Önder GÜZELARSLAN
Köşe Yazarı
Önder GÜZELARSLAN
 

TOPRAĞINI KAYBETMEK İSTEMİYORSAN ORMANLARA SAHİP ÇIK

TOPRAĞINI KAYBETMEK İSTEMİYORSAN ORMANLARA SAHİP ÇIK Belirli yükseklikteki ve büyüklükteki çeşitli ağaçlar, çalılar, flora, mikroorganizmalar ve hayvani canlılar topluluğunun tamamını içeren, topraklı alanda genellikle doğal yollardan oluşmuş kara ekosistemine orman denir. Ormanı meydana getiren varlıkların tamamı uzun yıllar karşılıklı etkileri sonucu yerleşmiş, biyolojik bir dengeye sahiptir. Bu denge ormanların sağlığı ve varlığı için olması gereken bir şarttır. Bu denge olmadıkça, ormanların sağlığı ve varlığını korumak pek mümkün değildir. Hatta imkansız desek yanlış olmaz. Ormanlar aynı zamanda topluma ve insanlığa çeşitli faydalar sağlayan bir servettir. Faydalarını saymakla bitiremeyeceğimiz ormanlarımızı ne kadar çok iyi korur ve sayılarını arttırırsak hem insanlığa hem de dünyamıza çok önemli bir katkı sunmuş oluruz. Dünyamızın neredeyse 32’si ormanlarla kaplıdır. Dünya da bulunan orman arazisi yaklaşık olarak 4.126.000.000 hektar olup, bunun da 3.792.176.000 hektarında orman bulunmaktadır. Ülkemizde ise toplam orman alanı yaklaşık 20.199.296 hektardır. Ormanlarımızı, ülkemizin genel yüzölçümüne oranladığımızda topraklarımızın 26,12’sine tekabül etmektedir. Bu oranla, kişi başına düşen orman alanımız 0,44 hektar civarındadır. Ormanların hem dünyamıza hem de insanlığa maddi ve manevi birçok faydaları vardır. Ormanların en önemli ana faydası bugün çeşitli iş kollarında ve sanayide ürettiğimiz birçok ürünün hammaddesi olması yönündedir. Hammadde olarak odunu ve ağacı kullanan sektörler her geçen gün artmaktadır. Yine ormanlarda belirli yaşını doldurarak kesilen ağaçlar günümüzde teknolojinin gelişmesi ve elektrik enerjisi, petrol, maden kömürü gibi çeşitli enerji maddelerinin bulunmuş olmasına rağmen yakacak maddesi olarak hala bazı bölgelerde tüketilmektedir. Yine ormandan elde edilen tali ürünler, parfümeri, boya, ilaç, dericilik, tecrit malzemesi gibi bazı endüstri kuruluşlarının ham maddesini meydana getirmektedir. Bu anlamda ülkemizde bulunan reçine, sığla yağı, palamut, mazı, defne yaprağı, çamfıstığı, sumak, kestane, ıhlamur çiçeği, mahlep, meyan kökü ve keçiboynuzu vb. gibi orman tali ürünleri olarak sayabileceğimiz ürünlerdir. Bu maddi faydalarının yanı sıra ormanlar, bulundukları bölgenin iklimini, kara iklim tipinden ılıman iklim tipine yöneltirler. Bu sayede don, kuraklık, aşırı sıcaklık, fırtına gibi zararları önlemek ve azaltmak suretiyle faydalı olurlar. Tarımı, hayvancılığı, bayındırlık tesislerini koruması; karada ve deniz kıyılarında kumulların teşekkülüne engel olması; bataklıkları kurutmak, havaya saf oksijen vermek, gürültüyü ve hava kirliliğini önlemek suretiyle insan sağlığına yardım etmesi; çeşitli av hayvanlarını barındırıp beslemekle yurdun tabii varlığını ve güzelliğini zenginleştirmesi gibi hususlarda maddi faydaları ile ölçülemeyecek kadar fazla kolektif faydaları vardır. Dünyamızda bulunan ormanların pek çok çeşidi ve bu çeşitli ormanların hepsinin de farklı farklı özellikleri vardır. Bu orman çeşitleri arasında en başta Dünyanın en canlı, en kuvvetli ve yayılma kabiliyeti en yüksek olan orman tipi ekvatoral yağmur ormanları gelmektedir. Bunun dışında Mangrov ormanları, Muson ormanları, tropik iğne yapraklı ormanlar, tayga ormanları, bambu ormanı Yağmur yeşili yapraklı orman (kış ormanı), Sert yapraklı orman, Yazın yeşil yapraklı orman (Yaz ormanı), İğne yapraklı (ibreli) orman, Galeri ormanları ve Bataklık ormanları vardır. Ülkemizdeki ormanlarımız, coğrafi mevkii ve morfolojik yapının etkisiyle, kısmen veya tamamen birbirlerinden ayrı özellikler taşıyan yedi farklı coğrafi bölgeye yayılmış bulunmaktadır. Her bölgemizin orman yapısı birbirinden farklı özellikler