Burhan Bozgeyik
Köşe Yazarı
Burhan Bozgeyik
 

"Türkiye Cumhuriyeti İslam Devleti Olarak Kuruldu"

"Türkiye Cumhuriyeti İslam Devleti Olarak Kuruldu" Bugün 29 Ekim. Yani Cumhuriyet’in ilan edilişinin 98. yıldönümü. Tevafuk etti, bizim “Yakın Tarih Kitapları Serisi”nin 1. kitabı Ekim başında piyasaya çıktı. Kitabın ismi: Türkiye Cumhuriyeti İslam Devleti Olarak Kuruldu. Kitabın ismi bir “iddianın” değil, gerçeğin ta kendisinin ifadesi. Maalesef bu ülke insanına “yabancı” kalmış bir gerçeğin… Biz bu kitapta, bu ülke insanlarına bu tarihi gerçeği anlatmak için mecburen hikâyeyi biraz geriden aldık. Osmanlı Devleti nasıl yıkıldı, Birinci Dünya Savaşı, Mondros Mütarekesi, Sevr Anlaşması, Kurtuluş Savaşı öncesinde ülkenin durumu, Kurtuluş Savaşı hangi temel değerler ışığında yapıldı, TBMM nasıl açıldı ve Kurtuluş Savaşı esnasında nasıl çalıştı?.. Ve derken 29 Ekim 1923… Yani Cumhuriyet’in ilan tarihi. İşte bizim kitabımızın konusu da tam burada başlıyor. 29 Ekim 1923’te, yani Cumhuriyet’in ilan edildiği tarihte 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, yani Anayasa mer’iyyette. Yani yürürlükte. Bu Anayasa’nın 2. Maddesi’nde de şu hüküm var: “Devletin dini, din-i İslam’dır.” O esnada protokoldeki bir numaralı bakanlık, Şeriat ve Evkaf Nezareti’dir. Ayrıca Mezahib Nezareti, yani Mezhepler Bakanlığı vardır. Bütün mahkemelerde hükümler “edile-i şer’iyyeye” göre verilmektedir. Yani Kitap (Kur’an-ı Kerim), Sünnet, İcma-ı Ümmet ve Kıyas-ı Fukaha’ya göre… Yani hayatın her safhasında İslam’ın esasları ve hükümleri hâkimdir. Cumhuriyet’ten sonra hazırlanan 1924 Anayasası’nın 2. Maddesi yine aynıdır. Yani bu maddede şöyle denilmektedir: “Devletin dini, din-i İslam’dır.” Bu hüküm Anayasa’da 1928 tarihine kadar duracaktır. Bizim kitabımız da işte bu tarihe kadarki tarihi gerçekleri anlatmaktadır. Bizim işimiz bu: Gerçekleri araştırmak ve yazmak. Şimdiye kadar yayınlanan 120 kitabımızda bunu yaptık. Allah’a hadsiz hamdolsun ki şimdiye kadar, “Şurası yanlış” diyen olmadı. Bunun sebebi, sağlam ve sağlıklı bilgi ve belgelere itibar etmemiz, fıkhî konularda ulema ile istişare etmemizdi. Bizim işimiz, sadece ve sadece doğruları anlatmak. Hiç kimseye hakaret etmeyiz. Sübjektif değerlendirmelerde bulunmayız. Bahis mevzuu bu kitabımızda da bunu yaptık. Bundan sonraki kitaplarımızda da bu temel ölçüleri göreceksiniz. “Yakın Tarih Kitapları Serisinde” şimdiye kadar yayınlanmış kitaplarımızı bazı ilavelerle yeniden yayınlayacağız. Bu seride yalnızca bir kitabı yeni yazdık. 4 kitaplık “Darbeler Devri”nin 4. kitabını. Bu seride işlediğimiz; 27 Mayıs ve 12 Mart darbeleri ile Talat Aydemir’in başı çektiği darbe teşebbüsünü Yakın Tarih Ansiklopedisi’nde yazmıştık. 4. kitapta şu konuları işledik: 12 Eylül, 28 Şubat ve AK Parti iktidarı zamanındaki darbe teşebbüsleri (15 Temmuz dâhil)… Şahsi kanaatim şudur: Yakın tarihi bilmek, bir beka meselesidir. Bu ülkenin varlığını ve istiklaliyetini korumak için yakın tarihi çok iyi bilmeliyiz. Bu ülke dünyada düşmanı en çok olan bir ülkedir. Düşman dedikse şöyle böyle değil, koca koca ejderhalar, çakallar, ayılar, kurtlar, domuzlar… Bütün bunları ve oyunlarını bilmeliyiz. İşi gücü çekirdek çitleyip maç seyretmek olanlarla, işi gücü bugün ne yiyeceğim diye düşünenlerle, işi gücü vur patlasın çal oynasın havasında olanlarla, hele hele köy yanar, kahpe taranır edasıyla çalım satanlarla benim işim olmaz. Benim işim 1071, 1453, 1915-1916 Çanakkale muharebelerini, 1920-1922 Kurtuluş Savaşı’nı unutmayanlarla. Bu vatanı hür ve bağımsız olarak, şehit ve gazi ecdadın ruhunu şâd edecek bir yapıda gelecek nesle devretmeyi düşünenlerle… Bir 29 Ekim daha geldi. Dün neler olmuştu? Dünkü tarihî gerçekler neydi, hatırlatalım dedik. Burhan Bozgeyik
Ekleme Tarihi: 19 Ocak 2022 - Çarşamba

