Mehmet MEMDOĞLU
Köşe Yazarı
Mehmet MEMDOĞLU
 

PKK-HİZBULLAH ÇATIŞMASI KİME YARAR SAĞLAR?

<p>Yakın tarihimizin en karanlık yılları 1990&rsquo;lı yıllardır. Cumhuriyet T&uuml;rkiye&rsquo;sinin en &ccedil;ok faili me&ccedil;hul olayı bu yıllarda yaşanmıştı. 1990&rsquo;ların başından 2002&rsquo;ye kadar, tamamı koalisyon h&uuml;k&uuml;metleri ile y&ouml;netilen T&uuml;rkiye, bir t&uuml;rl&uuml; istikrarı yakalayamamıştı.&nbsp; B&ouml;lgedeki ter&ouml;r ve şiddet ortamı yetmiyormuş gibi, Hizbullah ile PKK arasındaki kanlı &ccedil;atışmalar, y&uuml;zlerce insanın &ouml;l&uuml;m&uuml;ne, y&uuml;zlercesinin de yaralanmasına neden olmuştu.</p> <p>&nbsp;</p> <p>B&ouml;lgede bir t&uuml;rl&uuml; devlet otoritesini sağlayamayan siyasiler, PKK ile &ccedil;atışmaya giren Hizbullah&rsquo;ın neden olduğu şiddeti de maalesef g&ouml;rmezden gelmişlerdir.&nbsp; Devlet otoritesinin olmadığı yerde anarşi oluşur. Anarşinin olduğu b&ouml;lgeler ise uluslararası derin yapılanmaların iştahını kabartır. Nitekim uluslararası derin yapılanmaların T&uuml;rkiye bağlantıları; o d&ouml;nem hem Hizbullah&rsquo;ı, hem de PKK&rsquo;yı istedikleri gibi kullanmışlardır.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Hizbullah&rsquo;ın PKK&rsquo;ya karşı alternatif bir &ouml;rg&uuml;t olarak JİTEM tarafından kurulduğu ve desteklendiği iddia edilmektedir. Hizbullah&rsquo;a y&ouml;nelik operasyonlar 1990&rsquo;ların sonlarında T&uuml;rkiye genelini kapsayacak şekilde y&uuml;r&uuml;t&uuml;lm&uuml;şt&uuml;. 17 Ocak 2000 tarihinde Hizbullah lideri H&uuml;seyin Velioğlu&rsquo;nun Beykoz&rsquo;da bir villada &ouml;l&uuml; ele ge&ccedil;irilmesi ile bu yapılanma T&uuml;rkiye g&uuml;ndemine oturmuştu.</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;28 Şubat d&ouml;neminin Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı olan ve Ergenekon operasyonları s&uuml;recinde de gizli tanıklık yapan B&uuml;lent Orakoğlu&rsquo;nun: &quot;Ben Hatay&#39;da g&ouml;rev yaparken Adana Jandarma B&ouml;lge Komutanı Tuğgeneral Temel Cing&ouml;z ile Hatay İl Jandarma Alay Komutanı Vicdan Başaran olduğu h&acirc;lde şehir kul&uuml;b&uuml;nde yemek yedik. Bu yemekte b&ouml;lge komutanının yanında bulunan ve &ouml;nceleri emir eri olduğunu zannettiğim sivil giyimli şahsın daha sonra İstanbul&#39;da Hizbullah operasyonunda &ouml;l&uuml; ele ge&ccedil;irilen H&uuml;seyin Velioğlu olduğunu &ouml;ğrendim.&quot; şeklindeki ifadesi, o d&ouml;nemdeki ilişkilerinin karmaşıklığını, kirliliğini bir kez daha g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne sermektedir.</p> <p>&nbsp;</p> <p>İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi&#39;nde tanık sıfatıyla ifadesi alınan emekli Albay Arif Doğan&#39;ın,&nbsp;&nbsp; 14 Kasım 2013 g&uuml;n&uuml; Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi&#39;nde g&ouml;r&uuml;len 16 sanıklı JİTEM davasının mahkemeye ulaşan; &ldquo;JİTEM&#39;in i&ccedil;inde itiraf&ccedil;ı ve asker yoktur. Ama Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı ve Jandarma İstihbarat ve Ter&ouml;rle M&uuml;cadele Grup Komutanlığı i&ccedil;erisinde hem itiraf&ccedil;ı, hem asker bulunmaktadır. İtiraf&ccedil;ılardan pratik olarak değil, teorik olarak faydalanılmıştır. JİTEM 1990 yılından sonra donmaya bırakılmıştır. Şu anda bile JİTEM&#39;in 10 bin elemanı, 5 tane arşiv sorumlusu vardır. Arşivde 10 bin kişinin kod adları kayıtlıdır.