Dr. Vehbi KARA
Köşe Yazarı
Dr. Vehbi KARA
 

Türk Tokadının Sesi Tahran’dan Duyulmalıdır

<p>Suriye&rsquo;de &ouml;nce 8 şimdi de 5 askerimiz şehit oldu. Elbette bunun hesabı kahraman ordumuz tarafından kesilip cevabı verilecektir. Bunun i&ccedil;in acele edip zayıf bir operasyon ile karşılık verilmemelidir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; askerimize yapılan saldırının b&uuml;y&uuml;k bir bedeli olduğu bu kalleş saldırıları yapanlara belletilmelidir.</p> <p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; askerimize silah sıkan her d&uuml;şman şunu iyi bilmelidir ki; T&uuml;rkiye ne yapıp edip askerimizin kanını d&ouml;kenlerin başına d&uuml;nyayı yıkacaktır. Saldırıları yapan her kim olursa olsun; b&uuml;y&uuml;k bir pişmanlık duyması gereklidir.</p> <p>Peki, Suriye&rsquo;de 3 ve 10 Şubat&rsquo;ta askerlerimize karşı yapılan saldırıların arkasında kim bulunuyor? Bu sorunun cevabının iyi verilmesi gerekiyor. Aksi takdirde b&uuml;y&uuml;k fotoğrafı g&ouml;remeyiz ve hedefe odaklanamayız. Bu nedenle Esed Rejimi askeri g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml;ndeki İran askerlerini ve d&uuml;nyanın &ccedil;eşitli b&ouml;lgelerinden getirilen Şii milisleri iyi tanımak gerekiyor.</p> <p>Şu ger&ccedil;ekleri iyi bilmemiz gerekiyor. Suriye&rsquo;de bir vek&acirc;let savaşı yapılmaktadır ve parayla tutulmuş binlerce milis buraya getirilmiş ve halen de getirilmektedir. Esed Rejiminin elinde kendisine sadık &ccedil;ok az sayıda asker vardır ve bu askerler sadece Beşşar Esed ve ailesini korumaktadır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; 9 yıllık i&ccedil; savaşta Suriye ordusu diye bir şey kalmamıştır.</p> <p>H&acirc;lihazırda rejimin kara unsurları, İranlı generaller tarafından y&ouml;netilmektedir. Hava kuvvetlerini ise Rus askerleri kontrol etmektedir. Beşşar Esed bir kukla olup &uuml;lkesini işgal eden ABD, İran ve Rus askerlerinin bir oyuncağı olmuştur. Her g&uuml;n &uuml;lkesini ve başkenti Şam&rsquo;ı bombalayan İsrail&rsquo;e karşı kılını bile kıpırdatamayacak derecede acıklı bir duruma d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;r.</p> <p>En son İdlib&rsquo;de bu acı ger&ccedil;eği g&ouml;rm&uuml;ş olduk. G&uuml;ya ABD&rsquo;ye d&uuml;şman g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml; altında oldukları halde Suriye&rsquo;deki ABD g&uuml;&ccedil;lerine bir kurşun sıkmaya dahi cesaret edememişlerdir. ABD Başkanı Trump, Suriye&rsquo;deki petrolden vazge&ccedil;meyeceğini s&ouml;ylemiş ve &uuml;lkenin &uuml;&ccedil;te birini işgal etmişken; İran gidip T&uuml;rk askerine ve masum sivillere saldırmaktadır. İdlib n&uuml;fusunu b&ouml;lgeden T&uuml;rkiye sınırına s&uuml;rmeye &ccedil;alışmakta ve sivil yerleşimleri vurmaya devam etmektedir.