Mehmet MEMDOĞLU
Köşe Yazarı
Mehmet MEMDOĞLU
 

Anneannemin Duası!...

<p>Hani, bazen hayatta unutamadığımız anlar olur ya. İşte, her hatırladığımda bizi o g&uuml;zel g&uuml;nlerin b&uuml;y&uuml;l&uuml; d&uuml;nyasına alıp g&ouml;t&uuml;ren g&uuml;zel bir hatıram...</p> <p>&nbsp;</p> <p>Yıl 1985, liseyi yeni bitirmiş, gen&ccedil; ve delikanlı &ccedil;ağlarım.&nbsp;&nbsp;Yaz d&ouml;nemi Elazığ&rsquo;da kalıyor ve diğer arkadaşlarım gibi inşaat iş&ccedil;iliği yapıyorum. Yaz aylarında g&uuml;ndelik işler de olsa, iş bulup &ccedil;alışabiliyoruz. T&uuml;m arkadaşlarım gibi benim de endişem kış ayları...</p> <p>&nbsp;</p> <p>Nasip bu ya, o kış Elazığ&rsquo;da &ccedil;alışabilecek bir iş bulduk. Rabbim c&uuml;mlesine ve o kış bize ustalık eden Rahmi Usta&rsquo;ya da rahmet etsin inşallah. Rahmi Usta&rsquo;nın marketi andıran geniş&ccedil;e bir bakkaliye d&uuml;kk&acirc;nı vardı, yetmiş yaşlarındaydı ve g&ouml;zleri &ccedil;ok iyi g&ouml;rm&uuml;yordu. Alışveriş yapan m&uuml;şterilerine para &uuml;st&uuml; verirken, kimi zaman fazla para verdiği de oluyordu. Bu sebeple d&uuml;kk&acirc;nda yanında &ccedil;alışmamı istemiş, ben de kabul etmiştim.</p> <p>&nbsp;</p> <p>O yıl, &ccedil;ok sert ve soğuk bir kış yaşanmıştı. Kaldığımız evler, kerpi&ccedil;ten yapılmış eski evlerdi. Bu sebepledir ki evleri ısıtmakta g&uuml;&ccedil;l&uuml;k &ccedil;ekiyorduk. Yaşlı annem ve babam, Elazığ merkeze otuz kilometre uzaklıktaki Mollasorik k&ouml;y&uuml;nde ikamet ediyorlardı. &Ccedil;alıştığım d&uuml;kk&acirc;nın işleri hafta sonlarında daha da yoğunlaştığından, ben de her hafta değil de on beş g&uuml;nde bir ancak k&ouml;ye, anne ve babamı ziyaret edebiliyor, ihtiya&ccedil;larını karşılayabiliyordum.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Zor ve zahmetli bir kışı geride bırakmış, baharın t&uuml;m canlılığının yaşandığı Nisan ayındaydık. K&ouml;ydeki anne ve babamı ziyarete gideceğim hafta sonu &ouml;ncesi,&nbsp;<strong><em>&ldquo;Annemi bir arayayım da ne t&uuml;r ihtiya&ccedil;ları var, temin edeyim&rdquo;</em></strong>&nbsp;d&uuml;ş&uuml;ncesiyle, k&ouml;ye telefon ettim. Tabi o d&ouml;nem k&ouml;ydeki her evde telefon bulunmuyordu. Var olan tek telefon, muhtarın evindeydi. K&ouml;y&uuml;n telefonunu aradım, telefona &ccedil;ıkan k&ouml;y muhtarının kızına: &ldquo;Zahmet olmazsa annemi telefona &ccedil;ağırabilir misiniz?&rdquo; dedikten beş dakika sonra yeniden telefonu aradığımda, rahmetli annem cevap verdi. T&uuml;m ihtiya&ccedil;larını not ettiğimde annemin:&nbsp;<strong><em>&ldquo;Oğlum! Ninen de misafirimizdir, sakın nineni unutma&rdquo;</em></strong>&nbsp;hatırlatmasına: &ldquo;Baş &uuml;st&uuml;ne annem, merak etme sen!