Mehmet MEMDOĞLU
Köşe Yazarı
Mehmet MEMDOĞLU
 

Yanlış Hesap Halktan Döner

<p>T&uuml;rkiye, 2 Kasım sabahına, derin bir &ldquo;oh&rdquo; &ccedil;ekerek uyandı. Bunun en b&uuml;y&uuml;k nedeni ise d&ouml;rt yıl daha devam edecek olan &ldquo;siyasi istikrar&rdquo;dır.</p> <p>Değerli okuyucular! Kamuoyunda 1 Kasım se&ccedil;im sonu&ccedil;larına ilişkin geniş değerlendirmeler yapıldı ve yapılacaktır da.&nbsp; Biz de bu yazımızda, 1 Kasım se&ccedil;im sonu&ccedil;larının &ldquo;İmralı, K&uuml;rtler, HDP ve PKK-Kandil&rdquo; yansımalarını analiz etmeye &ccedil;alıştık.</p> <p>HDP&rsquo;nin geldiği gelenekteki siyasi partiler, ge&ccedil;miş yıllarda yapılan se&ccedil;imlerde halktan ancak&nbsp; 3-7 oranında oy alabilmişlerdi. Ve bu sonu&ccedil;lar PKK şiddeti ve &ccedil;atışmaların yoğun olduğu d&ouml;nemlere aitti. PKK her se&ccedil;im d&ouml;nemi yaklaştığında şiddeti tırmandırmış, silah g&ouml;lgesinde bu sonu&ccedil;lar elde edilmişti.</p> <p>&ldquo;&Ccedil;&ouml;z&uuml;m S&uuml;reci&rdquo;nin olgunlaştığı bir d&ouml;neme denk gelen 7 Haziran se&ccedil;iminde HDP, 13,5 oy aldı. HDP&rsquo;nin bu başarıyı silahların sustuğu ve &ccedil;atışmasızlık d&ouml;neminin devam ettiği bir ortamda elde etmiş olmasına dikkatinizi &ccedil;ekeriz. Yani, ilk defa; silahların olmadığı bir ortamda HDP se&ccedil;menden hatırı sayılır oranda bir oy aldı. Bundan: &ldquo;PKK, T&uuml;rkiye&rsquo;ye karşı silahlı eylemlerine son verdiğini ve sınır dışına &ccedil;ıktığını a&ccedil;ıklayarak sivil siyasetin &ouml;n&uuml;n&uuml; a&ccedil;malı&rdquo; sonucu &ccedil;ıkarılmalıyken: PKK-Kandil, &Ouml;calan&rsquo;ın 1992 yılında &ldquo;hataydı&rdquo; dediği cephe savaşını, şehir merkezlerine indirgemeye &ccedil;alıştı. Kandil, muhtemelen ş&ouml;yle bir hesap yaparak: &ldquo;&ccedil;atışmasız bir ortamda 13,5 oranında bir oy alınabiliyorsa, silah ile birlikte bunu 15-16 oranlarına y&uuml;kseltebiliriz&rdquo; dedi ve b&ouml;yle bir stratejinin yanlışlığını 1 Kasım&rsquo;daki se&ccedil;imde g&ouml;rm&uuml;ş oldu. HDP&rsquo;nin b&ouml;lgedeki oy kaybının şehir merkezlerinde olduğunu hatırlatalım. Yani daha a&ccedil;ık bir ifadeyle, PKK&rsquo;nın &ldquo;hendek&rdquo; stratejisi halktan destek bulmamış, iflas etmiştir.</p> <p>Ge&ccedil;miş yazılarımızda defaatle dile getirdiğimiz; &ldquo;&Ouml;calan, Orta Doğu&rsquo;nun kaygan ve kaypak zemininde siyaset &uuml;retebilen ender şahsiyetlerdendir&rdquo; tespitini bir kez daha hatırlatmakta fayda m&uuml;lahaza ediyoruz.&nbsp; &Ouml;calan 2013 Nevruzu&rsquo;nda yaptığı eylemsizlik &ccedil;ağrısını 2015 yılında yapmış olmasına rağmen, KCK; &Ouml;calan&rsquo;ı da by-pass ederek &ldquo;&Ccedil;&ouml;z&uuml;m S&uuml;reci&rdquo;nin buzdolabına kaldırılmasına neden olan silahlı eylemlere y&ouml;neldi. Oysa PKK, bug&uuml;ne kadar hayatiyetini devam ettiriyorsa, bu &Ouml;calan&rsquo;ın hem T&uuml;rkiye, hem de d&uuml;nya siyasetini doğru okumasının bir