Pazarören mezunlarından anlamlı mesajlar

YAŞAM 26.05.2026 - 04:32, Güncelleme: 26.05.2026 - 04:32
 

Pazarören mezunlarından anlamlı mesajlar

Pazarören mezunlarından anlamlı mesajlar
Pazarören mezunlarından anlamlı mesajlar Pazarören mezunları alışılmışın dışında bir buluşma gerçekleştirdi. Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesine bağlı Pazarören’de 1980’li yıllarda öğrencilik yapmış olan ve o zamanki adıyla “Mimarsinan Öğretmen Lisesi” olarak bilinen okulda yatılı olarak okumuş olan mezunlardan bir grup, 22 – 24 Mayıs 2026 tarihlerinde Yozgat’ın Tayip Köyünde bir araya geldi. Neşet Ertaş’ın çocukluğunun geçtiği Kırıksoku Köyü ve tarihi Hattuşaş’ı da gezen mezunlar, buluşma süresince güncel konulara dair fikirlerini de paylaştılar. *SIRADIŞI BİR BULUŞMA* Farklı zamanlarda mezun oldukları okulda, Pazarören’de ve farklı şehirler ile tatil yerlerinde bir araya gelen mezunlar “Tayip Köyü Buluşması” adıyla gerçekleştirdikleri etkinlikle, Anadolu’yu keşfedecek şekilde kırsal yörelerde de bir araya gelinebileceğini gösterdiler. Farklı şehirlerden gelen çeşitli üniversitelerde görev yapan akademisyen, yargı mensubu hakim, avukat, polis, diş hekimi ve öğretmenlerin yer aldığı buluşmada hem neşeli hem de hüzünlü anlar yaşandı. Mezunlardan Avukat Kamil Uslu’nun Tayip Köyü’ndeki evinde konuk ettiği dostları; Harun Dinç, Yücel Acer, Mustafa Böyükata, Ferudun Hakan Özkan, Hakan Özbay, Kadir Ekinci, Önder Aydoğan, Hasan Özdemir, Salih Polat, Abdullah Abaylı, Ekrem Şahin, Mustafa Sarıçiçek, Oğuz Atik, Gürbüz Erdoğan ve Tekin Solak doyasıya sohbet edip eski günleri andılar ve güncel konulara dair görüş alışverişinde bulundular. Tayip Köyü Muhtarı Ercan Kocamaz ve onun yanı sıra Haydar Özkıraç ile Halil Zorlusoy da harikulade misafirperverlikleriyle Anadolu insanının sehâvetini sergiledi. *KIRIKSOKU KÖYÜ’NDE ANLAMLI YÜRÜYÜŞ* Buluşma kapsamında Neşet Ertaş’ın çocukluk yıllarının geçtiği ve aynı yörede yer alan Kırıksoku Köyünü de ziyaret edip o şirin ve küçük köy içerisinde yürüyüş yapan konuklar, ev sahibi Avukat Kamil Uslu’nun anlatımıyla dinledikleri hikayelerle çevreyi tanıma fırsatı buldu. Şanlıurfa’dan, Gaziantep’ten, Kayseri’den, Ankara’dan ve Yozgat’tan katılan misafirler, "Bozkırın Tezenesi" olarak bilinen Neşet Ertaş'ın Bozlak ustası olan babası Muharrem Ertaş'ın ikinci evliliği sebebiyle geldiği ve çocukluğunu geçirdiği Yozgat merkeze bağlı Kırıksoku Köyünde kısacık da olsa bir yürüyüş yapmış olmayı anlamlı bulduklarını ifade ettiler ve o köy hayatını kendilerine yakın bulduklarını belirttiler. Gruptakilerden Avukat Gürbüz Erdoğan, öğretmen liselerinin geçmişinin köy enstitülerine dayandığını belirterek, bu okulların Anadolu'nun farklı yerlerinden gelen, kendi köylerinde ortaokul, lise olmadığı için Anadolu çocuklarının yatılı okuma imkânı bulabildiği yer olduğunun altını çizdi. Kendilerinin de öğrenim gördüğü Pazarören'in geçmişten gelen ve Türk eğitim sistemine damga vuran bir kültür beşiği olduğunu vurguladı. Pazarören mezunu arkadaşlar olarak dönem dönem bir araya gelip