</p> <p>İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney&rsquo;in &uuml;st d&uuml;zey danışmanlarından Velayeti, 30 Ocak&rsquo;taki basın toplantısında &ldquo;Suriye h&uuml;k&uuml;meti ve direniş cephesindeki m&uuml;ttefikleri İdlib&rsquo;den Fırat&rsquo;ın doğusuna ge&ccedil;ecek ve Amerikalıları defedecek&rdquo; diyerek yine bir başka Acem palavrası sallamıştı. Onca utan&ccedil; verici olaya rağmen a&ccedil;ık&ccedil;a ABD ve İsrail yerine; &ouml;nceliği yine masum sivillerin katledilmesi ve s&uuml;r&uuml;lmesine vermiştir.</p> <p>O halde askerimize saldıran unsurları iyi tanımalı ve &ouml;ncelikli hedefleri belirlerken hata yapmamalıyız. Bunun yanında vurduğumuz zaman ses getirmeli ve bir daha T&uuml;rk askerinin kanını d&ouml;ken hi&ccedil;bir kimse buna cesaret edememelidir. Aksi takdirde yol olur ve bunun acısını &ccedil;ok &ccedil;ekeriz. Bu nedenle &ouml;ncelikle İran ve desteklediği ter&ouml;rist gruplar &uuml;zerine odaklanmak gereklidir.</p> <p>İngiliz The Daily Telegraph gazetesi 26 Ocak&rsquo;taki haberinde Fatimiyyun Tugayı olarak bilinen İran destekli Afgan savaş&ccedil;ıların İdlib&rsquo;deki &ccedil;atışmalara katıldığını g&ouml;steren telsiz konuşmalarına ulaştığını belirtmiştir. Gazeteye g&ouml;re İdlib&rsquo;deki Fatimiyyun savaş&ccedil;ılarının sayısı olduk&ccedil;a y&uuml;ksektir.</p> <p>Yine Ocak ayında &ccedil;ıkan bazı haberlerde T&uuml;rk istihbaratına dayanarak İran destekli grupların İdlib ve Halep cephelerine g&ouml;nderildiği bildirilmiş ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da 27 Ocak&rsquo;ta İdlib ve batı Halep&rsquo;teki b&uuml;y&uuml;k &ccedil;aplı taarruzları eleştirirken &ldquo;Rusya, İran rejimi, Hizbullah ve Esed rejiminin m&uuml;şterek g&uuml;&ccedil;lerini&rdquo; su&ccedil;lamıştır.</p> <p>İran, Esad y&ouml;netimine verdiği askeri ve siyasi desteği s&uuml;rd&uuml;rmekle birlikte Suriye ordusunun kuzeybatıdaki operasyonlarına yani ABD&rsquo;ye karşı savaşmaktan korkmuştur. Kud&uuml;s G&uuml;c&uuml; Komutanı T&uuml;mgeneral Kasım S&uuml;leymani&rsquo;nin 3 Ocak&rsquo;ta ABD tarafından &ouml;ld&uuml;r&uuml;lmesinden sonra hi&ccedil; utanma ve pişmanlık duygusu oluşmamıştır. ABD&rsquo;nin bunca saldırısına karşı İran&rsquo;ın, İdlib harek&acirc;tına d&ouml;nmesi &ccedil;ok &ccedil;irkin ve iğren&ccedil; bir davranıştır.</p> <p>İran&rsquo;ın b&ouml;lgesel stratejilerinin mimarı olan S&uuml;leymani&rsquo;nin ortadan kaldırılması, Suriye&rsquo;deki İran n&uuml;fuzunun azalmaya başlayacağı y&ouml;n&uuml;nde yorumlara yol a&ccedil;tığı halde durum tam aksine d&ouml;nm&uuml;şt&uuml;r. B&ouml;yle bir durumdan korkan Esed, İran&rsquo;la &ldquo;yeni d&ouml;nemdeki koordinasyonu&rdquo; ele almak &uuml;zere istihbarat şefini Tahran&rsquo;a g&ouml;ndermiştir.&nbsp;</p> <p>İran&rsquo;ın İdlib&rsquo;de saldırıya ge&ccedil;mesi ve T&uuml;rk askerlerine ateş a&ccedil;ması iki y&ouml;nl&uuml; bir mesaj olarak okunmalıdır. Birincisi Tahran rakiplerine Suriye&rsquo;deki g&uuml;c&uuml; ve n&uuml;fuzundan bir şey kaybetmediği mesajıdır. İkincisi ise rejim unsurlarına &ldquo;Her zaman, her yerde yanındayım, bana g&uuml;venmeye devam et&rdquo; demektir.