Dr. Vehbi KARA
Köşe Yazarı
Dr. Vehbi KARA
 

19 Mayıs 1915’te Çanakkale’de Neler Oldu?

<div style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small;"> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">&Ccedil;anakkale&rsquo;de bir Alay&rsquo;ın tamamen şehit olması ve sadece komutanının kurtulması ne ilgin&ccedil;tir ki utan&ccedil; verici bir olay olmasına rağmen bir kahramanlık destanı olarak sunulur. Bu ilgin&ccedil; olayı &ccedil;ıkıp derinlemesine analiz edecek bir yiğit bu g&uuml;ne kadar &ccedil;ıkmamıştır.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">&Ccedil;&uuml;nk&uuml; d&uuml;ş&uuml;nce insanlarına ve yazarlara karşı &ouml;ylesine dehşetli bir ter&ouml;r estirilmiştir ki; kimse buna cesaret edememektedir. Yetmedi, bu konularla ilgili olarak yazı kaleme alırsanız 5816 Sayılı Kanun gereğince hapse atılırsınız. Herkese af &ccedil;ıksa bile size bu af uğramaz. Ayrıca devlet d&uuml;şmanı ilan edilmeniz de muhtemeldir.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Resmi tarih yazarları ve ge&ccedil;imini hamasi nutuklar atarak sağlayan yazarlar i&ccedil;in bu konularda fikir beyan etmemek &ccedil;ok &ouml;nemlidir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu sayede para kazanıp milletin sırtından ge&ccedil;iniyorlar. İşin k&ouml;t&uuml;s&uuml; tarihi olayları yazıp fikir y&uuml;r&uuml;ten kişilerin en b&uuml;y&uuml;k d&uuml;şmanı da bu resmi tarih yazarlarıdır. Eleştiri d&uuml;zeyinde kalan yazılara dahi tahamm&uuml;lleri yoktur. Muhakkak işi hakaret noktasına getirerek tarihi olaylar hakkında g&ouml;r&uuml;ş beyan edenleri ahlaksızca susturmaya &ccedil;alışırlar.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Balkan Savaşları, Birinci D&uuml;nya Harbi ve Milli M&uuml;cadele savaşları &uuml;zerinden 100 yıl ge&ccedil;ti. Bu savaşları yaşayan insanların tamamı &ouml;ld&uuml;. Başarılar birka&ccedil; kişiye, başarısızlıklar ise &ccedil;oğunlukla askerlerimiz &uuml;zerine yıkıldı. H&acirc;lbuki bunun tersi olması gerekmez miydi?</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Genel bir kaidedir; galibiyetler orduya ve millete verilir, mağlubiyetler ise tedbirsizliği nedeniyle komutana ve y&ouml;neticiye fatura edilir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; başarıyı ne kadar &ccedil;ok kişi ile paylaşırsak k&uuml;&ccedil;&uuml;lmez, aksine b&uuml;y&uuml;r. Keza mağlubiyeti de bir şahsa y&uuml;klediğimiz takdirde k&uuml;&ccedil;&uuml;l&uuml;r ve milletimiz &uuml;zerindeki olumsuz moral etkisi azalır.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Elbette bir g&uuml;n gelecek &ccedil;ocuklarımız bizleri &ccedil;ok k&ouml;t&uuml; bir şekilde eleştirecekler. Tarihi ger&ccedil;ekleri &ccedil;arptırmakla su&ccedil;layacaklar. Bu nedenle acı ger&ccedil;ekleri yazacağız lakin hukuki sorunlara yol a&ccedil;mamak i&ccedil;in tarihi olaylarda ge&ccedil;en şahısların ismini vermeyeceğiz. Merak edenler internet arama motorlarından girerek bu savaşların kahramanlarını kolayca &ouml;ğrenebilirler.