HALİL KÖPRÜCÜOĞLU
Köşe Yazarı
HALİL KÖPRÜCÜOĞLU
 

DİNLER DEĞİŞTİRİLEBİLİR Mİ, DİNLER BİRLEŞEBİLİR Mİ?

<div style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small;">&quot;Dan Brown&rsquo;la Ertuğrul &Ouml;zk&ouml;k beyin &ldquo;Başlangı&ccedil;&rdquo; adlı kitap i&ccedil;in yaptıkları r&ouml;portajın, &ldquo;Tanrı(!)var mı, yok mu&rdquo; sapkınlıklarının safsatalarına cevap vermeye devam ediyoruz&hellip;<br /> Bu adamların safsataları o kadar &ccedil;ok ki bu r&ouml;portajın yanlışları ve saptırmaları i&ccedil;in bir kitap yazmak gerekir&hellip;<br /> &ldquo;Bilim b&uuml;t&uuml;n sorulara cevap verse bile DİNLER daha uzun s&uuml;re varlığını s&uuml;rd&uuml;recek&rdquo;&hellip;bug&uuml;n&uuml;n dini, bin yıl &ouml;ncesinin dini ile aynı değilse,&nbsp; yarının dini de aynı olmayacak.&rdquo;iddiasında bulunuyorlar..<br /> Cahil bir salak bile b&ouml;yle iddialarda bulunamaz! Hz. Adem AS&rsquo;ın dini, elbette Hz. İsa AS&rsquo;ın ve bilhassa peygamberimiz Hz Muhammed ASM&rsquo;ın getirdiği semavi din olan İslamiyet ile ayni değildir ve olamaz.<br /> &ldquo;ASIRLARA G&Ouml;RE şeriatler değişir. Belki bir asırda, kavimlere g&ouml;re ayrı ayrı şeriatler, peygamberler gelebilir ve gelmiştir. H&acirc;tem&uuml;&rsquo;l-Enbiyadan sonra, şeriat-i k&uuml;br&acirc;sı her asırda her kavme k&acirc;fi geldiğinden, muhtelif şeriatlere ihtiya&ccedil; kalmamıştır. Fakat teferruatta, bir derece ayrı ayrı mezheplere ihtiya&ccedil; kalmıştır.<br /> Evet, nasıl ki mevsimlerin değişmesiyle elbiseler değişir, miza&ccedil;lara g&ouml;re il&acirc;&ccedil;lar tebedd&uuml;l eder. &Ouml;yle de, asırlara g&ouml;re şeriatler değişir; milletlerin istidadına g&ouml;re ahk&acirc;m tahavv&uuml;l eder. &Ccedil;&uuml;nk&uuml;, ahk&acirc;m-ı şer&rsquo;iyenin teferruat kısmı, ahv&acirc;l-i beşeriyeye bakar, ona g&ouml;re gelir, il&acirc;&ccedil; olur.<br /> Enbiya-yı s&acirc;life zamanında tabakat-ı beşeriye birbirinden &ccedil;ok uzak ve seciyeleri hem bir derece kaba, hem şiddetli ve efk&acirc;rca iptida&icirc; ve bedeviyete yakın olduğundan, o zamandaki şeriatler, onların haline muvafık bir tarzda ayrı ayrı gelmiştir. Hatt&acirc; bir kıt&rsquo;ada, bir asırda ayrı ayrı peygamberler ve şeriatler bulunurmuş. Sonra, &Acirc;hirzaman Peygamberinin gelmesiyle, insanlar g&uuml;ya iptida&icirc; derecesinden idadiye derecesine terakki ettiğinden, &ccedil;ok inkıl&acirc;bat ve ihtil&acirc;tatla akv&acirc;m-ı beşeriye birtek ders alacak, birtek muallimi dinleyecek, birtek şeriatle amel edecek vaziyete geldiğinden, ayrı ayrı şeriate ihtiya&ccedil; kalmamıştır, ayrı ayrı muallime de l&uuml;zum g&ouml;r&uuml;lmemiştir. Fakat tamamen bir seviyeye gelmediğinden ve bir tarz-ı hayat-ı i&ccedil;timaiyede gitmediğinden, mezhepler taadd&uuml;t etmiştir. Eğer, beşerin ekseriyet-i mutlakası, bir mekteb-i &acirc;linin talebesi gibi, bir tarz-ı hayat-ı i&ccedil;timaiyeyi giyse, bir seviyeye girse, o vakit mezhepler