapça, Almanca, Fransızca, Rusça, Kazakça, Özbekçe, Kırgızca, Uygurca, Çince, Yunanca, Kürtçe tercüme eserler neşretmeye devam etmektedir. Son Osmanlı Hattatı, Hattat Hamid Aytaç (el-Âmidî) ’nin şaheseri sayılan, Osmanlı nesih hat sanatının son yadigârı kabul edilen ve Bediüzzaman Hazretlerinin verdiği formül çerçevesinde yazımı gerçekleştirilen Tevafuklu Kur’an-ı Kerim’i basan ve bunu birçok dünya ülkesine ulaştıran Hizmet Vakfı, birçok dünya diline muteber meal çalışmaları neşretmeye devam etmektedir. Hattat Hamid Aytaç, 1891 yılında Diyarbakır’da dünyaya gelmiş ve 1982 yılında İstanbul’da vefat etmiştir. Son dönemlerin en büyük hattatlarındandır. Çok sayıda hat eseri mevcuttur. Hattat Hamid Bey Türk matbaacılığına çinkografi, çelik üzerine resim ve yazı hakketme yani gravür, kabartma ve lüks baskı tekniğini de ilk getirenlerdendir. İstanbul’da en yeni camilerden olan Şişli Camiinin eşsiz yazıları ile birçok evlerde, salonlarda ve işyerlerinde, Mısır ve Irak’ta, hatta dünyanın birçok yerinde onun binlerce nefis yazısı vardır. Uzun ve verimli bir ömür süren Hattat Hamit Bey bütün İslam âleminden, hatta Japonya’dan bile birçok öğrenci yetiştirmiştir. Mekke-i Mükerreme’de yapılmış olan son İslam Konferansında Hattat Hamit Beyin yazdığı Kuran-ı Kerimin Almanya’da yapılmış nefis yaldızlı ve renkli bir baskısı Suudî Arabistan Kralı Halid tarafından bütün İslam ülkelerinin devlet başkanlarına armağan edilmiştir. Hizmet Vakfı tarafından, aynı şekilde yakın temas içinde bulunduğumuz ülkelerin dilleri başta olmak üzere, birçok dünya diline yapılan tefsir tercümeleri de yayınlanmaya devam edilmektedir. Bu eserlerin tanıtım ve dağıtımı için dünyanın en kapsamlı kitap fuarı olan Frankfurt Kitap Fuarı başta olmak üzere, birçok kitap fuarına da katılma faaliyetlerine devam etmektedir. Bu kitap fuarlarında çok sayıda kişi ile yapılan yüz yüze görüşmelere ilave olarak binlerce kitap ve broşür dağıtımı da gerçekleştirilmektedir. Hizmet Vakfı tarafından neşredilen Tevafuklu Kur’an-ı Kerim’ler, Diyanet İşleri Başkanlığı, renkli bakıya izin vermediği için ilk yıllarda renksiz olarak basılmış, 1976 yılından itibaren de renkli baskıya izin verilmeye başlandığı için üç renkli olarak yayınlanmaya başlanmıştır. Hizmet Vakfı, 1979 yılında kurulan Envar Neşriyat A.Ş.’yi 2015 yılında bünyesine katarak tüm yayıncılık faaliyetlerini bu şirketi üzerinden yürütmeye başlamıştır. Hizmet Vakfı’nın, Türkçe başta olmak üzere, birçok dünya dilinde yayın yapan, Kur’an-ı Kerim ve Risale-i Nur tercümelerinin yer aldığı çok sayıda sitesi, aktif bir şekilde faaliyetlerine devam etmektedir. Hizmet Vakfı’nın kuruluşunda bir müddet Tahiri Mutlu Ağabey Mütevelli Heyet Başkanlığını yürütmüş, daha sonra bu görevden kendi isteği ile ayrılarak, Mütevelli Heyet Başkanlığını Hüsnü Bayramoğlu Ağabeye devretmiştir. Hüsnü Bayramoğlu Ağabey, vefatına kadar Mütevelli Heyet Başkanlığını yürütmeye devam etmiştir. Abdülkadir Menek
Ekleme Tarihi: 03 Ekim 2021 - Pazar

HÜSNÜ BAYRAMOĞLU AĞABEY (IV)

