EROL AYDIN
Köşe Yazarı
EROL AYDIN
 

SEPETİN UZANMASINI BEKLERKEN...

<p>Pandemi s&uuml;recinin kitlesel hal alması sonrasın da bir &ccedil;ok hane ailece salgına maruz kaldığı i&ccedil;in toplu karantinalar yaşanmıştır. Bu durumda dışarı &ccedil;ıkmak, ihtiya&ccedil;ları karşılamak ve de sıkıntıları gidermek m&uuml;mk&uuml;n olmadığı i&ccedil;in sosyal dayanışma devreye girmiştir.</p> <p>&Ouml;zellikle komşular yaptıkları yemekleri kapılara bırakmak suretiyle en g&uuml;zel dayanışma &ouml;rnekleri sergilenmiştir. Bug&uuml;ne kadar bir deyim olarak kullanılagelen, &ldquo;Komşu, komşunun k&uuml;l&uuml;ne muhta&ccedil;tır&rdquo; s&ouml;z&uuml; ete, kemiğe b&uuml;r&uuml;nerek hayata ge&ccedil;irilmiştir. Sosyal bir varlık olan insanın bu yardımlaşma duygusu ve vefa k&uuml;lt&uuml;r&uuml;yle harmanlanmış olması t&uuml;yleri diken diken etmiş, g&ouml;zleri yaşartmıştır.</p> <p>Bu salgına maruz kalanlar &ccedil;ok iyi bilirler ki insanın &uuml;st&uuml;nden adeta tır ge&ccedil;miş gibi olmaktadır. B&ouml;brekler adeta s&ouml;k&uuml;lmekte, boyun kırılmakta ve sırta f&uuml;zeler fırlatılmaktadır. Yani ortaya &ccedil;ıkan semptomlara bağlı olarak bir&ccedil;ok insan da benzer belirtiler &ccedil;ok yoğun olarak yaşanmaktadır. İnsan parmağını bile kıpırdatamazken, her bir aile bireyi bir kanepede yarı baygın bir şekilde yatmaktadır. Birisi kapıyı &ccedil;alsa, bir bardak su verse, bir kap yemek bıraksa diye artık hayaller g&ouml;rmeye başlıyorsunuz. Bu hissiyata bigane kalmayan pek &ccedil;ok insan elinden gelen desteği sunmuştur. Bu en temel d&uuml;zeyde insanlık g&ouml;revi olarak takdirle karşılanmıştır.</p> <p>Bir de olumsuz &ouml;rnekler vardır. Mesela akraba olan aynı apartmanda bulunanlar herkes birbirine bıraktığı i&ccedil;in bu eylemler ger&ccedil;ekleşememiştir. Yabancı komşular da nasıl olsa bunlar akraba deyip devre dışı kalınca durum Hoca Nasreddin fıkralarını aratmamıştır. Yukarıdan veya aşağıdan bir sepetin sarkıtılması beyhude bir şekilde beklenmiştir. Fakat nafile beklenen ger&ccedil;ekleşmemiş ve mesele karambole getirilerek b&uuml;y&uuml;k mağduriyet ve hayal kırıklıkları yaşanmıştır. Sadece kuru telefonlarla s&uuml;re&ccedil; y&ouml;netilmek istenmiş o da eziyetten &ouml;teye ge&ccedil;memiştir. Telefon a&ccedil;ılsa bile, &ldquo;Nasılsın?&rdquo; demek yerine &ldquo;İyisiniz demi?&rdquo; diyerek sorunlu bir &uuml;slup kullanılmıştır. Aslında burada ki sorgulamanın terc&uuml;mesi, &ldquo;Aman ha &ccedil;abuk iyi olun, sizinle uğraşamam!&rdquo; şeklindedir. B&ouml;ylece bir şey yapamadığımız i&ccedil;in bizi de vicdan azabından kurtarın şeklindedir. Bu g&uuml;nler de mutlaka ge&ccedil;ecek fakat a&ccedil;tığı yaraların kapanması m&uuml;mk&uuml;n olmayacaktır. Kolay bir sınavı ge&ccedil;ememiş olmanın zorlukları her daim karşılarına &ccedil;ıkacaktır. Yapacak &ccedil;ok fazla bir şey yok yardım ve destek g&ouml;n&uuml;l işi, zorla yapılmasının kimseye de faydası olmayacaktır.</p> <p>Sonu&ccedil; olarak; g&ouml;kten zembille bir şey inmesini beklemek i&ccedil;in yanlış zamandayız. Menkıbe olarak&nbsp; ve Bakara suresinde de anlatılanların ger&ccedil;ekleşmesini beklemedik. Fakat en azından sepetin uzatılmasını beklemek gibi hakkımız saklıydı. O da olmayınca bu davranış koronadan daha derin iz bırakmıştır.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Esenlik dileklerimle,</p> <p>&nbsp;</p> <p>Erol Aydın</p> <p>&nbsp;</p>
Ekleme Tarihi: 07 Aralık 2020 - Pazartesi

SEPETİN UZANMASINI BEKLERKEN...