tevhid edilebilir. Fakat bu hal-i &acirc;lem o hale m&uuml;saade etmediği gibi, mez&acirc;hib de bir olmaz. (S&ouml;zler, 653)<br /> Dinlerin EVRİM ge&ccedil;irdiğinden bahsediyorlar... &Ccedil;&uuml;nk&uuml; tanrıya verdiğimiz anlam değişiyormuş! Cahil adamlar! Semavi dinler, Hıristiyanlık ve Yahudilikteki gibi canınız istedik&ccedil;e, kısır akıl fenerinizle değiştirildiği gibi değişmez. Dini Rabbimiz o g&uuml;n&uuml;n ve o devirdeki insanların seviyesine g&ouml;re belirler ve bir peygamberle onu tebliğ eder. İlmi tavrınız olsa bunu sizde b&ouml;yle bilirdiniz. Sapkın ve bunamış&ccedil;asına bir hal sergileyenler bunu anlamak istemezlar&hellip; Dinler, yukarıda anlatıldığı gibi asırlara ve ihtiya&ccedil;lara g&ouml;re bir k&uuml;lli akıl sahibi Zat tarafından belirlenir. &Ouml;yle İznik Kons&uuml;l&uuml;nde veya on senede bir Semavi Dinin Semavi Kitabı değiştirilmez.&nbsp; Bazı sorulara sarih cevaplar tam bulunamamışsa i&ccedil;tihatla yorumlanarak probleme cevap aranır. Ama cevap dinin logo gibi değiştirilmesi, par&ccedil;aların istediğimiz gibi se&ccedil;ilip birleştirilmesi şeklinde olmaz, olamaz. Ona semavi din denmez. Olsa olsa medeniyet anlayışı, fikri ekol, safsata vb şeyler olabilir.<br /> &ldquo;100 yıl sonrasının tanrısı bug&uuml;n&nbsp; bildiğimiz tanrı olmayacak. Ama yine de tanrıya, bir YARADANA ihtiyacımız olacak. &ldquo;Olabilir ama 100 yıl sonra ihtiyacımız olacak tanrı, bug&uuml;n ihtiya&ccedil; duyduğumuz tanrı ile aynı olmayacak.&rdquo;<br /> A kızanlar sizde hala safdiriklik devam ediyor. Ne s&ouml;ylediğinizin farkında mı değilsiniz. Yoksa &ccedil;ok mu c&uuml;retk&acirc;rsınız. Allah değişmez. O Hak&icirc;m, Rahimdir. B&uuml;t&uuml;n ihtiya&ccedil;ları karşılayacak zat&icirc; sıfatlarla m&uuml;zeyyendir. &Ouml;yle olmasa Allah olamaz.<br /> &ldquo;Nedir o ihtiya&ccedil;? &ldquo;Biz kaosu sevmeyiz. Dolayısıyla birilerinin onu d&uuml;zene koyması lazım. Ahlaki &ccedil;er&ccedil;eveyi &ccedil;izecek bir g&uuml;ce ihtiyacımız var.&rdquo; da diyorsunuz amma, sanki arkadaşınızla konuşuyor gibi edebinizi de bozuyorsunuz. Siz kendinizi ne sanıyorsunuz. Aczinizin, fakrınızın hi&ccedil; mi farkına varmadınız. Sizin bulanmış aklınızla adeta sayıklıyor, ne dediğinizin bile farkında değilsiniz galiba. Hizaya gelin, edebinizi takının. Doğru d&uuml;r&uuml;st konuşun.<br /> &Ccedil;ok ş&uuml;k&uuml;r kaosu sevmiyormuşsunuz! Ama bu halinizle dilinizle s&ouml;ylediğinizin aksini yapıyor, kaosu meydana getirmeye &ccedil;alışıyorsunuz. Evet sosyolojiye g&ouml;re de Teolojiye g&ouml;re de &ldquo;Ahlaki &ccedil;er&ccedil;eveyi &ccedil;izecek bir g&uuml;ce ihtiyacımız var.