HÜSNÜ BAYRAMOĞLU AĞABEY (IV) Üstad’ın hizmetinde bulunan Nur Talebeleri, bir iş bölümü ve taksim-ül amal neticesinde üzerlerine düşen görevleri en iyi şekilde yerine getirmeye çalışırlardı. Emirdağ yıllarında bu şekilde en çok yakınında bulunan talebeleri; Zübeyir Gündüzalp, Ceylan Çalışkan, Hüsnü Bayramoğlu ve Bayram Yüksel olmuşlardır. Bunlar da, evin temizliğini yapma, yemek pişirme, misafirleri karşılama ve ilgilenme, gerektiğinde dersler yapma, alışveriş yapma, Üstad’la birlikte gerektiği zaman kırlara çıkma ve diğer şehirleri ziyaret etme, dışarı gönderilecek risaleleri postaya verme gibi hizmetler vs. şeklinde ortaya çıkmaktaydı. Emirdağ’da araba kiralamak yerine ihtiyaç olduğu zaman Üstad tarafından kullanılmak ve diğer zamanlarda piyasada çalıştırılmak üzere bazı Nur Talebeleri tarafından bir araba satın alma zarureti ortaya çıkınca, Üstad Hazretleri de Hüsnü Bayramoğlu Ağabey’i şoför olarak görevlendirdi. Zaman zaman bazı kimseler tarafından sanki çok basit bir görevmiş gibi ifadelerle küçümsenen bu şoförlük görevi, elbette Üstad’ın tam bir güveninin sonucu olarak Hüsnü Ağabey’e tevdi edilmişti. Bu görev de, ihtiyaç olduğu zaman ifa ediliyor, diğer zamanlarda ise, hizmetinde bulunan diğer ağabeylerle birlikte diğer hizmetler el birliği ile ve beraberce yerine getirilmeye çalışılıyordu. Yukarıda ifade edilen bütün görevler gibi şoförlük görevi de, elbette bu kabiliyet ve ehliyet neticesinde verilen bir görev olarak değerlendirilmelidir. Bunun dışında yapılan yorumların da çok fazla bir ehemmiyetinin olmadığını bilmek gerekir. Hüsnü Bayramoğlu Ağabey, 1956 yılında, askerlik vazifesini yapmak üzere Emirdağ’dan ayrılmış, bu vazife tamamlanır tamamlanmaz yeniden Emirdağ’a dönerek, hizmetlerine kaldığı yerden devam etmiştir. ********** Hüsnü Bayramoğlu Ağabeyin adı, Emirdağ Lahikası'ndaki Üstad'ımızın vasiyetlerinin hepsinde zikredilmektedir. Emirdağ Lahikası’ndaki diğer bazı mektuplarda da adının geçmekte olduğunu görüyoruz. Üstad’ın yakınında bulunan birçok ağabey gibi Hüsnü Ağabey de, ‘’Manevi Evladım, Hususi Hizmetkârım ve Mutlak Vekilim’’ gibi tabirlerle ifade edilmiş ve istikameti ile bu sıfatları hak ettiğini ispat etmiştir. Vasiyet ile ilgili mektupları şöylece sıralamak mümkündür: "Vasiyetnamemdir "Aziz, sıddık kardeşlerim ve varislerim! Ecel gizli olmasından, vasiyetname yazmak sünnettir. Benim metrukâtım ve Risale-i Nur'dan olan benim hususi kitaplarım ve güzel ciltlenmiş mecmualarım vesair şeylerimin bütününü, Gül ve Nur fabrikalarının heyetine, başta Hüsrev ve Tahiri olarak o heyetten 12(*) kahraman kardeşlerime vasiyet ediyorum. Onlara bırakıyorum ki, emr-i hak olan ecelim geldiği zaman, benim arkamda o metrukâtım, benim bedelime o sadık ve mübarek ellerde hizmet-i Nuriye ve imaniyede çalışsın ve istimal edilsin... Kardeşiniz Said Nursi" * "Kardeşim Abdülmecit, Zübeyir, Mustafa Sungur, Ceylan, Mehmet Kaya, Hüsnü, Bayram, Rüştü, Abdullah, Ahmet Aytimur, Atıf, Tillolu Said, Mustafa, Mustafa, Seyyid Salih..." (Emirdağ Lahikası-I, 