taşımaktadır. Ormanlarımızda yaklaşık olarak 150 farklı ağaç türü bulunmaktadır. Bu ağaçlar arasında en fazla Kızılçam bulunmaktadır. Bununla birlikte meşe, karaçam, kayın, ardıç, sedir, fıstık çamı, gürgen, ıhlamur, dişbudak, okaliptus ve kavak çeşitlerine rastlanmaktadır. Ormanların varlığından, çeşitliliğinden ve faydalarından bahsettik. Bu kadar hayatımızda önemli yer tutan ve bize fayda sağlayan ormanları koruma yönünde çok titiz ve hassas olmalıyız. Zira ormanlık alanlar kolay oluşmuyor. Ormanı yok etmek anlık bir iş. Ama yaşatmak ve büyütmek uzun soluklu. Ormanlarımıza hiçbir şekilde zarar vermemeliyiz. Verilmesine de mani olmalıyız. Ormana verilebilecek en büyük zarar orman yangınlarıdır. Orman yangınları özellikle yaz aylarında çok hızlı yayıldığı için bu konu da son derece hassas olmalıyız. Ormanları tahrip eden en önemli faktörlerin başında gelen yangınların ana sebebi yıldırım ve insandır. Türkiye’nin iklim şartlarına göre yıldırımlar yağışlı havalarda meydana gelmektedir. Bunun sonucu olarak ülkemizde çıkan orman yangınlarında yıldırımın sebep olması oranı oldukça düşüktür, hatta yok desek yeridir. Bundan dolayı çıkan yangınların asıl sebebinin insan kaynaklı olduğu aşikardır. İnsanların sebep oldukları orman yangınları; dikkatsizlik, ihmal, kasıt, orman içinde veya kenarında bulunan çeşitli endüstri kuruluşları ile lokomotiflerin bacalarından çıkan kıvılcımlardır. Zaman zaman ülkemizin farklı bölgelerinde çıkan yangınlar ile hem ormanlar yok olurken, hem de ormanlarda yaşayan çeşitli hayvanlarda zarar görmekte. Temiz hava solumamızı sağlayan ormanların yok oluşu insanlarında ciğerlerini yakmaktadır. Her ne sebeple olursa olsun ormanların yanmasına gönlümüz el vermez. Özellikle son haftalarda eş zamanlı, Antalya Manavgat, Muğla Fethiye, Marmaris, Köyceğiz, Manisa Soma başta olmak üzere onlarca ilimizde meydana gelen ve çok büyük zayiatlara sebep olan orman yangınlarına her kim sebep olduysa ciddi araştırmalar yapılıp bulunmalı, milletimizin yüreklerini dağlayarak ciğerlerini yakan, binlerce hayvan dostlarımızın telef olmasına sebebiyet veren her şeyin ötesinde koskoca bir ülkenin milli servetine göz dikenler bulunup en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Yangınlar bir an evvel el birliği ile söndürülmeli ve kontrol altına alınmalıdır. Çok şükür ki bir çoğu kontrol altına alındı. Yangın söndürme ve kontrol altına alma faaliyetlerinde de polemiklere yer vermek yerine milli birlik ve dayanışma örneği sergilemeliyiz. Elbette bazı eksiklik ve aksamalar olabilir, her şeyimiz tam ve eksiksiz olmayabilir. Bugün birlik günü, bugün milli servetimize sahip çıkma günüdür. Ormanlarımızı doğal afet ve yangınlara karşı korunması için gerekli tedbirler ivedi bir şekilde alınmalıdır. Ormanları imar ve ıslah etmek, bozuk nitelikli orman alanlarında vasfına uygun olarak ve uygun dikilen ağaç çeşidiyle ağaçlandırma yaparak mevcut ormanların gençleştirilmesi ve geliştirilmesi ile verimliliğinin arttırılması sağlanmalı, orman sahalarının genişletilmesi çalışmaları yapılmalıdır. Kesinlikle hiçbir şekilde orman alanlarının yapılaşmaya açılmasına ve betona dönmesine izin verilmemelidir. Tabii servetlerimizin başında yer alan ormanlarımız, yüzyıllardan beri devam eden düzensiz faydalanmalar yüzünden yer yer ya tamamen yok olmuş veya önemli bir kısmı ise verimliliklerini kaybetmiş ve bunların sonucu olarak da toprak, su ve bitki arasındaki tabii denge bozularak en verimli topraklar, su ve rüzgar erozyonu neticesinde denizlere akıp gitmiştir. O nedenle korumakla birlikte ormanlarımızı ıslah çalışmaları da yapmalıyız. Verimsiz ormanlarımızı ağaçlandırarak imar ve ihya etmek adına çalışmalar başlatmalıyız. Ve son söz. Ormana nasıl haykırırsan öyle karşılık verir. Ağaç geçmişi geleceğe bağlar. Size sabrı