HALİL KÖPRÜCÜOĞLU
Köşe Yazarı
HALİL KÖPRÜCÜOĞLU
 

“FİYATLAR ile ÜCRETLER NEDEN ADALETLE AYARLANAMIYOR (1)

<p>İNSAN,&nbsp; b&uuml;t&uuml;n hayat sahiplerinden &ccedil;ok y&uuml;ksek, m&uuml;mtaz ve m&uuml;stesna olarak, hassas, acip, l&acirc;tif ve ince bir miza&ccedil;la yaratılmıştır. O yapısı y&uuml;z&uuml;nden, insanda &ccedil;ok &ccedil;eşitli arzular meydana gelmiştir. Mesel&acirc;, insan, en se&ccedil;kin şeyleri ister, en g&uuml;zel şeylere meyleder, ziynetli, s&uuml;sl&uuml; şeyleri arzu eder, insaniyete l&acirc;yık bir gelir ve şerefle yaşamak ister. Yaratılıştaki yapısından gelen, bu fıtri ve zaruri ihtiya&ccedil;larını, istediği gibi g&uuml;zel bir şekilde elde etmekte &ccedil;ok sanatlara ihtiyacı vardır. O sanatlara vukufu olamayacağından, diğer insanlarla yardımlaşmaya mecbur olur ki; her birisi, &ccedil;alıştığı sahadaki &uuml;rettikleriyle diğer insanlara m&uuml;badele, değiş-tokuş şeklinde yardımcı olsun.<br /> İşte bu sebeple insanın SOSYAL bir varlık olması &ouml;nemli bir ger&ccedil;ektir. Bu durum Hukuk Fak&uuml;ltelerinde okutulan bir derste de insanlığın ilk &ccedil;ağlardan itibaren bu problemi değiş tokuşta anlaşarak halletmeye &ccedil;alıştığı anlatılır. Tabi ki bu insanlar terakki ettik&ccedil;e değiş-tokuş şeklini değiştirmiş her malın ve &ccedil;alışmanın bir fiyata bağlanması, &ccedil;alışanlar i&ccedil;in &uuml;cret ve maaş şeklinde bir &ouml;deme tespit edilmeye başlanmıştır. Ancak akıllı ve&nbsp; g&uuml;&ccedil;l&uuml;ler o zamanda da hukuku bozup kendi menfaatlerini esas almıştır.<br /> ​Fakat insanın yaşamasında zaruri olduğu i&ccedil;in verilen Arzular, Gadap ve Akıl Rabbimiz tarafından imtihan i&ccedil;in sınırsızca ve insanın tamamen h&uuml;r iradesiyle, terakkisini temin etmek i&ccedil;in, bu kuvveler serbest bırakıldığından, muamel&acirc;tta zul&uuml;m ve tecav&uuml;zler olmuştur. Bu tecav&uuml;zleri &ouml;nlemek i&ccedil;in, devletler &uuml;cret, maaş ve fiyatların adaletle tespitinde maalesef hala muvaffak olamamaktadır.<br /> ​Şu sıralarda, &uuml;cret ve maaş alanlar, her d&ouml;nemde olduğu kadar, ilgilileri ciddi ve sendikalı bir şekilde, zahiren de haklı olarak, kıyamet koparırcasına zorluyorlar. B&uuml;t&uuml;n taraflar kendilerinin haklı olduğunu pek &ccedil;ok şeyler ortaya s&uuml;rerek iddia ediyor. Ancak herkes kendi g&ouml;z&uuml;yle, sadece kendi menfaatlerini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p, &ouml;yle hareket etti! Asgari &Uuml;cretin en az şu kadardan az olmamasını isteyen &uuml;cretliler, işveren ve devletle de haklı bir mutabakatın olması gerektiğini hi&ccedil; kale alamıyor. İşveren de sadece &uuml;retiminin maliyetini, menfaatine ve dahi l&uuml;ks hayatına uygun k&acirc;rıyla birlikte istediği fiyatla satmayı; bu hesabına g&ouml;re de &ccedil;alışanlarına verebileceği(!) &uuml;creti kendine g&ouml;re ortaya koymakta ısrarlı. Devlet de, bu dengeleri, enflasyonu ve ge&ccedil;inebilinecek &uuml;cretleri, mecburen alacağı vergileri, mali durumuyla da değerlendirip karar vermekte &ccedil;ok dikkatli olmak durumunda!