neticesidir. &Ccedil;atışmaların başlamasından sonra İmralı ile g&ouml;r&uuml;şmelerin yapılmadığı dikkatinizden ka&ccedil;mamıştır. Aslında &Ouml;calan, PKK&rsquo;nın yeniden silahlı m&uuml;cadeleye başlaması ile kendisinin devre dışı bırakılmak istendiği g&ouml;rd&uuml; ve bu s&uuml;re&ccedil;te sessiz kalmayı tercih etti. &Ccedil;atışmaların olduğu bir ortamda s&uuml;rece m&uuml;dahil olmak b&uuml;y&uuml;k bir riskti. &Ouml;calan bu riski g&ouml;ze almayıp 1 Kasım se&ccedil;im sonu&ccedil;larını bekledi. 1 Kasım&rsquo;dan sonra nasıl bir strateji izleyeceğini her birlikte g&ouml;receğiz.</p> <p>Okuyucularımız hatırlayacaklardır. 28 Temmuz 2015 tarihli <strong>&ldquo;HDP Bir Tercih Yapmak Zorunda&rdquo;</strong> (<a href="http://mehmetmemdoglu.blogspot.com.tr/2015/07/hdp-bir-tercih-yapmak-zorunda.html">http://mehmetmemdoglu.blogspot.com.tr/2015/07/hdp-bir-tercih-yapmak-zorunda.html</a>) başlıklı yazımızda HDP i&ccedil;in,&nbsp; <em>&ldquo;Ya kendi iradeleri doğrultusunda sivil siyaset,&nbsp; ya da eli silahlı Kandil&rsquo;in g&ouml;lgesinde siyaset. Yok, eğer silahın g&ouml;lgesinde siyaset yapmayı tercih ederlerse, T&uuml;rkiyelileşemeyecekleri gibi; siyaseten de kendi sonlarını hazırlamış olacaklardır&rdquo;</em> değerlendirmesinde bulunmuştuk. 1 Eyl&uuml;l 2015 tarihli <strong>&ldquo;K&uuml;rtler Bir Tercih Yapmak Zorunda&rdquo;</strong> (<a href="http://mehmetmemdoglu.blogspot.com.tr/2015/09/kurtler-bir-tercih-yapmak-zorunda.html">http://mehmetmemdoglu.blogspot.com.tr/2015/09/kurtler-bir-tercih-yapmak-zorunda.html</a>) başlıklı yazımız da ise K&uuml;rtler i&ccedil;in: <em>&ldquo;B&ouml;lge halkı karar vermek zorunda: Ya barış, ya da kan ve g&ouml;zyaşının h&acirc;kim olacağı savaş ortamı. STK&rsquo;lar başta olmak &uuml;zere, b&ouml;lge halkı, PKK&rsquo;nın silahlı faaliyetlerine, sivilleri de hedef alan silahlı eylemlerine &lsquo;hayır&rsquo; diyebilmelidir. Huzurlu ve g&uuml;venli bir gelecek i&ccedil;in bunu yapmak zorundadırlar.&rdquo;</em> demiştik.</p> <p>KCK-Kandil, 1 Kasım se&ccedil;imi &ouml;ncesi ilan ettiği tek taraflı ateşkesi (!) sonlandırdığını a&ccedil;ıklayarak, yanlış yapmaya devam ediyor. T&uuml;rkiye olarak, HDP&rsquo;nin doğru bir tercih yapmadığını g&ouml;rd&uuml;k. K&uuml;rtlerin ise 1 Kasım se&ccedil;iminde doğru bir tercih yaptıklarına şahit olduk. B&ouml;lge halkı kendi zihin d&uuml;nyasında bir mahkeme kurdu ve gayrı meşru (silahlı) y&ouml;ntemlerle, meşru hedeflere gidilemeyeceğinin dersini vermiş oldu.</p> <p>Sonu&ccedil; mu?</p> <p>-PKK, T&uuml;rkiye&rsquo;ye karşı silahlı eylemlerine son verdiğini ilan etmeli ve sınır dışına &ccedil;ıkmalıdır.</p> <p>-HDP, kendi iradeleri doğrultusunda t&uuml;m T&uuml;rkiye&rsquo;yi kucaklayacak bir siyaset izlemelidir.</p> <p>-K&uuml;rtler, silaha &ldquo;hayır&rdquo; diyerek, silahın varlığına son vermelidir.</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p>
Ekleme Tarihi: 06 Kasım 2015 - Cuma