</p> <p>İran&rsquo;ın ABD&rsquo;ye değil de masum sivillere karşı g&uuml;&ccedil; g&ouml;sterisi, Devrim Muhafızları&rsquo;yla bağlantılı olan Fars Haber Ajansı&rsquo;nın 26 Ocak&rsquo;taki haberinde de okunmuştur. Haberde, Suriye&rsquo;deki isyanın başından itibaren Esed rejiminin devrilmesini engellemekte Kud&uuml;s G&uuml;c&uuml;&rsquo;n&uuml;n rol&uuml; olduğu vurgulanıyordu. A&ccedil;ık&ccedil;a rejimi biz ayakta tutuyoruz demişlerdir.</p> <p>ABD&rsquo;nin Mayıs 2018&rsquo;te n&uuml;kleer anlaşmadan &ccedil;ekilmesinden sonra İran&rsquo;ın kuzeybatı Suriye&rsquo;deki operasyonlara doğrudan m&uuml;dahil olmamasının &ouml;nemli bir sebebi, ABD&rsquo;nin yeni yaptırımlarına karşı T&uuml;rkiye&rsquo;yi bir ortak olarak kaybetmeme isteği idi. Ancak son d&ouml;nemde T&uuml;rkiye&rsquo;nin b&ouml;lgedeki odak noktasını bir m&uuml;ddet i&ccedil;in dahi olsa Suriye&rsquo;den Libya&rsquo;ya kaydırması İran i&ccedil;in fırsat şeklinde değerlendirilmiştir. İşte bu y&uuml;zden saldırıya ge&ccedil;en İran&rsquo;a karşı her t&uuml;rl&uuml; tedbir alınmalı ve bunun cezası kesilmelidir.</p> <p>Halen Suriye&rsquo;de T&uuml;rkiye&rsquo;nin en &ouml;nemli d&uuml;şmanı İran&rsquo;dır. Bu Acem devleti &ouml;ylesine azgınlaşmıştır ki; ABD &uuml;lkesine acımasızca saldırıp generallerine suikast d&uuml;zenlediği halde bir Amerikan askerini dahi &ouml;ld&uuml;recek cesareti olmamıştır.</p> <p>Fakat, İran&rsquo;ın g&uuml;c&uuml; masum S&uuml;nni halka karşı yetmektedir. Suriye ve Irak&rsquo;ta binlerce S&uuml;nni M&uuml;sl&uuml;man acımasızca katledilmiş kurtulanlar ise yerlerinden yurtlarından edilerek hayatta kalabileceği T&uuml;rkiye sınırına g&ouml;&ccedil; etmek zorunda kalmıştır.</p> <p>17 Eyl&uuml;l 2018&#39;de varılan So&ccedil;i mutabakatından bu yana pervasızca saldıran İran, Rusya rejim g&uuml;&ccedil;leri; İdlib&#39;te 1800&#39;den fazla sivil cana kıymıştır. İran Devrim Muhafızları askerleri İran, Afganistan ve Pakistan&#39;dan getirdikleri milislerden oluşturdukları ter&ouml;rist grupları, sivillere ve askerlerimize karşı kullanmaktadır. Binlerce vahşi ter&ouml;ristten oluşan bu gruplar, mezhepsel inan&ccedil;ları i&ccedil;in kutsal bir savaş verdiklerine inandırılarak acımasızca savaştırılmaktadır.</p> <p>2019&#39;un başından 10 Şubat 2020 tarihine kadar ge&ccedil;en s&uuml;rede 1 milyon 640 bin sivil, saldırılar nedeniyle T&uuml;rkiye sınırı yakınlarına ka&ccedil;mıştır. 2019 &ouml;ncesinde g&ouml;&ccedil; ettirilenlerle bu sayı iki milyonu aşmaktadır. İran, Rusya, rejim unsurları ve ter&ouml;rist gruplar, sivil n&uuml;fusu korkutarak T&uuml;rkiye&#39;ye g&ouml;&ccedil; ettirmek istemektedirler. Buna karşılık karşılarında T&uuml;rk askeri varlığını engel g&ouml;rd&uuml;kleri i&ccedil;in varılan ateşkesleri ve mutabakatları ayaklar altına alarak askerlerimize saldırmaktan &ccedil;ekinmemektedirler.