<br /> ​Ge&ccedil;mişteki pek &ccedil;ok H&uuml;k&uuml;met 2-3 anahtar vermeye, hayal&icirc; &uuml;cret ve maaş &ouml;demeye kadar bu meselede g&uuml;ya kendi doğrularını, biraz da iktidarda kalmaya odaklanarak hallettiğini sandı; ama hi&ccedil; birisi de sonu&ccedil; alamadı! Durmadan H&uuml;k&uuml;met değişiklikleriyle devleti adeta defalarca batırdı! &Ccedil;&uuml;nk&uuml; fiyat tespitleri, &uuml;reticiden, son satıcı esnafa kadar aracı olanlarca, &ouml;yle korkun&ccedil; ve al&ccedil;ak&ccedil;a y&uuml;kseltiliyor ki hukuk ve akıl bile bu rezilliği durduramıyor. &Uuml;reticiden 35 kuruşa aldığı Yumurtayı 1 liranın &uuml;st&uuml;nde; 500 kuruşa aldığı Domatesi, utanmadan 5.000 kuruşa satanlar, Ay&ccedil;i&ccedil;eğinde, Patateste, Soğan gibi zaruri yiyeceklerde de, maalesef &ldquo;kendini pahalılık karşısında koruyayım&rdquo; derken, bu yanlış davranışı b&uuml;t&uuml;n taraflara ayni insafsızlığı vir&uuml;s bulaşmasından da tehlikeli bir şekilde sirayet ettiriyor. Tabi ki &uuml;cret artışlarını karşılamak d&uuml;ş&uuml;ncesiyle İşletme sahipleri ustaca &uuml;r&uuml;nlerinin fiyatlarını artırınca, kısa s&uuml;rede pahalılığı durdurma i&ccedil;in yapılanlar kısa s&uuml;rede boşa &ccedil;ıkıverir. H&uuml;k&uuml;metler de iktidar i&ccedil;in dengesiz kararlarıyla &ccedil;oğu zaman devleti batırdı. B&uuml;t&uuml;n taraflar sadece kendi menfaatlerini d&uuml;ş&uuml;nerek adaletli bir davranış g&ouml;steremiyor. Y&uuml;ksek hislerini frenleyemeyişi her şeyi bozuyor.<br /> Bu halleri normale &ccedil;evirecek Y&uuml;ksek bir İlim ve Kudrete sahip bir g&uuml;ce t&acirc;bi olmadık&ccedil;a, medeniyetler doğru bir proje geliştiremeyince, bu kısır d&ouml;ng&uuml; maalesef daima devam ediyor.<br /> ​Devlet g&uuml;&ccedil;l&uuml; olmalı, bu derde bu g&uuml;c&uuml;yle katılmalı, Fiyatlar da &acirc;dil; &Uuml;cretler de insanca bir hayata uygun olmalı. Ancak, b&uuml;t&uuml;n tarafların, doğru realiteleriyle değerlendirip, sadece kendilerini değil, diğerlerini de d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p, hakkını, haddini aşmadan, hırsa kapılmadan istemesinde mecburiyet var.<br /> ​Batılı b&uuml;t&uuml;n Devletlerin, bu derdi nasıl hallettiğini ısrarla soran, sadece kendi bildiğine t&acirc;bi insafsızlar i&ccedil;in, esasında perdeleri olduk&ccedil;a kalkmış ger&ccedil;eği, anlatmak gerekiyor!<br /> Onlar b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyayı s&ouml;m&uuml;rerek, hala S&ouml;m&uuml;rge Bakanlıkları bulundurarak bunu yaptılar. Kiliseyi bile pek &ccedil;ok yerde dini alet edip militanca kullanarak hallettiler. Koca Afrika&rsquo;yı ve pek &ccedil;ok &uuml;lkeyi bakir halinden, kaynaklarını &ccedil;alarak perişan hale getirip, k&ouml;le yaparak ger&ccedil;ekleştirdiler. Hatta karşılıksız para basıp, her t&uuml;rl&uuml; gayri meşru yollarla pek &ccedil;ok milleti ezip, zorla tedav&uuml;le sokarak, bazen din, bazen mezhep, farklılıklarını alet edip soykırımlar yapıp-yaptırıp, taraflara silahlar satarak, kendilerine t&acirc;bi olan şahsiyetsizleri y&ouml;netimlere getirip adeta asırlarca d&uuml;nyayı maddi-manevi sağarak becerdiler. Post Modern tarzlarla hukuksuzca savaşlar &ccedil;ıkartıp, d&uuml;nya gelirini, hukukları &ccedil;iğneyerek, talanlarını, b&uuml;y&uuml;k H&uuml;rriyet Heykelleri ve Demokrasi perdesi arkasında saklayarak hallettiler. ...<br /> (Devamı da olacak inşallah)</p> <p>Halil K&Ouml;PR&Uuml;C&Uuml;OĞLU</p>
Ekleme Tarihi: 29 Aralık 2020 - Salı