&rdquo; deniyor. Akıl da, iz&rsquo;anda bunu haykırıyor. B&uuml;t&uuml;n kainatı insan meyvesi i&ccedil;in dizayn eden Kudret, onun iki cihan saadeti i&ccedil;in de şahsi ve i&ccedil;timai prensipleri de vaz etmiştir. Sizin gibi bu dinin saadet prensiplerine razı olmayan, yaratıcıya teslim olmayan, hatta şirk i&ccedil;inde &ccedil;evresini de allak bullak edenler bu manayı nasılsa ağızlarından ka&ccedil;ırıyor ama her nedense efkarlarını&nbsp; bu mana dışında oluşturuyorlar. Sizin aklınız insan saadeti i&ccedil;in medeniyet kurmaya yetmez. Yetmedi de. Bug&uuml;n pek &ccedil;ok insan, bir&ccedil;ok insani değerleri o semavi dinlerin bozulmamış prensiplerinden almasaydı sizin ordularınız ve entrikalarınız insanı asla az da olsa saadete ulaştıramazdı.<br /> &ldquo;Kitapta tek tanrılı &uuml;&ccedil; dinin ileride birleşip daha iyi bir tek dine d&ouml;n&uuml;şebileceği g&ouml;r&uuml;ş&uuml;n&uuml; de tartışıyorsunuz. Buna inanıyor musunuz?&ldquo;Daha iyi bir dinin olabileceğine inanıyorum,&nbsp; ama bunun &uuml;&ccedil; dinin birleşmesi şeklinde olacağını d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yorum.&nbsp; &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bug&uuml;n bildiğimiz &uuml;&ccedil; din, &ouml;ylesine derin bi&ccedil;imde ayrılmış, kendi i&ccedil;lerine &ouml;yle kapanmış durumda ki birinin &ouml;tekini asla kabullenebileceğini d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yorum.&rdquo;<br /> Siz istediğiniz kadar d&uuml;ş&uuml;nmeyin. Kendinizi de insanlığı da bedbaht etmeye &ccedil;alışın. Ama Peygamberimiz Muhammed ASM. asırlar &ouml;ncesinden gayp aşına g&ouml;z&uuml;yle, Rabb-i &lsquo;Rahimine dayanarak haber veriyor. Hakikati arayan insan doğruyu muhakkak bulacaktır.<br /> &ldquo;Tabiiyyun, maddiyyun felsefesinden tevell&uuml;t eden bir cereyan-ı nemrud&acirc;ne, gittik&ccedil;e &acirc;hirzamanda felsefe-i maddiye vasıtasıyla intişar ederek kuvvet bulup, Ul&ucirc;hiyeti ink&acirc;r edecek bir dereceye gelir. Nasıl bir padişahı tanımayan ve ordudaki z&acirc;bitan ve efrad onun askerleri olduğunu kabul etmeyen vahş&icirc; bir adam, herkese, her askere bir nevi padişahlık ve bir g&ucirc;n&acirc; h&acirc;kimiyet verir. &Ouml;yle de, Allah&#39;ı ink&acirc;r eden o cereyan efradları, birer k&uuml;&ccedil;&uuml;k Nemrud h&uuml;km&uuml;nde nefislerine birer rububiyet verir. Ve onların başına ge&ccedil;en en b&uuml;y&uuml;kleri, ispritizma ve manyetizmanın h&acirc;dis&acirc;tı nev&#39;inden m&uuml;thiş harikalara mazhar olan Deccal ise, daha ileri gidip, cebb&acirc;r&acirc;ne sur&icirc; h&uuml;k&ucirc;metini bir nevi rububiyet tasavvur edip ul&ucirc;hiyetini il&acirc;n eder. Bir sineğe mağl&ucirc;p olan ve bir sineğin kanadını bile icad edemeyen &acirc;ciz bir insanın ul&ucirc;hiyet d&acirc;v&acirc; etmesi ne derece ahmak&ccedil;asına bir maskaralık olduğu mal&ucirc;mdur.