Burhan Bozgeyik
Köşe Yazarı
Burhan Bozgeyik
 

Haydi Çocuklar Camiye!

Haydi Çocuklar Camiye! “Haydi Çocuklar Camiye!” diye bir sosyal medya platformu varmış. Şahsen benim haberim yoktu, bizim torun görmüş. Maksat çocukları namaza teşvik etmek. Teşvik için tablet, robot, dijital saat gibi hediyeler veriyorlar. Bu etkinliğe katılanlar arasında kura çekiyorlar, kurada çıkanlara bu hediyeleri veriyorlar. Namazı camide kılanların puanı yüksek. Tam da tatil zamanına denk geldi. Bizim torun da bu etkinliğe “üye” oldu. Ev halkını tembihliyor: “Sabah namazına camiye gideceğim, kalkamazsam yüzüme su dökerek uyandırın!” Allah kabul etsin, namazları camide kılmaya dikkat ediyorum, ancak akşam namazını evde kılıyorum. Yıllardır vird edindiğim dualar var, akşam-yatsı arasında onları yapmak istiyorum. Daha sonra abdest tazeleyerek yatsı namazına camiye gidiyorum. Geçenlerde babası yoktu, bizim torun beş vakit namazı camide tamamlamak için bana takıldı, akşam namazına da birlikte gittik. Cami yolunda sohbet ediyoruz, “Dede okul zamanı ne yapacağım? Cami için izin verseler olmaz mı?” diyor. Ben de kendisine, “Okulda bir yeri mescit haline getirseler, namaz kılan çocuklar orada namazlarını kılsa!” diyorum. Bizim toruna teklifim, “Yanında bir seccade götür, sınıfın bir köşesine serip kıl!” diyorum. O da, “Sırada oturduğum yerde kılsam olmaz mı?” diyor. “Kıbleye dönmen lazım. Hem imkân var. Teneffüste seccadeyi serip kılarsın” diyorum. Geçenlerde yatsı namazına biraz erken gittik. Cami imamı Numan hoca bizim toruna dönüp; “Yahu arkadaş, şeker hakkın var, vereceğim, ancak tesbihat yapmadan çıkıyorsunuz” dedi. Doğrudur, ben tesbihatı yolda yapmayı tercih ediyorum. Zira şu “maske komedisine” alışamadım. Daha fazla karbondioksit solumayı, nefessiz kalmayı istemiyorum. “Peki, şeker hakkımızı almak için kalırız” dedim. Tesbihattan sonra hocamız bizim torunun şeker hakkını verdi. Güzel bir uygulama… Bizim Muhammed Ali, her namazdan gelişte hemen “camide kıldım” kısmını işaretliyor ve merakla kaç puan verildiğini bekliyor. Namazı evde kılınca puan biraz düşük oluyor. Bunun sebebi çocuklara camide namaz kılmayı sevdirmek. Bizimki, bir hafta böyle devam ettikten sonra, “Dede, artık hep camiye gitmek istiyorum. Bunu çok seviyorum” demeye başladı. “Haydi Çocuklar. Camiye!” platformunu hazırlayanları tanımıyorum, ancak kendilerini tebrik ederim. Ev halkı olarak bizim delikanlıya söz verdik, şayet çekilişte bir hediye çıkmazsa, istediği hediyeyi biz alacağız. Kulaklık istiyor, tamam, baş-göz üstüne… Sevgili Peygamberimiz 7 yaşına gelen çocuklara namaz kılmaları gerektiğini söylemeyi emrediyor. Ağaç yaşken eğilir. Şayet küçük yaşlarda kılınmazsa, yaşken eğilen ağacın sonradan odun olması gibi, insan da odunlaşır, nefis kalınlaşır ve namaz kılmak zorlaşır. Namaz deyip geçmeyelim. “Namaz dinin direği”dir. Kabirde ilk sorulacak soru da namazdandır. Şayet mümin namaz kılmamışsa, ondan sonraki duraklarda işi daha da zorlaşacaktır. Bir anne ev halkını sabah namazına uyandırırken, “Haydi kalkın, ben hepinizi cennette bir arada görmek istiyorum. Birinizin noksan olmasını istemiyorum” dermiş. Eskiden anneler erkek evlatlarını yetiştirirken, “Ya şehit ol, ya gazi!” derlerdi. Kız çocuklarını da böyle evlatlar yetiştirecek anne olacak şekilde terbiye ederlerdi. Hedef, ahiret hayatında mesut ve bahtiyar olmaktı. Bunun için de bu dünyada Allah-u Teâlâ’nın emri istikametinde yaşamak, Resul-i Ekrem’in (A.S.M.) yolundan yürümek gerekti. Son zamanlarda devran değişti. Zihinler dünyevileşti. Hedef dünyevî makam-mevki sahibi olmak, dünyada güzel yaşamak oldu. Çocuklar uykusunu alsın diye sabah namazına uyandırılmaz oldular. “Sonra kılar!” denilmeye başlandı. “Aman imtihanından geri kalmasın!” denildi, namaz hep geri planlara itildi. Ey büyükler, ciğerparelerinizi Peygamber Efendimizin (A.S.M.), “Gözümün nuru” dediği namazı kılmaya teşvik edin. Unutmayın, bunun için harcadıklarınız en güzel sadakadır. Haydi çocuklar camiye! Haydi çocuklar namaza! Burhan Bozgeyik
Ekleme Tarihi: 04 Şubat 2022 - Cuma

Haydi Çocuklar Camiye!

