Deniz Karabağ
Köşe Yazarı
Deniz Karabağ
 

Alın Terinin Görünmez Kahramanları: Evden Sokağa, Yerden Göğe 1 Mayıs

Alın Terinin Görünmez Kahramanları: Evden Sokağa, Yerden Göğe 1 Mayıs ​1 Mayıs’ta takvimler baharı, meydanlar ise emeğin onurunu selamlıyor. Ancak bu özel günü yalnızca resmi tatil yapanların veya belirli sektörlerin takvimiyle sınırlı görmek, emeğin o devasa şemsiyesini daraltmak olur. Bugün; yerin yedi kat altında karanlıkla pençeleşen madencinin, inşaat iskelesinde rüzgâra göğüs geren ustanın ve en önemlisi; mesaisi hiç bitmeyen, sigortası kesilmeyen, maaş bordrosuna asla sığmayan ev kadınlarının ortak günüdür. ​Evdeki Görünmez İşçi Ev Kadınları ​Emeği konuşurken mutfaktan, çocuk odasından ve o hiç bitmeyen ev telaşından başlamamak, büyük bir toplumsal haksızlıktır. Ev kadınlığı, dünyanın en ağır iş kollarından biri olmasına rağmen ne yazık ki en "sessiz" olanıdır. 7/24 Kesintisiz mesai hafta sonu, bayramı veya yıllık izni olmayan yegâne iş koludur. Çoklu görev uzmanlığı aynı anda hem aşçı, hem öğretmen, hem temizlik görevlisi hem de bütçe yöneticisi olmayı gerektiren profesyonel bir süreçtir. Görünmez Katma Değer Toplumun temel taşı olan aileyi ayakta tutan bu devasa emek, ekonomik verilerin çok ötesinde, insan onurunun en saf halidir. ​"Emeğin kutsallığı" diyorsak; evin huzuru için güneş doğmadan uyanan ve herkes uyuduktan sonra dinlenebilen o nasırlı ellere selam durmak boynumuzun borcudur. ​Yer Altından Yer Üstüne Uzanan Nasır ​Emeğin rengi sadece beyaz veya mavi değildir; bazen kömür karasıdır, bazen de kavurucu güneş yanığı. Madencilerimiz onlar için 1 Mayıs, her sabah helalleşerek indikleri karanlık dehlizlerde bir nefes umuttur. Yerin yedi kat altında sönen her bir fener, aslında bizim evlerimizdeki aydınlığın bedelidir. Ona keza saha işçileri toprağı tırnaklarıyla işleyen mevsimlik işçiden, şehrin düzenini sağlayan temizlik görevlisine kadar her bir nefer, modern hayatın iskeletini oluşturur. Onlar olmazsa, şehirler nefessiz kalır. ​Bir Vicdan Muhasebesi Kim, Neyi Kutluyor? ​Sorduğumuz soru çok açık ve bir o kadar da can yakıcı "1 Mayıs’ta kim, neyi kutluyor?" ​İronik bir tablodur ki; 1 Mayıs’ın asıl sahibi olan işçilerin büyük bir kısmı o gün hâlâ fabrikada, tarlada veya şantiyede ter dökmeye devam ediyor. Beyaz yakalıların tatil yaptığı bir günde, asıl kutlaması gerekenlerin çalışmak zorunda kalması, "emeğin bayramı" kavramını bir kutlamadan ziyade ciddi bir öz eleştiri gününe dönüştürmelidir. ​Bugün Bir Tatil Değil, Hak Arama Günüdür! Yaşam hakkı iş güvenliğinin bir lütuf değil, en temel insan hakkı olduğunun hatırlanmasıdır. Adil bölüşüm "Alın teri kurumadan hakkını vermek" düsturunun, tabelalardan inip cüzdanlara ve insani şartlara yansımasıdır. Onurlu yaşam evdeki emeğin, tarladaki gayretin ve madendeki mücadelenin "insanca yaşam" standartlarıyla taçlandırılmasıdır. ​Yerin altında kömür karasına, evin içinde bitmeyen telaşa, yerin üstünde güneş yanığına bulanmış tüm emekçilerin günü kutlu olsun. İster bir plaza ofisinde, ister bir mutfak tezgahında, ister bir maden ocağında olsun; alın teri döken her bir el kutsaldır. ​O nedenle yaşasın emeğinin karşılığını adaletle alan işçi ve emeğe değer katan işveren! Deniz Karabağ
Ekleme Tarihi: 02 Mayıs 2026 -Cumartesi

