TÜLAY GÜREL
Köşe Yazarı
TÜLAY GÜREL
 

Öğrenme Var, İfade Yok: Çocukta Krizlerin Görünmeyen Nedeni

Öğrenme Var, İfade Yok: Çocukta Krizlerin Görünmeyen Nedeni Öğrenme güçlüğü ile öğrenilen bilgiyi ifade edememe güçlüğü sıklıkla birbirine karıştırılır. Oysa bu iki durum aynı şey değildir. Çocukta ortaya çıkan problem davranışların, krizlerin ve kaosun kaynağı çoğu zaman bu farkın fark edilememesidir. Bir çocuk öğrenebilir; ancak öğrendiğini ifade edemeyebilir. İşte asıl kırılma noktası tam da burasıdır. Özellikle günümüzde, otizm tanılı çocuklarımız dâhil olmak üzere neredeyse herkesin öğrenme biçimi dijital hâle gelmiştir. Çocuklar oyunlardan, videolardan ve uygulamalardan çok şey öğrenmektedir. Ancak öğrenilenlerin; ne olduğu, neden istendiği, hangi ihtiyaca karşılık geldiği çoğu zaman dil yoluyla ifade edilememektedir. Aslında bu durum yalnızca çocuklara özgü de değildir. Biz yetişkinler bile yeni öğrendiğimiz bir kavramı anlatmakta zaman zaman zorlanırız. Kavram henüz zihinde oturmadan ifade beklemek mümkün değilken, ifade becerisi sınırlı olan çocuklardan bunu beklemek onları ciddi bir çıkmaza sürüklemektedir. Dijital Öğrenme – Dijital İfade Çıkmazı İfade becerisi sınırlı olan çocukların dijital ortamda öğrendiklerini yetişkinlere aktarması ya da oradaki ihtiyaçlarını dile getirmesi oldukça güçtür. Bir oyunda hileyle malzeme almak, Ücretli bir oyunu ya da uygulamayı indirmek istemek, Kartla ödeme yapılan sistemler çocuk için yalnızca “bir tuşa basınca sahip olma” anlamına gelir. Ancak çocuk kendini ifade edemediğinde biz yetişkinler; Ne istediğini tam olarak anlayamayabiliriz, Anlasak bile o ihtiyacı karşılayacak bilgiye sahip olmayabiliriz. Bu noktada çocuk anlaşılmamış hissederken, ebeveyn çaresizlik duygusuyla baş başa kalır. Para Kavramının Olmaması Krizi Nasıl Doğurur? Otizm tanılı ya da farklı özel gereksinimleri olan çocuklara; Paranın ne olduğu, Ücretli–ücretsiz ayrımı, Her görülen şeye sahip olunamayacağı soyut anlatımlarla öğretilemez. Çünkü çocuk için temel algı şudur: “Bir tuş = sahip olmak.” Bu nedenle çocuk; Aynı isteği art arda tekrar edebilir, Market, AVM ve bakkal gibi ortamlarda kriz yaşayabilir, Televizyonda, tablette ya da arkadaşında gördüğü her şeyin hemen alınmasını bekleyebilir. Bu durum bir şımarıklık değil, kavramsal yoksunluktur. Çok Uyaranlı Alanlar ve Görünmeyen Tehlikeler Şehir merkezlerinde, okullarda ve kalabalık alanlarda çocuk yetiştirmek zaten zorken; otizm tanılı bir çocuk yetiştirmek adeta sırat köprüsünden geçmeye benzer. Özellikle okul ortamlarında; Kalabalık sınıflar, Farklı materyaller, Yemekhane, fırın gibi alanlardan gelen yoğun kokular çocuk üzerinde ciddi bir duyusal yük oluşturur. Bu kokular bazı çocuklarda iştah açıcı etki yaratırken, bazılarında mide bulantısına neden olabilir. Bu duyusal yüklenme ise; Davranış bozulmalarına, Kaçma, ağlama, öfke patlamalarına, Ortamdan tamamen kopmaya sebep olabilmektedir. Çözüm: İzole Etmek Değil, Planlamak Çocuğu tamamen hayattan izole etmek çözüm değildir. Ancak plansız, kontrolsüz ve çok uyaranlı ortamlara sürekli maruz bırakmak da çözüm değildir. Bu nedenle; Planlı alanlarda bulunmak, Çocuğu dikkatle gözlemleyerek alanı yavaş yavaş genişletmek, Gücümüz yetmediğinde alanı kısa süreli kapatmak, Unutturma ve yönlendirme yöntemleri geliştirmek hayati öneme sahiptir. Sonuç Öğrenme var ama ifade yoksa; anlama var ama anlatma yoksa; istek var ama kavram yoksa… Ortaya çıkan şey problem davranış, kriz ve kaos olur. Bu yüzden mesele, çocuğun neyi bilmediği değil; bildiğini neden anlatamadığını fark edebilmektir. Otizm tanılı bir çocuk yetiştirmek; şehir kaosu içinde, çok uyaranlı bir dünyada her adımı hesaplanması gereken bir yolculuktur. Bu yolculuk ancak anlayarak, planlayarak ve sabırla yürünebilir. Sırat köprüsünün yeryüzünde vuku bulduğu alanlardan biri de, özel gereksinimli bireylerin şehir kaosu içinde var olma mücadelesidir. Selam ve dua ile. Selametle kalalım. Tülay Gürel Özel Gereksinimli Bireyler Derneği Başkanı KAÇEP Komisyon Başkanı
Ekleme Tarihi: 04 Ocak 2026 -Pazar