eski hatıraları yad ettiklerine değindi ve Neşet Ertaş'ın çocukluğunun geçtiği bu köyü görmenin de kendilerine köylerini hatırlattığını belirtti. Kırıksoku Köyünün kendine has bir havası olduğu, Anadolu'nun böylesi nadir özelliklere sahip köylerini görüp içerisinde dolaşıp havasını teneffüs etmenin kendileri için ayrı bir his yoğunluğu yaşattığı ifade edildi. *HATTUŞAŞ ZİYARET EDİLDİ* Program kapsamında buluşmaya katılanlardan daha önce Hattuşaş Ören Yerini görmemiş olanlar için bir gezi de planlandı. Çorum’un Boğazkale ilçesinde olup Yozgat’a daha yakın konumda olan tarihi Hattuşaş Gezisi için rehberlik yapan Yozgat Bozok Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mustafa Böyükata, çocukluk ve ilk gençlik zamanlarını birlikte geçirdiği, ortaokul ve lise yıllarından dostlarını esprili ve neşeli anlatımıyla dolaştırdı. Önce Yazılıkaya ziyaret edildi. Ören yerleri, Arslanlı Kapı ve diğer ilgi çekici noktaların ziyaret edildiği gezi zihinlerde unutulmaz bir hatıra olarak yer etti. Yer yer yüksek sesle türkü söyleyip doğa yürüyüşünün tadını çıkarttılar. *YATILI OKUL HAYATI İDEALİZM VE DOSTLUK KAZANDIRDI* Yatılı okulda okumanın zorlukları yanı sıra kazandırdıklarını da her fırsatta ifade eden Pazarören mezunları mesaj niteliğinde değerlendirmelerde de bulundular. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yücel Acar, köylerde ilkokulu bitiren çocukların eğitimini sürdürme imkanlarının kısıtlı olduğunu hatırlattı ve yatılı okulların kendileri için hem bir imkân hem de fırsat kapısı olduğunu vurguladı. Bu imkânı kullanan sınırlı sayıda çocuklar arasında olduklarını ve Pazarören’de yatılı okumanın kendilerine bazı idealleri aşıladığını söyledi. Prof. Dr. Yücel Acar, “Pazarören’de geçen yıllarımız bize kendimizi geliştirmek, ülkeye, yaşadığımız topluma katkı sağlamak gibi bir idealizm kazandırdı. Bir başka önemli kazanım da dostluk ve birbirimize destek olabilme duygumuzdur. Dostluk ve arkadaşlık gösterebilme özelliğimiz daha da gelişti" dedi. *KÖY OKULLARININ ÖNEMİNE DEĞİNİLDİ* Kırsaldaki eğitimin çok yönlü rolü ve önemi olduğu da buluşmada konu edinildi. Kırsalda yaşayan çocukların köyde eğitim görmesinin sadece o çocuklar için değil, köyün kendisi için de değeri vurgulandı. O okullarda görev yapacak öğretmenlerin ve ebeveynler ile köy halkının okul etrafında yakınlaşıp kaynaşması ile toplumun tabanında yeniliklerin daha nitelikli olacağı değişik yanlarıyla sohbet konusu edildi ve tartışıldı. Öteden beri ortak bir konu ve gündem olan en önemli meselelerden bir tanesinin de köylerde insanların tutulabilmesi meselesi olduğu hatırlatıldı. Türkiye'nin önündeki bu meselenin özenli biçimde ele alınması gerektiği belirtildi. *ENTELEKTÜEL VE GÜNCEL KONULAR TARTIŞILDI* Bu tarz birlikteliklerde, kendi hatıraları kadar okudukları okulun geçmişine ve üstlendiği rollere de değindikleri gözlenen Pazarören mezunları, o okulların Türkiye için öğretmen yetiştirilmesinde çok büyük bir boşluğu doldurduğunu vurguladılar. Toplumun büyük bir kesiminde günümüzde dahi halen öğretmen okullarının