&rdquo; ifadesi de yıllarca ink&acirc;r edilen JİTEM ger&ccedil;eğini bir kez daha a&ccedil;ığa &ccedil;ıkarmıştır.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Fırat&rsquo;ın doğusu ile Fırat&rsquo;ın batısında &ouml;rg&uuml;tlenen ve bug&uuml;ne kadar ancak 30&rsquo;u deşifre edilebilen derin yapılanmaların, Fırat&rsquo;ın doğusundaki kolu; faaliyetlerini hi&ccedil;bir zaman kesmemiş, bir nevi mutasyona uğrayarak, varlığını s&uuml;rd&uuml;rebilmiştir. Bunun sebebi de b&ouml;lgede yıllardır devam eden ter&ouml;r ve şiddet ortamıdır. Bu ve benzeri derin yapılanmalar, T&uuml;rkiye demokrasisi i&ccedil;in her zaman tehlike unsurudur.</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;2000 yılındaki bu operasyonlardan sonra, Mustazaf-Der etrafında toplanan Hizbullah tabanı, &nbsp;Mustazaf-Der&rsquo;in kapatılmasının ardından, 19 Aralık 2012 tarihinde H&uuml;r Dava Partisi (H&Uuml;DA-PAR)&rsquo;ı kurarak, faaliyetlerine devam etmiştir.</p> <p>&nbsp;</p> <p>1990&rsquo;lı yıllardan sonra yaşanmayan (kimi lokal gerilimleri saymazsak) PKK-Hizbullah &ccedil;atışması,&nbsp; 2011 yılında Mustazaf-Der Şube Başkanı Ubeydullah Durna&rsquo;nın PKK tarafından &ouml;ld&uuml;r&uuml;lmesi ile yeniden g&uuml;ndeme geldi. 2012 yılının sonlarında, devlet ile İmralı arasında başlayan &ccedil;&ouml;z&uuml;m s&uuml;recinin olgunlaşma devresi olarak adlandırılan ve &Ouml;calan&rsquo;ın 21 Mart Nevruz&rsquo;unda okunan mesajından 20 g&uuml;n sonra, 08 Nisan 2013 g&uuml;n&uuml; Diyarbakır Dicle &Uuml;niversitesi Mimarlık ve M&uuml;hendislik Fak&uuml;ltesi &ouml;n&uuml;nde, BDP&rsquo;li &ouml;ğrencilerle H&Uuml;DA-PAR&rsquo;lı &ouml;ğrenciler arasında başlayan tartışma, daha sonra &ccedil;atışmaya d&ouml;n&uuml;şm&uuml;şt&uuml;r.</p> <p>&nbsp;</p> <p>&Uuml;niversitede eğitim ve &ouml;ğretime ara verilmesine neden bu olaylar zinciri, Cizre&rsquo;de Şeyh Abdulbaki Haşimi&#39;nin evine bomba atılması,&nbsp; Silopi&#39;de Hizbullah&#39;a yakın olduğu iddia edilen bir &ouml;ğrenci yurduna molotof kokteylli saldırıda bulunulması ve ennihayetinde Batman&rsquo;da bir d&uuml;ğ&uuml;ne a&ccedil;ılan ateş sonucu bir kişinin &ouml;lmesiyle sonu&ccedil;landı. Yaşanan olaylardan sonra her iki taraf da birbirlerini su&ccedil;layan a&ccedil;ıklamalar yaptı. &Ouml;zellikle H&Uuml;DA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu&rsquo;nun &ldquo;PKK-Hizbullah &ccedil;atışması g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir ihtimal değil ama sıfır ihtimal de değil. Hizbullah adına konuşmaya yetkili değilim ama m&uuml;temadiyen biri saldırır, saldırırsa Hizbullah&rsquo;ın buna cevap vermeyeceğinin garantisi yok&rdquo; a&ccedil;ıklaması, demokratik sivil siyaseti tercih etmiş bir partinin, sivil siyasetten kastını anlamaya yeterlidir.