Mehmet MEMDOĞLU
Köşe Yazarı
Mehmet MEMDOĞLU
 

SİLAH(SIZ)LANMA MI?

<p>Bir milattı Kobani. Evet, sonu&ccedil;ları tarihe mal olabilecek bir milat. &Ouml;zellikle de K&uuml;rtler arasında bir birliktelik d&uuml;ş&uuml;ncesi g&uuml;ndeme geldi. Kobani ile K&uuml;rtler bir kez daha d&uuml;nyanın g&uuml;ndemine girdiler.</p> <p>Kobani olayları &ldquo;&Ccedil;&ouml;z&uuml;m S&uuml;reci&rdquo;nde ağır hareket ettiği gerek&ccedil;esiyle devlete mi, yoksa devlet ile anlaştığı iddia edilen &Ouml;calan&rsquo;a y&ouml;nelik bir mesaj mıydı?</p> <p>T&uuml;rkiye a&ccedil;ısından bakıldığında, Kobani &uuml;zerinden &ccedil;&ouml;z&uuml;m s&uuml;recini sekteye uğratmak isteyen t&uuml;m &ccedil;evreler, bir anda zeytinyağı gibi su y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ıkıverdiler. Belki de &Ouml;calan&rsquo;ın cezaevi şartlarının daha da iyileştirilmesine hatta &ldquo;ev hapsi&rdquo;ne alınmasına neden olabilir.</p> <p>Kobani olayları &ouml;ncesi ve sonrasında Kandil&rsquo;in &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; &uuml;lke ya da g&ouml;zlemci &uuml;lke olarak ABD&rsquo;yi işaret etmesi &ccedil;ok konuşuldu, &ccedil;ok tartışıldı. Aslında Kandil, bu konuda İmralı&rsquo;yı &ccedil;ok gerilerden takip etmektedir.&nbsp; Ge&ccedil;mişte, ABD&rsquo;nin arabulucu olmasını isteyen bizzat &Ouml;calan&rsquo;ın kendisidir.&nbsp; 12 Nisan 1999 tarihli avukat g&ouml;r&uuml;şmesinde, avukatın; <em>&ldquo;ABD yetkilileriyle g&ouml;r&uuml;şmemiz g&uuml;ndemde, g&ouml;r&uuml;ş&uuml;n&uuml;z nedir?&rdquo; </em>sorusuna &Ouml;calan: <em>&ldquo;Arabuluculuk talep edin, &ccedil;&ouml;z&uuml;me ilişkin destek isteyin. Onların haberi var. Sonraki g&ouml;r&uuml;şmede ABD&rsquo;den ve İngiltere&rsquo;den haber getirin. Onlara, bizi ve T&uuml;rkiye&rsquo;yi barıştırın, uzlaştırın deyin. Kavga yok, silah yok ve bu sene bitiyor deyin.&rdquo;</em> demişti. Anlaşılan &Ouml;calan&rsquo;ın bu ifadesinin &uuml;zerinden 15 yıl ge&ccedil;miş olmasına rağmen, &Ouml;calan bu s&uuml;re i&ccedil;erisinde paradigma değişikliğine gitmiş ama Kandil h&acirc;l&acirc; aynı noktada durmaya devam etmektedir.</p> <p>&nbsp;</p> <p>&ldquo;&Ccedil;&ouml;z&uuml;m S&uuml;reci&rdquo;ni son iki yılda ki se&ccedil;im sonu&ccedil;larına endeksleyen AK Parti iktidarı ve bu s&uuml;re zarfında &ldquo;&ccedil;&ouml;z&uuml;m s&uuml;reci&rdquo;nde bir t&uuml;rl&uuml; istenildiği &ccedil;abukluğu g&ouml;steremeyen devlet aklı ise şapkalarını bir kez daha &ouml;nlerine koydular. T&uuml;rkiye&rsquo;nin birincil meselesinin &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml;n&uuml;n siyasi hesaplara kurban edilmek istenmesinin doğuracağı tahribatı ve enkazı yeniden g&ouml;rme imk&acirc;nı buldular. &nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;Kamuoyunda devlet tarafından &Ouml;calan ve Kandil&rsquo;e verildiği iddia edilen yol haritasına ilişkin Cemil Bayık, <em>&quot;Bu işin merkezinde biz varız ve bize yol haritası verilmedi&quot;&nbsp;</em>diyerek, s&ouml;ylenilenleri