Ahmet Aydın
Köşe Yazarı
Ahmet Aydın
 

GARİP

GARİP -Selamünaleyküm. İçinizde arapça bilen hangi arkadaş, kulak misafiri oldum da? Birbirlerine baktı dört arkadaş. -Yok, içimizde arapçayı bilen yok. Arkadaşa sorduk ki, -Arapça var mı, yok, ingilizce var mı, yok, Türkçe var mı, yok" deyince bilseydi biriyle konuşurduk dedik" dedi ve bana elindeki mealli Kur'an-ı Kerimi uzattı. Ben de açıp baktım, bizim usulde yazılı değildi. GARİP. -Sağol, teşekkür ederim. Telefonumda hem Kur'an hem de Meali." dedim. Bir süre sonra başka birine vermek istedi, o şahıs da almadı. Ancak ayağa kalktılar abdest almak için. Yatsı namazı da yaklaşıyordu. Hizmetlilerden birine vermek istedi, mescidi tarif etti. -Mescide bırak. dedi el işareti diliyle. Bir de "Mescid" diyebildi Türkçeyi bilmediği için. Baktım kimseye veremediler, GARİP. -Bana ver, ben okuyayım, hakkını vereyim, dilim döndüğü kadar, anlayabildiğim kadar" dedim. Bana, -Kimseye veremedim. Mescide götürecektim. Mescisdeki raflar tıklım tıklım Kur'an dolu ama GARİP" deyince, -Okuması için verecek kimseyi tabiki bulamazsın. İşte görüyorsunuz, insanlar günlük işlerini, alış veriş, ev, araba, daire, çarşı, pazar işlerini konuşmaktan Kur'an okumaya zamanları var mı ki, yok hocam, çok görmeyin bu insanlara." dediğimde, -Maalesef, durumumuz acınacak halde" dedi. Ben de -Rabbim inşaallah bu Haccımızı, dua ve niyazlarımızı uyanmamıza ve günahlarımızın bağışlanıp tertemiz yeni bir hayata dönüşümüze sebep kılar inşaallah" dedim. Hem "İnşaallah" diyerek hem de derinden bir iç çekerek mescide indiler. GARİP. Kuran'ı Kerim'i aldım, Tefe'ül ile bir yer açtım. Ali İmran Suresi, 30.ayete geldim. Aman Allah'ım, 31ve 32 den ileri gidemiyorum. Tekrar tekrar okuyorum, ileri gidemiyorum. Bu arada yatsı ezanı da okundu. Sadekallahül Azîm diyerek okumayı bıraktım, camiye koştum. Namaza giderken kalktığım koltuk boş ve Kur'an-ı Kerim GARİP bir halde. Alıp da okuyayım diyen çıkmamış. GARİP. "Kaldığım yeri bulayım" dedim, açtım, aynı yer. Kaldığım sayfa ve ayetler. Buyurun birlikte okuyalım: Al-i İmran 30.31. 32.Ayetler: Bismillahirrahmanirrahim "Herkes ne hayır işlemişse ve ne kötülük yapmış ise önüne konmuş bulacağı gün, onlarla arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah, sizi kendisinden korkmanız için uyarıyor ve Allah, kullarını çok esirgiyor. De ki: Eğer Allah´ı seviyorsanız hemen bana uyun ki Allah da sizleri sevsin ve suçlarınızı bağışlasın; Allah, daima bağışlayan ve esirgeyendir. De ki: Allah´a ve peygambere itaat edin! Eğer aksine giderlerse, şüphe yok ki Allah kafirleri sevmez" Sadekallahül Azîm. "Herkes ne hayır işlemişse, ne kötülük yapmışsa onu görür" buyuran Rabbimizin bu ayetini okuyupta hâlâ günlük geçici, basit şeylerle zamanımızın çoğunluğunu geçirirsek, malayaniyi yani gereksiz, boş şeyleri terkermezsek, hala ibadetleeimizi aksatıyorsak GARİP diyoruz. Eğer Allah'ı seviyoruz deyip de Allah ve Rasûküne uymasak, hâlâ günlük geçici, basit şeylerle zamanımızın çoğunluğunu geçirirsek, malayaniyi yani gereksiz, boş şeyleri terkermezsek, hâlâ ibadetlerimizi aksatıyorsak GARİP diyoruz. Allah'ım AZZE VE CELLE ŞANÜHÜ, bizleri affeyle, aklımızı başımıza almamızı sağla, Allah'ım, bizler için gönderdiğin en kıymetli varlığın Kur'anı okumayı, anlamayı, yaşamayı ve yaşatmayı bizlere nasip eyle. Senin her şeye gücün yeter. Bizlere lutfettiğin, ihsan ettiğin EMANETin Kur'an-ı Kerimi GARİP bırakmayacağım kendi adıma. AMİİİN diyoruz. Ahmet AYDIN.
Ekleme Tarihi: 06 Temmuz 2022 - Çarşamba