<br /> İşte b&ouml;yle bir sırada, o cereyan pek kuvvetli g&ouml;r&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; bir zamanda, Hazret-i İs&acirc; AS&rsquo;ın şahsiyet-i m&acirc;neviyesinden ibaret olan hakik&icirc; İsev&icirc;lik dini zuhur edecek, yani rahmet-i İl&acirc;hiyenin sem&acirc;sından n&uuml;zul edecek, halihazır Hıristiyanlık dini o hakikate karşı tasaffi edecek, hurafattan ve tahrifattan sıyrılacak, hakaik-i İsl&acirc;miye ile birleşecek, m&acirc;nen Hıristiyanlık bir nevi İsl&acirc;miyete inkıl&acirc;p edecektir. Ve Kur&#39;&acirc;n&#39;a iktida ederek, o İsev&icirc;lik şahs-ı m&acirc;nev&icirc;si t&acirc;bi ve İsl&acirc;miyet metb&ucirc; makamında kalacak, din-i hak bu iltihak neticesinde az&icirc;m bir kuvvet bulacaktır.<br /> Dinsizlik cereyanına karşı ayrı ayrı iken mağl&ucirc;p olan İsev&icirc;lik ve İsl&acirc;miyet, ittihad neticesinde dinsizlik cereyanına galebe edip dağıtacak istidadında iken, &acirc;lem-i sem&acirc;v&acirc;tta cism-i beşer&icirc;siyle bulunan şahs-ı İs&acirc; Aleyhissel&acirc;m, o din-i hak cereyanının başına ge&ccedil;eceğini, bir Muhbir-i Sadık, bir Kad&icirc;r-i K&uuml;lli Şeyin vaadine istinad ederek haber vermiştir.1 Madem haber vermiş, haktır. Madem Kad&icirc;r-i K&uuml;lli Şey vaad etmiş, elbette yapacaktır.&rdquo; (Mektubat, 90)<br /> Hep beraber g&ouml;receğiz. Amik ovasında d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k savaşını hazırlayan Yahudilerin dediği mi, ASM&rsquo;ın dediği mi olacak hep beraber g&ouml;receğiz. Hak muhakkak galip olacak. Rabbimiz Nurunu tamamlayacak. Bizim devletimiz de İslam&rsquo;ın Bayraktarı ve son ordusu olarak tarihteki yerini alacaktır inşallah.<br /> &nbsp;</div> <div style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small;">Halil K&Ouml;PR&Uuml;C&Uuml;OĞLU&nbsp;</div>
Ekleme Tarihi: 13 Ocak 2020 - Pazartesi

DİNLER DEĞİŞTİRİLEBİLİR Mİ, DİNLER BİRLEŞEBİLİR Mİ?

<div style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small;">&quot;Dan Brown&rsquo;la Ertuğrul &Ouml;zk&ouml;k beyin &ldquo;Başlangı&ccedil;&rdquo; adlı kitap i&ccedil;in yaptıkları r&ouml;portajın, &ldquo;Tanrı(!)var mı, yok mu&rdquo; sapkınlıklarının safsatalarına cevap vermeye devam ediyoruz&hellip;<br /> Bu adamların safsataları o kadar &ccedil;ok ki bu r&ouml;portajın yanlışları ve saptırmaları i&ccedil;in bir kitap yazmak gerekir&hellip;<br /> &ldquo;Bilim b&uuml;t&uuml;n sorulara cevap verse bile DİNLER daha uzun s&uuml;re varlığını s&uuml;rd&uuml;recek&rdquo;&hellip;bug&uuml;n&uuml;n dini, bin yıl &ouml;ncesinin dini ile aynı değilse,&nbsp; yarının dini de aynı olmayacak.&rdquo;iddiasında bulunuyorlar..<br /> Cahil bir salak bile b&ouml;yle iddialarda bulunamaz! Hz. Adem AS&rsquo;ın dini, elbette Hz. İsa AS&rsquo;ın ve bilhassa peygamberimiz Hz Muhammed ASM&rsquo;ın getirdiği semavi din olan İslamiyet ile ayni değildir ve olamaz.<br /> &ldquo;ASIRLARA G&Ouml;RE şeriatler değişir. Belki bir asırda, kavimlere g&ouml;re ayrı ayrı şeriatler, peygamberler gelebilir ve gelmiştir. H&acirc;tem&uuml;&rsquo;l-Enbiyadan sonra, şeriat-i k&uuml;br&acirc;sı her asırda her kavme k&acirc;fi geldiğinden, muhtelif şeriatlere ihtiya&ccedil; kalmamıştır. Fakat teferruatta, bir derece ayrı ayrı mezheplere ihtiya&ccedil; kalmıştır.