kesin ve net bir dille yalanlıyor. &nbsp;Ya b&ouml;yle bir haritanın var mıdır, yok mudur? Artık bu saatten sonra yeri bir provokasyona yol a&ccedil;abilecek s&ouml;ylem ve icraatlardan ka&ccedil;ınmalı, s&uuml;re&ccedil; daha şeffaf olarak y&uuml;r&uuml;t&uuml;lmeli, &nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>Yeni Şafak gazetesi yazarlarından Abd&uuml;lkadir Selvi, 17 Kasım 2014 tarihli k&ouml;şe yazısında &Ccedil;&ouml;z&uuml;m S&uuml;recinin geleceğine ilişkin &ouml;nemli bir iddiayı dile getirdi. &nbsp;&Ouml;calan&rsquo;ın PKK&rsquo;nın T&uuml;rkiye&rsquo;de silahlı m&uuml;cadeleyi bıraktığını 21 Mart 2015&rsquo;teki Diyarbakır&rsquo;daki Nevruz&rsquo;da a&ccedil;ıklayacağını iddia eden A. Selvi, yazısında, <em>&ldquo;&Ouml;calan&rsquo;la mutabık kalınan &lsquo;Yol Haritası&rsquo;na g&ouml;re, Şubat ayında PKK&rsquo;nın kongresi toplanacak ve &lsquo;T&uuml;rkiye topraklarında silahlı m&uuml;cadeleyi bırakma&rsquo; kararı alacak. &Ccedil;ok &ouml;nemli bir toplantı olacak. Silahlı m&uuml;cadele i&ccedil;in dağlara &ccedil;ıkan ve Ortadoğu coğrafyasında T&uuml;rkiye gibi g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir &uuml;lke karşısında silahlı m&uuml;cadele ile ayakta kalabilen bir &ouml;rg&uuml;t, tarihinde ilk kez silah bırakmayı tartışacak&rdquo; </em>diyor.</p> <p>&nbsp;</p> <p>İddia bu. Yani &ldquo;baldıran zehiri&ldquo; i&ccedil;meye hazır bir &Ouml;calan profili mi var karşımızda? &Ouml;calan yeni bir misyon mu &uuml;stlenecek? Orta Doğu&rsquo;nun kaygan ve kaypak zemininde 40 yıldır siyaset &uuml;retebilen &Ouml;calan,&nbsp; kim bilir belki de hayatının en b&uuml;y&uuml;k kumarını oynamaya hazırlanıyor. &Ouml;calan&rsquo;ın <em>&lsquo;T&uuml;rkiye topraklarında silahlı m&uuml;cadeleyi bırakma&rsquo; </em>&nbsp;&ccedil;ağrısı Kandil&rsquo;de karşılık bulur mu? &nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>Benim de temenni ve beklentim bu y&ouml;nde.&nbsp; Ama! Ge&ccedil;mişte yaşanan tecr&uuml;beler ve Kandil&rsquo;in bug&uuml;nk&uuml; tavrı, &nbsp;toplumun &ccedil;oğunluğu gibi bizi de ş&uuml;pheye d&uuml;ş&uuml;rm&uuml;yor değil.&nbsp;&nbsp; Neden derseniz? Kandil, &Ouml;calan&rsquo;ın 2013 Nevruzu&rsquo;ndaki <em>&quot;Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun noktasına geldik. Yok sayan, inkar eden, dışlayan modernist paradigma yerle bir oldu. Akan kan T&uuml;rk&uuml;ne, K&uuml;rd&uuml;ne, Lazına, &Ccedil;erkezine bakmadan insandan, bu coğrafyanın bağrından akıyor. Ben, bu &ccedil;ağrıma kulak veren milyonların şahitliğinde diyorum ki; artık yeni bir d&ouml;nem başlıyor, silah değil, siyaset &ouml;ne &ccedil;ıkıyor. Artık silahlı unsurlarımızın sınır &ouml;tesine &ccedil;ekilmesi aşamasına gelinmiştir.&rdquo;</em> bu &ccedil;ağrısına ne kadar sadık kalmıştı? İki yıldır yaşananlar bu sorunun cevabı i&ccedil;in yeterli değil midir?</p> <p>&nbsp;</p> <p>Hatırlanacağı &uuml;zere &Ouml;calan&rsquo;ın bu &ccedil;ağrısı PKK i&ccedil;erisinde sert tartışmalara sebebiyet vermiş, &ouml;rg&uuml;t i&ccedil;erisinde &ldquo;silahlı m&uuml;cadele mi, silahsız m&uuml;cadele mi?