“FİYATLAR ile ÜCRETLER NEDEN ADALETLE AYARLANAMIYOR (1)

<p>İNSAN,&nbsp; b&uuml;t&uuml;n hayat sahiplerinden &ccedil;ok y&uuml;ksek, m&uuml;mtaz ve m&uuml;stesna olarak, hassas, acip, l&acirc;tif ve ince bir miza&ccedil;la yaratılmıştır. O yapısı y&uuml;z&uuml;nden, insanda &ccedil;ok &ccedil;eşitli arzular meydana gelmiştir. Mesel&acirc;, insan, en se&ccedil;kin şeyleri ister, en g&uuml;zel şeylere meyleder, ziynetli, s&uuml;sl&uuml; şeyleri arzu eder, insaniyete l&acirc;yık bir gelir ve şerefle yaşamak ister. Yaratılıştaki yapısından gelen, bu fıtri ve zaruri ihtiya&ccedil;larını, istediği gibi g&uuml;zel bir şekilde elde etmekte &ccedil;ok sanatlara ihtiyacı vardır. O sanatlara vukufu olamayacağından, diğer insanlarla yardımlaşmaya mecbur olur ki; her birisi, &ccedil;alıştığı sahadaki &uuml;rettikleriyle diğer insanlara m&uuml;badele, değiş-tokuş şeklinde yardımcı olsun.<br /> İşte bu sebeple insanın SOSYAL bir varlık olması &ouml;nemli bir ger&ccedil;ektir. Bu durum Hukuk Fak&uuml;ltelerinde okutulan bir derste de insanlığın ilk &ccedil;ağlardan itibaren bu problemi değiş tokuşta anlaşarak halletmeye &ccedil;alıştığı anlatılır. Tabi ki bu insanlar terakki ettik&ccedil;e değiş-tokuş şeklini değiştirmiş her malın ve &ccedil;alışmanın bir fiyata bağlanması, &ccedil;alışanlar i&ccedil;in &uuml;cret ve maaş şeklinde bir &ouml;deme tespit edilmeye başlanmıştır. Ancak akıllı ve&nbsp; g&uuml;&ccedil;l&uuml;ler o zamanda da hukuku bozup kendi menfaatlerini esas almıştır.<br /> ​Fakat insanın yaşamasında zaruri olduğu i&ccedil;in verilen Arzular, Gadap ve Akıl Rabbimiz tarafından imtihan i&ccedil;in sınırsızca ve insanın tamamen h&uuml;r iradesiyle, terakkisini temin etmek i&ccedil;in, bu kuvveler serbest bırakıldığından, muamel&acirc;tta zul&uuml;m ve tecav&uuml;zler olmuştur. Bu tecav&uuml;zleri &ouml;nlemek i&ccedil;in, devletler &uuml;cret, maaş ve fiyatların adaletle tespitinde maalesef hala muvaffak olamamaktadır.<br /> ​Şu sıralarda, &uuml;cret ve maaş alanlar, her d&ouml;nemde olduğu kadar, ilgilileri ciddi ve sendikalı bir şekilde, zahiren de haklı olarak, kıyamet koparırcasına zorluyorlar. B&uuml;t&uuml;n taraflar kendilerinin haklı olduğunu pek &ccedil;ok şeyler ortaya s&uuml;rerek iddia ediyor. Ancak herkes kendi g&ouml;z&uuml;yle, sadece kendi menfaatlerini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p, &ouml;yle hareket etti! Asgari &Uuml;cretin en az şu kadardan az olmamasını isteyen &uuml;cretliler, işveren ve devletle de haklı bir mutabakatın olması gerektiğini hi&ccedil; kale alamıyor. İşveren de sadece &uuml;retiminin maliyetini, menfaatine ve dahi l&uuml;ks hayatına uygun k&acirc;rıyla birlikte istediği fiyatla satmayı; bu hesabına g&ouml;re de &ccedil;alışanlarına verebileceği(!) &uuml;creti kendine g&ouml;re ortaya koymakta ısrarlı. Devlet de, bu dengeleri, enflasyonu ve ge&ccedil;inebilinecek &uuml;cretleri, mecburen alacağı vergileri, mali durumuyla da değerlendirip karar vermekte &ccedil;ok dikkatli olmak durumunda!