136) "Şimdi manevi evlatlarım, fedakâr hizmetkârlarım olan Zübeyir, Ceylan, Sungur, Bayram, Hüsnü, Abdullah, Mustafa gibi ve has ve halis Nur'un kahramanları olan Hüsrev ve Nazif, Tahiri, Mustafa Gül gibi zatların nezaretinde o düsturumun muhafaza edilmesini vasiyet ediyorum. Said Nursi" (Emirdağ Lahikası-II, 217) "Şimdi bütün talebelerin fevkinde diyerek değil, benim en yakınımda hizmetimde olup bir derece tam tarz-ı hareketimi bilenler ve yakından görenler içinde, dört-beş adamı mutlak vekil yapıyorum. Ben ölsem veya hayatta şuursuz kalsam, Nurlara karşı hizmetimin tarzını bilerek tam yapabilsinler... Şimdilik Tahiri, Sungur, Ceylan, Hüsnü ve bir-iki adam daha mutlak vekilim olarak vasiyet ediyorum. Said Nursi"(Emirdağ Lahikası-II, 233) Bu mektuplarda ve vasiyetlerde açıkça görüldüğü gibi Üstad Hazretleri, özellikle uzun süre kendisi ile beraber bulunmuş ve hizmet tarzını bizzat kendi uygulamalarından görmüş ve şahit olmuş birçok Nur Talebesini, kendi vefatından sonra hizmetin yanlış bazı mecralara sürüklenmemesi ve Üstad’ın tarzına uygun bir şekilde müstakimane devam etmesi için varis ve vekil olarak görevlendirmiş ve böylece onlara da çok ehemmiyetli bir sorumluluk yüklemiştir. Bu mektupların hemen hemen hepsinde Hüsnü Bayramoğlu Ağabey’in isminin bulunması da ayrıca dikkat çekicidir. ********** Hüsnü Bayramoğlu Ağabey’in, Hizmet Vakfı’ndaki hizmetlerinden de kısaca bahsetmek gerekir. Gayesini yalnızca Kur’an hakikatlerinin ilan ve neşri olarak ifade eden Hizmet Vakfı 1973 yılında kuruldu. Bediüzzaman Hazretlerinin o dönemde hayatta bulunan talebeleri; Abdullah Yeğin, Ahmet Aytimur, Mustafa Sungur, Bayram Yüksel, Tahiri Mutlu, Said Özdemir ve Hüsnü Bayramoğlu kurucular heyetinde yer aldı. Vakıf Senedinde kuruluş gayesi aşağıdaki maddeler halinde sıralanmıştır: 1. Orta ve yüksek dereceli mekteplere ve bütün mesleki okullara ve enstitülere devam eden talebelere yurtlar açmak, 2. Yiyecek ve yatacak yer temin etmek, 3. Daha ziyade bilgili, faziletli, ahlaklı ve vatansever olarak yetişmeleri için meslekî ve kültürel kurslar, dersaneler, kütüphaneler ve eğitim salonları açmak, 4. İhtisas için yurt dışına talebe göndermek veya gitmiş olanlara burs vermek, fakir talebelere karşılıklı veya karşılıksız burs vermek, 5. Vakfın inkişafı halinde her türlü ilmî, tarihî, dinî eserleri basmak ve neşretmek, 6. Kur’an-ı Kerim basmak ve bütün baskı işleri için dahilden ve hariçten kağıt ve matbaa makineleri temin etmek, matbaa kurmak, 7. Vakfa verilecek menkul ve gayrimenkullerin hak ve gelirleri ve ibadethaneleri idare etmek, çalıştırmak, 8. Fakirlere, fakir hastalara, fakir dul ve yetimlere vakfın malî imkânları nisbetinde her türlü yardımda bulunmak, 9. Gelir getirmek gayesi ile ticarî işletmeler kurmak veya kurulmuş olan işletmelere iştirak etmek ve bunlarla yardımlaşmak şeklinde belirtilmiştir. Hizmet Vakfı, Kuran-ı Kerim neşri için Cumhuriyet döneminde kurulmuş ilk özel vakıftır. Kaliteli baskı ve ciltle Kur’ân-ı Kerimler başta olmak üzere çeşitli yabancı