MİSAFİR KALEM
Köşe Yazarı
MİSAFİR KALEM
 

DİLHUN: YÜREĞİ KAN AĞLAYANLAR

DİLHUN: YÜREĞİ KAN AĞLAYANLAR Bazı kelimeler vardır; yalnızca bir anlam taşımaz, insanın içine dokunur. “Dilhun” da işte böyle bir kelimedir. Yüreği kan ağlayan, derin bir üzüntünün içinde sessizce yaşayan insanı anlatır. Hayat bazen insanı öyle bir noktaya getirir ki, anlatacak söz bulamazsınız. Gözlerinizde yaş yoktur belki ama içiniz kan ağlar. İnsanların arasında gülümser, konuşur, hayatınıza devam edersiniz; fakat kimsenin görmediği bir yerde, içinizde büyük bir fırtına kopar. İşte dilhun olmak biraz da budur. Kimi zaman bir kayıptır insanı dilhun eden… Kimi zaman bir ihanet, bir vefasızlık, yarım kalmış bir sevda ya da söylenememiş birkaç cümle. Bazen de en çok güvendiğiniz insanın sizi hiç beklemediğiniz bir anda yalnız bırakmasıdır. İnsan her acısını gözyaşıyla anlatamaz. Bazı acılar sessizdir. Bazı yaralar görünmez. Bazı kırgınlıkların ise adı bile konulamaz. Ve insan, bütün bunları yüreğinde taşıya taşıya dilhun olur. Günümüzde insanların birbirini dinlemeye, anlamaya ve hissetmeye daha fazla ihtiyacı var. Çünkü herkesin yüzünde gördüğümüz gülümseme, yüreğinde taşıdığı gerçeği anlatmayabilir. Belki yanımızdan geçen bir insan, kimseye anlatamadığı büyük bir acıyla mücadele ediyordur. Bu yüzden birbirimize karşı biraz daha merhametli olmalıyız. Bir insanın sessizliğini zayıflık, gözyaşını çaresizlik, geri çekilişini kibir sanmamalıyız. Çünkü bazen insan konuşmadığında değil, çok şey yaşadığında susar. Dilhun bir yüreği iyileştiren şey ise çoğu zaman büyük sözler değildir. Bazen samimi bir “Nasılsın?” sorusudur. Bazen karşılıksız bir sarılmadır. Bazen de hiçbir şey söylemeden, “Ben buradayım.” diyebilmektir. Hayat kısa… İnsan kalbi ise sandığımızdan çok daha kırılgan. Öyleyse birbirimizin yüreğini kanatmadan yaşamayı öğrenelim. Çünkü bazı yaralar kapanır ama izi kalır. Bazı insanlar affeder ama eskisi gibi olmaz. Bazı yürekler ise uzun süre sessizce kanamaya devam eder. Unutmayalım: Bir insanı dilhun etmek kolaydır; fakat dilhun olmuş bir yüreği yeniden hayata döndürmek çok zordur. Belki de bugün yapmamız gereken en güzel şey, bir insanın kalbine dokunmak ve ona yük olmak yerine yükünü hafifletmektir. Çünkü dünya, birbirinin yarasını derinleştirenlerin değil; birbirinin yarasına merhem olanların sayesinde güzelleşecektir. Fatma Daştan
Ekleme Tarihi: 21 Ağustos 2026 -Cuma

DİLHUN: YÜREĞİ KAN AĞLAYANLAR

DİLHUN: YÜREĞİ KAN AĞLAYANLAR Bazı kelimeler vardır; yalnızca bir anlam taşımaz, insanın içine dokunur. “Dilhun” da işte böyle bir kelimedir. Yüreği kan ağlayan, derin bir üzüntünün içinde sessizce yaşayan insanı anlatır. Hayat bazen insanı öyle bir noktaya getirir ki, anlatacak söz bulamazsınız. Gözlerinizde yaş yoktur belki ama içiniz kan ağlar. İnsanların arasında gülümser, konuşur, hayatınıza devam edersiniz; fakat kimsenin görmediği bir yerde, içinizde büyük bir fırtına kopar. İşte dilhun olmak biraz da budur. Kimi zaman bir kayıptır insanı dilhun eden… Kimi zaman bir ihanet, bir vefasızlık, yarım kalmış bir sevda ya da söylenememiş birkaç cümle. Bazen de en çok güvendiğiniz insanın sizi hiç beklemediğiniz bir anda yalnız bırakmasıdır. İnsan her acısını gözyaşıyla anlatamaz. Bazı acılar sessizdir. Bazı yaralar görünmez. Bazı kırgınlıkların ise adı bile konulamaz. Ve insan, bütün bunları yüreğinde taşıya taşıya dilhun olur. Günümüzde insanların birbirini dinlemeye, anlamaya ve hissetmeye daha fazla ihtiyacı var. Çünkü herkesin yüzünde gördüğümüz gülümseme, yüreğinde taşıdığı gerçeği anlatmayabilir. Belki yanımızdan geçen bir insan, kimseye anlatamadığı büyük bir acıyla mücadele ediyordur. Bu yüzden birbirimize karşı biraz daha merhametli olmalıyız. Bir insanın sessizliğini zayıflık, gözyaşını çaresizlik, geri çekilişini kibir sanmamalıyız. Çünkü bazen insan konuşmadığında değil, çok şey yaşadığında susar. Dilhun bir yüreği iyileştiren şey ise çoğu zaman büyük sözler değildir. Bazen samimi bir “Nasılsın?” sorusudur. Bazen karşılıksız bir sarılmadır. Bazen de hiçbir şey söylemeden, “Ben buradayım.” diyebilmektir. Hayat kısa… İnsan kalbi ise sandığımızdan çok daha kırılgan. Öyleyse birbirimizin yüreğini kanatmadan yaşamayı öğrenelim. Çünkü bazı yaralar kapanır ama izi kalır. Bazı insanlar affeder ama eskisi gibi olmaz. Bazı yürekler ise uzun süre sessizce kanamaya devam eder. Unutmayalım: Bir insanı dilhun etmek kolaydır; fakat dilhun olmuş bir yüreği yeniden hayata döndürmek çok zordur. Belki de bugün yapmamız gereken en güzel şey, bir insanın kalbine dokunmak ve ona yük olmak yerine yükünü hafifletmektir. Çünkü dünya, birbirinin yarasını derinleştirenlerin değil; birbirinin yarasına merhem olanların sayesinde güzelleşecektir. Fatma Daştan
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.