&rdquo; diyerek telefonu kapattım.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Rahmetli ninen &ccedil;ok cesur bir kadındı. Otuz &uuml;&ccedil; yaşında dul kalmış, altı &ccedil;ocuğuna bizatihi kendisi bakmak zorunda kalmıştı. D&uuml;ş&uuml;n&uuml;n! 1960&rsquo;lı yıllarda Suriye&rsquo;ye ticaret i&ccedil;in gidip, getirdikleri (ka&ccedil;ak) malları zorlukla da olsa satarak, ge&ccedil;imlerini temin edenleri&hellip;</p> <p>&nbsp;</p> <p>O ninem ki ticaret i&ccedil;in Suriye&rsquo;ye giden ve karıştığı bir kavga nedeniyle Suriye yetkilileri tarafından yakalanan dayımı getirmek i&ccedil;in, silah kuşanıp Suriye&rsquo;ye gitmiş ve dayım ile birlikte geri d&ouml;nm&uuml;ş cesur ve yiğit bir kadındı&hellip;</p> <p>&nbsp;</p> <p>O ninem ki gece saat on ikide kalkar, sabah namazına kadar geceyi namaz ve zikir ile ge&ccedil;irirdi&hellip;</p> <p>&nbsp;</p> <p>Anne ve babamın ihtiya&ccedil;larını hazırladıktan sonra, &ldquo;Nineme ne alsam acaba?&rdquo; diye d&uuml;ş&uuml;nmeye başladım. Nihayetinde, ninem i&ccedil;in kışlık bir &ccedil;orap ve bir t&uuml;lbent aldım. İkisini g&uuml;zelce paketledikten sonra, k&ouml;ye gitmek i&ccedil;in il&ccedil;e belediye otob&uuml;s&uuml;ne bindim, k&ouml;ye en yakın yer olan Belhan Ge&ccedil;idi&rsquo;nde ( 10 Kilometre)&nbsp;&nbsp;indim. Belhan&rsquo;da bizi, &ldquo;&ccedil;isil &ccedil;isil&rdquo; yağan yağmur karşılamıştı. Otuz kilo y&uuml;k ile yağmur eşliğinde, bir saat y&uuml;r&uuml;d&uuml;kten sonra ancak k&ouml;ye varabilmiştim. Eve girdiğinde iliklerime kadar ıslandığımdan yan odaya ge&ccedil;tim.&nbsp;&nbsp;&Uuml;zerimi değiştirdim, ninemi, babamı ve annemi ziyaret edip ellerini &ouml;pt&uuml;m. Isınmak i&ccedil;in sobaya yaklaştım, tabi her zaman olduğu gibi, &ccedil;ay yine hazırdı.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Arka salona giden annem nineme seslendi:&nbsp;<em>&ldquo;Anne buraya kadar gelebilir misin? Torunun senin i&ccedil;in bir hediye almış.&rdquo;</em>&nbsp;Ninem diğer odaya gidince, ben de arkasında gittim, bir de ne g&ouml;reyim? Yetmiş beş yaşındaki ninem oturmuş ağlıyor. Kendisine: &ldquo;Ne oldu nine? Yanlış bir şey mi yaptım?&rdquo; dediğimde, rahmetli ninem bana doğru d&ouml;nd&uuml; ve g&ouml;zlerimin i&ccedil;ine bakarak:&nbsp;<em>&ldquo;Oğlum bu yaşıma kadar hi&ccedil;bir torunumdan hediye almış değilim, &ccedil;ok sevindim ve duygulandığım i&ccedil;in ağlıyorum&rdquo;</em>&nbsp;deyince, a&ccedil;ık&ccedil;ası biz de hem duygulanmış, hem sevinmiştik. Odadan ayrıldığım esnada, Ninem iki elini a&ccedil;tı ve&nbsp;<strong><em>&ldquo;Yarabbi! Sen, Rahman ve Rahim&rsquo;sin. Torunumun &uuml;zerine rahmetini ve bereketini yağdır&hellip;&rdquo;</em></strong>&nbsp;dedi ve uzun uzadıya dualar etmeyi s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;...