&rdquo; tartışmaları başlamış,&nbsp; bunun sonucu olarak 30 Haziran- 5 Temmuz 2013 tarihleri arasında Kandil&rsquo;de ger&ccedil;ekleştirilen KONGRA-GEL 9. Genel Kurulu&rsquo;nda &Ouml;calan&rsquo;a direnen anlayış, KCK&rsquo;nın başına getirilmişti.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Silahsızlanma &ccedil;ağrısı neye karşılık olabilir? Devlet bu manada neler yapabilir?</p> <p>&nbsp;</p> <p>-Yasalaştırılmış bir s&uuml;re&ccedil; var, yani devletin elinde bir yol haritası var. &Ouml;ncelikle Akil İnsanlar Heyeti arasından se&ccedil;ilecek bir izleme komisyonu kurulabilir.</p> <p>&nbsp;</p> <p>-Yıllardır yapılmak istenen ama kamuoyunda infiale neden olabilir d&uuml;ş&uuml;ncesiyle bir t&uuml;rl&uuml; a&ccedil;ıklanmayan &Ouml;calan&rsquo;in ev hapsi konusu konuşulmaya başlanır.</p> <p>&nbsp;</p> <p>-İmralı&rsquo;ya giden heyet genişletilebilir ve bir sekreterya kurulabilir.</p> <p>&nbsp;</p> <p>İstikrar ve devlet otoritesinin olmadığı yerlerde anarşi doğar. Anarşi ise beraberinde ter&ouml;r ve şiddeti doğurur.&nbsp; Şiddet, kin ve acıyı, kin ve acı ise en nihayetinde ayrılığı ka&ccedil;ınılmaz kılar.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Devlet olmanın birinci şartı, vatandaşlarının can ve mal g&uuml;venliğini sağlayarak, huzur i&ccedil;erisinde yaşamasını tesis ve temin etmektir.</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p>
Ekleme Tarihi: 18 Kasım 2014 - Salı

SİLAH(SIZ)LANMA MI?

<p>Bir milattı Kobani. Evet, sonu&ccedil;ları tarihe mal olabilecek bir milat. &Ouml;zellikle de K&uuml;rtler arasında bir birliktelik d&uuml;ş&uuml;ncesi g&uuml;ndeme geldi. Kobani ile K&uuml;rtler bir kez daha d&uuml;nyanın g&uuml;ndemine girdiler.</p> <p>Kobani olayları &ldquo;&Ccedil;&ouml;z&uuml;m S&uuml;reci&rdquo;nde ağır hareket ettiği gerek&ccedil;esiyle devlete mi, yoksa devlet ile anlaştığı iddia edilen &Ouml;calan&rsquo;a y&ouml;nelik bir mesaj mıydı?</p> <p>T&uuml;rkiye a&ccedil;ısından bakıldığında, Kobani &uuml;zerinden &ccedil;&ouml;z&uuml;m s&uuml;recini sekteye uğratmak isteyen t&uuml;m &ccedil;evreler, bir anda zeytinyağı gibi su y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ıkıverdiler. Belki de &Ouml;calan&rsquo;ın cezaevi şartlarının daha da iyileştirilmesine hatta &ldquo;ev hapsi&rdquo;ne alınmasına neden olabilir.</p> <p>Kobani olayları &ouml;ncesi ve sonrasında Kandil&rsquo;in &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; &uuml;lke ya da g&ouml;zlemci &uuml;lke olarak ABD&rsquo;yi işaret etmesi &ccedil;ok konuşuldu, &ccedil;ok tartışıldı. Aslında Kandil, bu konuda İmralı&rsquo;yı &ccedil;ok gerilerden takip etmektedir.&nbsp; Ge&ccedil;mişte, ABD&rsquo;nin arabulucu olmasını isteyen bizzat &Ouml;calan&rsquo;ın kendisidir.&nbsp; 12 Nisan 1999 tarihli avukat g&ouml;r&uuml;şmesinde, avukatın; <em>&ldquo;ABD yetkilileriyle g&ouml;r&uuml;şmemiz g&uuml;ndemde, g&ouml;r&uuml;ş&uuml;n&uuml;z nedir?