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Avusturyalı tarih&ccedil;i Robin Prior,&nbsp;19 Mayıs 1915 Taarruzundan bahsederek &ldquo;B&uuml;t&uuml;n&nbsp;&Ccedil;anakkale savaşında T&uuml;rklerin yaşadığı en b&uuml;y&uuml;k felaket oldu&rdquo; ve taarruz neticesinde &ldquo;30 veya 42 bin T&uuml;rk askerinden 10 bini kaybedilmişti&rdquo; demektedir. Bu zatın ne kadar doğru s&ouml;ylediğini yayınlanmış tarih belgelerine dayanarak araştırmaya &ccedil;alışalım.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Zaten tarihin bir huyu vardır ki ger&ccedil;ekler bir g&uuml;n mutlaka ortaya &ccedil;ıkar. Bu konu hakkında a&ccedil;ıklanmayan belgeler de bulunabilir. Fakat iddialara cevap verme zarureti bulunmaktadır.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Genelkurmay&rsquo;ın &Ccedil;anakkale Tarihi (Cilt V, 3. Kitap) ve diğer kitaplarda olduğu &uuml;zere 19. T&uuml;men Arıburnu cephesinde taarruza ge&ccedil;miş ve yukarıda iddia edildiği gibi sonu&ccedil; tam bir felaket olmuştur. Lakin kayıp sayısı &ccedil;ok daha az olarak g&ouml;sterilmekte ve komutan hakkında isim verilmemektedir.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">General Celil Erikan, bir kitabında bu tarihteki 19. T&uuml;men mevcudu ile ilgili olarak&nbsp;89 subay ve 10877 er bulunduğunu 57. Alay ile birlikte 27. ve 64. Arap Alaylarında bu komutanlığın emrine verildiğini ifade etmektedir.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Bu başarısız taarruz i&ccedil;in resmi tarih&ccedil;iler 1181 askerimizin şehit olduğu ifade etse de ger&ccedil;ek maalesef b&ouml;yle değildir. Nigel Blundel isimli bir yazarın &ldquo;Tarih Boyunca D&uuml;nyayı Sarsan Yanlışlar- Milliyet Yayınları) isimli kitabında &ldquo;&Ccedil;anakkale&rsquo;nin en kanlı savaşı 18 Mayıs&rsquo;ta Anzak Koyunda oldu&rdquo; demektedir.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Burada kafa karıştırmaması i&ccedil;in şu d&uuml;zeltmeyi yapmak gerekiyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; T&uuml;rk taarruzdan &ouml;nce top atışı 18 Mayıs akşamı başlamış asıl taarruz ise 19 Mayıs sabahı ger&ccedil;ekleşmiştir. Kısaca bu savaşın tarihi olarak 18-10 Mayıs taarruzu da denilebilir.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Blundel, kitabında savaşın bazı detaylarından da bahsetmekteydi. Ş&ouml;yle yazmıştır: &ldquo;Yeni yeni birlikler getiren T&uuml;rkler, şimdi ayakta duran 12000 Avusturyalı ve Yeni Zelandalının &uuml;&ccedil; katı g&uuml;ce sahiptiler. Saat 1700&rsquo;da o g&uuml;ne kadar g&ouml;r&uuml;len en b&uuml;y&uuml;k baraj atışı başladı. Askerler siperlere ve boy &ccedil;ukurlarına b&uuml;z&uuml;lm&uuml;ş beklerken top&ccedil;u ateşi gecenin ge&ccedil; saatlerine kadar s&uuml;rd&uuml;. Sabah saat 3&rsquo;te birliklerin saldırıya hazır olmaları emredildi&hellip; Ardından T&uuml;rkler siperlerinden &ccedil;ıkıp Anzakların &uuml;zerlerine y&uuml;r&uuml;d&uuml;ler&hellip; T&uuml;rk komutanları saldırıya son verdiklerinde &ccedil;oğunluğu Anzak siperlerine birka&ccedil; adım kala yaşamını yitirmiş 10 bin kayıp vermiş bulunuyorlardı&rdquo;.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Bu durum&nbsp; &ldquo;Alman Subaylarının Hatıraları G&ouml;re &Ccedil;anakkale&rsquo;de &hellip; &hellip;&rdquo; isimli kitapta da ge&ccedil;mektedir.