Alın Terinin Görünmez Kahramanları: Evden Sokağa, Yerden Göğe 1 Mayıs

Alın Terinin Görünmez Kahramanları: Evden Sokağa, Yerden Göğe 1 Mayıs ​1 Mayıs’ta takvimler baharı, meydanlar ise emeğin onurunu selamlıyor. Ancak bu özel günü yalnızca resmi tatil yapanların veya belirli sektörlerin takvimiyle sınırlı görmek, emeğin o devasa şemsiyesini daraltmak olur. Bugün; yerin yedi kat altında karanlıkla pençeleşen madencinin, inşaat iskelesinde rüzgâra göğüs geren ustanın ve en önemlisi; mesaisi hiç bitmeyen, sigortası kesilmeyen, maaş bordrosuna asla sığmayan ev kadınlarının ortak günüdür. ​Evdeki Görünmez İşçi Ev Kadınları ​Emeği konuşurken mutfaktan, çocuk odasından ve o hiç bitmeyen ev telaşından başlamamak, büyük bir toplumsal haksızlıktır. Ev kadınlığı, dünyanın en ağır iş kollarından biri olmasına rağmen ne yazık ki en "sessiz" olanıdır. 7/24 Kesintisiz mesai hafta sonu, bayramı veya yıllık izni olmayan yegâne iş koludur. Çoklu görev uzmanlığı aynı anda hem aşçı, hem öğretmen, hem temizlik görevlisi hem de bütçe yöneticisi olmayı gerektiren profesyonel bir süreçtir. Görünmez Katma Değer Toplumun temel taşı olan aileyi ayakta tutan bu devasa emek, ekonomik verilerin çok ötesinde, insan onurunun en saf halidir. ​"Emeğin kutsallığı" diyorsak; evin huzuru için güneş doğmadan uyanan ve herkes uyuduktan sonra dinlenebilen o nasırlı ellere selam durmak boynumuzun borcudur. ​Yer Altından Yer Üstüne Uzanan Nasır ​Emeğin rengi sadece beyaz veya mavi değildir; bazen kömür karasıdır, bazen de kavurucu güneş yanığı. Madencilerimiz onlar için 1 Mayıs, her sabah helalleşerek indikleri karanlık dehlizlerde bir nefes umuttur. Yerin yedi kat altında sönen her bir fener, aslında bizim evlerimizdeki aydınlığın bedelidir. Ona keza saha işçileri toprağı tırnaklarıyla işleyen mevsimlik işçiden, şehrin düzenini sağlayan temizlik görevlisine kadar her bir nefer, modern hayatın iskeletini oluşturur. Onlar olmazsa, şehirler nefessiz kalır. ​Bir Vicdan Muhasebesi Kim, Neyi Kutluyor? ​Sorduğumuz soru çok açık ve bir o kadar da can yakıcı "1 Mayıs’ta kim, neyi kutluyor?" ​İronik bir tablodur ki; 1 Mayıs’ın asıl sahibi olan işçilerin büyük bir kısmı o gün hâlâ fabrikada, tarlada veya şantiyede ter dökmeye devam ediyor. Beyaz yakalıların tatil yaptığı bir günde, asıl kutlaması gerekenlerin çalışmak zorunda kalması, "emeğin bayramı" kavramını bir kutlamadan ziyade ciddi bir öz eleştiri gününe dönüştürmelidir. ​Bugün Bir Tatil Değil, Hak Arama Günüdür! Yaşam hakkı iş güvenliğinin bir lütuf değil, en temel insan hakkı olduğunun hatırlanmasıdır. Adil bölüşüm "Alın teri kurumadan hakkını vermek" düsturunun, tabelalardan inip cüzdanlara ve insani şartlara yansımasıdır. Onurlu yaşam evdeki emeğin, tarladaki gayretin ve madendeki mücadelenin "insanca yaşam" standartlarıyla taçlandırılmasıdır. ​Yerin altında kömür karasına, evin içinde bitmeyen telaşa, yerin üstünde güneş yanığına bulanmış tüm emekçilerin günü kutlu olsun. İster bir plaza ofisinde, ister bir mutfak tezgahında, ister bir maden ocağında olsun; alın teri döken her bir el kutsaldır. ​O nedenle yaşasın emeğinin karşılığını adaletle alan işçi ve emeğe değer katan işveren! Deniz Karabağ
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.