Mehmet MEMDOĞLU
Köşe Yazarı
Mehmet MEMDOĞLU
 

Biz Birbirimize Emanet Edilmemiş miydik?

<p>Kimi zaman insanlardan bahsederken, &ldquo;rastlantı&rdquo; der ge&ccedil;eriz.</p> <p>Ne tuhaf değil mi?</p> <p>Tek d&uuml;zene oturtmaya &ccedil;alıştığımız şey,</p> <p>Birbirlerinden farklı, binlerce, onbinlerce kişilik.</p> <p>Yaradan, ne kadar da ince zarif ve saf yaratmış oysa.</p> <p>Neden, saf kalmayı başaramıyoruz?</p> <p>Masumların, mazlumların canları yanarken,</p> <p>Neden kalplere leke, g&ouml;zlere yaş, g&ouml;n&uuml;llere kin d&uuml;şer?</p> <p>Her mevsim, meyveye ayrı bir tat katarken,</p> <p>Neden bizler hayata lezzet katamıyoruz?</p> <p>Biz birbirimize emanet edilmemiş miydik?</p> <p>Yaratılış fıtratımız,&nbsp; sevgi ve iyilik değil miydi?</p> <p>Ne zaman t&uuml;kettik biz bu g&uuml;zellikleri?</p> <p>Ve yaşadığımız yer, yani d&uuml;nya&hellip;</p> <p>Saatler yanlış istikamette,</p> <p>Zaman k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğe doğru hızla ilerliyor sanki.</p> <p>Dalında a&ccedil;an tomurcuktan başlanılıyor,</p> <p>İyi g&uuml;zel ne varsa, bir bir kopartılıyor kalplerden.</p> <p>K&ouml;t&uuml;l&uuml;ğe uzanan eller ve diller,</p> <p>Can yakmaya devam ediyor.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Hadi, g&uuml;neşin aydınlattığı o aydınlığa,</p> <p>Sevgi ve iyilik tohumları ekelim.</p> <p>Ekelim de&hellip;</p> <p>Ekilen tohumlar, kalplerde k&ouml;k salamıyor ki?</p> <p>Sebep mi? Sevgi tohumlarını bile &ldquo;sevgiyle&rdquo; ekmeyi &ouml;ğrenemedik.</p> <p>Ve kalpleri, &ldquo;sevgi&rdquo;in olmadığı,</p> <p>Kokusuz dikenli g&uuml;l bah&ccedil;elerine benzettik.</p> <p>G&uuml;le koku veren diken değil miydi?</p> <p>Neden g&uuml;ls&uuml;z &ccedil;oğaldı ki dikenler?</p> <p>İnsana yakışan, bir tatlı tebess&uuml;m değil miydi?</p> <p>Neden karanlığa benzer asık suratlar?</p> <p>Aydınlığın kaynağı, sevgi dolu kalpler değil miydi?</p> <p>Neden g&uuml;nd&uuml;zler gece, geceler karanlık k&ouml;r kuyulara d&ouml;n&uuml;şt&uuml;?</p> <p>Bizden istenilen &uuml;&ccedil; sihirli kelime: Huzur, mutluluk ve sevgi&hellip;</p> <p>G&uuml;n&uuml;m&uuml;z insanları ise aldanmış d&uuml;nyanın sahte g&uuml;zelliklerine</p> <p>Ne huzuru, ne mutluluğu ne de sevgiyi arzuluyor.</p> <p>K&ouml;t&uuml;l&uuml;ğe bulanmış, hırslarına yenilmiş,</p> <p>G&ouml;z&uuml;n&uuml; toprak bile doyuramamışken,</p> <p>&ldquo;Doyumsuzluğa&rdquo; doymuş bir h&acirc;lde, g&uuml;n&uuml;n&uuml; g&uuml;n ediyor&hellip;</p> <p>Su&ccedil;lu mu? G&ouml;z&uuml;n&uuml; ve kalbini hak ve hakikate kapamış</p> <p>Zihinlerini şeytani d&uuml;ş&uuml;ncelere yuva yapmış</p> <p>İyiliği, k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğe; &nbsp;ahiretini d&uuml;nyaya tercih etmiş biz.</p> <p>Yani insanoğlu&hellip;</p> <p>&nbsp;</p> <p>Memdoğlu&hellip;</p> <p>&nbsp;</p>
Ekleme Tarihi: 27 Ekim 2016 - Perşembe

Biz Birbirimize Emanet Edilmemiş miydik?

