KARDEŞLİK
KARDEŞLİK
Bismillahirrahmanirrahim.
Kardeş kimdir, nedir?
Kısaca anlatmaya çalışalım; sonra terazinin kefesine koyup kardeşliğimizi tartalım.
Kardeşlik iki türlüdür:
Birincisi kan bağı kardeşliği, diğeri ise din kardeşliğidir.
Kan bağı kardeşliği, din bağı ile birleşmediği sürece Hâbil ile Kâbil’in kardeşliğinden öteye gitmez.
Hucurât Suresi’nin onuncu ayetinde “Müminler kardeştir.” buyrulmaktadır.
Bizler ne kadar kardeşiz? Düşündürücü…
Birbirinden nefret eden nasıl kardeş olabilir?
Birbirine kin besleyen nasıl kardeş olabilir?
Birbirinin malını çalan nasıl kardeş olabilir?
Birbirini öldüren nasıl kardeş olabilir?
Kardeşini düşmana, zalime teslim eden nasıl kardeşlik iddiasında bulunabilir?
Kardeşlik; korumak, kollamak, yardımcı olmak, ihtiyaçları karşılamak ve daha nice kardeşlik vasıfları değil miydi?
Kardeşlik tek vücut olmak değil miydi?
Tüm Müslümanlar kardeşliğin özüne inerse, ortada ne düşmanlık kalır ne de birbirine zulüm.
Hiç kimse kardeşlerin arasını bozamaz, buna güç yetiremez.
İslam kardeşliğinden biraz bahsedelim ve örnekler verelim:
“Sizden biriniz, kendisi için sevdiğini mü’min kardeşi için de sevmedikçe gerçek mü’min olamaz.”
(Tirmizî, Sıfatü’l-Kıyâme, 59)
“Mü’minler birbirlerini sevmede, birbirlerine karşı sevgi ve merhamet göstermede tek bir beden gibidir. O bedenin bir organı acı çektiği zaman, bedenin diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateş çeker.”
(Müslim, Birr, 66)
“Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (zalimlere de) teslim etmez. Kim din kardeşinin bir ihtiyacını giderirse, Allah da onun ihtiyacını giderir. Kim bir Müslümanın bir sıkıntısını giderirse, Allah da onun kıyamet sıkıntılarından birini giderir. Kim bir Müslümanın (kusurunu) örterse Allah da kıyamet günü onu örter.”
(Müslim, Birr, 58; Tirmizî, Hudûd, 3)
“Dikkat edin! Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Müslümana, gönül rızası olmadan kardeşinin malı helal değildir.”
(Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân, 9)
“Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Bir Müslümanın din kardeşine, maldaki kusuru açıklamaksızın satış yapması helal değildir.”
(İbn Mâce, Ticaret, 45)
“Bir Müslümanın din kardeşine karşı şu beş görevi vardır: Selâmı almak, aksırana ‘Yerhamukellâh’ demek, davete katılmak, hastayı ziyaret etmek ve cenazelere katılmak.”
(Müslim, Selâm, 4)
Abdurrahman bin Avf -radıyallâhu anh- ile kardeş ilan edilen Sa’d bin Rebî -radıyallâhu anh- arasındaki konuşmada Sa’d bin Rebî şöyle dedi:
“İşte mallarım, onların yarısını sana veriyorum.”
Abdurrahman bin Avf -radıyallâhu anh- ise şöyle karşılık verdi:
“Allah mallarını bereketli kılsın, aile halkına da afiyet versin. Sen bana Medine çarşısını göster, kâfi!”
Bu şekilde ticarete başlayan Abdurrahman -radıyallâhu anh-, kısa zamanda zengin oldu.
(Buhârî, Menâkıbu’l-Ensâr, 3)
Nebî -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Bahreyn arazisini kıt’a kıt’a ayırıp ashâba dağıtmak üzere önce Ensâr’ı davet buyurmuştu. Ensâr feragat göstererek:
“Yâ Rasûlallâh! Muhâcir kardeşlerimize bunun bir mislini fazlasıyla taksim buyurmadıkça bize bir şey vermeyiniz!” dediler.