<br /> Evet, nasıl ki mevsimlerin değişmesiyle elbiseler değişir, miza&ccedil;lara g&ouml;re il&acirc;&ccedil;lar tebedd&uuml;l eder. &Ouml;yle de, asırlara g&ouml;re şeriatler değişir; milletlerin istidadına g&ouml;re ahk&acirc;m tahavv&uuml;l eder. &Ccedil;&uuml;nk&uuml;, ahk&acirc;m-ı şer&rsquo;iyenin teferruat kısmı, ahv&acirc;l-i beşeriyeye bakar, ona g&ouml;re gelir, il&acirc;&ccedil; olur.<br /> Enbiya-yı s&acirc;life zamanında tabakat-ı beşeriye birbirinden &ccedil;ok uzak ve seciyeleri hem bir derece kaba, hem şiddetli ve efk&acirc;rca iptida&icirc; ve bedeviyete yakın olduğundan, o zamandaki şeriatler, onların haline muvafık bir tarzda ayrı ayrı gelmiştir. Hatt&acirc; bir kıt&rsquo;ada, bir asırda ayrı ayrı peygamberler ve şeriatler bulunurmuş. Sonra, &Acirc;hirzaman Peygamberinin gelmesiyle, insanlar g&uuml;ya iptida&icirc; derecesinden idadiye derecesine terakki ettiğinden, &ccedil;ok inkıl&acirc;bat ve ihtil&acirc;tatla akv&acirc;m-ı beşeriye birtek ders alacak, birtek muallimi dinleyecek, birtek şeriatle amel edecek vaziyete geldiğinden, ayrı ayrı şeriate ihtiya&ccedil; kalmamıştır, ayrı ayrı muallime de l&uuml;zum g&ouml;r&uuml;lmemiştir. Fakat tamamen bir seviyeye gelmediğinden ve bir tarz-ı hayat-ı i&ccedil;timaiyede gitmediğinden, mezhepler taadd&uuml;t etmiştir. Eğer, beşerin ekseriyet-i mutlakası, bir mekteb-i &acirc;linin talebesi gibi, bir tarz-ı hayat-ı i&ccedil;timaiyeyi giyse, bir seviyeye girse, o vakit mezhepler tevhid edilebilir. Fakat bu hal-i &acirc;lem o hale m&uuml;saade etmediği gibi, mez&acirc;hib de bir olmaz. (S&ouml;zler, 653)<br /> Dinlerin EVRİM ge&ccedil;irdiğinden bahsediyorlar... &Ccedil;&uuml;nk&uuml; tanrıya verdiğimiz anlam değişiyormuş! Cahil adamlar! Semavi dinler, Hıristiyanlık ve Yahudilikteki gibi canınız istedik&ccedil;e, kısır akıl fenerinizle değiştirildiği gibi değişmez. Dini Rabbimiz o g&uuml;n&uuml;n ve o devirdeki insanların seviyesine g&ouml;re belirler ve bir peygamberle onu tebliğ eder. İlmi tavrınız olsa bunu sizde b&ouml;yle bilirdiniz. Sapkın ve bunamış&ccedil;asına bir hal sergileyenler bunu anlamak istemezlar&hellip; Dinler, yukarıda anlatıldığı gibi asırlara ve ihtiya&ccedil;lara g&ouml;re bir k&uuml;lli akıl sahibi Zat tarafından belirlenir. &Ouml;yle İznik Kons&uuml;l&uuml;nde veya on senede bir Semavi Dinin Semavi Kitabı değiştirilmez.&nbsp; Bazı sorulara sarih cevaplar tam bulunamamışsa i&ccedil;tihatla yorumlanarak probleme cevap aranır. Ama cevap dinin logo gibi değiştirilmesi, par&ccedil;aların istediğimiz gibi se&ccedil;ilip birleştirilmesi şeklinde olmaz, olamaz. Ona semavi din denmez. Olsa olsa medeniyet anlayışı, fikri ekol, safsata vb şeyler olabilir.<br /> &ldquo;100 yıl sonrasının tanrısı bug&uuml;n&nbsp; bildiğimiz tanrı olmayacak. Ama yine de tanrıya, bir YARADANA ihtiyacımız olacak. &ldquo;Olabilir ama 100 yıl sonra ihtiyacımız olacak tanrı, bug&uuml;n ihtiya&ccedil; duyduğumuz tanrı ile aynı olmayacak.