"Türkiye Cumhuriyeti İslam Devleti Olarak Kuruldu"

"Türkiye Cumhuriyeti İslam Devleti Olarak Kuruldu" Bugün 29 Ekim. Yani Cumhuriyet’in ilan edilişinin 98. yıldönümü. Tevafuk etti, bizim “Yakın Tarih Kitapları Serisi”nin 1. kitabı Ekim başında piyasaya çıktı. Kitabın ismi: Türkiye Cumhuriyeti İslam Devleti Olarak Kuruldu. Kitabın ismi bir “iddianın” değil, gerçeğin ta kendisinin ifadesi. Maalesef bu ülke insanına “yabancı” kalmış bir gerçeğin… Biz bu kitapta, bu ülke insanlarına bu tarihi gerçeği anlatmak için mecburen hikâyeyi biraz geriden aldık. Osmanlı Devleti nasıl yıkıldı, Birinci Dünya Savaşı, Mondros Mütarekesi, Sevr Anlaşması, Kurtuluş Savaşı öncesinde ülkenin durumu, Kurtuluş Savaşı hangi temel değerler ışığında yapıldı, TBMM nasıl açıldı ve Kurtuluş Savaşı esnasında nasıl çalıştı?.. Ve derken 29 Ekim 1923… Yani Cumhuriyet’in ilan tarihi. İşte bizim kitabımızın konusu da tam burada başlıyor. 29 Ekim 1923’te, yani Cumhuriyet’in ilan edildiği tarihte 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, yani Anayasa mer’iyyette. Yani yürürlükte. Bu Anayasa’nın 2. Maddesi’nde de şu hüküm var: “Devletin dini, din-i İslam’dır.” O esnada protokoldeki bir numaralı bakanlık, Şeriat ve Evkaf Nezareti’dir. Ayrıca Mezahib Nezareti, yani Mezhepler Bakanlığı vardır. Bütün mahkemelerde hükümler “edile-i şer’iyyeye” göre verilmektedir. Yani Kitap (Kur’an-ı Kerim), Sünnet, İcma-ı Ümmet ve Kıyas-ı Fukaha’ya göre… Yani hayatın her safhasında İslam’ın esasları ve hükümleri hâkimdir. Cumhuriyet’ten sonra hazırlanan 1924 Anayasası’nın 2. Maddesi yine aynıdır. Yani bu maddede şöyle denilmektedir: “Devletin dini, din-i İslam’dır.” Bu hüküm Anayasa’da 1928 tarihine kadar duracaktır. Bizim kitabımız da işte bu tarihe kadarki tarihi gerçekleri anlatmaktadır. Bizim işimiz bu: Gerçekleri araştırmak ve yazmak. Şimdiye kadar yayınlanan 120 kitabımızda bunu yaptık. Allah’a hadsiz hamdolsun ki şimdiye kadar, “Şurası yanlış” diyen olmadı. Bunun sebebi, sağlam ve sağlıklı bilgi ve belgelere itibar etmemiz, fıkhî konularda ulema ile istişare etmemizdi. Bizim işimiz, sadece ve sadece doğruları anlatmak. Hiç kimseye hakaret etmeyiz. Sübjektif değerlendirmelerde bulunmayız. Bahis mevzuu bu kitabımızda da bunu yaptık. Bundan sonraki kitaplarımızda da bu temel ölçüleri göreceksiniz. “Yakın Tarih Kitapları Serisinde” şimdiye kadar yayınlanmış kitaplarımızı bazı ilavelerle yeniden yayınlayacağız. Bu seride yalnızca bir kitabı yeni yazdık. 4 kitaplık “Darbeler Devri”nin 4. kitabını. Bu seride işlediğimiz; 27 Mayıs ve 12 Mart darbeleri ile Talat Aydemir’in başı çektiği darbe teşebbüsünü Yakın Tarih Ansiklopedisi’nde yazmıştık. 4. kitapta şu konuları işledik: 12 Eylül, 28 Şubat ve AK Parti iktidarı zamanındaki darbe teşebbüsleri (15 Temmuz dâhil)… Şahsi kanaatim şudur: Yakın tarihi bilmek, bir beka meselesidir. Bu ülkenin varlığını ve istiklaliyetini korumak için yakın tarihi çok iyi bilmeliyiz. Bu ülke dünyada düşmanı en çok olan bir ülkedir. Düşman dedikse şöyle böyle değil, koca koca ejderhalar, çakallar, ayılar, kurtlar, domuzlar… Bütün bunları ve oyunlarını bilmeliyiz. İşi gücü çekirdek çitleyip maç seyretmek olanlarla, işi gücü bugün ne yiyeceğim diye düşünenlerle, işi gücü vur patlasın çal oynasın havasında olanlarla, hele hele köy yanar, kahpe taranır edasıyla çalım satanlarla benim işim olmaz. Benim işim 1071, 1453, 1915-1916 Çanakkale muharebelerini, 1920-1922 Kurtuluş Savaşı’nı unutmayanlarla. Bu vatanı hür ve bağımsız olarak, şehit ve gazi ecdadın ruhunu şâd edecek bir yapıda gelecek nesle devretmeyi düşünenlerle… Bir 29 Ekim daha geldi. Dün neler olmuştu? Dünkü tarihî gerçekler neydi, hatırlatalım dedik. Burhan Bozgeyik
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.