Bunun üzerine Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:
“Ey Ensâr! Madem ki başkalarını nefsinize tercih ederek almak istemiyorsunuz; o hâlde Kevser havuzunda bana kavuşuncaya kadar sabrediniz. Çünkü benden sonra size başkalarının tercih edileceği bir zaman gelecektir.”
(Buhârî, Menâkıbu’l-Ensâr, 8)
Câbir -radıyallâhu anh- anlatıyor:
“Ensâr, hurmalarını devşirdiklerinde bunları ikiye ayırırlardı. Bir tarafa çok, diğer tarafa az hurma koyarlardı. Daha sonra az olan tarafa hurma dalları koyarak o tarafı çok gösterir ve Muhâcirlere: ‘Hangisini tercih ederseniz alın.’ derlerdi. Muhâcirler de çok görünen yığın Ensâr kardeşlerimizin olsun diye az görünen yığını alırlardı. Böylece hurmanın çoğu onlara giderdi. Ensâr da bu şekilde az olan kısmı kendilerine ayırmış olurlardı. Hayber’in fethine kadar Ensâr’ın bu âlicenaplığı aynı şekilde devam etti.”
(Heysemî, X, 40)
Sahabenin kardeşliğine bakar mısınız?
Yardımlaşmasına bakar mısınız?
Bir de günümüzdeki kardeşliğe bakın…
Dua
Rabbim, sahabenin imanından bize de nasip eyle.
Sahabenin kardeşliğinden bize de nasip eyle.
Kardeşlikte tek vücut olup düşmana karşı birlik olmayı nasip eyle.
Birbirimize merhamet kanatlarını indirmeyi nasip eyle.
Âmin, âmin yâ Muîn Celle Celâlühû.
Ahmet Sağlam
Ekleme
Tarihi: 06 Şubat 2026 -Cuma
KARDEŞLİK
KARDEŞLİK
Bismillahirrahmanirrahim.
Kardeş kimdir, nedir?
Kısaca anlatmaya çalışalım; sonra terazinin kefesine koyup kardeşliğimizi tartalım.
Kardeşlik iki türlüdür:
Birincisi kan bağı kardeşliği, diğeri ise din kardeşliğidir.
Kan bağı kardeşliği, din bağı ile birleşmediği sürece Hâbil ile Kâbil’in kardeşliğinden öteye gitmez.
Hucurât Suresi’nin onuncu ayetinde “Müminler kardeştir.” buyrulmaktadır.
Bizler ne kadar kardeşiz? Düşündürücü…
Birbirinden nefret eden nasıl kardeş olabilir?
Birbirine kin besleyen nasıl kardeş olabilir?
Birbirinin malını çalan nasıl kardeş olabilir?
Birbirini öldüren nasıl kardeş olabilir?
Kardeşini düşmana, zalime teslim eden nasıl kardeşlik iddiasında bulunabilir?
Kardeşlik; korumak, kollamak, yardımcı olmak, ihtiyaçları karşılamak ve daha nice kardeşlik vasıfları değil miydi?
Kardeşlik tek vücut olmak değil miydi?
Tüm Müslümanlar kardeşliğin özüne inerse, ortada ne düşmanlık kalır ne de birbirine zulüm.
Hiç kimse kardeşlerin arasını bozamaz, buna güç yetiremez.
İslam kardeşliğinden biraz bahsedelim ve örnekler verelim:
“Sizden biriniz, kendisi için sevdiğini mü’min kardeşi için de sevmedikçe gerçek mü’min olamaz.”
(Tirmizî, Sıfatü’l-Kıyâme, 59)
“Mü’minler birbirlerini sevmede, birbirlerine karşı sevgi ve merhamet göstermede tek bir beden gibidir. O bedenin bir organı acı çektiği zaman, bedenin diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateş çeker.”