Haydi Çocuklar Camiye! “Haydi Çocuklar Camiye!” diye bir sosyal medya platformu varmış. Şahsen benim haberim yoktu, bizim torun görmüş. Maksat çocukları namaza teşvik etmek. Teşvik için tablet, robot, dijital saat gibi hediyeler veriyorlar. Bu etkinliğe katılanlar arasında kura çekiyorlar, kurada çıkanlara bu hediyeleri veriyorlar. Namazı camide kılanların puanı yüksek. Tam da tatil zamanına denk geldi. Bizim torun da bu etkinliğe “üye” oldu. Ev halkını tembihliyor: “Sabah namazına camiye gideceğim, kalkamazsam yüzüme su dökerek uyandırın!” Allah kabul etsin, namazları camide kılmaya dikkat ediyorum, ancak akşam namazını evde kılıyorum. Yıllardır vird edindiğim dualar var, akşam-yatsı arasında onları yapmak istiyorum. Daha sonra abdest tazeleyerek yatsı namazına camiye gidiyorum. Geçenlerde babası yoktu, bizim torun beş vakit namazı camide tamamlamak için bana takıldı, akşam namazına da birlikte gittik. Cami yolunda sohbet ediyoruz, “Dede okul zamanı ne yapacağım? Cami için izin verseler olmaz mı?” diyor. Ben de kendisine, “Okulda bir yeri mescit haline getirseler, namaz kılan çocuklar orada namazlarını kılsa!” diyorum. Bizim toruna teklifim, “Yanında bir seccade götür, sınıfın bir köşesine serip kıl!” diyorum. O da, “Sırada oturduğum yerde kılsam olmaz mı?” diyor. “Kıbleye dönmen lazım. Hem imkân var. Teneffüste seccadeyi serip kılarsın” diyorum. Geçenlerde yatsı namazına biraz erken gittik. Cami imamı Numan hoca bizim toruna dönüp; “Yahu arkadaş, şeker hakkın var, vereceğim, ancak tesbihat yapmadan çıkıyorsunuz” dedi. Doğrudur, ben tesbihatı yolda yapmayı tercih ediyorum. Zira şu “maske komedisine” alışamadım. Daha fazla karbondioksit solumayı, nefessiz kalmayı istemiyorum. “Peki, şeker hakkımızı almak için kalırız” dedim. Tesbihattan sonra hocamız bizim torunun şeker hakkını verdi. Güzel bir uygulama… Bizim Muhammed Ali, her namazdan gelişte hemen “camide kıldım” kısmını işaretliyor ve merakla kaç puan verildiğini bekliyor. Namazı evde kılınca puan biraz düşük oluyor. Bunun sebebi çocuklara camide namaz kılmayı sevdirmek. Bizimki, bir hafta böyle devam ettikten sonra, “Dede, artık hep camiye gitmek istiyorum. Bunu çok seviyorum” demeye başladı. “Haydi Çocuklar. Camiye!” platformunu hazırlayanları tanımıyorum, ancak kendilerini tebrik ederim. Ev halkı olarak bizim delikanlıya söz verdik, şayet çekilişte bir hediye çıkmazsa, istediği hediyeyi biz alacağız. Kulaklık istiyor, tamam, baş-göz üstüne… Sevgili Peygamberimiz 7 yaşına gelen çocuklara namaz kılmaları gerektiğini söylemeyi emrediyor. Ağaç yaşken eğilir. Şayet küçük yaşlarda kılınmazsa, yaşken eğilen ağacın sonradan odun olması gibi, insan da odunlaşır, nefis kalınlaşır ve namaz kılmak zorlaşır. Namaz deyip geçmeyelim. “Namaz dinin direği”dir. Kabirde ilk sorulacak soru da namazdandır. Şayet mümin namaz kılmamışsa, ondan sonraki duraklarda işi daha da zorlaşacaktır. Bir anne ev halkını sabah namazına uyandırırken, “Haydi kalkın, ben hepinizi cennette bir arada görmek istiyorum. Birinizin noksan olmasını istemiyorum” dermiş. Eskiden anneler erkek evlatlarını yetiştirirken, “Ya şehit ol, ya gazi!” derlerdi. Kız çocuklarını da böyle evlatlar yetiştirecek anne olacak şekilde terbiye ederlerdi. Hedef, ahiret hayatında mesut ve bahtiyar olmaktı. Bunun için de bu dünyada Allah-u Teâlâ’nın emri istikametinde yaşamak, Resul-i Ekrem’in (A.S.M.) yolundan yürümek gerekti. Son zamanlarda devran değişti. Zihinler dünyevileşti. Hedef dünyevî makam-mevki sahibi olmak, dünyada güzel yaşamak oldu. Çocuklar uykusunu alsın diye sabah namazına uyandırılmaz oldular. “Sonra kılar!” denilmeye başlandı. “Aman imtihanından geri kalmasın!” denildi, namaz hep geri planlara itildi. Ey büyükler, ciğerparelerinizi Peygamber Efendimizin (A.S.M.), “Gözümün nuru” dediği namazı kılmaya teşvik edin. Unutmayın, bunun için harcadıklarınız en güzel sadakadır. Haydi çocuklar camiye! Haydi çocuklar namaza! Burhan Bozgeyik
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.