</p> <p>&nbsp;</p> <p>Keyifle ve mutlulukla yemek yiyip, &ccedil;ay i&ccedil;tikten sonra, Elazığ&rsquo;a d&ouml;nmek i&ccedil;in yola koyuldum.</p> <p>&nbsp;</p> <p>&Ouml;yle inanıyorum ki,&nbsp;&nbsp;bu g&uuml;n helal bir kazan&ccedil; elde edebiliyorsak, bu; o ruhları şad olası yaşlılarımızın (dedemiz, ninemiz, annemiz, babamız&hellip;) dualarının h&uuml;rmetine, Allah&rsquo;ın bizlere bahşettiği bir l&uuml;tuftur&hellip;</p> <p>&nbsp;</p> <p>Dua, insanın haddini ve acizliğini bilerek, Allah&rsquo;tan (c.c) talepte bulunmasıdır&hellip;</p> <p>&nbsp;</p> <p>Dua, yolda kalmışların, masum ve mazlumların Rabbine iltica ettiği en g&uuml;venilir yol, en sağlam kaledir&hellip;</p> <p>&nbsp;</p> <p>Dua; mazlumun ahı, M&uuml;sl&uuml;manın kalkanı ve silahıdır&hellip;</p> <p>&nbsp;</p> <p>Zikir olmakla birlikte, anne ve babaların &ccedil;ocuklarına en b&uuml;y&uuml;k armağanı ve t&uuml;kenmeyen mirasıdır dua&hellip;</p> <p>&nbsp;</p> <p>Dua ile kalın efendim...</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p>
Ekleme Tarihi: 09 Nisan 2018 - Pazartesi

Anneannemin Duası!...

<p>Hani, bazen hayatta unutamadığımız anlar olur ya. İşte, her hatırladığımda bizi o g&uuml;zel g&uuml;nlerin b&uuml;y&uuml;l&uuml; d&uuml;nyasına alıp g&ouml;t&uuml;ren g&uuml;zel bir hatıram...</p> <p>&nbsp;</p> <p>Yıl 1985, liseyi yeni bitirmiş, gen&ccedil; ve delikanlı &ccedil;ağlarım.&nbsp;&nbsp;Yaz d&ouml;nemi Elazığ&rsquo;da kalıyor ve diğer arkadaşlarım gibi inşaat iş&ccedil;iliği yapıyorum. Yaz aylarında g&uuml;ndelik işler de olsa, iş bulup &ccedil;alışabiliyoruz. T&uuml;m arkadaşlarım gibi benim de endişem kış ayları...</p> <p>&nbsp;</p> <p>Nasip bu ya, o kış Elazığ&rsquo;da &ccedil;alışabilecek bir iş bulduk. Rabbim c&uuml;mlesine ve o kış bize ustalık eden Rahmi Usta&rsquo;ya da rahmet etsin inşallah. Rahmi Usta&rsquo;nın marketi andıran geniş&ccedil;e bir bakkaliye d&uuml;kk&acirc;nı vardı, yetmiş yaşlarındaydı ve g&ouml;zleri &ccedil;ok iyi g&ouml;rm&uuml;yordu. Alışveriş yapan m&uuml;şterilerine para &uuml;st&uuml; verirken, kimi zaman fazla para verdiği de oluyordu. Bu sebeple d&uuml;kk&acirc;nda yanında &ccedil;alışmamı istemiş, ben de kabul etmiştim.