Yanlış Hesap Halktan Döner

<p>T&uuml;rkiye, 2 Kasım sabahına, derin bir &ldquo;oh&rdquo; &ccedil;ekerek uyandı. Bunun en b&uuml;y&uuml;k nedeni ise d&ouml;rt yıl daha devam edecek olan &ldquo;siyasi istikrar&rdquo;dır.</p> <p>Değerli okuyucular! Kamuoyunda 1 Kasım se&ccedil;im sonu&ccedil;larına ilişkin geniş değerlendirmeler yapıldı ve yapılacaktır da.&nbsp; Biz de bu yazımızda, 1 Kasım se&ccedil;im sonu&ccedil;larının &ldquo;İmralı, K&uuml;rtler, HDP ve PKK-Kandil&rdquo; yansımalarını analiz etmeye &ccedil;alıştık.</p> <p>HDP&rsquo;nin geldiği gelenekteki siyasi partiler, ge&ccedil;miş yıllarda yapılan se&ccedil;imlerde halktan ancak&nbsp; 3-7 oranında oy alabilmişlerdi. Ve bu sonu&ccedil;lar PKK şiddeti ve &ccedil;atışmaların yoğun olduğu d&ouml;nemlere aitti. PKK her se&ccedil;im d&ouml;nemi yaklaştığında şiddeti tırmandırmış, silah g&ouml;lgesinde bu sonu&ccedil;lar elde edilmişti.</p> <p>&ldquo;&Ccedil;&ouml;z&uuml;m S&uuml;reci&rdquo;nin olgunlaştığı bir d&ouml;neme denk gelen 7 Haziran se&ccedil;iminde HDP, 13,5 oy aldı. HDP&rsquo;nin bu başarıyı silahların sustuğu ve &ccedil;atışmasızlık d&ouml;neminin devam ettiği bir ortamda elde etmiş olmasına dikkatinizi &ccedil;ekeriz. Yani, ilk defa; silahların olmadığı bir ortamda HDP se&ccedil;menden hatırı sayılır oranda bir oy aldı. Bundan: &ldquo;PKK, T&uuml;rkiye&rsquo;ye karşı silahlı eylemlerine son verdiğini ve sınır dışına &ccedil;ıktığını a&ccedil;ıklayarak sivil siyasetin &ouml;n&uuml;n&uuml; a&ccedil;malı&rdquo; sonucu &ccedil;ıkarılmalıyken: PKK-Kandil, &Ouml;calan&rsquo;ın 1992 yılında &ldquo;hataydı&rdquo; dediği cephe savaşını, şehir merkezlerine indirgemeye &ccedil;alıştı. Kandil, muhtemelen ş&ouml;yle bir hesap yaparak: &ldquo;&ccedil;atışmasız bir ortamda 13,5 oranında bir oy alınabiliyorsa, silah ile birlikte bunu 15-16 oranlarına y&uuml;kseltebiliriz&rdquo; dedi ve b&ouml;yle bir stratejinin yanlışlığını 1 Kasım&rsquo;daki se&ccedil;imde g&ouml;rm&uuml;ş oldu. HDP&rsquo;nin b&ouml;lgedeki oy kaybının şehir merkezlerinde olduğunu hatırlatalım. Yani daha a&ccedil;ık bir ifadeyle, PKK&rsquo;nın &ldquo;hendek&rdquo; stratejisi halktan destek bulmamış, iflas etmiştir.</p> <p>Ge&ccedil;miş yazılarımızda defaatle dile getirdiğimiz; &ldquo;&Ouml;calan, Orta Doğu&rsquo;nun kaygan ve kaypak zemininde siyaset &uuml;retebilen ender şahsiyetlerdendir&rdquo; tespitini bir kez daha hatırlatmakta fayda m&uuml;lahaza ediyoruz.&nbsp; &Ouml;calan 2013 Nevruzu&rsquo;nda yaptığı eylemsizlik &ccedil;ağrısını 2015 yılında yapmış olmasına rağmen, KCK; &Ouml;calan&rsquo;ı da by-pass ederek &ldquo;&Ccedil;&ouml;z&uuml;m S&uuml;reci&rdquo;nin buzdolabına kaldırılmasına neden olan silahlı eylemlere y&ouml;neldi. Oysa PKK, bug&uuml;ne kadar hayatiyetini devam ettiriyorsa, bu &Ouml;calan&rsquo;ın hem T&uuml;rkiye, hem de d&uuml;nya siyasetini doğru okumasının bir neticesidir. &Ccedil;atışmaların