öğretir. Beraber yaşamanın faydalı olmanın zevkini verir. Önder Güzelarslan Belirli yükseklikteki ve büyüklükteki çeşitli ağaçlar, çalılar, flora, mikroorganizmalar ve hayvani canlılar topluluğunun tamamını içeren, topraklı alanda genellikle doğal yollardan oluşmuş kara ekosistemine orman denir. Ormanı meydana getiren varlıkların tamamı uzun yıllar karşılıklı etkileri sonucu yerleşmiş, biyolojik bir dengeye sahiptir. Bu denge ormanların sağlığı ve varlığı için olması gereken bir şarttır. Bu denge olmadıkça, ormanların sağlığı ve varlığını korumak pek mümkün değildir. Hatta imkansız desek yanlış olmaz. Ormanlar aynı zamanda topluma ve insanlığa çeşitli faydalar sağlayan bir servettir. Faydalarını saymakla bitiremeyeceğimiz ormanlarımızı ne kadar çok iyi korur ve sayılarını arttırırsak hem insanlığa hem de dünyamıza çok önemli bir katkı sunmuş oluruz. Dünyamızın neredeyse 32’si ormanlarla kaplıdır. Dünya da bulunan orman arazisi yaklaşık olarak 4.126.000.000 hektar olup, bunun da 3.792.176.000 hektarında orman bulunmaktadır. Ülkemizde ise toplam orman alanı yaklaşık 20.199.296 hektardır. Ormanlarımızı, ülkemizin genel yüzölçümüne oranladığımızda topraklarımızın 26,12’sine tekabül etmektedir. Bu oranla, kişi başına düşen orman alanımız 0,44 hektar civarındadır. Ormanların hem dünyamıza hem de insanlığa maddi ve manevi birçok faydaları vardır. Ormanların en önemli ana faydası bugün çeşitli iş kollarında ve sanayide ürettiğimiz birçok ürünün hammaddesi olması yönündedir. Hammadde olarak odunu ve ağacı kullanan sektörler her geçen gün artmaktadır. Yine ormanlarda belirli yaşını doldurarak kesilen ağaçlar günümüzde teknolojinin gelişmesi ve elektrik enerjisi, petrol, maden kömürü gibi çeşitli enerji maddelerinin bulunmuş olmasına rağmen yakacak maddesi olarak hala bazı bölgelerde tüketilmektedir. Yine ormandan elde edilen tali ürünler, parfümeri, boya, ilaç, dericilik, tecrit malzemesi gibi bazı endüstri kuruluşlarının ham maddesini meydana getirmektedir. Bu anlamda ülkemizde bulunan reçine, sığla yağı, palamut, mazı, defne yaprağı, çamfıstığı, sumak, kestane, ıhlamur çiçeği, mahlep, meyan kökü ve keçiboynuzu vb. gibi orman tali ürünleri olarak sayabileceğimiz ürünlerdir. Bu maddi faydalarının yanı sıra ormanlar, bulundukları bölgenin iklimini, kara iklim tipinden ılıman iklim tipine yöneltirler. Bu sayede don, kuraklık, aşırı sıcaklık, fırtına gibi zararları önlemek ve azaltmak suretiyle faydalı olurlar. Tarımı, hayvancılığı, bayındırlık tesislerini koruması; karada ve deniz kıyılarında kumulların teşekkülüne engel olması; bataklıkları kurutmak, havaya saf oksijen vermek, gürültüyü ve hava kirliliğini önlemek suretiyle insan sağlığına yardım etmesi; çeşitli av hayvanlarını barındırıp beslemekle yurdun tabii varlığını ve güzelliğini zenginleştirmesi gibi hususlarda maddi faydaları ile ölçülemeyecek kadar fazla kolektif faydaları vardır. Dünyamızda bulunan ormanların pek çok çeşidi ve bu çeşitli ormanların hepsinin de farklı farklı özellikleri vardır. Bu orman çeşitleri arasında en başta Dünyanın en canlı, en kuvvetli ve yayılma kabiliyeti en yüksek olan orman tipi ekvatoral yağmur ormanları gelmektedir. Bunun dışında Mangrov ormanları, Muson ormanları, tropik iğne yapraklı ormanlar, tayga ormanları, bambu ormanı Yağmur yeşili yapraklı orman (kış ormanı), Sert yapraklı orman, Yazın yeşil yapraklı orman (Yaz ormanı), İğne yapraklı (ibreli) orman, Galeri ormanları ve Bataklık ormanları vardır. Ülkemizdeki ormanlarımız, coğrafi mevkii ve morfolojik yapının etkisiyle, kısmen veya tamamen birbirlerinden ayrı özellikler taşıyan yedi farklı coğrafi bölgeye yayılmış bulunmaktadır. Her bölgemizin orman yapısı birbirinden farklı özellikler taşımaktadır. Ormanlarımızda yaklaşık olarak 150 farklı ağaç türü bulunmaktadır. Bu ağaçlar