&nbsp;18-19 Mayıs 1915 taarruzu sonucunda&nbsp;9 bin asker kaybı yaşandığı ve ordumuzun taarruz g&uuml;c&uuml;n&uuml;n kırıldığı ifade edilmektedir. (Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, C. 3, S. 11 )</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Bazı okuyucular &Ccedil;anakkale&rsquo;de İngilizleri yendiğimiz halde 250 bin şehit ve yaralı kaybının &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k olduğunu d&uuml;ş&uuml;nebilirler. İşte bunun en &ouml;nemli sebeplerinden bir tanesi bu başarısız taarruzlar nedeni ile olsa gerektir.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Bu kayıpların &ouml;nemi daha sonra ortaya &ccedil;ıkacaktır. İngiliz ve Fransızlar s&ouml;m&uuml;rgelerinden getirdikleri askerlerle savaş cephelerini kuvvetlendirirken Osmanlı devleti asker bulmakta sorun yaşamıştır. Daha k&ouml;t&uuml;s&uuml; İngilizlere daha fazla kayıp verdirilememiş olması savaşın sona erdirilmesini engellemiştir.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">&Ccedil;anakkale Savaşında verilen ağır kayıplar askerlerimizin saldırı g&uuml;c&uuml;n&uuml; kırmış sonraki taarruzların yapılamaması sonucunu getirmiştir. Halbuki savunma savaşında olduğu gibi taarruz da da &ccedil;ok dikkatli olmak komutanlığın en &ouml;nemli g&ouml;revlerinden bir tanesidir.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Bu ciddi y&ouml;netim beceriksizliğine mukabil İngilizler &ouml;ylesine başarılı bir şekilde geri &ccedil;ekilmişlerdir ki; &ccedil;ok az esir ve kayıpla siperleri boşaltmayı başarmışlardır. Ancak bir yıl sonrasında Irak&rsquo;taki Kut savaşında 20 bin esir vererek olduk&ccedil;a sıkıntılı bir s&uuml;rece girmişlerdir. Zira basına yansıtılmayan ve tarihe &ldquo;İspanyol Gribi&rdquo; olarak ge&ccedil;en hastalık; İngilizlerde b&uuml;y&uuml;k kayıplara yol a&ccedil;mıştı.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Nihayet General Allenby, 1918&rsquo;de hastalık nedeniyle savaş sona erecek iken Filistin&rsquo;de saldırıya ge&ccedil;miş D&ouml;rd&uuml;nc&uuml;, Yedinci ve Sekizinci Ordu&rsquo;yu mağlup ederek Adana &ouml;nlerine kadar gelmişti. Burada da 250 bin civarında şehit-esir-kayıp verdik. Zaten İngiliz taarruzundan 3 hafta sonra Mondros M&uuml;tarekesi imzalanarak savaştan mağlup olarak ayrılmıştık.&nbsp;&nbsp;</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Osmanlı Ordusunda durum bu derece vahimdi. Zira Sabetaist k&ouml;kenli generaller birbirlerini koruyup kolluyor, istemedikleri T&uuml;rk komutanları ise su&ccedil;layarak saf dışı ediyorlardı. Zaten Balkan savaşlarında yaşadığımız facianın en &ouml;nemli sebebi; ordu i&ccedil;indeki bu generallerin kendi geleceklerini kurtarmak adına askerlerimizi heba etmeleri olduğu &ccedil;ok a&ccedil;ıktır.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Elbette yapılan fenalıkların failleri ruz-i mahşerde ortaya d&ouml;k&uuml;lecek ve hesabı acı bir şekilde g&ouml;r&uuml;lecektir. Bizim burada yapmaya &ccedil;alıştığımız husus &ldquo;d&uuml;nyada iken dahi m&uuml;sebbipleri&rdquo; tespit etmektir, vesselam</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Dr. Vehbi KARA&nbsp;</p> <div>&nbsp;</div> </div>
Ekleme Tarihi: 09 Nisan 2020 - Perşembe