başlamasından sonra İmralı ile g&ouml;r&uuml;şmelerin yapılmadığı dikkatinizden ka&ccedil;mamıştır. Aslında &Ouml;calan, PKK&rsquo;nın yeniden silahlı m&uuml;cadeleye başlaması ile kendisinin devre dışı bırakılmak istendiği g&ouml;rd&uuml; ve bu s&uuml;re&ccedil;te sessiz kalmayı tercih etti. &Ccedil;atışmaların olduğu bir ortamda s&uuml;rece m&uuml;dahil olmak b&uuml;y&uuml;k bir riskti. &Ouml;calan bu riski g&ouml;ze almayıp 1 Kasım se&ccedil;im sonu&ccedil;larını bekledi. 1 Kasım&rsquo;dan sonra nasıl bir strateji izleyeceğini her birlikte g&ouml;receğiz.</p> <p>Okuyucularımız hatırlayacaklardır. 28 Temmuz 2015 tarihli <strong>&ldquo;HDP Bir Tercih Yapmak Zorunda&rdquo;</strong> (<a href="http://mehmetmemdoglu.blogspot.com.tr/2015/07/hdp-bir-tercih-yapmak-zorunda.html">http://mehmetmemdoglu.blogspot.com.tr/2015/07/hdp-bir-tercih-yapmak-zorunda.html</a>) başlıklı yazımızda HDP i&ccedil;in,&nbsp; <em>&ldquo;Ya kendi iradeleri doğrultusunda sivil siyaset,&nbsp; ya da eli silahlı Kandil&rsquo;in g&ouml;lgesinde siyaset. Yok, eğer silahın g&ouml;lgesinde siyaset yapmayı tercih ederlerse, T&uuml;rkiyelileşemeyecekleri gibi; siyaseten de kendi sonlarını hazırlamış olacaklardır&rdquo;</em> değerlendirmesinde bulunmuştuk. 1 Eyl&uuml;l 2015 tarihli <strong>&ldquo;K&uuml;rtler Bir Tercih Yapmak Zorunda&rdquo;</strong> (<a href="http://mehmetmemdoglu.blogspot.com.tr/2015/09/kurtler-bir-tercih-yapmak-zorunda.html">http://mehmetmemdoglu.blogspot.com.tr/2015/09/kurtler-bir-tercih-yapmak-zorunda.html</a>) başlıklı yazımız da ise K&uuml;rtler i&ccedil;in: <em>&ldquo;B&ouml;lge halkı karar vermek zorunda: Ya barış, ya da kan ve g&ouml;zyaşının h&acirc;kim olacağı savaş ortamı. STK&rsquo;lar başta olmak &uuml;zere, b&ouml;lge halkı, PKK&rsquo;nın silahlı faaliyetlerine, sivilleri de hedef alan silahlı eylemlerine &lsquo;hayır&rsquo; diyebilmelidir. Huzurlu ve g&uuml;venli bir gelecek i&ccedil;in bunu yapmak zorundadırlar.&rdquo;</em> demiştik.</p> <p>KCK-Kandil, 1 Kasım se&ccedil;imi &ouml;ncesi ilan ettiği tek taraflı ateşkesi (!) sonlandırdığını a&ccedil;ıklayarak, yanlış yapmaya devam ediyor. T&uuml;rkiye olarak, HDP&rsquo;nin doğru bir tercih yapmadığını g&ouml;rd&uuml;k. K&uuml;rtlerin ise 1 Kasım se&ccedil;iminde doğru bir tercih yaptıklarına şahit olduk. B&ouml;lge halkı kendi zihin d&uuml;nyasında bir mahkeme kurdu ve gayrı meşru (silahlı) y&ouml;ntemlerle, meşru hedeflere gidilemeyeceğinin dersini vermiş oldu.</p> <p>Sonu&ccedil; mu?</p> <p>-PKK, T&uuml;rkiye&rsquo;ye karşı silahlı eylemlerine son verdiğini ilan etmeli ve sınır dışına &ccedil;ıkmalıdır.</p> <p>-HDP, kendi iradeleri doğrultusunda t&uuml;m T&uuml;rkiye&rsquo;yi kucaklayacak bir siyaset izlemelidir.</p> <p>-K&uuml;rtler, silaha &ldquo;hayır&rdquo; diyerek, silahın varlığına son vermelidir.</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p>
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.