arasında en fazla Kızılçam bulunmaktadır. Bununla birlikte meşe, karaçam, kayın, ardıç, sedir, fıstık çamı, gürgen, ıhlamur, dişbudak, okaliptus ve kavak çeşitlerine rastlanmaktadır. Ormanların varlığından, çeşitliliğinden ve faydalarından bahsettik. Bu kadar hayatımızda önemli yer tutan ve bize fayda sağlayan ormanları koruma yönünde çok titiz ve hassas olmalıyız. Zira ormanlık alanlar kolay oluşmuyor. Ormanı yok etmek anlık bir iş. Ama yaşatmak ve büyütmek uzun soluklu. Ormanlarımıza hiçbir şekilde zarar vermemeliyiz. Verilmesine de mani olmalıyız. Ormana verilebilecek en büyük zarar orman yangınlarıdır. Orman yangınları özellikle yaz aylarında çok hızlı yayıldığı için bu konu da son derece hassas olmalıyız. Ormanları tahrip eden en önemli faktörlerin başında gelen yangınların ana sebebi yıldırım ve insandır. Türkiye’nin iklim şartlarına göre yıldırımlar yağışlı havalarda meydana gelmektedir. Bunun sonucu olarak ülkemizde çıkan orman yangınlarında yıldırımın sebep olması oranı oldukça düşüktür, hatta yok desek yeridir. Bundan dolayı çıkan yangınların asıl sebebinin insan kaynaklı olduğu aşikardır. İnsanların sebep oldukları orman yangınları; dikkatsizlik, ihmal, kasıt, orman içinde veya kenarında bulunan çeşitli endüstri kuruluşları ile lokomotiflerin bacalarından çıkan kıvılcımlardır. Zaman zaman ülkemizin farklı bölgelerinde çıkan yangınlar ile hem ormanlar yok olurken, hem de ormanlarda yaşayan çeşitli hayvanlarda zarar görmekte. Temiz hava solumamızı sağlayan ormanların yok oluşu insanlarında ciğerlerini yakmaktadır. Her ne sebeple olursa olsun ormanların yanmasına gönlümüz el vermez. Özellikle son haftalarda eş zamanlı, Antalya Manavgat, Muğla Fethiye, Marmaris, Köyceğiz, Manisa Soma başta olmak üzere onlarca ilimizde meydana gelen ve çok büyük zayiatlara sebep olan orman yangınlarına her kim sebep olduysa ciddi araştırmalar yapılıp bulunmalı, milletimizin yüreklerini dağlayarak ciğerlerini yakan, binlerce hayvan dostlarımızın telef olmasına sebebiyet veren her şeyin ötesinde koskoca bir ülkenin milli servetine göz dikenler bulunup en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Yangınlar bir an evvel el birliği ile söndürülmeli ve kontrol altına alınmalıdır. Çok şükür ki bir çoğu kontrol altına alındı. Yangın söndürme ve kontrol altına alma faaliyetlerinde de polemiklere yer vermek yerine milli birlik ve dayanışma örneği sergilemeliyiz. Elbette bazı eksiklik ve aksamalar olabilir, her şeyimiz tam ve eksiksiz olmayabilir. Bugün birlik günü, bugün milli servetimize sahip çıkma günüdür. Ormanlarımızı doğal afet ve yangınlara karşı korunması için gerekli tedbirler ivedi bir şekilde alınmalıdır. Ormanları imar ve ıslah etmek, bozuk nitelikli orman alanlarında vasfına uygun olarak ve uygun dikilen ağaç çeşidiyle ağaçlandırma yaparak mevcut ormanların gençleştirilmesi ve geliştirilmesi ile verimliliğinin arttırılması sağlanmalı, orman sahalarının genişletilmesi çalışmaları yapılmalıdır. Kesinlikle hiçbir şekilde orman alanlarının yapılaşmaya açılmasına ve betona dönmesine izin verilmemelidir. Tabii servetlerimizin başında yer alan ormanlarımız, yüzyıllardan beri devam eden düzensiz faydalanmalar yüzünden yer yer ya tamamen yok olmuş veya önemli bir kısmı ise verimliliklerini kaybetmiş ve bunların sonucu olarak da toprak, su ve bitki arasındaki tabii denge bozularak en verimli topraklar, su ve rüzgar erozyonu neticesinde denizlere akıp gitmiştir. O nedenle korumakla birlikte ormanlarımızı ıslah çalışmaları da yapmalıyız. Verimsiz ormanlarımızı ağaçlandırarak imar ve ihya etmek adına çalışmalar başlatmalıyız. Ve son söz. Ormana nasıl haykırırsan öyle karşılık verir. Ağaç geçmişi geleceğe bağlar. Size sabrı öğretir. Beraber yaşamanın faydalı olmanın zevkini verir. Önder Güzelarslan
Ekleme Tarihi: 05 Ağustos 2021 - Perşembe