&rdquo; </em>sorusuna &Ouml;calan: <em>&ldquo;Arabuluculuk talep edin, &ccedil;&ouml;z&uuml;me ilişkin destek isteyin. Onların haberi var. Sonraki g&ouml;r&uuml;şmede ABD&rsquo;den ve İngiltere&rsquo;den haber getirin. Onlara, bizi ve T&uuml;rkiye&rsquo;yi barıştırın, uzlaştırın deyin. Kavga yok, silah yok ve bu sene bitiyor deyin.&rdquo;</em> demişti. Anlaşılan &Ouml;calan&rsquo;ın bu ifadesinin &uuml;zerinden 15 yıl ge&ccedil;miş olmasına rağmen, &Ouml;calan bu s&uuml;re i&ccedil;erisinde paradigma değişikliğine gitmiş ama Kandil h&acirc;l&acirc; aynı noktada durmaya devam etmektedir.</p> <p>&nbsp;</p> <p>&ldquo;&Ccedil;&ouml;z&uuml;m S&uuml;reci&rdquo;ni son iki yılda ki se&ccedil;im sonu&ccedil;larına endeksleyen AK Parti iktidarı ve bu s&uuml;re zarfında &ldquo;&ccedil;&ouml;z&uuml;m s&uuml;reci&rdquo;nde bir t&uuml;rl&uuml; istenildiği &ccedil;abukluğu g&ouml;steremeyen devlet aklı ise şapkalarını bir kez daha &ouml;nlerine koydular. T&uuml;rkiye&rsquo;nin birincil meselesinin &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml;n&uuml;n siyasi hesaplara kurban edilmek istenmesinin doğuracağı tahribatı ve enkazı yeniden g&ouml;rme imk&acirc;nı buldular. &nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;Kamuoyunda devlet tarafından &Ouml;calan ve Kandil&rsquo;e verildiği iddia edilen yol haritasına ilişkin Cemil Bayık, <em>&quot;Bu işin merkezinde biz varız ve bize yol haritası verilmedi&quot;&nbsp;</em>diyerek, s&ouml;ylenilenleri kesin ve net bir dille yalanlıyor. &nbsp;Ya b&ouml;yle bir haritanın var mıdır, yok mudur? Artık bu saatten sonra yeri bir provokasyona yol a&ccedil;abilecek s&ouml;ylem ve icraatlardan ka&ccedil;ınmalı, s&uuml;re&ccedil; daha şeffaf olarak y&uuml;r&uuml;t&uuml;lmeli, &nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>Yeni Şafak gazetesi yazarlarından Abd&uuml;lkadir Selvi, 17 Kasım 2014 tarihli k&ouml;şe yazısında &Ccedil;&ouml;z&uuml;m S&uuml;recinin geleceğine ilişkin &ouml;nemli bir iddiayı dile getirdi. &nbsp;&Ouml;calan&rsquo;ın PKK&rsquo;nın T&uuml;rkiye&rsquo;de silahlı m&uuml;cadeleyi bıraktığını 21 Mart 2015&rsquo;teki Diyarbakır&rsquo;daki Nevruz&rsquo;da a&ccedil;ıklayacağını iddia eden A. Selvi, yazısında, <em>&ldquo;&Ouml;calan&rsquo;la mutabık kalınan &lsquo;Yol Haritası&rsquo;na g&ouml;re, Şubat ayında PKK&rsquo;nın kongresi toplanacak ve &lsquo;T&uuml;rkiye topraklarında silahlı m&uuml;cadeleyi bırakma&rsquo; kararı alacak. &Ccedil;ok &ouml;nemli bir toplantı olacak. Silahlı m&uuml;cadele i&ccedil;in dağlara &ccedil;ıkan ve Ortadoğu coğrafyasında T&uuml;rkiye gibi g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir &uuml;lke karşısında silahlı m&uuml;cadele ile ayakta kalabilen bir &ouml;rg&uuml;t, tarihinde ilk kez silah bırakmayı tartışacak&rdquo; </em>diyor.