</p> <p>&nbsp;</p> <p>2012 sonbaharında başlatılan &ccedil;&ouml;z&uuml;m s&uuml;reci ile birlikte, 2013 yaz aylarında T&uuml;rkiye ve b&ouml;lgede &ccedil;atışmalar olmamıştır. Kendi tabanındaki zemin kaymasından endişe eden BDP/PKK cenahı, AK Parti h&uuml;k&uuml;metini; H&Uuml;DA-PAR/Hizbullah saldırılarına sessiz kalmakla su&ccedil;larken, diğer yandan da H&Uuml;DA-PAR&rsquo;a y&ouml;nelik; ortamı gerecek sert a&ccedil;ıklamalarda bulunması var olan gerginliği daha da tırmandırmıştır. Eğer her iki cenah da demokratik kurallar i&ccedil;erisinde, siyaset yapmak amacı g&uuml;d&uuml;yorlarsa, &ldquo;kan davası&rdquo;nı andıran, hak ve hakkaniyet dışı s&ouml;ylemleri, y&ouml;ntemleri terk etmek zorundadırlar.</p> <p>&nbsp;</p> <p>B&ouml;lgede yeniden başlayacak bir PKK-Hizbullah &ccedil;atışması kime yarar sağlar?</p> <p>&nbsp;</p> <p>B&ouml;yle bir &ccedil;atışma ne PKK&rsquo;ya, ne Hizbullah&rsquo;a ne de K&uuml;rtlere bir fayda getirir. Aksine başta T&uuml;rkiye olmak &uuml;zere, t&uuml;m b&ouml;lge, &ccedil;atışmalardan zarar g&ouml;recektir. Bu durumdan kazan&ccedil;lı &ccedil;ıkacak olanlar; 1990&rsquo;lı yıllarda olduğu gibi, uluslararası bağlantılı derin yapılanmalar ve bunların T&uuml;rkiye&rsquo;deki taşeronları olacaktır.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Yine son d&ouml;nemlerde, &ouml;zellikle Cizre-Silopi-Batman hattında ki adliye binalarına y&ouml;nelik d&uuml;zenlenen saldırıların nedeni, (binalara y&ouml;nelik saldırılara, maalesef anında m&uuml;dahale edilemiyor?) acaba ge&ccedil;miş yıllarda PKK&rsquo;nın ve Hizbullah&rsquo;ın b&ouml;lgedeki derin yapılanmalarla olan kirli ilişkilerini ortaya &ccedil;ıkartacak bilgi ve belgelerin bu adliye binalarının arşivlerinde bulunma ihtimali olmasın?</p> <p>&nbsp;</p> <p>H&Uuml;DA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu&rsquo;nun 16 Kasım&rsquo;da yaptığı &ldquo;PKK ve Hizbullah &ccedil;atışmasının devletin hesabına geldiği, bazı kamu g&ouml;revlilerinin bunu istediği hatta bu ateşi k&ouml;r&uuml;klemek i&ccedil;in gayri meşru yollara saptığı bir vaka.&rdquo; A&ccedil;ıklaması, sisli havayı seven kurtlara bir &ccedil;ağrı niteliğindedir.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Devletin, b&ouml;lgedeki taraflarca birbirlerine y&ouml;nelik ger&ccedil;ekleştirilen saldırıların faillerini bulup, acilen adalete teslim etmesi gerekir. Faili me&ccedil;hul, karanlıkta kalacak olan her olay, b&ouml;lgede oluşmuş devlet otoritesini bir kez daha zafiyete uğratacaktır.&nbsp;&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>Gemiye su sızdıracak k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir ka&ccedil;ak, tamir edilmediği takdirde, zamanla geminin batmasına sebebiyet verebilir.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Hayırla kalın efendim...</p>
Ekleme Tarihi: 16 Kasım 2013 - Cumartesi

PKK-HİZBULLAH ÇATIŞMASI KİME YARAR SAĞLAR?