19 Mayıs 1915’te Çanakkale’de Neler Oldu?

<div style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small;"> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">&Ccedil;anakkale&rsquo;de bir Alay&rsquo;ın tamamen şehit olması ve sadece komutanının kurtulması ne ilgin&ccedil;tir ki utan&ccedil; verici bir olay olmasına rağmen bir kahramanlık destanı olarak sunulur. Bu ilgin&ccedil; olayı &ccedil;ıkıp derinlemesine analiz edecek bir yiğit bu g&uuml;ne kadar &ccedil;ıkmamıştır.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">&Ccedil;&uuml;nk&uuml; d&uuml;ş&uuml;nce insanlarına ve yazarlara karşı &ouml;ylesine dehşetli bir ter&ouml;r estirilmiştir ki; kimse buna cesaret edememektedir. Yetmedi, bu konularla ilgili olarak yazı kaleme alırsanız 5816 Sayılı Kanun gereğince hapse atılırsınız. Herkese af &ccedil;ıksa bile size bu af uğramaz. Ayrıca devlet d&uuml;şmanı ilan edilmeniz de muhtemeldir.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Resmi tarih yazarları ve ge&ccedil;imini hamasi nutuklar atarak sağlayan yazarlar i&ccedil;in bu konularda fikir beyan etmemek &ccedil;ok &ouml;nemlidir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu sayede para kazanıp milletin sırtından ge&ccedil;iniyorlar. İşin k&ouml;t&uuml;s&uuml; tarihi olayları yazıp fikir y&uuml;r&uuml;ten kişilerin en b&uuml;y&uuml;k d&uuml;şmanı da bu resmi tarih yazarlarıdır. Eleştiri d&uuml;zeyinde kalan yazılara dahi tahamm&uuml;lleri yoktur. Muhakkak işi hakaret noktasına getirerek tarihi olaylar hakkında g&ouml;r&uuml;ş beyan edenleri ahlaksızca susturmaya &ccedil;alışırlar.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Balkan Savaşları, Birinci D&uuml;nya Harbi ve Milli M&uuml;cadele savaşları &uuml;zerinden 100 yıl ge&ccedil;ti. Bu savaşları yaşayan insanların tamamı &ouml;ld&uuml;. Başarılar birka&ccedil; kişiye, başarısızlıklar ise &ccedil;oğunlukla askerlerimiz &uuml;zerine yıkıldı. H&acirc;lbuki bunun tersi olması gerekmez miydi?</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Genel bir kaidedir; galibiyetler orduya ve millete verilir, mağlubiyetler ise tedbirsizliği nedeniyle komutana ve y&ouml;neticiye fatura edilir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; başarıyı ne kadar &ccedil;ok kişi ile paylaşırsak k&uuml;&ccedil;&uuml;lmez, aksine b&uuml;y&uuml;r. Keza mağlubiyeti de bir şahsa y&uuml;klediğimiz takdirde k&uuml;&ccedil;&uuml;l&uuml;r ve milletimiz &uuml;zerindeki olumsuz moral etkisi azalır.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Elbette bir g&uuml;n gelecek &ccedil;ocuklarımız bizleri &ccedil;ok k&ouml;t&uuml; bir şekilde eleştirecekler. Tarihi ger&ccedil;ekleri &ccedil;arptırmakla su&ccedil;layacaklar. Bu nedenle acı ger&ccedil;ekleri yazacağız lakin hukuki sorunlara yol a&ccedil;mamak i&ccedil;in tarihi olaylarda ge&ccedil;en şahısların ismini vermeyeceğiz. Merak edenler internet arama motorlarından girerek bu savaşların kahramanlarını kolayca &ouml;ğrenebilirler.