<br /> ​Ge&ccedil;mişteki pek &ccedil;ok H&uuml;k&uuml;met 2-3 anahtar vermeye, hayal&icirc; &uuml;cret ve maaş &ouml;demeye kadar bu meselede g&uuml;ya kendi doğrularını, biraz da iktidarda kalmaya odaklanarak hallettiğini sandı; ama hi&ccedil; birisi de sonu&ccedil; alamadı! Durmadan H&uuml;k&uuml;met değişiklikleriyle devleti adeta defalarca batırdı! &Ccedil;&uuml;nk&uuml; fiyat tespitleri, &uuml;reticiden, son satıcı esnafa kadar aracı olanlarca, &ouml;yle korkun&ccedil; ve al&ccedil;ak&ccedil;a y&uuml;kseltiliyor ki hukuk ve akıl bile bu rezilliği durduramıyor. &Uuml;reticiden 35 kuruşa aldığı Yumurtayı 1 liranın &uuml;st&uuml;nde; 500 kuruşa aldığı Domatesi, utanmadan 5.000 kuruşa satanlar, Ay&ccedil;i&ccedil;eğinde, Patateste, Soğan gibi zaruri yiyeceklerde de, maalesef &ldquo;kendini pahalılık karşısında koruyayım&rdquo; derken, bu yanlış davranışı b&uuml;t&uuml;n taraflara ayni insafsızlığı vir&uuml;s bulaşmasından da tehlikeli bir şekilde sirayet ettiriyor. Tabi ki &uuml;cret artışlarını karşılamak d&uuml;ş&uuml;ncesiyle İşletme sahipleri ustaca &uuml;r&uuml;nlerinin fiyatlarını artırınca, kısa s&uuml;rede pahalılığı durdurma i&ccedil;in yapılanlar kısa s&uuml;rede boşa &ccedil;ıkıverir. H&uuml;k&uuml;metler de iktidar i&ccedil;in dengesiz kararlarıyla &ccedil;oğu zaman devleti batırdı. B&uuml;t&uuml;n taraflar sadece kendi menfaatlerini d&uuml;ş&uuml;nerek adaletli bir davranış g&ouml;steremiyor. Y&uuml;ksek hislerini frenleyemeyişi her şeyi bozuyor.<br /> Bu halleri normale &ccedil;evirecek Y&uuml;ksek bir İlim ve Kudrete sahip bir g&uuml;ce t&acirc;bi olmadık&ccedil;a, medeniyetler doğru bir proje geliştiremeyince, bu kısır d&ouml;ng&uuml; maalesef daima devam ediyor.<br /> ​Devlet g&uuml;&ccedil;l&uuml; olmalı, bu derde bu g&uuml;c&uuml;yle katılmalı, Fiyatlar da &acirc;dil; &Uuml;cretler de insanca bir hayata uygun olmalı. Ancak, b&uuml;t&uuml;n tarafların, doğru realiteleriyle değerlendirip, sadece kendilerini değil, diğerlerini de d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p, hakkını, haddini aşmadan, hırsa kapılmadan istemesinde mecburiyet var.<br /> ​Batılı b&uuml;t&uuml;n Devletlerin, bu derdi nasıl hallettiğini ısrarla soran, sadece kendi bildiğine t&acirc;bi insafsızlar i&ccedil;in, esasında perdeleri olduk&ccedil;a kalkmış ger&ccedil;eği, anlatmak gerekiyor!<br /> Onlar b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyayı s&ouml;m&uuml;rerek, hala S&ouml;m&uuml;rge Bakanlıkları bulundurarak bunu yaptılar. Kiliseyi bile pek &ccedil;ok yerde dini alet edip militanca kullanarak hallettiler. Koca Afrika&rsquo;yı ve pek &ccedil;ok &uuml;lkeyi bakir halinden, kaynaklarını &ccedil;alarak perişan hale getirip, k&ouml;le yaparak ger&ccedil;ekleştirdiler. Hatta karşılıksız para basıp, her t&uuml;rl&uuml; gayri meşru yollarla pek &ccedil;ok milleti ezip, zorla tedav&uuml;le sokarak, bazen din, bazen mezhep, farklılıklarını alet edip soykırımlar yapıp-yaptırıp, taraflara silahlar satarak, kendilerine t&acirc;bi olan şahsiyetsizleri y&ouml;netimlere getirip adeta asırlarca d&uuml;nyayı maddi-manevi sağarak becerdiler. Post Modern tarzlarla hukuksuzca savaşlar &ccedil;ıkartıp, d&uuml;nya gelirini, hukukları &ccedil;iğneyerek, talanlarını, b&uuml;y&uuml;k H&uuml;rriyet Heykelleri ve Demokrasi perdesi arkasında saklayarak hallettiler. ...<br /> (Devamı da olacak inşallah)</p> <p>Halil K&Ouml;PR&Uuml;C&Uuml;OĞLU</p>
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.