<p>Yakın tarihimizin en karanlık yılları 1990&rsquo;lı yıllardır. Cumhuriyet T&uuml;rkiye&rsquo;sinin en &ccedil;ok faili me&ccedil;hul olayı bu yıllarda yaşanmıştı. 1990&rsquo;ların başından 2002&rsquo;ye kadar, tamamı koalisyon h&uuml;k&uuml;metleri ile y&ouml;netilen T&uuml;rkiye, bir t&uuml;rl&uuml; istikrarı yakalayamamıştı.&nbsp; B&ouml;lgedeki ter&ouml;r ve şiddet ortamı yetmiyormuş gibi, Hizbullah ile PKK arasındaki kanlı &ccedil;atışmalar, y&uuml;zlerce insanın &ouml;l&uuml;m&uuml;ne, y&uuml;zlercesinin de yaralanmasına neden olmuştu.</p> <p>&nbsp;</p> <p>B&ouml;lgede bir t&uuml;rl&uuml; devlet otoritesini sağlayamayan siyasiler, PKK ile &ccedil;atışmaya giren Hizbullah&rsquo;ın neden olduğu şiddeti de maalesef g&ouml;rmezden gelmişlerdir.&nbsp; Devlet otoritesinin olmadığı yerde anarşi oluşur. Anarşinin olduğu b&ouml;lgeler ise uluslararası derin yapılanmaların iştahını kabartır. Nitekim uluslararası derin yapılanmaların T&uuml;rkiye bağlantıları; o d&ouml;nem hem Hizbullah&rsquo;ı, hem de PKK&rsquo;yı istedikleri gibi kullanmışlardır.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Hizbullah&rsquo;ın PKK&rsquo;ya karşı alternatif bir &ouml;rg&uuml;t olarak JİTEM tarafından kurulduğu ve desteklendiği iddia edilmektedir. Hizbullah&rsquo;a y&ouml;nelik operasyonlar 1990&rsquo;ların sonlarında T&uuml;rkiye genelini kapsayacak şekilde y&uuml;r&uuml;t&uuml;lm&uuml;şt&uuml;. 17 Ocak 2000 tarihinde Hizbullah lideri H&uuml;seyin Velioğlu&rsquo;nun Beykoz&rsquo;da bir villada &ouml;l&uuml; ele ge&ccedil;irilmesi ile bu yapılanma T&uuml;rkiye g&uuml;ndemine oturmuştu.</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;28 Şubat d&ouml;neminin Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı olan ve Ergenekon operasyonları s&uuml;recinde de gizli tanıklık yapan B&uuml;lent Orakoğlu&rsquo;nun: &quot;Ben Hatay&#39;da g&ouml;rev yaparken Adana Jandarma B&ouml;lge Komutanı Tuğgeneral Temel Cing&ouml;z ile Hatay İl Jandarma Alay Komutanı Vicdan Başaran olduğu h&acirc;lde şehir kul&uuml;b&uuml;nde yemek yedik. Bu yemekte b&ouml;lge komutanının yanında bulunan ve &ouml;nceleri emir eri olduğunu zannettiğim sivil giyimli şahsın daha sonra İstanbul&#39;da Hizbullah operasyonunda &ouml;l&uuml; ele ge&ccedil;irilen H&uuml;seyin Velioğlu olduğunu &ouml;ğrendim.&quot; şeklindeki ifadesi, o d&ouml;nemdeki ilişkilerinin karmaşıklığını, kirliliğini bir kez daha g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne sermektedir.</p> <p>&nbsp;</p> <p>İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi&#39;nde tanık sıfatıyla ifadesi alınan emekli Albay Arif Doğan&#39;ın,&nbsp;&nbsp; 14 Kasım 2013 g&uuml;n&uuml; Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi&#39;nde g&ouml;r&uuml;len 16 sanıklı JİTEM davasının mahkemeye ulaşan; &ldquo;JİTEM&#39;in i&ccedil;inde itiraf&ccedil;ı ve asker yoktur. Ama Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı ve Jandarma İstihbarat ve Ter&ouml;rle M&uuml;cadele Grup Komutanlığı i&ccedil;erisinde hem itiraf&ccedil;ı, hem asker bulunmaktadır. İtiraf&ccedil;ılardan pratik olarak değil, teorik olarak faydalanılmıştır. JİTEM 1990 yılından sonra donmaya bırakılmıştır. Şu anda bile JİTEM&#39;in 10 bin elemanı, 5 tane arşiv sorumlusu vardır. Arşivde 10 bin kişinin kod adları kayıtlıdır.