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Avusturyalı tarih&ccedil;i Robin Prior,&nbsp;19 Mayıs 1915 Taarruzundan bahsederek &ldquo;B&uuml;t&uuml;n&nbsp;&Ccedil;anakkale savaşında T&uuml;rklerin yaşadığı en b&uuml;y&uuml;k felaket oldu&rdquo; ve taarruz neticesinde &ldquo;30 veya 42 bin T&uuml;rk askerinden 10 bini kaybedilmişti&rdquo; demektedir. Bu zatın ne kadar doğru s&ouml;ylediğini yayınlanmış tarih belgelerine dayanarak araştırmaya &ccedil;alışalım.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Zaten tarihin bir huyu vardır ki ger&ccedil;ekler bir g&uuml;n mutlaka ortaya &ccedil;ıkar. Bu konu hakkında a&ccedil;ıklanmayan belgeler de bulunabilir. Fakat iddialara cevap verme zarureti bulunmaktadır.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Genelkurmay&rsquo;ın &Ccedil;anakkale Tarihi (Cilt V, 3. Kitap) ve diğer kitaplarda olduğu &uuml;zere 19. T&uuml;men Arıburnu cephesinde taarruza ge&ccedil;miş ve yukarıda iddia edildiği gibi sonu&ccedil; tam bir felaket olmuştur. Lakin kayıp sayısı &ccedil;ok daha az olarak g&ouml;sterilmekte ve komutan hakkında isim verilmemektedir.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">General Celil Erikan, bir kitabında bu tarihteki 19. T&uuml;men mevcudu ile ilgili olarak&nbsp;89 subay ve 10877 er bulunduğunu 57. Alay ile birlikte 27. ve 64. Arap Alaylarında bu komutanlığın emrine verildiğini ifade etmektedir.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Bu başarısız taarruz i&ccedil;in resmi tarih&ccedil;iler 1181 askerimizin şehit olduğu ifade etse de ger&ccedil;ek maalesef b&ouml;yle değildir. Nigel Blundel isimli bir yazarın &ldquo;Tarih Boyunca D&uuml;nyayı Sarsan Yanlışlar- Milliyet Yayınları) isimli kitabında &ldquo;&Ccedil;anakkale&rsquo;nin en kanlı savaşı 18 Mayıs&rsquo;ta Anzak Koyunda oldu&rdquo; demektedir.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Burada kafa karıştırmaması i&ccedil;in şu d&uuml;zeltmeyi yapmak gerekiyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; T&uuml;rk taarruzdan &ouml;nce top atışı 18 Mayıs akşamı başlamış asıl taarruz ise 19 Mayıs sabahı ger&ccedil;ekleşmiştir. Kısaca bu savaşın tarihi olarak 18-10 Mayıs taarruzu da denilebilir.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Blundel, kitabında savaşın bazı detaylarından da bahsetmekteydi. Ş&ouml;yle yazmıştır: &ldquo;Yeni yeni birlikler getiren T&uuml;rkler, şimdi ayakta duran 12000 Avusturyalı ve Yeni Zelandalının &uuml;&ccedil; katı g&uuml;ce sahiptiler. Saat 1700&rsquo;da o g&uuml;ne kadar g&ouml;r&uuml;len en b&uuml;y&uuml;k baraj atışı başladı. Askerler siperlere ve boy &ccedil;ukurlarına b&uuml;z&uuml;lm&uuml;ş beklerken top&ccedil;u ateşi gecenin ge&ccedil; saatlerine kadar s&uuml;rd&uuml;. Sabah saat 3&rsquo;te birliklerin saldırıya hazır olmaları emredildi&hellip; Ardından T&uuml;rkler siperlerinden &ccedil;ıkıp Anzakların &uuml;zerlerine y&uuml;r&uuml;d&uuml;ler&hellip; T&uuml;rk komutanları saldırıya son verdiklerinde &ccedil;oğunluğu Anzak siperlerine birka&ccedil; adım kala yaşamını yitirmiş 10 bin kayıp vermiş bulunuyorlardı&rdquo;.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Bu durum&nbsp; &ldquo;Alman Subaylarının Hatıraları G&ouml;re &Ccedil;anakkale&rsquo;de &hellip; &hellip;&rdquo; isimli kitapta da ge&ccedil;mektedir.