TOPRAĞINI KAYBETMEK İSTEMİYORSAN ORMANLARA SAHİP ÇIK

TOPRAĞINI KAYBETMEK İSTEMİYORSAN ORMANLARA SAHİP ÇIK Belirli yükseklikteki ve büyüklükteki çeşitli ağaçlar, çalılar, flora, mikroorganizmalar ve hayvani canlılar topluluğunun tamamını içeren, topraklı alanda genellikle doğal yollardan oluşmuş kara ekosistemine orman denir. Ormanı meydana getiren varlıkların tamamı uzun yıllar karşılıklı etkileri sonucu yerleşmiş, biyolojik bir dengeye sahiptir. Bu denge ormanların sağlığı ve varlığı için olması gereken bir şarttır. Bu denge olmadıkça, ormanların sağlığı ve varlığını korumak pek mümkün değildir. Hatta imkansız desek yanlış olmaz. Ormanlar aynı zamanda topluma ve insanlığa çeşitli faydalar sağlayan bir servettir. Faydalarını saymakla bitiremeyeceğimiz ormanlarımızı ne kadar çok iyi korur ve sayılarını arttırırsak hem insanlığa hem de dünyamıza çok önemli bir katkı sunmuş oluruz. Dünyamızın neredeyse 32’si ormanlarla kaplıdır. Dünya da bulunan orman arazisi yaklaşık olarak 4.126.000.000 hektar olup, bunun da 3.792.176.000 hektarında orman bulunmaktadır. Ülkemizde ise toplam orman alanı yaklaşık 20.199.296 hektardır. Ormanlarımızı, ülkemizin genel yüzölçümüne oranladığımızda topraklarımızın 26,12’sine tekabül etmektedir. Bu oranla, kişi başına düşen orman alanımız 0,44 hektar civarındadır. Ormanların hem dünyamıza hem de insanlığa maddi ve manevi birçok faydaları vardır. Ormanların en önemli ana faydası bugün çeşitli iş kollarında ve sanayide ürettiğimiz birçok ürünün hammaddesi olması yönündedir. Hammadde olarak odunu ve ağacı kullanan sektörler her geçen gün artmaktadır. Yine ormanlarda belirli yaşını doldurarak kesilen ağaçlar günümüzde teknolojinin gelişmesi ve elektrik enerjisi, petrol, maden kömürü gibi çeşitli enerji maddelerinin bulunmuş olmasına rağmen yakacak maddesi olarak hala bazı bölgelerde tüketilmektedir. Yine ormandan elde edilen tali ürünler, parfümeri, boya, ilaç, dericilik, tecrit malzemesi gibi bazı endüstri kuruluşlarının ham maddesini meydana getirmektedir. Bu anlamda ülkemizde bulunan reçine, sığla yağı, palamut, mazı, defne yaprağı, çamfıstığı, sumak, kestane, ıhlamur çiçeği, mahlep, meyan kökü ve keçiboynuzu vb. gibi orman tali ürünleri olarak sayabileceğimiz ürünlerdir. Bu maddi faydalarının yanı sıra ormanlar, bulundukları bölgenin iklimini, kara iklim tipinden ılıman iklim tipine yöneltirler. Bu sayede don, kuraklık, aşırı sıcaklık, fırtına gibi zararları önlemek ve azaltmak suretiyle faydalı olurlar. Tarımı, hayvancılığı, bayındırlık tesislerini koruması; karada ve deniz kıyılarında kumulların teşekkülüne engel olması; bataklıkları kurutmak, havaya saf oksijen vermek, gürültüyü ve hava kirliliğini önlemek suretiyle insan sağlığına yardım etmesi; çeşitli av hayvanlarını barındırıp beslemekle yurdun tabii varlığını ve güzelliğini zenginleştirmesi gibi hususlarda maddi faydaları ile ölçülemeyecek kadar fazla kolektif faydaları vardır. Dünyamızda bulunan ormanların pek çok çeşidi ve bu çeşitli ormanların hepsinin de farklı farklı özellikleri vardır. Bu orman çeşitleri arasında en başta Dünyanın en canlı, en kuvvetli ve yayılma kabiliyeti en yüksek olan orman tipi ekvatoral yağmur ormanları gelmektedir. Bunun dışında Mangrov ormanları, Muson ormanları, tropik iğne yapraklı ormanlar, tayga ormanları, bambu ormanı Yağmur yeşili yapraklı orman (kış ormanı), Sert yapraklı orman, Yazın yeşil yapraklı orman (Yaz ormanı), İğne yapraklı (ibreli) orman, Galeri ormanları ve Bataklık ormanları vardır. Ülkemizdeki ormanlarımız, coğrafi mevkii ve morfolojik yapının etkisiyle, kısmen veya tamamen birbirlerinden ayrı özellikler taşıyan yedi farklı coğrafi bölgeye yayılmış bulunmaktadır. Her bölgemizin orman yapısı birbirinden farklı özellikler taşımaktadır. Ormanlarımızda yaklaşık