&rdquo; ifadesi de yıllarca ink&acirc;r edilen JİTEM ger&ccedil;eğini bir kez daha a&ccedil;ığa &ccedil;ıkarmıştır.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Fırat&rsquo;ın doğusu ile Fırat&rsquo;ın batısında &ouml;rg&uuml;tlenen ve bug&uuml;ne kadar ancak 30&rsquo;u deşifre edilebilen derin yapılanmaların, Fırat&rsquo;ın doğusundaki kolu; faaliyetlerini hi&ccedil;bir zaman kesmemiş, bir nevi mutasyona uğrayarak, varlığını s&uuml;rd&uuml;rebilmiştir. Bunun sebebi de b&ouml;lgede yıllardır devam eden ter&ouml;r ve şiddet ortamıdır. Bu ve benzeri derin yapılanmalar, T&uuml;rkiye demokrasisi i&ccedil;in her zaman tehlike unsurudur.</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;2000 yılındaki bu operasyonlardan sonra, Mustazaf-Der etrafında toplanan Hizbullah tabanı, &nbsp;Mustazaf-Der&rsquo;in kapatılmasının ardından, 19 Aralık 2012 tarihinde H&uuml;r Dava Partisi (H&Uuml;DA-PAR)&rsquo;ı kurarak, faaliyetlerine devam etmiştir.</p> <p>&nbsp;</p> <p>1990&rsquo;lı yıllardan sonra yaşanmayan (kimi lokal gerilimleri saymazsak) PKK-Hizbullah &ccedil;atışması,&nbsp; 2011 yılında Mustazaf-Der Şube Başkanı Ubeydullah Durna&rsquo;nın PKK tarafından &ouml;ld&uuml;r&uuml;lmesi ile yeniden g&uuml;ndeme geldi. 2012 yılının sonlarında, devlet ile İmralı arasında başlayan &ccedil;&ouml;z&uuml;m s&uuml;recinin olgunlaşma devresi olarak adlandırılan ve &Ouml;calan&rsquo;ın 21 Mart Nevruz&rsquo;unda okunan mesajından 20 g&uuml;n sonra, 08 Nisan 2013 g&uuml;n&uuml; Diyarbakır Dicle &Uuml;niversitesi Mimarlık ve M&uuml;hendislik Fak&uuml;ltesi &ouml;n&uuml;nde, BDP&rsquo;li &ouml;ğrencilerle H&Uuml;DA-PAR&rsquo;lı &ouml;ğrenciler arasında başlayan tartışma, daha sonra &ccedil;atışmaya d&ouml;n&uuml;şm&uuml;şt&uuml;r.</p> <p>&nbsp;</p> <p>&Uuml;niversitede eğitim ve &ouml;ğretime ara verilmesine neden bu olaylar zinciri, Cizre&rsquo;de Şeyh Abdulbaki Haşimi&#39;nin evine bomba atılması,&nbsp; Silopi&#39;de Hizbullah&#39;a yakın olduğu iddia edilen bir &ouml;ğrenci yurduna molotof kokteylli saldırıda bulunulması ve ennihayetinde Batman&rsquo;da bir d&uuml;ğ&uuml;ne a&ccedil;ılan ateş sonucu bir kişinin &ouml;lmesiyle sonu&ccedil;landı. Yaşanan olaylardan sonra her iki taraf da birbirlerini su&ccedil;layan a&ccedil;ıklamalar yaptı. &Ouml;zellikle H&Uuml;DA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu&rsquo;nun &ldquo;PKK-Hizbullah &ccedil;atışması g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir ihtimal değil ama sıfır ihtimal de değil. Hizbullah adına konuşmaya yetkili değilim ama m&uuml;temadiyen biri saldırır, saldırırsa Hizbullah&rsquo;ın buna cevap vermeyeceğinin garantisi yok&rdquo; a&ccedil;ıklaması, demokratik sivil siyaseti tercih etmiş bir partinin, sivil siyasetten kastını anlamaya yeterlidir.