</p> <p>T&uuml;rkiye, So&ccedil;i Mutabakatı ile kendisini İdlib &ccedil;emberinde masum sivillere kalkan olarak konumlandırmıştır. Fakat 28 Ocak&rsquo;tan sonra devam eden saldırılar ile İran ve rejim unsurlarının Maaret El Numan kasabasına girmesine engel olamamıştır. Morek ve Surman&rsquo;dan sonra Maar Hattat&rsquo;taki T&uuml;rk g&ouml;zlem noktası da İran askerlerinin kuşatması altında kalmıştır.</p> <p>Buna rağmen T&uuml;rkiye; 12 g&ouml;zlem noktasında asker tutma kararlılığını s&uuml;rd&uuml;rmektedir. Rusya&rsquo;nın havadan destek verdiği İran ve rejim unsurlarının ilerleyişine karşı kolordu seviyesinde yani yaklaşık 40 bin civarındaki bir askeri unsur ile b&ouml;lgeye yığınak yapmaktadır.</p> <p>Şubat sonuna kadar &ccedil;atışmasızlık b&ouml;lgesi sınırlarına kadar geri &ccedil;ekilmezler ise darbe vuracağını a&ccedil;ık bir şekilde en yetkili ağızdan dile getirmiştir. T&uuml;rkiye, Astana Mutabakatı &ccedil;er&ccedil;evesinde ilan edilen d&ouml;rt gerilimi d&uuml;ş&uuml;rme b&ouml;lgesinde artık ateşkes rejimini koruyamayacağı mesajını ilan etmiştir.</p> <p>T&uuml;rkiye, g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir şekilde vurmalı ve daha &ouml;nceki operasyonlarda olduğu gibi işi yarım bırakmamalıdır. Bu sayede b&uuml;t&uuml;n dost ve d&uuml;şman &uuml;lkeler bilmelidir ki; T&uuml;rk askerinin kanını akıtmak kadar tehlikeli bir iş yoktur. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bunun cezası &ccedil;ok ağır olacaktır, vesselam&hellip;<br /> Dr. Vehbi KARA&nbsp;</p>
Ekleme Tarihi: 14 Şubat 2020 - Cuma

Türk Tokadının Sesi Tahran’dan Duyulmalıdır

<p>Suriye&rsquo;de &ouml;nce 8 şimdi de 5 askerimiz şehit oldu. Elbette bunun hesabı kahraman ordumuz tarafından kesilip cevabı verilecektir. Bunun i&ccedil;in acele edip zayıf bir operasyon ile karşılık verilmemelidir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; askerimize yapılan saldırının b&uuml;y&uuml;k bir bedeli olduğu bu kalleş saldırıları yapanlara belletilmelidir.</p> <p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; askerimize silah sıkan her d&uuml;şman şunu iyi bilmelidir ki; T&uuml;rkiye ne yapıp edip askerimizin kanını d&ouml;kenlerin başına d&uuml;nyayı yıkacaktır. Saldırıları yapan her kim olursa olsun; b&uuml;y&uuml;k bir pişmanlık duyması gereklidir.</p> <p>Peki, Suriye&rsquo;de 3 ve 10 Şubat&rsquo;ta askerlerimize karşı yapılan saldırıların arkasında kim bulunuyor? Bu sorunun cevabının iyi verilmesi gerekiyor. Aksi takdirde b&uuml;y&uuml;k fotoğrafı g&ouml;remeyiz ve hedefe odaklanamayız. Bu nedenle Esed Rejimi askeri g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml;ndeki İran askerlerini ve d&uuml;nyanın &ccedil;eşitli b&ouml;lgelerinden getirilen Şii milisleri iyi tanımak gerekiyor.</p> <p>Şu ger&ccedil;ekleri iyi bilmemiz gerekiyor. Suriye&rsquo;de bir vek&acirc;let savaşı yapılmaktadır ve parayla tutulmuş binlerce milis buraya getirilmiş ve halen de getirilmektedir. Esed Rejiminin elinde kendisine sadık &ccedil;ok az sayıda asker vardır ve bu askerler sadece Beşşar Esed ve ailesini korumaktadır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; 9 yıllık i&ccedil; savaşta Suriye ordusu diye bir şey kalmamıştır.