Öğrenme Var, İfade Yok: Çocukta Krizlerin Görünmeyen Nedeni

Öğrenme Var, İfade Yok: Çocukta Krizlerin Görünmeyen Nedeni Öğrenme güçlüğü ile öğrenilen bilgiyi ifade edememe güçlüğü sıklıkla birbirine karıştırılır. Oysa bu iki durum aynı şey değildir. Çocukta ortaya çıkan problem davranışların, krizlerin ve kaosun kaynağı çoğu zaman bu farkın fark edilememesidir. Bir çocuk öğrenebilir; ancak öğrendiğini ifade edemeyebilir. İşte asıl kırılma noktası tam da burasıdır. Özellikle günümüzde, otizm tanılı çocuklarımız dâhil olmak üzere neredeyse herkesin öğrenme biçimi dijital hâle gelmiştir. Çocuklar oyunlardan, videolardan ve uygulamalardan çok şey öğrenmektedir. Ancak öğrenilenlerin; ne olduğu, neden istendiği, hangi ihtiyaca karşılık geldiği çoğu zaman dil yoluyla ifade edilememektedir. Aslında bu durum yalnızca çocuklara özgü de değildir. Biz yetişkinler bile yeni öğrendiğimiz bir kavramı anlatmakta zaman zaman zorlanırız. Kavram henüz zihinde oturmadan ifade beklemek mümkün değilken, ifade becerisi sınırlı olan çocuklardan bunu beklemek onları ciddi bir çıkmaza sürüklemektedir. Dijital Öğrenme – Dijital İfade Çıkmazı İfade becerisi sınırlı olan çocukların dijital ortamda öğrendiklerini yetişkinlere aktarması ya da oradaki ihtiyaçlarını dile getirmesi oldukça güçtür. Bir oyunda hileyle malzeme almak, Ücretli bir oyunu ya da uygulamayı indirmek istemek, Kartla ödeme yapılan sistemler çocuk için yalnızca “bir tuşa basınca sahip olma” anlamına gelir. Ancak çocuk kendini ifade edemediğinde biz yetişkinler; Ne istediğini tam olarak anlayamayabiliriz, Anlasak bile o ihtiyacı karşılayacak bilgiye sahip olmayabiliriz. Bu noktada çocuk anlaşılmamış hissederken, ebeveyn çaresizlik duygusuyla baş başa kalır. Para Kavramının Olmaması Krizi Nasıl Doğurur? Otizm tanılı ya da farklı özel gereksinimleri olan çocuklara; Paranın ne olduğu, Ücretli–ücretsiz ayrımı, Her görülen şeye sahip olunamayacağı soyut anlatımlarla öğretilemez. Çünkü çocuk için temel algı şudur: “Bir tuş = sahip olmak.” Bu nedenle çocuk; Aynı isteği art arda tekrar edebilir, Market, AVM ve bakkal gibi ortamlarda kriz yaşayabilir, Televizyonda, tablette ya da arkadaşında gördüğü her şeyin hemen alınmasını bekleyebilir. Bu durum bir şımarıklık değil, kavramsal yoksunluktur. Çok Uyaranlı Alanlar ve Görünmeyen Tehlikeler Şehir merkezlerinde, okullarda ve kalabalık alanlarda çocuk yetiştirmek zaten zorken; otizm tanılı bir çocuk yetiştirmek adeta sırat köprüsünden geçmeye benzer. Özellikle okul ortamlarında; Kalabalık sınıflar, Farklı materyaller, Yemekhane, fırın gibi alanlardan gelen yoğun kokular çocuk üzerinde ciddi bir duyusal yük oluşturur. Bu kokular bazı çocuklarda iştah açıcı etki yaratırken, bazılarında mide bulantısına neden olabilir. Bu duyusal yüklenme ise; Davranış bozulmalarına, Kaçma, ağlama, öfke patlamalarına, Ortamdan tamamen kopmaya sebep olabilmektedir. Çözüm: İzole Etmek Değil, Planlamak Çocuğu tamamen hayattan izole etmek çözüm değildir. Ancak plansız, kontrolsüz ve çok uyaranlı ortamlara sürekli maruz bırakmak da çözüm değildir. Bu nedenle; Planlı alanlarda bulunmak, Çocuğu dikkatle gözlemleyerek alanı yavaş yavaş genişletmek, Gücümüz yetmediğinde alanı kısa süreli kapatmak, Unutturma ve yönlendirme yöntemleri geliştirmek hayati öneme sahiptir. Sonuç Öğrenme var ama ifade yoksa; anlama var ama anlatma yoksa; istek var ama kavram yoksa… Ortaya çıkan şey problem davranış, kriz ve kaos olur. Bu yüzden mesele, çocuğun neyi bilmediği değil; bildiğini neden anlatamadığını fark edebilmektir. Otizm tanılı bir çocuk yetiştirmek; şehir kaosu içinde, çok uyaranlı bir dünyada her adımı hesaplanması gereken bir yolculuktur. Bu yolculuk ancak anlayarak, planlayarak ve sabırla yürünebilir. Sırat köprüsünün yeryüzünde vuku bulduğu alanlardan biri de, özel gereksinimli bireylerin şehir kaosu içinde var olma mücadelesidir. Selam ve dua ile. Selametle kalalım. Tülay Gürel Özel Gereksinimli Bireyler Derneği Başkanı KAÇEP Komisyon Başkanı
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.