<p>Kimi zaman insanlardan bahsederken, &ldquo;rastlantı&rdquo; der ge&ccedil;eriz.</p> <p>Ne tuhaf değil mi?</p> <p>Tek d&uuml;zene oturtmaya &ccedil;alıştığımız şey,</p> <p>Birbirlerinden farklı, binlerce, onbinlerce kişilik.</p> <p>Yaradan, ne kadar da ince zarif ve saf yaratmış oysa.</p> <p>Neden, saf kalmayı başaramıyoruz?</p> <p>Masumların, mazlumların canları yanarken,</p> <p>Neden kalplere leke, g&ouml;zlere yaş, g&ouml;n&uuml;llere kin d&uuml;şer?</p> <p>Her mevsim, meyveye ayrı bir tat katarken,</p> <p>Neden bizler hayata lezzet katamıyoruz?</p> <p>Biz birbirimize emanet edilmemiş miydik?</p> <p>Yaratılış fıtratımız,&nbsp; sevgi ve iyilik değil miydi?</p> <p>Ne zaman t&uuml;kettik biz bu g&uuml;zellikleri?</p> <p>Ve yaşadığımız yer, yani d&uuml;nya&hellip;</p> <p>Saatler yanlış istikamette,</p> <p>Zaman k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğe doğru hızla ilerliyor sanki.</p> <p>Dalında a&ccedil;an tomurcuktan başlanılıyor,</p> <p>İyi g&uuml;zel ne varsa, bir bir kopartılıyor kalplerden.</p> <p>K&ouml;t&uuml;l&uuml;ğe uzanan eller ve diller,</p> <p>Can yakmaya devam ediyor.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Hadi, g&uuml;neşin aydınlattığı o aydınlığa,</p> <p>Sevgi ve iyilik tohumları ekelim.</p> <p>Ekelim de&hellip;</p> <p>Ekilen tohumlar, kalplerde k&ouml;k salamıyor ki?</p> <p>Sebep mi? Sevgi tohumlarını bile &ldquo;sevgiyle&rdquo; ekmeyi &ouml;ğrenemedik.</p> <p>Ve kalpleri, &ldquo;sevgi&rdquo;in olmadığı,</p> <p>Kokusuz dikenli g&uuml;l bah&ccedil;elerine benzettik.</p> <p>G&uuml;le koku veren diken değil miydi?</p> <p>Neden g&uuml;ls&uuml;z &ccedil;oğaldı ki dikenler?</p> <p>İnsana yakışan, bir tatlı tebess&uuml;m değil miydi?</p> <p>Neden karanlığa benzer asık suratlar?</p> <p>Aydınlığın kaynağı, sevgi dolu kalpler değil miydi?</p> <p>Neden g&uuml;nd&uuml;zler gece, geceler karanlık k&ouml;r kuyulara d&ouml;n&uuml;şt&uuml;?</p> <p>Bizden istenilen &uuml;&ccedil; sihirli kelime: Huzur, mutluluk ve sevgi&hellip;</p> <p>G&uuml;n&uuml;m&uuml;z insanları ise aldanmış d&uuml;nyanın sahte g&uuml;zelliklerine</p> <p>Ne huzuru, ne mutluluğu ne de sevgiyi arzuluyor.</p> <p>K&ouml;t&uuml;l&uuml;ğe bulanmış, hırslarına yenilmiş,</p> <p>G&ouml;z&uuml;n&uuml; toprak bile doyuramamışken,</p> <p>&ldquo;Doyumsuzluğa&rdquo; doymuş bir h&acirc;lde, g&uuml;n&uuml;n&uuml; g&uuml;n ediyor&hellip;</p> <p>Su&ccedil;lu mu? G&ouml;z&uuml;n&uuml; ve kalbini hak ve hakikate kapamış</p> <p>Zihinlerini şeytani d&uuml;ş&uuml;ncelere yuva yapmış</p> <p>İyiliği, k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğe; &nbsp;ahiretini d&uuml;nyaya tercih etmiş biz.</p> <p>Yani insanoğlu&hellip;</p> <p>&nbsp;</p> <p>Memdoğlu&hellip;</p> <p>&nbsp;</p>
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.