</p> <p>H&acirc;lihazırda rejimin kara unsurları, İranlı generaller tarafından y&ouml;netilmektedir. Hava kuvvetlerini ise Rus askerleri kontrol etmektedir. Beşşar Esed bir kukla olup &uuml;lkesini işgal eden ABD, İran ve Rus askerlerinin bir oyuncağı olmuştur. Her g&uuml;n &uuml;lkesini ve başkenti Şam&rsquo;ı bombalayan İsrail&rsquo;e karşı kılını bile kıpırdatamayacak derecede acıklı bir duruma d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;r.</p> <p>En son İdlib&rsquo;de bu acı ger&ccedil;eği g&ouml;rm&uuml;ş olduk. G&uuml;ya ABD&rsquo;ye d&uuml;şman g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml; altında oldukları halde Suriye&rsquo;deki ABD g&uuml;&ccedil;lerine bir kurşun sıkmaya dahi cesaret edememişlerdir. ABD Başkanı Trump, Suriye&rsquo;deki petrolden vazge&ccedil;meyeceğini s&ouml;ylemiş ve &uuml;lkenin &uuml;&ccedil;te birini işgal etmişken; İran gidip T&uuml;rk askerine ve masum sivillere saldırmaktadır. İdlib n&uuml;fusunu b&ouml;lgeden T&uuml;rkiye sınırına s&uuml;rmeye &ccedil;alışmakta ve sivil yerleşimleri vurmaya devam etmektedir.</p> <p>İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney&rsquo;in &uuml;st d&uuml;zey danışmanlarından Velayeti, 30 Ocak&rsquo;taki basın toplantısında &ldquo;Suriye h&uuml;k&uuml;meti ve direniş cephesindeki m&uuml;ttefikleri İdlib&rsquo;den Fırat&rsquo;ın doğusuna ge&ccedil;ecek ve Amerikalıları defedecek&rdquo; diyerek yine bir başka Acem palavrası sallamıştı. Onca utan&ccedil; verici olaya rağmen a&ccedil;ık&ccedil;a ABD ve İsrail yerine; &ouml;nceliği yine masum sivillerin katledilmesi ve s&uuml;r&uuml;lmesine vermiştir.</p> <p>O halde askerimize saldıran unsurları iyi tanımalı ve &ouml;ncelikli hedefleri belirlerken hata yapmamalıyız. Bunun yanında vurduğumuz zaman ses getirmeli ve bir daha T&uuml;rk askerinin kanını d&ouml;ken hi&ccedil;bir kimse buna cesaret edememelidir. Aksi takdirde yol olur ve bunun acısını &ccedil;ok &ccedil;ekeriz. Bu nedenle &ouml;ncelikle İran ve desteklediği ter&ouml;rist gruplar &uuml;zerine odaklanmak gereklidir.</p> <p>İngiliz The Daily Telegraph gazetesi 26 Ocak&rsquo;taki haberinde Fatimiyyun Tugayı olarak bilinen İran destekli Afgan savaş&ccedil;ıların İdlib&rsquo;deki &ccedil;atışmalara katıldığını g&ouml;steren telsiz konuşmalarına ulaştığını belirtmiştir. Gazeteye g&ouml;re İdlib&rsquo;deki Fatimiyyun savaş&ccedil;ılarının sayısı olduk&ccedil;a y&uuml;ksektir.</p> <p>Yine Ocak ayında &ccedil;ıkan bazı haberlerde T&uuml;rk istihbaratına dayanarak İran destekli grupların İdlib ve Halep cephelerine g&ouml;nderildiği bildirilmiş ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da 27 Ocak&rsquo;ta İdlib ve batı Halep&rsquo;teki b&uuml;y&uuml;k &ccedil;aplı taarruzları eleştirirken &ldquo;Rusya, İran rejimi, Hizbullah ve Esed rejiminin m&uuml;şterek g&uuml;&ccedil;lerini&rdquo; su&ccedil;lamıştır.