&nbsp;18-19 Mayıs 1915 taarruzu sonucunda&nbsp;9 bin asker kaybı yaşandığı ve ordumuzun taarruz g&uuml;c&uuml;n&uuml;n kırıldığı ifade edilmektedir. (Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, C. 3, S. 11 )</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Bazı okuyucular &Ccedil;anakkale&rsquo;de İngilizleri yendiğimiz halde 250 bin şehit ve yaralı kaybının &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k olduğunu d&uuml;ş&uuml;nebilirler. İşte bunun en &ouml;nemli sebeplerinden bir tanesi bu başarısız taarruzlar nedeni ile olsa gerektir.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Bu kayıpların &ouml;nemi daha sonra ortaya &ccedil;ıkacaktır. İngiliz ve Fransızlar s&ouml;m&uuml;rgelerinden getirdikleri askerlerle savaş cephelerini kuvvetlendirirken Osmanlı devleti asker bulmakta sorun yaşamıştır. Daha k&ouml;t&uuml;s&uuml; İngilizlere daha fazla kayıp verdirilememiş olması savaşın sona erdirilmesini engellemiştir.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">&Ccedil;anakkale Savaşında verilen ağır kayıplar askerlerimizin saldırı g&uuml;c&uuml;n&uuml; kırmış sonraki taarruzların yapılamaması sonucunu getirmiştir. Halbuki savunma savaşında olduğu gibi taarruz da da &ccedil;ok dikkatli olmak komutanlığın en &ouml;nemli g&ouml;revlerinden bir tanesidir.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Bu ciddi y&ouml;netim beceriksizliğine mukabil İngilizler &ouml;ylesine başarılı bir şekilde geri &ccedil;ekilmişlerdir ki; &ccedil;ok az esir ve kayıpla siperleri boşaltmayı başarmışlardır. Ancak bir yıl sonrasında Irak&rsquo;taki Kut savaşında 20 bin esir vererek olduk&ccedil;a sıkıntılı bir s&uuml;rece girmişlerdir. Zira basına yansıtılmayan ve tarihe &ldquo;İspanyol Gribi&rdquo; olarak ge&ccedil;en hastalık; İngilizlerde b&uuml;y&uuml;k kayıplara yol a&ccedil;mıştı.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Nihayet General Allenby, 1918&rsquo;de hastalık nedeniyle savaş sona erecek iken Filistin&rsquo;de saldırıya ge&ccedil;miş D&ouml;rd&uuml;nc&uuml;, Yedinci ve Sekizinci Ordu&rsquo;yu mağlup ederek Adana &ouml;nlerine kadar gelmişti. Burada da 250 bin civarında şehit-esir-kayıp verdik. Zaten İngiliz taarruzundan 3 hafta sonra Mondros M&uuml;tarekesi imzalanarak savaştan mağlup olarak ayrılmıştık.&nbsp;&nbsp;</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Osmanlı Ordusunda durum bu derece vahimdi. Zira Sabetaist k&ouml;kenli generaller birbirlerini koruyup kolluyor, istemedikleri T&uuml;rk komutanları ise su&ccedil;layarak saf dışı ediyorlardı. Zaten Balkan savaşlarında yaşadığımız facianın en &ouml;nemli sebebi; ordu i&ccedil;indeki bu generallerin kendi geleceklerini kurtarmak adına askerlerimizi heba etmeleri olduğu &ccedil;ok a&ccedil;ıktır.</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Elbette yapılan fenalıkların failleri ruz-i mahşerde ortaya d&ouml;k&uuml;lecek ve hesabı acı bir şekilde g&ouml;r&uuml;lecektir. Bizim burada yapmaya &ccedil;alıştığımız husus &ldquo;d&uuml;nyada iken dahi m&uuml;sebbipleri&rdquo; tespit etmektir, vesselam</p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm">Dr. Vehbi KARA&nbsp;</p> <div>&nbsp;</div> </div>
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.