</p> <p>&nbsp;</p> <p>İddia bu. Yani &ldquo;baldıran zehiri&ldquo; i&ccedil;meye hazır bir &Ouml;calan profili mi var karşımızda? &Ouml;calan yeni bir misyon mu &uuml;stlenecek? Orta Doğu&rsquo;nun kaygan ve kaypak zemininde 40 yıldır siyaset &uuml;retebilen &Ouml;calan,&nbsp; kim bilir belki de hayatının en b&uuml;y&uuml;k kumarını oynamaya hazırlanıyor. &Ouml;calan&rsquo;ın <em>&lsquo;T&uuml;rkiye topraklarında silahlı m&uuml;cadeleyi bırakma&rsquo; </em>&nbsp;&ccedil;ağrısı Kandil&rsquo;de karşılık bulur mu? &nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>Benim de temenni ve beklentim bu y&ouml;nde.&nbsp; Ama! Ge&ccedil;mişte yaşanan tecr&uuml;beler ve Kandil&rsquo;in bug&uuml;nk&uuml; tavrı, &nbsp;toplumun &ccedil;oğunluğu gibi bizi de ş&uuml;pheye d&uuml;ş&uuml;rm&uuml;yor değil.&nbsp;&nbsp; Neden derseniz? Kandil, &Ouml;calan&rsquo;ın 2013 Nevruzu&rsquo;ndaki <em>&quot;Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun noktasına geldik. Yok sayan, inkar eden, dışlayan modernist paradigma yerle bir oldu. Akan kan T&uuml;rk&uuml;ne, K&uuml;rd&uuml;ne, Lazına, &Ccedil;erkezine bakmadan insandan, bu coğrafyanın bağrından akıyor. Ben, bu &ccedil;ağrıma kulak veren milyonların şahitliğinde diyorum ki; artık yeni bir d&ouml;nem başlıyor, silah değil, siyaset &ouml;ne &ccedil;ıkıyor. Artık silahlı unsurlarımızın sınır &ouml;tesine &ccedil;ekilmesi aşamasına gelinmiştir.&rdquo;</em> bu &ccedil;ağrısına ne kadar sadık kalmıştı? İki yıldır yaşananlar bu sorunun cevabı i&ccedil;in yeterli değil midir?</p> <p>&nbsp;</p> <p>Hatırlanacağı &uuml;zere &Ouml;calan&rsquo;ın bu &ccedil;ağrısı PKK i&ccedil;erisinde sert tartışmalara sebebiyet vermiş, &ouml;rg&uuml;t i&ccedil;erisinde &ldquo;silahlı m&uuml;cadele mi, silahsız m&uuml;cadele mi?&rdquo; tartışmaları başlamış,&nbsp; bunun sonucu olarak 30 Haziran- 5 Temmuz 2013 tarihleri arasında Kandil&rsquo;de ger&ccedil;ekleştirilen KONGRA-GEL 9. Genel Kurulu&rsquo;nda &Ouml;calan&rsquo;a direnen anlayış, KCK&rsquo;nın başına getirilmişti.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Silahsızlanma &ccedil;ağrısı neye karşılık olabilir? Devlet bu manada neler yapabilir?</p> <p>&nbsp;</p> <p>-Yasalaştırılmış bir s&uuml;re&ccedil; var, yani devletin elinde bir yol haritası var. &Ouml;ncelikle Akil İnsanlar Heyeti arasından se&ccedil;ilecek bir izleme komisyonu kurulabilir.</p> <p>&nbsp;</p> <p>-Yıllardır yapılmak istenen ama kamuoyunda infiale neden olabilir d&uuml;ş&uuml;ncesiyle bir t&uuml;rl&uuml; a&ccedil;ıklanmayan &Ouml;calan&rsquo;in ev hapsi konusu konuşulmaya başlanır.</p> <p>&nbsp;</p> <p>-İmralı&rsquo;ya giden heyet genişletilebilir ve bir sekreterya kurulabilir.</p> <p>&nbsp;</p> <p>İstikrar ve devlet otoritesinin olmadığı yerlerde anarşi doğar. Anarşi ise beraberinde ter&ouml;r ve şiddeti doğurur.&nbsp; Şiddet, kin ve acıyı, kin ve acı ise en nihayetinde ayrılığı ka&ccedil;ınılmaz kılar.</p> <p>&nbsp;</p> <p>Devlet olmanın birinci şartı, vatandaşlarının can ve mal g&uuml;venliğini sağlayarak, huzur i&ccedil;erisinde yaşamasını tesis ve temin etmektir.</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p>
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.