olarak 150 farklı ağaç türü bulunmaktadır. Bu ağaçlar arasında en fazla Kızılçam bulunmaktadır. Bununla birlikte meşe, karaçam, kayın, ardıç, sedir, fıstık çamı, gürgen, ıhlamur, dişbudak, okaliptus ve kavak çeşitlerine rastlanmaktadır. Ormanların varlığından, çeşitliliğinden ve faydalarından bahsettik. Bu kadar hayatımızda önemli yer tutan ve bize fayda sağlayan ormanları koruma yönünde çok titiz ve hassas olmalıyız. Zira ormanlık alanlar kolay oluşmuyor. Ormanı yok etmek anlık bir iş. Ama yaşatmak ve büyütmek uzun soluklu. Ormanlarımıza hiçbir şekilde zarar vermemeliyiz. Verilmesine de mani olmalıyız. Ormana verilebilecek en büyük zarar orman yangınlarıdır. Orman yangınları özellikle yaz aylarında çok hızlı yayıldığı için bu konu da son derece hassas olmalıyız. Ormanları tahrip eden en önemli faktörlerin başında gelen yangınların ana sebebi yıldırım ve insandır. Türkiye’nin iklim şartlarına göre yıldırımlar yağışlı havalarda meydana gelmektedir. Bunun sonucu olarak ülkemizde çıkan orman yangınlarında yıldırımın sebep olması oranı oldukça düşüktür, hatta yok desek yeridir. Bundan dolayı çıkan yangınların asıl sebebinin insan kaynaklı olduğu aşikardır. İnsanların sebep oldukları orman yangınları; dikkatsizlik, ihmal, kasıt, orman içinde veya kenarında bulunan çeşitli endüstri kuruluşları ile lokomotiflerin bacalarından çıkan kıvılcımlardır. Zaman zaman ülkemizin farklı bölgelerinde çıkan yangınlar ile hem ormanlar yok olurken, hem de ormanlarda yaşayan çeşitli hayvanlarda zarar görmekte. Temiz hava solumamızı sağlayan ormanların yok oluşu insanlarında ciğerlerini yakmaktadır. Her ne sebeple olursa olsun ormanların yanmasına gönlümüz el vermez. Özellikle son haftalarda eş zamanlı, Antalya Manavgat, Muğla Fethiye, Marmaris, Köyceğiz, Manisa Soma başta olmak üzere onlarca ilimizde meydana gelen ve çok büyük zayiatlara sebep olan orman yangınlarına her kim sebep olduysa ciddi araştırmalar yapılıp bulunmalı, milletimizin yüreklerini dağlayarak ciğerlerini yakan, binlerce hayvan dostlarımızın telef olmasına sebebiyet veren her şeyin ötesinde koskoca bir ülkenin milli servetine göz dikenler bulunup en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Yangınlar bir an evvel el birliği ile söndürülmeli ve kontrol altına alınmalıdır. Çok şükür ki bir çoğu kontrol altına alındı. Yangın söndürme ve kontrol altına alma faaliyetlerinde de polemiklere yer vermek yerine milli birlik ve dayanışma örneği sergilemeliyiz. Elbette bazı eksiklik ve aksamalar olabilir, her şeyimiz tam ve eksiksiz olmayabilir. Bugün birlik günü, bugün milli servetimize sahip çıkma günüdür. Ormanlarımızı doğal afet ve yangınlara karşı korunması için gerekli tedbirler ivedi bir şekilde alınmalıdır. Ormanları imar ve ıslah etmek, bozuk nitelikli orman alanlarında vasfına uygun olarak ve uygun dikilen ağaç çeşidiyle ağaçlandırma yaparak mevcut ormanların gençleştirilmesi ve geliştirilmesi ile verimliliğinin arttırılması sağlanmalı, orman sahalarının genişletilmesi çalışmaları yapılmalıdır. Kesinlikle hiçbir şekilde orman alanlarının yapılaşmaya açılmasına ve betona dönmesine izin verilmemelidir. Tabii servetlerimizin başında yer alan ormanlarımız, yüzyıllardan beri devam eden düzensiz faydalanmalar yüzünden yer yer ya tamamen yok olmuş veya önemli bir kısmı ise verimliliklerini kaybetmiş ve bunların sonucu olarak da toprak, su ve bitki arasındaki tabii denge bozularak en verimli topraklar, su ve rüzgar erozyonu neticesinde denizlere akıp gitmiştir. O nedenle korumakla birlikte ormanlarımızı ıslah çalışmaları da yapmalıyız. Verimsiz ormanlarımızı ağaçlandırarak imar ve ihya etmek adına çalışmalar başlatmalıyız. Ve son söz. Ormana nasıl haykırırsan öyle karşılık verir. Ağaç geçmişi geleceğe bağlar. Size sabrı öğretir. Beraber yaşamanın faydalı olmanın