Ömer Ulusoy
Köşe Yazarı
Ömer Ulusoy
 

KİRACI KANUNEN HAKLI -2

Evet ne demişti ev sahibi hanımefendi “OLSUN. HERKES YAPIYOR”. Ne yapıyor herkes “FIRSATÇILIK”. İyi de bir insan neden kendisini o ahlak yoksunu fırsatçılık yapanların yanında görmek ister… Kahramanmaraş’ta Hatay’da deprem olmuş umurunda değil bazı VİCDANI KÖRELMİŞ insanların. Bana göre deprem bölgesindeki yağmacılarla, deprem sonrasında fahiş kira bedelleri isteyen kişiler arasında hiçbir fark yok. Bir tarafta evinin kapılarını bedelsiz ve karşılıksız tanımadığı insanlara açan ve onları misafir eden insanlar, bir tarafta daha fazla para alabilmek için hırs yapmış ev sahipleri… Deprem sonrasında evin içine eski eşyaları koyup dairesini eşyalı kiralık olarak piyasanın iki katına verenlere ne dersiniz. “Fiyatta indirim yapar mısınız?” sorusuna “sabahtan beri telefonlarım susmadı, tutmak istiyorsan fiyat bu! Sen tutmazsan nasıl olsa birisi tutacak” diyen şahsiyetsizlerden de bir anda bir sürü türedi... Deprem sonrası kiralık ev ihtiyacı ve fırsatçıların da spekülasyonu ile kira fiyatları bir anda birkaç kat arttı. Burada ben ve benim gibi düşünen bir çok kişi ve sivil toplum örgütleri kira fiyatlarındaki bu fahiş artışı ilgili mercilere ilettik. Fakat karşılığını maalesef bulamadık. “SERBEST PİYASA…”   Gayrimenkul piyasası maalesef serbest piyasa hükümlerine tabi. Bunun getirdiği dezavantajda işte bu tür durumlarda ortaya çıkıyor. Herkes kendi piyasasını kendisi oluşturuyor. Bunun sonucunda birilerinin cebine fazla para girdiği için geçici mutluluk yaşıyor, birileri de evinde eski kiracılar olduğu ve şimdiki piyasanın çok altında kira ödediği için kendisini enayi gibi hissediyor. O psikoloji ile kira artış dönemi geldiğinde ev sahibi devletin koyduğu geçici kanunu yok sayarcasına kiracısını arayarak yüzde 25’den çok daha yüksek oranlarda kira artışı istiyor. Kiracıya da “İstediğim kirayı vermezsen evi boşalt” diyor. Kiracı da böyle bir yaklaşım karşısında kendini aciz hissediyor. Halbuki kiracıların da haklarının olduğunu kiracıların bir çoğu maalesef bilmiyor. Ya da bilse de huzursuz olmamak adına kendini feda ederek evi boşaltıyor ve daha yüksek kira fiyatlarını ödeyerek yeni ev kiralayıp taşınıyor. Her ne kadar serbest piyasa da olsa bunun da bir cezai yaptırımları olmalı. Kimse kendisini kanunların üzerinde görmemeli. Kiracısı ile anlaşamayan ev sahibi kiracısını evden çıkarmak için nasıl kanuna gidiyor ise, aynı şekilde devletin çıkarmış olduğu geçici kira artış kanununu kabul etmeli. Karşılaştığımız en büyük sorunlardan birisi de maalesef ki bu. Beni arayan ev sahibi müşterilerimden en çok duyduğum cümlelerden biri de “Devlet benim malıma ortak mı? Devlet her şeye daha fazla zam yapıyor, benim bir evim var onun kirasına da karışıyor. Ben buna uymam…” diyorlar. Müşterime benim verdiğim cevap ise “Devlet her şeyin üstünde, kanun ne diyorsa o. Bugün bir sorunun olduğu zaman avukata, mahkemeye kanuna gidiyorsan, o zaman bunu da kabul edeceksiniz… Ülke zor günlerden geçiyor. Bireyselden başlayarak toplumsala doğru herkesin elini taşın altına koyması lazım. vs.” diyorum. Ama kimi ikna edeceksin ki! Komşusu evini yüksek kiraya vermişmiş, o mahallede kiracısının oturduğu fiyata kiralık daire kalmamışmış… mış mış da mış mış!... KİRA ARTIŞLARI ENFLASYONDAN DOLAYI DEĞİL! Evet kira artışları maalesef enflasyondan dolayı değil. Her ne kadar arz talep dengesi bozuldu dense de bana göre insanların dengesi bozuldu. Depremi bahane edip fiyatları yükseltmemiş olsaydı birileri bugün kira fiyatlarını konuşmuyor olurduk. Birileri kendi ahlaksızlığını enflasyon arkasına gizlemekte. Tamam ülkede enflasyon var. Ama biz insanlar enflasyonu yükseltmenin neresindeyiz. Terazinin ağır olan tarafında mıyız yoksa hafif olan tarafında mı! Hiç kimse kendisinden fedakarlık etmiyor maalesef. Tabi ki iş böyle olunca da sonuç maalesef böyle oluyor. Aynı kişiler markete gittiklerinde gördükleri zamlı fiyatlar karşısında ise isyan ediyor. O zaman daha fazla kira istemek yerine birazcık aklımızı kullanıp bu durum ile nasıl mücadele ederiz onu bir araştırmak lazım. Ev sahipleri kiracısına gösterdiği tepkiyi marketteki ürün fiyatlarına karşı göstermiyor. Bu aşamada da olan hep altta kalana oluyor. Devamı diğer yazı dizimizde. Sağlıcakla kalın. Yazımızın ileriki günlerdeki başlıkları: Site Whatsapp gruplarında ağız birliği yapıyorlar. Ev sahipleri doymuyor. Kiracı yetiremiyor. Kiracıların psikolojileri bozuldu. Devlet enflasyonla mücadele etmeye çalışıyor. Ev sahipleri enflasyonu yüksek, kira artış oranlarını az buluyor. Hiç kimse elini taşın altına sokmuyor. Bu işin sonunu kimse bilmiyor. Toki’den konut atağı. 5 yılda 5 milyon konut… Meclis tatile giriyor. Kanunlar yetersiz geliyor. Aklımdaki kanun… Ev sahipleri kendince haklı, kiracı kanunen haklı.
Ekleme Tarihi: 30 Temmuz 2023 - Pazar

