YETEV'de yeni akademik yıl "Değişen Dünyada Kadim Değerlerle İnsanlık İdeali" temasıyla başladı
YETEV'de yeni akademik yıl "Değişen Dünyada Kadim Değerlerle İnsanlık İdeali" temasıyla başladı
Yeni Türkiye Eğitim Vakfının (YETEV) 2026-2027 Akademik Yıl Açılış Programı, "Değişen Dünyada Kadim Değerlerle İnsanlık İdeali" temasıyla gerçekleştirildi.
YETEV'den yapılan açıklamaya göre programda, yapay zeka çağında eğitimin dönüşümü, insan yetiştirme ideali ve YETEV Okullarının yeni dönem vizyonu ele alındı.
Burada konuşan YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, vakfın eğitim yolculuğunun 2011'de Çengelköy'de Montessori metodunu uygulayan küçük bir anaokuluyla başladığını anlattı.
Eğitimin yalnızca akademik başarıdan ibaret olmadığına işaret eden Erdoğan, çocukların fiziksel ve maddi güvenliğinin yanı sıra manevi dünyalarını da gözeten bir eğitim anlayışı oluşturmayı hedeflediklerini, bu yaklaşımın temelinde çocukların kendilerini güvende hissedecekleri bir eğitim ortamı oluşturma gayretinin bulunduğunu belirtti.
Okullarda uygulanan "Maria Montessori" yaklaşımının insanın doğuştan sahip olduğu potansiyeli ve fıtratını anlamayı esas alan bir eğitim anlayışına dayandığını belirten Erdoğan, çocuğun sahip olduğu özelliklerin yetişkinlik dönemine kadar korunmasının önemine dikkati çekerek, "Yaratılmışların en şereflisi insan, inancımıza göre de bir fıtrat üzere yaratılıyor, dünyaya gönderiliyor ve bu fıtrat gerçekten mükemmel bir fıtrat, yaratılış. Madem insanın böyle bir mükemmel yaratılışı var, o zaman bu yaratılışı acaba yetişkinliğe kadar koruyarak çocuğu eğitebilir, yaşatabilir miyiz? Acaba o tahribatlarımız olmadan çocuğu yetiştirebilirsek, çocuğun içindeki potansiyel nedenli daha muhteşem bir şekilde açığa çıkar?" ifadelerini kullandı.

Bilal Erdoğan, eğitim anlayışlarının temelinde çocuğun yetişkinden farklı bir varlık olarak görülmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Hacer'ül-Esved örneğini zaman zaman veriyoruz. Dünyaya geldiğinde bu taşın bembeyaz olduğu ama insanların günahlarıyla aslında o taşın siyahlığa döndüğü söylenir. Buradan da anlıyoruz ki o mükemmel yaratılış korunabilirse eğer, o saflık, berraklık, netlik korunabilir. Korunabildiği ölçüde de çocuğun kendisini daha iyi tanıması, ne yapmak istediğini daha iyi bilmesi, etrafında olup bitenleri daha iyi anlamasını sağlayarak yetişkinliğe erişmesi mümkün olabiliyor. Gerçekten bu pedagojik yaklaşımda çocuğun yetişkinden farklı bir varlık olarak değerlendirilmesi, görülmesi, dünyamıza gelmiş kutlu birer misafir çocuklar diye değerlendirilmesi, bu hassasiyetle yaklaşılmasının, eğitimimizin her kademesinde benimsememiz gereken bir yaklaşım olduğunu tekrar hatırlatmak istiyorum."
Okulun değer ve kişilik gelişimini önceleyen eğitim anlayışı ile velilerin akademik başarı beklentileri arasındaki dengeye değinen Erdoğan, "Hiçbir zaman kurumlarımızı akademik hedeflerle tanıma gayretinde olmadık, öyle bir gaye gütmedik. Çünkü kimlik inşasının, o manevi terbiyenin, o kişilik oluşumunun ve o çocuğun mükemmel fıtratının korunmasının her şeyden önemli olduğuna inanıyoruz. Ama tabii ki velinin de beklentisi var. Bir özel okulun hayatta kalabilmesi için gereklilikler var. Bunu da hiçbir zaman ihmal etmemeye çalıştık. Burada da zayıf olduğumuzu hiçbir zaman düşünmedik. Özellikle akademik sonuçlarımız, hamdolsun gelecek için bize çok umut veriyor. Dolayısıyla bir yandan veliye neyin daha önemli olduğunu hatırlatmaya devam edecek çalışmalarımızı yapmak zorundayız. Ama öbür taraftan velinin akademik beklentisini de karşılamak zorundayız. Onun için ölçme değerlendirme birimimizi güçlendirmeye devam ediyoruz." değerlendirmelerinde bulundu.
Eski Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı da "Eğitimin Değişmezleri, Sabitleri, Kadim Yapı Taşları ve İnsana Dair" başlıklı konuşmasında, yapay zeka çağında eğitim anlayışının temel referanslarının değişmemesi gerektiğini, teknolojinin öğretmenin yerini alan bir unsur değil, öğretmenin yükünü hafifleten bir asistan olarak konumlandırılması gerektiğini kaydetti.

YETEV Okulları Genel Müdürü Yusuf Tüfekçi ise yapay zeka ve teknolojik dönüşümün eğitim alanında önemli değişimler getireceğini, öğretmenin çocukla kurduğu insani bağın hiçbir teknoloji tarafından ikame edilemeyeceğini belirtti.
Tüfekçi, yeni dönemde akademik ve bilimsel çalışmaları teknolojiyle güçlendiren YETEV'in kadim değerleri merkeze alan ve "güzel insan" yetiştirme idealinden taviz vermeyen bir anlayışla çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti.

YETEV Genel Sekreteri Mahir Kaya da vakıf kültürü üzerine gerçekleştirdiği sunumunda, YETEV Okullarının bir vakıf çatısı altında faaliyet gösterdiğini ve bu kültürün anlamının bilinmesinin önemine değindi.
Konuşmaların ardından, "Eğitimin Sabitleri, Çağın Değişenleri" başlıklı panelde teknolojide yaşanan gelişmelerin eğitimde oluşturduğu dönüşüm ele alındı. YETEV Akademik Danışma Kurulu Üyesi Ercan Demirci'nin moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Milli Teknoloji ve Yapay Zeka Genel Müdürü Sadullah Uzun, MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Mustafa Canlı, T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Elvan Kuzucu Hıdır ve TeacherX Kurucusu Dr. Işıl Boy Ergül, eğitim ve yapay zeka ekseninde değerlendirmelerde bulundu.
YETEV Akademi Müdürü Durmuş Onay da program kapsamında YETEV Akademi Vizyon Sunumu'nu gerçekleştirdi. Sunumda, değişen eğitim ihtiyaçları ve geleceğin dünyasına yönelik dönüşüm ekseninde YETEV Akademinin yeni dönem vizyonu, eğitim yaklaşımı ve hedeflerine yer verildi. Vakfın eğitim anlayışında öğretmen gelişimi, akademik birikim ve sürekli öğrenme kültürünün önemine dikkat çekilen sunumda, YETEV Akademinin bu alanlardaki çalışmaları ve gelecek döneme ilişkin yol haritası paylaşıldı.
Programa, YETEV Okulları yöneticileri, öğretmenler ve eğitimciler de katıldı.
Ankara HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