</p> <p>&nbsp;</p> <p>O yıl, &ccedil;ok sert ve soğuk bir kış yaşanmıştı. Kaldığımız evler, kerpi&ccedil;ten yapılmış eski evlerdi. Bu sebepledir ki evleri ısıtmakta g&uuml;&ccedil;l&uuml;k &ccedil;ekiyorduk. Yaşlı annem ve babam, Elazığ merkeze otuz kilometre uzaklıktaki Mollasorik k&ouml;y&uuml;nde ikamet ediyorlardı. &Ccedil;alıştığım d&uuml;kk&acirc;nın işleri hafta sonlarında daha da yoğunlaştığından, ben de her hafta değil de on beş g&uuml;nde bir ancak k&ouml;ye, anne ve babamı ziyaret edebiliyor, ihtiya&ccedil;larını karşılayabiliyordum.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Zor ve zahmetli bir kışı geride bırakmış, baharın t&uuml;m canlılığının yaşandığı Nisan ayındaydık. K&ouml;ydeki anne ve babamı ziyarete gideceğim hafta sonu &ouml;ncesi,&nbsp;<strong><em>&ldquo;Annemi bir arayayım da ne t&uuml;r ihtiya&ccedil;ları var, temin edeyim&rdquo;</em></strong>&nbsp;d&uuml;ş&uuml;ncesiyle, k&ouml;ye telefon ettim. Tabi o d&ouml;nem k&ouml;ydeki her evde telefon bulunmuyordu. Var olan tek telefon, muhtarın evindeydi. K&ouml;y&uuml;n telefonunu aradım, telefona &ccedil;ıkan k&ouml;y muhtarının kızına: &ldquo;Zahmet olmazsa annemi telefona &ccedil;ağırabilir misiniz?&rdquo; dedikten beş dakika sonra yeniden telefonu aradığımda, rahmetli annem cevap verdi. T&uuml;m ihtiya&ccedil;larını not ettiğimde annemin:&nbsp;<strong><em>&ldquo;Oğlum! Ninen de misafirimizdir, sakın nineni unutma&rdquo;</em></strong>&nbsp;hatırlatmasına: &ldquo;Baş &uuml;st&uuml;ne annem, merak etme sen!&rdquo; diyerek telefonu kapattım.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Rahmetli ninen &ccedil;ok cesur bir kadındı. Otuz &uuml;&ccedil; yaşında dul kalmış, altı &ccedil;ocuğuna bizatihi kendisi bakmak zorunda kalmıştı. D&uuml;ş&uuml;n&uuml;n! 1960&rsquo;lı yıllarda Suriye&rsquo;ye ticaret i&ccedil;in gidip, getirdikleri (ka&ccedil;ak) malları zorlukla da olsa satarak, ge&ccedil;imlerini temin edenleri&hellip;</p> <p>&nbsp;</p> <p>O ninem ki ticaret i&ccedil;in Suriye&rsquo;ye giden ve karıştığı bir kavga nedeniyle Suriye yetkilileri tarafından yakalanan dayımı getirmek i&ccedil;in, silah kuşanıp Suriye&rsquo;ye gitmiş ve dayım ile birlikte geri d&ouml;nm&uuml;ş cesur ve yiğit bir kadındı&hellip;</p> <p>&nbsp;</p> <p>O ninem ki gece saat on ikide kalkar, sabah namazına kadar geceyi namaz ve zikir ile ge&ccedil;irirdi&hellip;</p> <p>&nbsp;</p> <p>Anne ve babamın ihtiya&ccedil;larını hazırladıktan sonra, &ldquo;Nineme ne alsam acaba?