KİRACI KANUNEN HAKLI -2

Evet ne demişti ev sahibi hanımefendi “OLSUN. HERKES YAPIYOR”. Ne yapıyor herkes “FIRSATÇILIK”. İyi de bir insan neden kendisini o ahlak yoksunu fırsatçılık yapanların yanında görmek ister… Kahramanmaraş’ta Hatay’da deprem olmuş umurunda değil bazı VİCDANI KÖRELMİŞ insanların. Bana göre deprem bölgesindeki yağmacılarla, deprem sonrasında fahiş kira bedelleri isteyen kişiler arasında hiçbir fark yok. Bir tarafta evinin kapılarını bedelsiz ve karşılıksız tanımadığı insanlara açan ve onları misafir eden insanlar, bir tarafta daha fazla para alabilmek için hırs yapmış ev sahipleri…

Deprem sonrasında evin içine eski eşyaları koyup dairesini eşyalı kiralık olarak piyasanın iki katına verenlere ne dersiniz. “Fiyatta indirim yapar mısınız?” sorusuna “sabahtan beri telefonlarım susmadı, tutmak istiyorsan fiyat bu! Sen tutmazsan nasıl olsa birisi tutacak” diyen şahsiyetsizlerden de bir anda bir sürü türedi...

Deprem sonrası kiralık ev ihtiyacı ve fırsatçıların da spekülasyonu ile kira fiyatları bir anda birkaç kat arttı. Burada ben ve benim gibi düşünen bir çok kişi ve sivil toplum örgütleri kira fiyatlarındaki bu fahiş artışı ilgili mercilere ilettik. Fakat karşılığını maalesef bulamadık.