önemine atıfta bulunulduğu ve öğretmen yetiştirmede bu günün dünyasına uygun tatminkâr bir ilerlemenin gerçekleştirilemediğinin ortak bir kanaat haline geldiği ifade edildi. Buluşmada her bir katılımcı kendi mesleki deneyimlerinden de örnekler paylaşarak, güncel sorunlara dair düşüncelerini paylaştı. Eğitim, sağlık, hukuk, güvenlik ve toplumsal sorunlar için çözüm arayışlarının çok yönlü ve kolektif bir katılımla izlenecek yeni bakış ve yollara ihtiyacının olduğu farklı yönleriyle ortaya kondu. İkramlar eşliğinde gecenin geç saatlerine kadar süren sohbetlerde, beyin fırtınası ve düşünce egzersizleri de yapıldı. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinden Prof. Dr. Ferudun Hakan Özkan, insanın kendisi ve çevresiyle ilişkisine dair yaptığı sorgulayıcı değerlendirmesiyle açtığı tartışmada felsefi derinlik sağlandı. Ezber bozan değerlendirmeler yapıldı. Telkinlerle öğretilen pek çok şeyin yeniden düşünülmesi gerektiği ortaya kondu. Akılcı ve bilgi tabanlı tartışmaların, hem parçada bütünü görmeyi gerektiren hem de gerçek veriler üzerinden bakmayı elzem kılan pek çok konu olduğunu ortaya çıkarttığı sohbetler neticesinde, Türkiye’de toplum önüne konan pek çok gündemin hızlı değiştiği, halkın algılamasının ve anlamasının kolayca manipüle edilebilir hale geldiği yönünde ortak bir düşünce oluştu. Herkesin kendisini rahatça ifade edebildiği ve çoğu vakit duygusal bir atmosferde geçen buluşmada Pazarören mezunları “Bizler birbirimizin ilacıyız” diyerek bir sonraki buluşmayı heyecanla bekleyeceklerini ifade ederek Tayip Köyünden ayrıldılar.
Pazarören mezunlarından anlamlı mesajlar
Pazarören mezunlarından anlamlı mesajlar Pazarören mezunları alışılmışın dışında bir buluşma gerçekleştirdi. Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesine bağlı Pazarören’de 1980’li yıllarda öğrencilik yapmış olan ve o zamanki adıyla “Mimarsinan Öğretmen Lisesi” olarak bilinen okulda yatılı olarak okumuş olan mezunlardan bir grup, 22 – 24 Mayıs 2026 tarihlerinde Yozgat’ın Tayip Köyünde bir araya geldi. Neşet Ertaş’ın çocukluğunun geçtiği Kırıksoku Köyü ve tarihi Hattuşaş’ı da gezen mezunlar, buluşma süresince güncel konulara dair fikirlerini de paylaştılar. *SIRADIŞI BİR BULUŞMA* Farklı zamanlarda mezun oldukları okulda, Pazarören’de ve farklı şehirler ile tatil yerlerinde bir araya gelen mezunlar “Tayip Köyü Buluşması” adıyla gerçekleştirdikleri etkinlikle, Anadolu’yu keşfedecek şekilde kırsal yörelerde de bir araya gelinebileceğini gösterdiler. Farklı şehirlerden gelen çeşitli üniversitelerde görev yapan akademisyen, yargı mensubu hakim, avukat, polis, diş hekimi ve öğretmenlerin yer aldığı buluşmada hem neşeli hem de hüzünlü anlar yaşandı. Mezunlardan Avukat Kamil Uslu’nun Tayip Köyü’ndeki evinde konuk ettiği dostları; Harun Dinç, Yücel Acer, Mustafa Böyükata, Ferudun Hakan Özkan, Hakan Özbay, Kadir Ekinci, Önder Aydoğan, Hasan Özdemir, Salih Polat, Abdullah Abaylı, Ekrem Şahin, Mustafa Sarıçiçek, Oğuz Atik, Gürbüz Erdoğan ve Tekin Solak doyasıya sohbet edip eski günleri andılar ve güncel konulara