zevkini verir. Önder Güzelarslan Belirli yükseklikteki ve büyüklükteki çeşitli ağaçlar, çalılar, flora, mikroorganizmalar ve hayvani canlılar topluluğunun tamamını içeren, topraklı alanda genellikle doğal yollardan oluşmuş kara ekosistemine orman denir. Ormanı meydana getiren varlıkların tamamı uzun yıllar karşılıklı etkileri sonucu yerleşmiş, biyolojik bir dengeye sahiptir. Bu denge ormanların sağlığı ve varlığı için olması gereken bir şarttır. Bu denge olmadıkça, ormanların sağlığı ve varlığını korumak pek mümkün değildir. Hatta imkansız desek yanlış olmaz. Ormanlar aynı zamanda topluma ve insanlığa çeşitli faydalar sağlayan bir servettir. Faydalarını saymakla bitiremeyeceğimiz ormanlarımızı ne kadar çok iyi korur ve sayılarını arttırırsak hem insanlığa hem de dünyamıza çok önemli bir katkı sunmuş oluruz. Dünyamızın neredeyse 32’si ormanlarla kaplıdır. Dünya da bulunan orman arazisi yaklaşık olarak 4.126.000.000 hektar olup, bunun da 3.792.176.000 hektarında orman bulunmaktadır. Ülkemizde ise toplam orman alanı yaklaşık 20.199.296 hektardır. Ormanlarımızı, ülkemizin genel yüzölçümüne oranladığımızda topraklarımızın 26,12’sine tekabül etmektedir. Bu oranla, kişi başına düşen orman alanımız 0,44 hektar civarındadır. Ormanların hem dünyamıza hem de insanlığa maddi ve manevi birçok faydaları vardır. Ormanların en önemli ana faydası bugün çeşitli iş kollarında ve sanayide ürettiğimiz birçok ürünün hammaddesi olması yönündedir. Hammadde olarak odunu ve ağacı kullanan sektörler her geçen gün artmaktadır. Yine ormanlarda belirli yaşını doldurarak kesilen ağaçlar günümüzde teknolojinin gelişmesi ve elektrik enerjisi, petrol, maden kömürü gibi çeşitli enerji maddelerinin bulunmuş olmasına rağmen yakacak maddesi olarak hala bazı bölgelerde tüketilmektedir. Yine ormandan elde edilen tali ürünler, parfümeri, boya, ilaç, dericilik, tecrit malzemesi gibi bazı endüstri kuruluşlarının ham maddesini meydana getirmektedir. Bu anlamda ülkemizde bulunan reçine, sığla yağı, palamut, mazı, defne yaprağı, çamfıstığı, sumak, kestane, ıhlamur çiçeği, mahlep, meyan kökü ve keçiboynuzu vb. gibi orman tali ürünleri olarak sayabileceğimiz ürünlerdir. Bu maddi faydalarının yanı sıra ormanlar, bulundukları bölgenin iklimini, kara iklim tipinden ılıman iklim tipine yöneltirler. Bu sayede don, kuraklık, aşırı sıcaklık, fırtına gibi zararları önlemek ve azaltmak suretiyle faydalı olurlar. Tarımı, hayvancılığı, bayındırlık tesislerini koruması; karada ve deniz kıyılarında kumulların teşekkülüne engel olması; bataklıkları kurutmak, havaya saf oksijen vermek, gürültüyü ve hava kirliliğini önlemek suretiyle insan sağlığına yardım etmesi; çeşitli av hayvanlarını barındırıp beslemekle yurdun tabii varlığını ve güzelliğini zenginleştirmesi gibi hususlarda maddi faydaları ile ölçülemeyecek kadar fazla kolektif faydaları vardır. Dünyamızda bulunan ormanların pek çok çeşidi ve bu çeşitli ormanların hepsinin de farklı farklı özellikleri vardır. Bu orman çeşitleri arasında en başta Dünyanın en canlı, en kuvvetli ve yayılma kabiliyeti en yüksek olan orman tipi ekvatoral yağmur ormanları gelmektedir. Bunun dışında Mangrov ormanları, Muson ormanları, tropik iğne yapraklı ormanlar, tayga ormanları, bambu ormanı Yağmur yeşili yapraklı orman (kış ormanı), Sert yapraklı orman, Yazın yeşil yapraklı orman (Yaz ormanı), İğne yapraklı (ibreli) orman, Galeri ormanları ve Bataklık ormanları vardır. Ülkemizdeki ormanlarımız, coğrafi mevkii ve morfolojik yapının etkisiyle, kısmen veya tamamen birbirlerinden ayrı özellikler taşıyan yedi farklı coğrafi bölgeye yayılmış bulunmaktadır. Her bölgemizin orman yapısı birbirinden farklı özellikler taşımaktadır. Ormanlarımızda yaklaşık olarak 150 farklı ağaç türü bulunmaktadır. Bu ağaçlar arasında en fazla Kızılçam