</p> <p>İran, Esad y&ouml;netimine verdiği askeri ve siyasi desteği s&uuml;rd&uuml;rmekle birlikte Suriye ordusunun kuzeybatıdaki operasyonlarına yani ABD&rsquo;ye karşı savaşmaktan korkmuştur. Kud&uuml;s G&uuml;c&uuml; Komutanı T&uuml;mgeneral Kasım S&uuml;leymani&rsquo;nin 3 Ocak&rsquo;ta ABD tarafından &ouml;ld&uuml;r&uuml;lmesinden sonra hi&ccedil; utanma ve pişmanlık duygusu oluşmamıştır. ABD&rsquo;nin bunca saldırısına karşı İran&rsquo;ın, İdlib harek&acirc;tına d&ouml;nmesi &ccedil;ok &ccedil;irkin ve iğren&ccedil; bir davranıştır.</p> <p>İran&rsquo;ın b&ouml;lgesel stratejilerinin mimarı olan S&uuml;leymani&rsquo;nin ortadan kaldırılması, Suriye&rsquo;deki İran n&uuml;fuzunun azalmaya başlayacağı y&ouml;n&uuml;nde yorumlara yol a&ccedil;tığı halde durum tam aksine d&ouml;nm&uuml;şt&uuml;r. B&ouml;yle bir durumdan korkan Esed, İran&rsquo;la &ldquo;yeni d&ouml;nemdeki koordinasyonu&rdquo; ele almak &uuml;zere istihbarat şefini Tahran&rsquo;a g&ouml;ndermiştir.&nbsp;</p> <p>İran&rsquo;ın İdlib&rsquo;de saldırıya ge&ccedil;mesi ve T&uuml;rk askerlerine ateş a&ccedil;ması iki y&ouml;nl&uuml; bir mesaj olarak okunmalıdır. Birincisi Tahran rakiplerine Suriye&rsquo;deki g&uuml;c&uuml; ve n&uuml;fuzundan bir şey kaybetmediği mesajıdır. İkincisi ise rejim unsurlarına &ldquo;Her zaman, her yerde yanındayım, bana g&uuml;venmeye devam et&rdquo; demektir.</p> <p>İran&rsquo;ın ABD&rsquo;ye değil de masum sivillere karşı g&uuml;&ccedil; g&ouml;sterisi, Devrim Muhafızları&rsquo;yla bağlantılı olan Fars Haber Ajansı&rsquo;nın 26 Ocak&rsquo;taki haberinde de okunmuştur. Haberde, Suriye&rsquo;deki isyanın başından itibaren Esed rejiminin devrilmesini engellemekte Kud&uuml;s G&uuml;c&uuml;&rsquo;n&uuml;n rol&uuml; olduğu vurgulanıyordu. A&ccedil;ık&ccedil;a rejimi biz ayakta tutuyoruz demişlerdir.</p> <p>ABD&rsquo;nin Mayıs 2018&rsquo;te n&uuml;kleer anlaşmadan &ccedil;ekilmesinden sonra İran&rsquo;ın kuzeybatı Suriye&rsquo;deki operasyonlara doğrudan m&uuml;dahil olmamasının &ouml;nemli bir sebebi, ABD&rsquo;nin yeni yaptırımlarına karşı T&uuml;rkiye&rsquo;yi bir ortak olarak kaybetmeme isteği idi. Ancak son d&ouml;nemde T&uuml;rkiye&rsquo;nin b&ouml;lgedeki odak noktasını bir m&uuml;ddet i&ccedil;in dahi olsa Suriye&rsquo;den Libya&rsquo;ya kaydırması İran i&ccedil;in fırsat şeklinde değerlendirilmiştir. İşte bu y&uuml;zden saldırıya ge&ccedil;en İran&rsquo;a karşı her t&uuml;rl&uuml; tedbir alınmalı ve bunun cezası kesilmelidir.</p> <p>Halen Suriye&rsquo;de T&uuml;rkiye&rsquo;nin en &ouml;nemli d&uuml;şmanı İran&rsquo;dır. Bu Acem devleti &ouml;ylesine azgınlaşmıştır ki; ABD &uuml;lkesine acımasızca saldırıp generallerine suikast d&uuml;zenlediği halde bir Amerikan askerini dahi &ouml;ld&uuml;recek cesareti olmamıştır.