&rdquo; diye d&uuml;ş&uuml;nmeye başladım. Nihayetinde, ninem i&ccedil;in kışlık bir &ccedil;orap ve bir t&uuml;lbent aldım. İkisini g&uuml;zelce paketledikten sonra, k&ouml;ye gitmek i&ccedil;in il&ccedil;e belediye otob&uuml;s&uuml;ne bindim, k&ouml;ye en yakın yer olan Belhan Ge&ccedil;idi&rsquo;nde ( 10 Kilometre)&nbsp;&nbsp;indim. Belhan&rsquo;da bizi, &ldquo;&ccedil;isil &ccedil;isil&rdquo; yağan yağmur karşılamıştı. Otuz kilo y&uuml;k ile yağmur eşliğinde, bir saat y&uuml;r&uuml;d&uuml;kten sonra ancak k&ouml;ye varabilmiştim. Eve girdiğinde iliklerime kadar ıslandığımdan yan odaya ge&ccedil;tim.&nbsp;&nbsp;&Uuml;zerimi değiştirdim, ninemi, babamı ve annemi ziyaret edip ellerini &ouml;pt&uuml;m. Isınmak i&ccedil;in sobaya yaklaştım, tabi her zaman olduğu gibi, &ccedil;ay yine hazırdı.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Arka salona giden annem nineme seslendi:&nbsp;<em>&ldquo;Anne buraya kadar gelebilir misin? Torunun senin i&ccedil;in bir hediye almış.&rdquo;</em>&nbsp;Ninem diğer odaya gidince, ben de arkasında gittim, bir de ne g&ouml;reyim? Yetmiş beş yaşındaki ninem oturmuş ağlıyor. Kendisine: &ldquo;Ne oldu nine? Yanlış bir şey mi yaptım?&rdquo; dediğimde, rahmetli ninem bana doğru d&ouml;nd&uuml; ve g&ouml;zlerimin i&ccedil;ine bakarak:&nbsp;<em>&ldquo;Oğlum bu yaşıma kadar hi&ccedil;bir torunumdan hediye almış değilim, &ccedil;ok sevindim ve duygulandığım i&ccedil;in ağlıyorum&rdquo;</em>&nbsp;deyince, a&ccedil;ık&ccedil;ası biz de hem duygulanmış, hem sevinmiştik. Odadan ayrıldığım esnada, Ninem iki elini a&ccedil;tı ve&nbsp;<strong><em>&ldquo;Yarabbi! Sen, Rahman ve Rahim&rsquo;sin. Torunumun &uuml;zerine rahmetini ve bereketini yağdır&hellip;&rdquo;</em></strong>&nbsp;dedi ve uzun uzadıya dualar etmeyi s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;...</p> <p>&nbsp;</p> <p>Keyifle ve mutlulukla yemek yiyip, &ccedil;ay i&ccedil;tikten sonra, Elazığ&rsquo;a d&ouml;nmek i&ccedil;in yola koyuldum.</p> <p>&nbsp;</p> <p>&Ouml;yle inanıyorum ki,&nbsp;&nbsp;bu g&uuml;n helal bir kazan&ccedil; elde edebiliyorsak, bu; o ruhları şad olası yaşlılarımızın (dedemiz, ninemiz, annemiz, babamız&hellip;) dualarının h&uuml;rmetine, Allah&rsquo;ın bizlere bahşettiği bir l&uuml;tuftur&hellip;</p> <p>&nbsp;</p> <p>Dua, insanın haddini ve acizliğini bilerek, Allah&rsquo;tan (c.c) talepte bulunmasıdır&hellip;</p> <p>&nbsp;</p> <p>Dua, yolda kalmışların, masum ve mazlumların Rabbine iltica ettiği en g&uuml;venilir yol, en sağlam kaledir&hellip;</p> <p>&nbsp;</p> <p>Dua; mazlumun ahı, M&uuml;sl&uuml;manın kalkanı ve silahıdır&hellip;</p> <p>&nbsp;</p> <p>Zikir olmakla birlikte, anne ve babaların &ccedil;ocuklarına en b&uuml;y&uuml;k armağanı ve t&uuml;kenmeyen mirasıdır dua&hellip;</p> <p>&nbsp;</p> <p>Dua ile kalın efendim...</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p>
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.