GARİP

GARİP -Selamünaleyküm. İçinizde arapça bilen hangi arkadaş, kulak misafiri oldum da? Birbirlerine baktı dört arkadaş. -Yok, içimizde arapçayı bilen yok. Arkadaşa sorduk ki, -Arapça var mı, yok, ingilizce var mı, yok, Türkçe var mı, yok" deyince bilseydi biriyle konuşurduk dedik" dedi ve bana elindeki mealli Kur'an-ı Kerimi uzattı. Ben de açıp baktım, bizim usulde yazılı değildi. GARİP. -Sağol, teşekkür ederim. Telefonumda hem Kur'an hem de Meali." dedim. Bir süre sonra başka birine vermek istedi, o şahıs da almadı. Ancak ayağa kalktılar abdest almak için. Yatsı namazı da yaklaşıyordu. Hizmetlilerden birine vermek istedi, mescidi tarif etti. -Mescide bırak. dedi el işareti diliyle. Bir de "Mescid" diyebildi Türkçeyi bilmediği için. Baktım kimseye veremediler, GARİP. -Bana ver, ben okuyayım, hakkını vereyim, dilim döndüğü kadar, anlayabildiğim kadar" dedim. Bana, -Kimseye veremedim. Mescide götürecektim. Mescisdeki raflar tıklım tıklım Kur'an dolu ama GARİP" deyince, -Okuması için verecek kimseyi tabiki bulamazsın. İşte görüyorsunuz, insanlar günlük işlerini, alış veriş, ev, araba, daire, çarşı, pazar işlerini konuşmaktan Kur'an okumaya zamanları var mı ki, yok hocam, çok görmeyin bu insanlara." dediğimde, -Maalesef, durumumuz acınacak halde" dedi. Ben de -Rabbim inşaallah bu Haccımızı, dua ve niyazlarımızı uyanmamıza ve günahlarımızın bağışlanıp tertemiz yeni bir hayata dönüşümüze sebep kılar inşaallah" dedim. Hem "İnşaallah" diyerek hem de derinden bir iç çekerek mescide indiler. GARİP. Kuran'ı Kerim'i aldım, Tefe'ül ile bir yer açtım. Ali İmran Suresi, 30.ayete geldim. Aman Allah'ım, 31ve 32 den ileri gidemiyorum. Tekrar tekrar okuyorum, ileri gidemiyorum. Bu arada yatsı ezanı da okundu. Sadekallahül Azîm diyerek okumayı bıraktım, camiye koştum. Namaza giderken kalktığım koltuk boş ve Kur'an-ı Kerim GARİP bir halde. Alıp da okuyayım diyen çıkmamış. GARİP. "Kaldığım yeri bulayım" dedim, açtım, aynı yer. Kaldığım sayfa ve ayetler. Buyurun birlikte okuyalım: Al-i İmran 30.31. 32.Ayetler: Bismillahirrahmanirrahim "Herkes ne hayır işlemişse ve ne kötülük yapmış ise önüne konmuş bulacağı gün, onlarla arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah, sizi kendisinden korkmanız için uyarıyor ve Allah, kullarını çok esirgiyor. De ki: Eğer Allah´ı seviyorsanız hemen bana uyun ki Allah da sizleri sevsin ve suçlarınızı bağışlasın; Allah, daima bağışlayan ve esirgeyendir. De ki: Allah´a ve peygambere itaat edin! Eğer aksine giderlerse, şüphe yok ki Allah kafirleri sevmez" Sadekallahül Azîm. "Herkes ne hayır işlemişse, ne kötülük yapmışsa onu görür" buyuran Rabbimizin bu ayetini okuyupta hâlâ günlük geçici, basit şeylerle zamanımızın çoğunluğunu geçirirsek, malayaniyi yani gereksiz, boş şeyleri terkermezsek, hala ibadetleeimizi aksatıyorsak GARİP diyoruz. Eğer Allah'ı seviyoruz deyip de Allah ve Rasûküne uymasak, hâlâ günlük geçici, basit şeylerle zamanımızın çoğunluğunu geçirirsek, malayaniyi yani gereksiz, boş şeyleri terkermezsek, hâlâ ibadetlerimizi aksatıyorsak GARİP diyoruz. Allah'ım AZZE VE CELLE ŞANÜHÜ, bizleri affeyle, aklımızı başımıza almamızı sağla, Allah'ım, bizler için gönderdiğin en kıymetli varlığın Kur'anı okumayı, anlamayı, yaşamayı ve yaşatmayı bizlere nasip eyle. Senin her şeye gücün yeter. Bizlere lutfettiğin, ihsan ettiğin EMANETin Kur'an-ı Kerimi GARİP bırakmayacağım kendi adıma. AMİİİN diyoruz. Ahmet AYDIN.
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.