</p> <p>Fakat, İran&rsquo;ın g&uuml;c&uuml; masum S&uuml;nni halka karşı yetmektedir. Suriye ve Irak&rsquo;ta binlerce S&uuml;nni M&uuml;sl&uuml;man acımasızca katledilmiş kurtulanlar ise yerlerinden yurtlarından edilerek hayatta kalabileceği T&uuml;rkiye sınırına g&ouml;&ccedil; etmek zorunda kalmıştır.</p> <p>17 Eyl&uuml;l 2018&#39;de varılan So&ccedil;i mutabakatından bu yana pervasızca saldıran İran, Rusya rejim g&uuml;&ccedil;leri; İdlib&#39;te 1800&#39;den fazla sivil cana kıymıştır. İran Devrim Muhafızları askerleri İran, Afganistan ve Pakistan&#39;dan getirdikleri milislerden oluşturdukları ter&ouml;rist grupları, sivillere ve askerlerimize karşı kullanmaktadır. Binlerce vahşi ter&ouml;ristten oluşan bu gruplar, mezhepsel inan&ccedil;ları i&ccedil;in kutsal bir savaş verdiklerine inandırılarak acımasızca savaştırılmaktadır.</p> <p>2019&#39;un başından 10 Şubat 2020 tarihine kadar ge&ccedil;en s&uuml;rede 1 milyon 640 bin sivil, saldırılar nedeniyle T&uuml;rkiye sınırı yakınlarına ka&ccedil;mıştır. 2019 &ouml;ncesinde g&ouml;&ccedil; ettirilenlerle bu sayı iki milyonu aşmaktadır. İran, Rusya, rejim unsurları ve ter&ouml;rist gruplar, sivil n&uuml;fusu korkutarak T&uuml;rkiye&#39;ye g&ouml;&ccedil; ettirmek istemektedirler. Buna karşılık karşılarında T&uuml;rk askeri varlığını engel g&ouml;rd&uuml;kleri i&ccedil;in varılan ateşkesleri ve mutabakatları ayaklar altına alarak askerlerimize saldırmaktan &ccedil;ekinmemektedirler.</p> <p>T&uuml;rkiye, So&ccedil;i Mutabakatı ile kendisini İdlib &ccedil;emberinde masum sivillere kalkan olarak konumlandırmıştır. Fakat 28 Ocak&rsquo;tan sonra devam eden saldırılar ile İran ve rejim unsurlarının Maaret El Numan kasabasına girmesine engel olamamıştır. Morek ve Surman&rsquo;dan sonra Maar Hattat&rsquo;taki T&uuml;rk g&ouml;zlem noktası da İran askerlerinin kuşatması altında kalmıştır.</p> <p>Buna rağmen T&uuml;rkiye; 12 g&ouml;zlem noktasında asker tutma kararlılığını s&uuml;rd&uuml;rmektedir. Rusya&rsquo;nın havadan destek verdiği İran ve rejim unsurlarının ilerleyişine karşı kolordu seviyesinde yani yaklaşık 40 bin civarındaki bir askeri unsur ile b&ouml;lgeye yığınak yapmaktadır.</p> <p>Şubat sonuna kadar &ccedil;atışmasızlık b&ouml;lgesi sınırlarına kadar geri &ccedil;ekilmezler ise darbe vuracağını a&ccedil;ık bir şekilde en yetkili ağızdan dile getirmiştir. T&uuml;rkiye, Astana Mutabakatı &ccedil;er&ccedil;evesinde ilan edilen d&ouml;rt gerilimi d&uuml;ş&uuml;rme b&ouml;lgesinde artık ateşkes rejimini koruyamayacağı mesajını ilan etmiştir.</p> <p>T&uuml;rkiye, g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir şekilde vurmalı ve daha &ouml;nceki operasyonlarda olduğu gibi işi yarım bırakmamalıdır. Bu sayede b&uuml;t&uuml;n dost ve d&uuml;şman &uuml;lkeler bilmelidir ki; T&uuml;rk askerinin kanını akıtmak kadar tehlikeli bir iş yoktur. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bunun cezası &ccedil;ok ağır olacaktır, vesselam&hellip;<br /> Dr. Vehbi KARA&nbsp;</p>
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.