&rdquo;<br /> A kızanlar sizde hala safdiriklik devam ediyor. Ne s&ouml;ylediğinizin farkında mı değilsiniz. Yoksa &ccedil;ok mu c&uuml;retk&acirc;rsınız. Allah değişmez. O Hak&icirc;m, Rahimdir. B&uuml;t&uuml;n ihtiya&ccedil;ları karşılayacak zat&icirc; sıfatlarla m&uuml;zeyyendir. &Ouml;yle olmasa Allah olamaz.<br /> &ldquo;Nedir o ihtiya&ccedil;? &ldquo;Biz kaosu sevmeyiz. Dolayısıyla birilerinin onu d&uuml;zene koyması lazım. Ahlaki &ccedil;er&ccedil;eveyi &ccedil;izecek bir g&uuml;ce ihtiyacımız var.&rdquo; da diyorsunuz amma, sanki arkadaşınızla konuşuyor gibi edebinizi de bozuyorsunuz. Siz kendinizi ne sanıyorsunuz. Aczinizin, fakrınızın hi&ccedil; mi farkına varmadınız. Sizin bulanmış aklınızla adeta sayıklıyor, ne dediğinizin bile farkında değilsiniz galiba. Hizaya gelin, edebinizi takının. Doğru d&uuml;r&uuml;st konuşun.<br /> &Ccedil;ok ş&uuml;k&uuml;r kaosu sevmiyormuşsunuz! Ama bu halinizle dilinizle s&ouml;ylediğinizin aksini yapıyor, kaosu meydana getirmeye &ccedil;alışıyorsunuz. Evet sosyolojiye g&ouml;re de Teolojiye g&ouml;re de &ldquo;Ahlaki &ccedil;er&ccedil;eveyi &ccedil;izecek bir g&uuml;ce ihtiyacımız var.&rdquo; deniyor. Akıl da, iz&rsquo;anda bunu haykırıyor. B&uuml;t&uuml;n kainatı insan meyvesi i&ccedil;in dizayn eden Kudret, onun iki cihan saadeti i&ccedil;in de şahsi ve i&ccedil;timai prensipleri de vaz etmiştir. Sizin gibi bu dinin saadet prensiplerine razı olmayan, yaratıcıya teslim olmayan, hatta şirk i&ccedil;inde &ccedil;evresini de allak bullak edenler bu manayı nasılsa ağızlarından ka&ccedil;ırıyor ama her nedense efkarlarını&nbsp; bu mana dışında oluşturuyorlar. Sizin aklınız insan saadeti i&ccedil;in medeniyet kurmaya yetmez. Yetmedi de. Bug&uuml;n pek &ccedil;ok insan, bir&ccedil;ok insani değerleri o semavi dinlerin bozulmamış prensiplerinden almasaydı sizin ordularınız ve entrikalarınız insanı asla az da olsa saadete ulaştıramazdı.<br /> &ldquo;Kitapta tek tanrılı &uuml;&ccedil; dinin ileride birleşip daha iyi bir tek dine d&ouml;n&uuml;şebileceği g&ouml;r&uuml;ş&uuml;n&uuml; de tartışıyorsunuz. Buna inanıyor musunuz?&ldquo;Daha iyi bir dinin olabileceğine inanıyorum,&nbsp; ama bunun &uuml;&ccedil; dinin birleşmesi şeklinde olacağını d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yorum.&nbsp; &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bug&uuml;n bildiğimiz &uuml;&ccedil; din, &ouml;ylesine derin bi&ccedil;imde ayrılmış, kendi i&ccedil;lerine &ouml;yle kapanmış durumda ki birinin &ouml;tekini asla kabullenebileceğini d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yorum.&rdquo;<br /> Siz istediğiniz kadar d&uuml;ş&uuml;nmeyin. Kendinizi de insanlığı da bedbaht etmeye &ccedil;alışın. Ama Peygamberimiz Muhammed ASM. asırlar &ouml;ncesinden gayp aşına g&ouml;z&uuml;yle, Rabb-i &lsquo;Rahimine dayanarak haber veriyor. Hakikati arayan insan doğruyu muhakkak bulacaktır.