<p>Pandemi s&uuml;recinin kitlesel hal alması sonrasın da bir &ccedil;ok hane ailece salgına maruz kaldığı i&ccedil;in toplu karantinalar yaşanmıştır. Bu durumda dışarı &ccedil;ıkmak, ihtiya&ccedil;ları karşılamak ve de sıkıntıları gidermek m&uuml;mk&uuml;n olmadığı i&ccedil;in sosyal dayanışma devreye girmiştir.</p> <p>&Ouml;zellikle komşular yaptıkları yemekleri kapılara bırakmak suretiyle en g&uuml;zel dayanışma &ouml;rnekleri sergilenmiştir. Bug&uuml;ne kadar bir deyim olarak kullanılagelen, &ldquo;Komşu, komşunun k&uuml;l&uuml;ne muhta&ccedil;tır&rdquo; s&ouml;z&uuml; ete, kemiğe b&uuml;r&uuml;nerek hayata ge&ccedil;irilmiştir. Sosyal bir varlık olan insanın bu yardımlaşma duygusu ve vefa k&uuml;lt&uuml;r&uuml;yle harmanlanmış olması t&uuml;yleri diken diken etmiş, g&ouml;zleri yaşartmıştır.</p> <p>Bu salgına maruz kalanlar &ccedil;ok iyi bilirler ki insanın &uuml;st&uuml;nden adeta tır ge&ccedil;miş gibi olmaktadır. B&ouml;brekler adeta s&ouml;k&uuml;lmekte, boyun kırılmakta ve sırta f&uuml;zeler fırlatılmaktadır. Yani ortaya &ccedil;ıkan semptomlara bağlı olarak bir&ccedil;ok insan da benzer belirtiler &ccedil;ok yoğun olarak yaşanmaktadır. İnsan parmağını bile kıpırdatamazken, her bir aile bireyi bir kanepede yarı baygın bir şekilde yatmaktadır. Birisi kapıyı &ccedil;alsa, bir bardak su verse, bir kap yemek bıraksa diye artık hayaller g&ouml;rmeye başlıyorsunuz. Bu hissiyata bigane kalmayan pek &ccedil;ok insan elinden gelen desteği sunmuştur. Bu en temel d&uuml;zeyde insanlık g&ouml;revi olarak takdirle karşılanmıştır.</p> <p>Bir de olumsuz &ouml;rnekler vardır. Mesela akraba olan aynı apartmanda bulunanlar herkes birbirine bıraktığı i&ccedil;in bu eylemler ger&ccedil;ekleşememiştir. Yabancı komşular da nasıl olsa bunlar akraba deyip devre dışı kalınca durum Hoca Nasreddin fıkralarını aratmamıştır. Yukarıdan veya aşağıdan bir sepetin sarkıtılması beyhude bir şekilde beklenmiştir. Fakat nafile beklenen ger&ccedil;ekleşmemiş ve mesele karambole getirilerek b&uuml;y&uuml;k mağduriyet ve hayal kırıklıkları yaşanmıştır. Sadece kuru telefonlarla s&uuml;re&ccedil; y&ouml;netilmek istenmiş o da eziyetten &ouml;teye ge&ccedil;memiştir. Telefon a&ccedil;ılsa bile, &ldquo;Nasılsın?&rdquo; demek yerine &ldquo;İyisiniz demi?&rdquo; diyerek sorunlu bir &uuml;slup kullanılmıştır. Aslında burada ki sorgulamanın terc&uuml;mesi, &ldquo;Aman ha &ccedil;abuk iyi olun, sizinle uğraşamam!&rdquo; şeklindedir. B&ouml;ylece bir şey yapamadığımız i&ccedil;in bizi de vicdan azabından kurtarın şeklindedir. Bu g&uuml;nler de mutlaka ge&ccedil;ecek fakat a&ccedil;tığı yaraların kapanması m&uuml;mk&uuml;n olmayacaktır. Kolay bir sınavı ge&ccedil;ememiş olmanın zorlukları her daim karşılarına &ccedil;ıkacaktır. Yapacak &ccedil;ok fazla bir şey yok yardım ve destek g&ouml;n&uuml;l işi, zorla yapılmasının kimseye de faydası olmayacaktır.</p> <p>Sonu&ccedil; olarak; g&ouml;kten zembille bir şey inmesini beklemek i&ccedil;in yanlış zamandayız. Menkıbe olarak&nbsp; ve Bakara suresinde de anlatılanların ger&ccedil;ekleşmesini beklemedik. Fakat en azından sepetin uzatılmasını beklemek gibi hakkımız saklıydı. O da olmayınca bu davranış koronadan daha derin iz bırakmıştır.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Esenlik dileklerimle,</p> <p>&nbsp;</p> <p>Erol Aydın</p> <p>&nbsp;</p>
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.