KUTLU DOĞUM 76
KUTLU DOĞUM 76
Biz bu yazılarımızla Hz. Peygamber a.s.m. tanımaya aracı olabiliyorsak huzur duyuyorum. Tabiki bu yolda bir başlangıçtır. Çok güzel tanıtımların ortaya çıkacağından şüphem yoktur. Çünkü tanıtmaya çalıştığımız Zatı asm. bir nebze olsun anlayabilirsek, göreceğiz ki hem aile, hem toplum hem dünya hem manevi ve hem de ruh alemimizde nice güller açacaktır.
Hem hayatın sırr-ı mahiyeti (iç yüzünün sırrı),
peygamberlere iman rüknüne (şartına) bakıp remzen (işaret şeklinde) ispat eder.
Evet, madem kâinat (yaratılan her şey), hayat için yaratılmış ve
hayat dahi Hayy-ı Kayyûm-u Ezelînin bir cilve-i âzamıdır
(sonsuz hayat sahibi olup, her varlığa hayat veren Hayy, hiçbir şeye muhtaç olmadan zâtiyla kâim olan her şeyi varlıkta tutan Kayyum Allah’ın CC isim ve sıfatlarının en büyük dairede görünmesidir).
bir nakş-ı ekmelidir (en mükemmel nakşıdır),
bir san'at-ı ecmelidir (en güzel sanatıdır).
Madem hayat-ı sermediye (başlangıcı ve sonu olmayan devamlı ve ebedi hayat),
resullerin gönderilmesiyle ve
kitapların indirilmesiyle kendini gösterir.
(Evet, eğer kitaplar ve peygamberler olmazsa, o hayat-ı ezeliye (başlangıcı olmayan sonsuz hayat) bilinmez.
Nasıl ki bir adamın söylemesiyle diri (canlı) ve hayattar olduğu anlaşılır;
öyle de, bu kâinatın perdesi altında olan âlem-i gaybın
(duyu organlarıyla algılanamayan, fakat varlığı kesin olan ve mahiyeti Allah tarafından bilinen başka dünyaların)
arkasında söyleyen,
konuşan,
emir ve nehyedip (talep edip ve yasaklayıp)
hitap eden bir Zâtın kelimâtını (kelimelerini),
hitâbâtını (hitaplarını) gösterecek,
peygamberler ve nâzil olan (inen) kitaplardır.)
Elbette kâinattaki hayat,
kat'î (mutlak) bir surette Hayy-ı Ezelînin vücûb-u vücuduna
(ezeli hayat sahibi olan ve her canlı varlığa hayat veren, varlığı kendinden olup yokluğu imkansız olan Allah’ın CC varlığına )
kat'î şehadet ettiği (kesin şahitlik yaptığı) gibi;
o hayat-ı Ezeliyenin şuââtı (başlangıcı olmayan sonsuza kadar devam edecek olan Allah’ın hayatın parıltıları),
celevâtı (yansımaları),
münâsebâtı (bağlantıları) olan
"irsâl-i rusül" (peygamberlerin gönderilmesi) ve
"inzâl-i kütüb" (kitapların indirilmesi) rükünlerine (şartlarına) bakar,
remzen (işareten) ispat eder.
Ve bilhassa risalet-i Muhammediye (Hz. Muhammed’in peygamberliği) (a.s.m.) ve
vahy-i Kur'ânî (vahiyle gelen Kur’ân-ı Kerim)
hayatın ruhu ve
aklı hükmünde olduğundan,
bu hayatın vücudu (var olması) gibi hakkaniyetleri kat'îdir (gerçekliği kesindir) denilebilir. (Sözler 163)
16.02.2026
Prof. Dr. Cahit Kurbanoğlu
Ekleme
Tarihi: 16 Şubat 2026 -Pazartesi
KUTLU DOĞUM 76
KUTLU DOĞUM 76
Biz bu yazılarımızla Hz. Peygamber a.s.m. tanımaya aracı olabiliyorsak huzur duyuyorum. Tabiki bu yolda bir başlangıçtır. Çok güzel tanıtımların ortaya çıkacağından şüphem yoktur. Çünkü tanıtmaya çalıştığımız Zatı asm. bir nebze olsun anlayabilirsek, göreceğiz ki hem aile, hem toplum hem dünya hem manevi ve hem de ruh alemimizde nice güller açacaktır.
Hem hayatın sırr-ı mahiyeti (iç yüzünün sırrı),
peygamberlere iman rüknüne (şartına) bakıp remzen (işaret şeklinde) ispat eder.
Evet, madem kâinat (yaratılan her şey), hayat için yaratılmış ve
hayat dahi Hayy-ı Kayyûm-u Ezelînin bir cilve-i âzamıdır
(sonsuz hayat sahibi olup, her varlığa hayat veren Hayy, hiçbir şeye muhtaç olmadan zâtiyla kâim olan her şeyi varlıkta tutan Kayyum Allah’ın CC isim ve sıfatlarının en büyük dairede görünmesidir).
bir nakş-ı ekmelidir (en mükemmel nakşıdır),
bir san'at-ı ecmelidir (en güzel sanatıdır).
Madem hayat-ı sermediye (başlangıcı ve sonu olmayan devamlı ve ebedi hayat),
resullerin gönderilmesiyle ve
kitapların indirilmesiyle kendini gösterir.
(Evet, eğer kitaplar ve peygamberler olmazsa, o hayat-ı ezeliye (başlangıcı olmayan sonsuz hayat) bilinmez.
Nasıl ki bir adamın söylemesiyle diri (canlı) ve hayattar olduğu anlaşılır;
öyle de, bu kâinatın perdesi altında olan âlem-i gaybın
(duyu organlarıyla algılanamayan, fakat varlığı kesin olan ve mahiyeti Allah tarafından bilinen başka dünyaların)
arkasında söyleyen,
konuşan,
emir ve nehyedip (talep edip ve yasaklayıp)
hitap eden bir Zâtın kelimâtını (kelimelerini),
hitâbâtını (hitaplarını) gösterecek,
peygamberler ve nâzil olan (inen) kitaplardır.)
Elbette kâinattaki hayat,
kat'î (mutlak) bir surette Hayy-ı Ezelînin vücûb-u vücuduna
(ezeli hayat sahibi olan ve her canlı varlığa hayat veren, varlığı kendinden olup yokluğu imkansız olan Allah’ın CC varlığına )
kat'î şehadet ettiği (kesin şahitlik yaptığı) gibi;
o hayat-ı Ezeliyenin şuââtı (başlangıcı olmayan sonsuza kadar devam edecek olan Allah’ın hayatın parıltıları),
celevâtı (yansımaları),
münâsebâtı (bağlantıları) olan
"irsâl-i rusül" (peygamberlerin gönderilmesi) ve
"inzâl-i kütüb" (kitapların indirilmesi) rükünlerine (şartlarına) bakar,
remzen (işareten) ispat eder.
Ve bilhassa risalet-i Muhammediye (Hz. Muhammed’in peygamberliği) (a.s.m.) ve
vahy-i Kur'ânî (vahiyle gelen Kur’ân-ı Kerim)
hayatın ruhu ve
aklı hükmünde olduğundan,
bu hayatın vücudu (var olması) gibi hakkaniyetleri kat'îdir (gerçekliği kesindir) denilebilir. (Sözler 163)
16.02.2026
Prof. Dr. Cahit Kurbanoğlu
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