<br /> &ldquo;Tabiiyyun, maddiyyun felsefesinden tevell&uuml;t eden bir cereyan-ı nemrud&acirc;ne, gittik&ccedil;e &acirc;hirzamanda felsefe-i maddiye vasıtasıyla intişar ederek kuvvet bulup, Ul&ucirc;hiyeti ink&acirc;r edecek bir dereceye gelir. Nasıl bir padişahı tanımayan ve ordudaki z&acirc;bitan ve efrad onun askerleri olduğunu kabul etmeyen vahş&icirc; bir adam, herkese, her askere bir nevi padişahlık ve bir g&ucirc;n&acirc; h&acirc;kimiyet verir. &Ouml;yle de, Allah&#39;ı ink&acirc;r eden o cereyan efradları, birer k&uuml;&ccedil;&uuml;k Nemrud h&uuml;km&uuml;nde nefislerine birer rububiyet verir. Ve onların başına ge&ccedil;en en b&uuml;y&uuml;kleri, ispritizma ve manyetizmanın h&acirc;dis&acirc;tı nev&#39;inden m&uuml;thiş harikalara mazhar olan Deccal ise, daha ileri gidip, cebb&acirc;r&acirc;ne sur&icirc; h&uuml;k&ucirc;metini bir nevi rububiyet tasavvur edip ul&ucirc;hiyetini il&acirc;n eder. Bir sineğe mağl&ucirc;p olan ve bir sineğin kanadını bile icad edemeyen &acirc;ciz bir insanın ul&ucirc;hiyet d&acirc;v&acirc; etmesi ne derece ahmak&ccedil;asına bir maskaralık olduğu mal&ucirc;mdur.<br /> İşte b&ouml;yle bir sırada, o cereyan pek kuvvetli g&ouml;r&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; bir zamanda, Hazret-i İs&acirc; AS&rsquo;ın şahsiyet-i m&acirc;neviyesinden ibaret olan hakik&icirc; İsev&icirc;lik dini zuhur edecek, yani rahmet-i İl&acirc;hiyenin sem&acirc;sından n&uuml;zul edecek, halihazır Hıristiyanlık dini o hakikate karşı tasaffi edecek, hurafattan ve tahrifattan sıyrılacak, hakaik-i İsl&acirc;miye ile birleşecek, m&acirc;nen Hıristiyanlık bir nevi İsl&acirc;miyete inkıl&acirc;p edecektir. Ve Kur&#39;&acirc;n&#39;a iktida ederek, o İsev&icirc;lik şahs-ı m&acirc;nev&icirc;si t&acirc;bi ve İsl&acirc;miyet metb&ucirc; makamında kalacak, din-i hak bu iltihak neticesinde az&icirc;m bir kuvvet bulacaktır.<br /> Dinsizlik cereyanına karşı ayrı ayrı iken mağl&ucirc;p olan İsev&icirc;lik ve İsl&acirc;miyet, ittihad neticesinde dinsizlik cereyanına galebe edip dağıtacak istidadında iken, &acirc;lem-i sem&acirc;v&acirc;tta cism-i beşer&icirc;siyle bulunan şahs-ı İs&acirc; Aleyhissel&acirc;m, o din-i hak cereyanının başına ge&ccedil;eceğini, bir Muhbir-i Sadık, bir Kad&icirc;r-i K&uuml;lli Şeyin vaadine istinad ederek haber vermiştir.1 Madem haber vermiş, haktır. Madem Kad&icirc;r-i K&uuml;lli Şey vaad etmiş, elbette yapacaktır.&rdquo; (Mektubat, 90)<br /> Hep beraber g&ouml;receğiz. Amik ovasında d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k savaşını hazırlayan Yahudilerin dediği mi, ASM&rsquo;ın dediği mi olacak hep beraber g&ouml;receğiz. Hak muhakkak galip olacak. Rabbimiz Nurunu tamamlayacak. Bizim devletimiz de İslam&rsquo;ın Bayraktarı ve son ordusu olarak tarihteki yerini alacaktır inşallah.<br /> &nbsp;</div> <div style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small;">Halil K&Ouml;PR&Uuml;C&Uuml;OĞLU&nbsp;</div>
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.