dair görüş alışverişinde bulundular. Tayip Köyü Muhtarı Ercan Kocamaz ve onun yanı sıra Haydar Özkıraç ile Halil Zorlusoy da harikulade misafirperverlikleriyle Anadolu insanının sehâvetini sergiledi. *KIRIKSOKU KÖYÜ’NDE ANLAMLI YÜRÜYÜŞ* Buluşma kapsamında Neşet Ertaş’ın çocukluk yıllarının geçtiği ve aynı yörede yer alan Kırıksoku Köyünü de ziyaret edip o şirin ve küçük köy içerisinde yürüyüş yapan konuklar, ev sahibi Avukat Kamil Uslu’nun anlatımıyla dinledikleri hikayelerle çevreyi tanıma fırsatı buldu. Şanlıurfa’dan, Gaziantep’ten, Kayseri’den, Ankara’dan ve Yozgat’tan katılan misafirler, "Bozkırın Tezenesi" olarak bilinen Neşet Ertaş'ın Bozlak ustası olan babası Muharrem Ertaş'ın ikinci evliliği sebebiyle geldiği ve çocukluğunu geçirdiği Yozgat merkeze bağlı Kırıksoku Köyünde kısacık da olsa bir yürüyüş yapmış olmayı anlamlı bulduklarını ifade ettiler ve o köy hayatını kendilerine yakın bulduklarını belirttiler. Gruptakilerden Avukat Gürbüz Erdoğan, öğretmen liselerinin geçmişinin köy enstitülerine dayandığını belirterek, bu okulların Anadolu'nun farklı yerlerinden gelen, kendi köylerinde ortaokul, lise olmadığı için Anadolu çocuklarının yatılı okuma imkânı bulabildiği yer olduğunun altını çizdi. Kendilerinin de öğrenim gördüğü Pazarören'in geçmişten gelen ve Türk eğitim sistemine damga vuran bir kültür beşiği olduğunu vurguladı. Pazarören mezunu arkadaşlar olarak dönem dönem bir araya gelip eski hatıraları yad ettiklerine değindi ve Neşet Ertaş'ın çocukluğunun geçtiği bu köyü görmenin de kendilerine köylerini hatırlattığını belirtti. Kırıksoku Köyünün kendine has bir havası olduğu, Anadolu'nun böylesi nadir özelliklere sahip köylerini görüp içerisinde dolaşıp havasını teneffüs etmenin kendileri için ayrı bir his yoğunluğu yaşattığı ifade edildi. *HATTUŞAŞ ZİYARET EDİLDİ* Program kapsamında buluşmaya katılanlardan daha önce Hattuşaş Ören Yerini görmemiş olanlar için bir gezi de planlandı. Çorum’un Boğazkale ilçesinde olup Yozgat’a daha yakın konumda olan tarihi Hattuşaş Gezisi için rehberlik yapan Yozgat Bozok Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mustafa Böyükata, çocukluk ve ilk gençlik zamanlarını birlikte geçirdiği, ortaokul ve lise yıllarından dostlarını esprili ve neşeli anlatımıyla dolaştırdı. Önce Yazılıkaya ziyaret edildi. Ören yerleri, Arslanlı Kapı ve diğer ilgi çekici noktaların ziyaret edildiği gezi zihinlerde unutulmaz bir hatıra olarak yer etti. Yer yer yüksek sesle türkü söyleyip doğa yürüyüşünün tadını çıkarttılar. *YATILI OKUL HAYATI İDEALİZM VE DOSTLUK KAZANDIRDI* Yatılı okulda okumanın zorlukları yanı sıra kazandırdıklarını da her fırsatta ifade eden Pazarören mezunları mesaj niteliğinde değerlendirmelerde de bulundular. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yücel Acar, köylerde ilkokulu bitiren çocukların eğitimini sürdürme imkanlarının kısıtlı olduğunu hatırlattı ve yatılı okulların kendileri için hem bir imkân hem de fırsat kapısı olduğunu vurguladı. Bu imkânı kullanan sınırlı sayıda çocuklar arasında olduklarını ve Pazarören’de yatılı okumanın kendilerine bazı idealleri aşıladığını söyledi. Prof. Dr. Yücel Acar, “Pazarören’de geçen yıllarımız bize kendimizi geliştirmek, ülkeye, yaşadığımız topluma katkı sağlamak gibi bir idealizm kazandırdı. Bir başka önemli kazanım da dostluk ve birbirimize destek olabilme duygumuzdur. Dostluk ve arkadaşlık gösterebilme özelliğimiz daha da gelişti" dedi. *KÖY OKULLARININ ÖNEMİNE DEĞİNİLDİ* Kırsaldaki eğitimin çok yönlü rolü ve önemi olduğu da buluşmada konu edinildi. Kırsalda yaşayan çocukların köyde eğitim görmesinin sadece o çocuklar için değil, köyün kendisi için de değeri vurgulandı. O okullarda görev yapacak öğretmenlerin ve ebeveynler ile köy halkının okul etrafında yakınlaşıp kaynaşması ile toplumun tabanında yeniliklerin daha nitelikli olacağı değişik yanlarıyla sohbet konusu edildi ve tartışıldı. Öteden beri ortak bir konu ve gündem olan en önemli meselelerden bir tanesinin de köylerde insanların tutulabilmesi meselesi olduğu hatırlatıldı. Türkiye'nin önündeki bu meselenin özenli biçimde ele alınması gerektiği belirtildi. *ENTELEKTÜEL VE GÜNCEL KONULAR TARTIŞILDI* Bu tarz birlikteliklerde, kendi hatıraları kadar okudukları okulun geçmişine ve üstlendiği rollere de değindikleri gözlenen Pazarören mezunları, o okulların Türkiye için öğretmen yetiştirilmesinde çok büyük bir boşluğu doldurduğunu vurguladılar. Toplumun büyük bir kesiminde günümüzde dahi halen öğretmen okullarının önemine atıfta bulunulduğu ve öğretmen yetiştirmede bu günün dünyasına uygun tatminkâr bir ilerlemenin gerçekleştirilemediğinin ortak bir kanaat haline geldiği ifade edildi. Buluşmada her bir katılımcı kendi mesleki deneyimlerinden de örnekler paylaşarak, güncel sorunlara dair düşüncelerini paylaştı. Eğitim, sağlık, hukuk, güvenlik ve toplumsal sorunlar için çözüm arayışlarının çok yönlü ve kolektif bir katılımla izlenecek yeni bakış ve yollara ihtiyacının olduğu farklı yönleriyle ortaya kondu. İkramlar eşliğinde gecenin geç saatlerine kadar süren sohbetlerde, beyin fırtınası ve düşünce egzersizleri de yapıldı. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinden Prof. Dr. Ferudun Hakan Özkan, insanın kendisi ve çevresiyle ilişkisine dair yaptığı sorgulayıcı değerlendirmesiyle açtığı tartışmada felsefi derinlik sağlandı. Ezber bozan değerlendirmeler yapıldı. Telkinlerle öğretilen pek çok şeyin yeniden düşünülmesi gerektiği ortaya kondu. Akılcı ve bilgi tabanlı tartışmaların, hem parçada bütünü görmeyi gerektiren hem de gerçek veriler üzerinden bakmayı elzem kılan pek çok konu olduğunu ortaya çıkarttığı sohbetler neticesinde, Türkiye’de toplum önüne konan pek çok gündemin hızlı değiştiği, halkın algılamasının ve anlamasının kolayca manipüle edilebilir hale geldiği yönünde ortak bir düşünce oluştu. Herkesin kendisini rahatça ifade edebildiği ve çoğu vakit duygusal bir atmosferde geçen buluşmada Pazarören mezunları “Bizler birbirimizin ilacıyız” diyerek bir sonraki buluşmayı heyecanla bekleyeceklerini ifade ederek Tayip Köyünden ayrıldılar.
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.