“SERBEST PİYASA…”  

Gayrimenkul piyasası maalesef serbest piyasa hükümlerine tabi. Bunun getirdiği dezavantajda işte bu tür durumlarda ortaya çıkıyor. Herkes kendi piyasasını kendisi oluşturuyor. Bunun sonucunda birilerinin cebine fazla para girdiği için geçici mutluluk yaşıyor, birileri de evinde eski kiracılar olduğu ve şimdiki piyasanın çok altında kira ödediği için kendisini enayi gibi hissediyor. O psikoloji ile kira artış dönemi geldiğinde ev sahibi devletin koyduğu geçici kanunu yok sayarcasına kiracısını arayarak yüzde 25’den çok daha yüksek oranlarda kira artışı istiyor. Kiracıya da “İstediğim kirayı vermezsen evi boşalt” diyor. Kiracı da böyle bir yaklaşım karşısında kendini aciz hissediyor. Halbuki kiracıların da haklarının olduğunu kiracıların bir çoğu maalesef bilmiyor. Ya da bilse de huzursuz olmamak adına kendini feda ederek evi boşaltıyor ve daha yüksek kira fiyatlarını ödeyerek yeni ev kiralayıp taşınıyor.

Her ne kadar serbest piyasa da olsa bunun da bir cezai yaptırımları olmalı. Kimse kendisini kanunların üzerinde görmemeli. Kiracısı ile anlaşamayan ev sahibi kiracısını evden çıkarmak için nasıl kanuna gidiyor ise, aynı şekilde devletin çıkarmış olduğu geçici kira artış kanununu kabul etmeli. Karşılaştığımız en büyük sorunlardan birisi de maalesef ki bu.

Beni arayan ev sahibi müşterilerimden en çok duyduğum cümlelerden biri de “Devlet benim malıma ortak mı? Devlet her şeye daha fazla zam yapıyor, benim bir evim var onun kirasına da karışıyor. Ben buna uymam…” diyorlar. Müşterime benim verdiğim cevap ise “Devlet her şeyin üstünde, kanun ne diyorsa o. Bugün bir sorunun olduğu zaman avukata, mahkemeye kanuna gidiyorsan, o zaman bunu da kabul edeceksiniz… Ülke zor günlerden geçiyor. Bireyselden başlayarak toplumsala doğru herkesin elini taşın altına koyması lazım. vs.” diyorum. Ama kimi ikna edeceksin ki! Komşusu evini yüksek kiraya vermişmiş, o mahallede kiracısının oturduğu fiyata kiralık daire kalmamışmış… mış mış da mış mış!...

KİRA ARTIŞLARI ENFLASYONDAN DOLAYI DEĞİL!

Evet kira artışları maalesef enflasyondan dolayı değil. Her ne kadar arz talep dengesi bozuldu dense de bana göre insanların dengesi bozuldu. Depremi bahane edip fiyatları yükseltmemiş olsaydı birileri bugün kira fiyatlarını konuşmuyor olurduk. Birileri kendi ahlaksızlığını enflasyon arkasına gizlemekte. Tamam ülkede enflasyon var. Ama biz insanlar enflasyonu yükseltmenin neresindeyiz. Terazinin ağır olan tarafında mıyız yoksa hafif olan tarafında mı! Hiç kimse kendisinden fedakarlık etmiyor maalesef. Tabi ki iş böyle olunca da sonuç maalesef böyle oluyor. Aynı kişiler markete gittiklerinde gördükleri zamlı fiyatlar karşısında ise isyan ediyor. O zaman daha fazla kira istemek yerine birazcık aklımızı kullanıp bu durum ile nasıl mücadele ederiz onu bir araştırmak lazım. Ev sahipleri kiracısına gösterdiği tepkiyi marketteki ürün fiyatlarına karşı göstermiyor. Bu aşamada da olan hep altta kalana oluyor.

Devamı diğer yazı dizimizde.

Sağlıcakla kalın.

Yazımızın ileriki günlerdeki başlıkları:

Site Whatsapp gruplarında ağız birliği yapıyorlar.

Ev sahipleri doymuyor.

Kiracı yetiremiyor.

Kiracıların psikolojileri bozuldu.

Devlet enflasyonla mücadele etmeye çalışıyor.

Ev sahipleri enflasyonu yüksek, kira artış oranlarını az buluyor.

Hiç kimse elini taşın altına sokmuyor.

Bu işin sonunu kimse bilmiyor.

Toki’den konut atağı. 5 yılda 5 milyon konut…

Meclis tatile giriyor.

Kanunlar yetersiz geliyor.

Aklımdaki kanun…

Ev sahipleri kendince haklı, kiracı kanunen haklı.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.