bulunmaktadır. Bununla birlikte meşe, karaçam, kayın, ardıç, sedir, fıstık çamı, gürgen, ıhlamur, dişbudak, okaliptus ve kavak çeşitlerine rastlanmaktadır. Ormanların varlığından, çeşitliliğinden ve faydalarından bahsettik. Bu kadar hayatımızda önemli yer tutan ve bize fayda sağlayan ormanları koruma yönünde çok titiz ve hassas olmalıyız. Zira ormanlık alanlar kolay oluşmuyor. Ormanı yok etmek anlık bir iş. Ama yaşatmak ve büyütmek uzun soluklu. Ormanlarımıza hiçbir şekilde zarar vermemeliyiz. Verilmesine de mani olmalıyız. Ormana verilebilecek en büyük zarar orman yangınlarıdır. Orman yangınları özellikle yaz aylarında çok hızlı yayıldığı için bu konu da son derece hassas olmalıyız. Ormanları tahrip eden en önemli faktörlerin başında gelen yangınların ana sebebi yıldırım ve insandır. Türkiye’nin iklim şartlarına göre yıldırımlar yağışlı havalarda meydana gelmektedir. Bunun sonucu olarak ülkemizde çıkan orman yangınlarında yıldırımın sebep olması oranı oldukça düşüktür, hatta yok desek yeridir. Bundan dolayı çıkan yangınların asıl sebebinin insan kaynaklı olduğu aşikardır. İnsanların sebep oldukları orman yangınları; dikkatsizlik, ihmal, kasıt, orman içinde veya kenarında bulunan çeşitli endüstri kuruluşları ile lokomotiflerin bacalarından çıkan kıvılcımlardır. Zaman zaman ülkemizin farklı bölgelerinde çıkan yangınlar ile hem ormanlar yok olurken, hem de ormanlarda yaşayan çeşitli hayvanlarda zarar görmekte. Temiz hava solumamızı sağlayan ormanların yok oluşu insanlarında ciğerlerini yakmaktadır. Her ne sebeple olursa olsun ormanların yanmasına gönlümüz el vermez. Özellikle son haftalarda eş zamanlı, Antalya Manavgat, Muğla Fethiye, Marmaris, Köyceğiz, Manisa Soma başta olmak üzere onlarca ilimizde meydana gelen ve çok büyük zayiatlara sebep olan orman yangınlarına her kim sebep olduysa ciddi araştırmalar yapılıp bulunmalı, milletimizin yüreklerini dağlayarak ciğerlerini yakan, binlerce hayvan dostlarımızın telef olmasına sebebiyet veren her şeyin ötesinde koskoca bir ülkenin milli servetine göz dikenler bulunup en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Yangınlar bir an evvel el birliği ile söndürülmeli ve kontrol altına alınmalıdır. Çok şükür ki bir çoğu kontrol altına alındı. Yangın söndürme ve kontrol altına alma faaliyetlerinde de polemiklere yer vermek yerine milli birlik ve dayanışma örneği sergilemeliyiz. Elbette bazı eksiklik ve aksamalar olabilir, her şeyimiz tam ve eksiksiz olmayabilir. Bugün birlik günü, bugün milli servetimize sahip çıkma günüdür. Ormanlarımızı doğal afet ve yangınlara karşı korunması için gerekli tedbirler ivedi bir şekilde alınmalıdır. Ormanları imar ve ıslah etmek, bozuk nitelikli orman alanlarında vasfına uygun olarak ve uygun dikilen ağaç çeşidiyle ağaçlandırma yaparak mevcut ormanların gençleştirilmesi ve geliştirilmesi ile verimliliğinin arttırılması sağlanmalı, orman sahalarının genişletilmesi çalışmaları yapılmalıdır. Kesinlikle hiçbir şekilde orman alanlarının yapılaşmaya açılmasına ve betona dönmesine izin verilmemelidir. Tabii servetlerimizin başında yer alan ormanlarımız, yüzyıllardan beri devam eden düzensiz faydalanmalar yüzünden yer yer ya tamamen yok olmuş veya önemli bir kısmı ise verimliliklerini kaybetmiş ve bunların sonucu olarak da toprak, su ve bitki arasındaki tabii denge bozularak en verimli topraklar, su ve rüzgar erozyonu neticesinde denizlere akıp gitmiştir. O nedenle korumakla birlikte ormanlarımızı ıslah çalışmaları da yapmalıyız. Verimsiz ormanlarımızı ağaçlandırarak imar ve ihya etmek adına çalışmalar başlatmalıyız. Ve son söz. Ormana nasıl haykırırsan öyle karşılık verir. Ağaç geçmişi geleceğe bağlar. Size sabrı öğretir. Beraber yaşamanın faydalı olmanın zevkini verir. Önder Güzelarslan
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.