(Müslim, Birr, 66)
“Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (zalimlere de) teslim etmez. Kim din kardeşinin bir ihtiyacını giderirse, Allah da onun ihtiyacını giderir. Kim bir Müslümanın bir sıkıntısını giderirse, Allah da onun kıyamet sıkıntılarından birini giderir. Kim bir Müslümanın (kusurunu) örterse Allah da kıyamet günü onu örter.”
(Müslim, Birr, 58; Tirmizî, Hudûd, 3)
“Dikkat edin! Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Müslümana, gönül rızası olmadan kardeşinin malı helal değildir.”
(Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân, 9)
“Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Bir Müslümanın din kardeşine, maldaki kusuru açıklamaksızın satış yapması helal değildir.”
(İbn Mâce, Ticaret, 45)
“Bir Müslümanın din kardeşine karşı şu beş görevi vardır: Selâmı almak, aksırana ‘Yerhamukellâh’ demek, davete katılmak, hastayı ziyaret etmek ve cenazelere katılmak.”
(Müslim, Selâm, 4)
Abdurrahman bin Avf -radıyallâhu anh- ile kardeş ilan edilen Sa’d bin Rebî -radıyallâhu anh- arasındaki konuşmada Sa’d bin Rebî şöyle dedi:
“İşte mallarım, onların yarısını sana veriyorum.”
Abdurrahman bin Avf -radıyallâhu anh- ise şöyle karşılık verdi:
“Allah mallarını bereketli kılsın, aile halkına da afiyet versin. Sen bana Medine çarşısını göster, kâfi!”
Bu şekilde ticarete başlayan Abdurrahman -radıyallâhu anh-, kısa zamanda zengin oldu.
(Buhârî, Menâkıbu’l-Ensâr, 3)
Nebî -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Bahreyn arazisini kıt’a kıt’a ayırıp ashâba dağıtmak üzere önce Ensâr’ı davet buyurmuştu. Ensâr feragat göstererek:
“Yâ Rasûlallâh! Muhâcir kardeşlerimize bunun bir mislini fazlasıyla taksim buyurmadıkça bize bir şey vermeyiniz!” dediler.
Bunun üzerine Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:
“Ey Ensâr! Madem ki başkalarını nefsinize tercih ederek almak istemiyorsunuz; o hâlde Kevser havuzunda bana kavuşuncaya kadar sabrediniz. Çünkü benden sonra size başkalarının tercih edileceği bir zaman gelecektir.”
(Buhârî, Menâkıbu’l-Ensâr, 8)
Câbir -radıyallâhu anh- anlatıyor:
“Ensâr, hurmalarını devşirdiklerinde bunları ikiye ayırırlardı. Bir tarafa çok, diğer tarafa az hurma koyarlardı. Daha sonra az olan tarafa hurma dalları koyarak o tarafı çok gösterir ve Muhâcirlere: ‘Hangisini tercih ederseniz alın.’ derlerdi. Muhâcirler de çok görünen yığın Ensâr kardeşlerimizin olsun diye az görünen yığını alırlardı. Böylece hurmanın çoğu onlara giderdi. Ensâr da bu şekilde az olan kısmı kendilerine ayırmış olurlardı. Hayber’in fethine kadar Ensâr’ın bu âlicenaplığı aynı şekilde devam etti.”
(Heysemî, X, 40)
Sahabenin kardeşliğine bakar mısınız?
Yardımlaşmasına bakar mısınız?
Bir de günümüzdeki kardeşliğe bakın…
Dua
Rabbim, sahabenin imanından bize de nasip eyle.
Sahabenin kardeşliğinden bize de nasip eyle.
Kardeşlikte tek vücut olup düşmana karşı birlik olmayı nasip eyle.
Birbirimize merhamet kanatlarını indirmeyi nasip eyle.
Âmin, âmin yâ Muîn Celle Celâlühû.
Ahmet Sağlam
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