</p> <p>&nbsp;</p> <p>2012 sonbaharında başlatılan &ccedil;&ouml;z&uuml;m s&uuml;reci ile birlikte, 2013 yaz aylarında T&uuml;rkiye ve b&ouml;lgede &ccedil;atışmalar olmamıştır. Kendi tabanındaki zemin kaymasından endişe eden BDP/PKK cenahı, AK Parti h&uuml;k&uuml;metini; H&Uuml;DA-PAR/Hizbullah saldırılarına sessiz kalmakla su&ccedil;larken, diğer yandan da H&Uuml;DA-PAR&rsquo;a y&ouml;nelik; ortamı gerecek sert a&ccedil;ıklamalarda bulunması var olan gerginliği daha da tırmandırmıştır. Eğer her iki cenah da demokratik kurallar i&ccedil;erisinde, siyaset yapmak amacı g&uuml;d&uuml;yorlarsa, &ldquo;kan davası&rdquo;nı andıran, hak ve hakkaniyet dışı s&ouml;ylemleri, y&ouml;ntemleri terk etmek zorundadırlar.</p> <p>&nbsp;</p> <p>B&ouml;lgede yeniden başlayacak bir PKK-Hizbullah &ccedil;atışması kime yarar sağlar?</p> <p>&nbsp;</p> <p>B&ouml;yle bir &ccedil;atışma ne PKK&rsquo;ya, ne Hizbullah&rsquo;a ne de K&uuml;rtlere bir fayda getirir. Aksine başta T&uuml;rkiye olmak &uuml;zere, t&uuml;m b&ouml;lge, &ccedil;atışmalardan zarar g&ouml;recektir. Bu durumdan kazan&ccedil;lı &ccedil;ıkacak olanlar; 1990&rsquo;lı yıllarda olduğu gibi, uluslararası bağlantılı derin yapılanmalar ve bunların T&uuml;rkiye&rsquo;deki taşeronları olacaktır.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Yine son d&ouml;nemlerde, &ouml;zellikle Cizre-Silopi-Batman hattında ki adliye binalarına y&ouml;nelik d&uuml;zenlenen saldırıların nedeni, (binalara y&ouml;nelik saldırılara, maalesef anında m&uuml;dahale edilemiyor?) acaba ge&ccedil;miş yıllarda PKK&rsquo;nın ve Hizbullah&rsquo;ın b&ouml;lgedeki derin yapılanmalarla olan kirli ilişkilerini ortaya &ccedil;ıkartacak bilgi ve belgelerin bu adliye binalarının arşivlerinde bulunma ihtimali olmasın?</p> <p>&nbsp;</p> <p>H&Uuml;DA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu&rsquo;nun 16 Kasım&rsquo;da yaptığı &ldquo;PKK ve Hizbullah &ccedil;atışmasının devletin hesabına geldiği, bazı kamu g&ouml;revlilerinin bunu istediği hatta bu ateşi k&ouml;r&uuml;klemek i&ccedil;in gayri meşru yollara saptığı bir vaka.&rdquo; A&ccedil;ıklaması, sisli havayı seven kurtlara bir &ccedil;ağrı niteliğindedir.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Devletin, b&ouml;lgedeki taraflarca birbirlerine y&ouml;nelik ger&ccedil;ekleştirilen saldırıların faillerini bulup, acilen adalete teslim etmesi gerekir. Faili me&ccedil;hul, karanlıkta kalacak olan her olay, b&ouml;lgede oluşmuş devlet otoritesini bir kez daha zafiyete uğratacaktır.&nbsp;&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>Gemiye su sızdıracak k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir ka&ccedil;ak, tamir edilmediği takdirde, zamanla geminin batmasına sebebiyet verebilir.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Hayırla kalın efendim...</p>
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.