dil mealler ile Arapça, Almanca, Fransızca, Rusça, Kazakça, Özbekçe, Kırgızca, Uygurca, Çince, Yunanca, Kürtçe tercüme eserler neşretmeye devam etmektedir. Son Osmanlı Hattatı, Hattat Hamid Aytaç (el-Âmidî) ’nin şaheseri sayılan, Osmanlı nesih hat sanatının son yadigârı kabul edilen ve Bediüzzaman Hazretlerinin verdiği formül çerçevesinde yazımı gerçekleştirilen Tevafuklu Kur’an-ı Kerim’i basan ve bunu birçok dünya ülkesine ulaştıran Hizmet Vakfı, birçok dünya diline muteber meal çalışmaları neşretmeye devam etmektedir. Hattat Hamid Aytaç, 1891 yılında Diyarbakır’da dünyaya gelmiş ve 1982 yılında İstanbul’da vefat etmiştir. Son dönemlerin en büyük hattatlarındandır. Çok sayıda hat eseri mevcuttur. Hattat Hamid Bey Türk matbaacılığına çinkografi, çelik üzerine resim ve yazı hakketme yani gravür, kabartma ve lüks baskı tekniğini de ilk getirenlerdendir. İstanbul’da en yeni camilerden olan Şişli Camiinin eşsiz yazıları ile birçok evlerde, salonlarda ve işyerlerinde, Mısır ve Irak’ta, hatta dünyanın birçok yerinde onun binlerce nefis yazısı vardır. Uzun ve verimli bir ömür süren Hattat Hamit Bey bütün İslam âleminden, hatta Japonya’dan bile birçok öğrenci yetiştirmiştir. Mekke-i Mükerreme’de yapılmış olan son İslam Konferansında Hattat Hamit Beyin yazdığı Kuran-ı Kerimin Almanya’da yapılmış nefis yaldızlı ve renkli bir baskısı Suudî Arabistan Kralı Halid tarafından bütün İslam ülkelerinin devlet başkanlarına armağan edilmiştir. Hizmet Vakfı tarafından, aynı şekilde yakın temas içinde bulunduğumuz ülkelerin dilleri başta olmak üzere, birçok dünya diline yapılan tefsir tercümeleri de yayınlanmaya devam edilmektedir. Bu eserlerin tanıtım ve dağıtımı için dünyanın en kapsamlı kitap fuarı olan Frankfurt Kitap Fuarı başta olmak üzere, birçok kitap fuarına da katılma faaliyetlerine devam etmektedir. Bu kitap fuarlarında çok sayıda kişi ile yapılan yüz yüze görüşmelere ilave olarak binlerce kitap ve broşür dağıtımı da gerçekleştirilmektedir. Hizmet Vakfı tarafından neşredilen Tevafuklu Kur’an-ı Kerim’ler, Diyanet İşleri Başkanlığı, renkli bakıya izin vermediği için ilk yıllarda renksiz olarak basılmış, 1976 yılından itibaren de renkli baskıya izin verilmeye başlandığı için üç renkli olarak yayınlanmaya başlanmıştır. Hizmet Vakfı, 1979 yılında kurulan Envar Neşriyat A.Ş.’yi 2015 yılında bünyesine katarak tüm yayıncılık faaliyetlerini bu şirketi üzerinden yürütmeye başlamıştır. Hizmet Vakfı’nın, Türkçe başta olmak üzere, birçok dünya dilinde yayın yapan, Kur’an-ı Kerim ve Risale-i Nur tercümelerinin yer aldığı çok sayıda sitesi, aktif bir şekilde faaliyetlerine devam etmektedir. Hizmet Vakfı’nın kuruluşunda bir müddet Tahiri Mutlu Ağabey Mütevelli Heyet Başkanlığını yürütmüş, daha sonra bu görevden kendi isteği ile ayrılarak, Mütevelli Heyet Başkanlığını Hüsnü Bayramoğlu Ağabeye devretmiştir. Hüsnü Bayramoğlu Ağabey, vefatına kadar Mütevelli Heyet Başkanlığını yürütmeye devam etmiştir. Abdülkadir Menek
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.