TÜLAY GÜREL
Köşe Yazarı
TÜLAY GÜREL
 

Yolcularına, Yokuşlarına Göre Yolculuğumuz Nasıl Olmalı?

Yolcularına, Yokuşlarına Göre Yolculuğumuz Nasıl Olmalı? Biliyorsunuz değil mi? Eminim ki öyledir. Bildiğiniz... Bilmediğiniz... Farkındasınız... Yâda hiç farkında değilsiniz. Uzaklarda bir yerlerde sizin gibi yaşayan özel gereksinimli bireyler de var... Bu özel gereksinimli bireylerin yaşamını kolaylaştıran, kolaylaştırmak için çok güzel çareler bulanlarda. Bu bireyler belki çok ama çok uzaklar da belki de en yakınımızda. Farkında mısınız? Ve her birimizin bir yada birden çok özelimizde gereksinimimiz var ve bunlar ile mücadele ederken, daha fazla gereksinimlere de sahip olabiliyor yada azaltıp daha kolay bir hayata erişen, yaşayanlarımızda var. Kimimiz aile desteği, kimimiz sosyal çevre desteği, kimimiz devlet desteği kimimiz eş, dost, hısım, akraba, komşu, iyi bir hekim, eğitimci. Oysa bir durup düşünsek sıkıntılarımız, dertlerimiz, içinden çıkmakta zorlandığımız problemleri aynı sıkıntıdan muzdarip olmuş çare bulmuş olanlar ile çare bulmuş olabiliriz. Birde bunların hiç birini bulamamış ve neyi nasıl yapacağını bilmeyenler ile daha farklı sıkıntılar ile de mücadele edenler var. Bir kısım daha faydalı olabilecek yöntem geliştirmeyi bilmediği için bilineni yapıyor. Yani standartları, kalıplaşmış olanları. Yâda kaba bir tabir ile at gözlüğünü takarak devam edenler. Bir kısım yeni buluşlar ile sektörlere karışıklık yaşatıyorken fayda sağladığı kitlede var. İlkel yöntemler ile yol alanda var, robotlarla da. Dijitallerin(tv, bilgi, tablet, telefon) zararlı olduğunu savunanlar dijital ile eğitim sistemi üretip satanlarda var. Var olanın ne kadar değerli ve kolay ulaşılabilir olduğunu bilmeyenler var. Uyaranların özel gereksinimli bireyler ne kadar zora düşürdüğünü bilmeyenler var. Eğitim almış, uzmanlaşmış herkesin değil de bir kısmının kendini aile durumuna göre yöntem öğreten, takip eden, disiplin içinde yöntem geliştirmiş olanların var olduğu ÜLKEMİZ. Ruhsal araştırmadan başlayarak yani ruhtan başlayarak (ilk insanlar gibi diye tanımlıyorlar) dijital ve robotlara kadar spor, sanat, müzik, eğitimin envai çeşidi, materyal ve ürün desteği, gıda ve kıyafet, farklı terapi ve seanslar ile çözüm arayışı içinde olan ailelerimizin yöntem sistemler içinde , YOLCULARINA YOKUŞLARINA göre yolculuğum nasıl olması gerektiğini ve her şey fayda için üretildiğine eminim ve her yöntemin kimin yolcusuna rehber olacağı konusunda bir birlite çalışma yaparak. Sıralı sistemi kişilerin ailerine öğreterek ailede görev dağılımı ile sorunu çözmeye gitmeliyiz. Çoklukta yaşanan karışıklıktan dolayı çoğumuz yorgun, mutsuz, umutsuzuz. Hatalı olanlar, görevini tam yap(a)mayanlar, görevini yaparken yaşanan olumsuzluklar ve eksik malzeme, materyal, alanı... Hepsinin bir çözümü var. Bir problem var ise birçok çözüm yolu da var. Herkes bu konuda beni ilgilendirmez, dayama girmiyor, neckadar ekmek o kadar köfte demeden elini değil RUHUNU İŞİN ALTINA KOYMALI. Ruh işin içine girerse hepiniz problemlerin çözümü konusunda mutlu huzurlu oluruz. Sözün özü: Yoldur yürünür. Mesafedir aşılır. Sorundur çözülür. Yaradır sarılır. İnsan bir şekilde çaba gösterdiği her şeyi çözebilir. İki tane istisna dışında. Ölmek ve sevilmemek... İnsan istediği kadar çabalasın, sadece bu iki meseleyi çözemez. Tülay Gürel Özel Gereksinimli Bireyler Dernek Başkanı
Ekleme Tarihi: 15 Nisan 2024 - Pazartesi

Yolcularına, Yokuşlarına Göre Yolculuğumuz Nasıl Olmalı?

Yolcularına, Yokuşlarına Göre Yolculuğumuz Nasıl Olmalı? Biliyorsunuz değil mi? Eminim ki öyledir. Bildiğiniz... Bilmediğiniz... Farkındasınız... Yâda hiç farkında değilsiniz. Uzaklarda bir yerlerde sizin gibi yaşayan özel gereksinimli bireyler de var... Bu özel gereksinimli bireylerin yaşamını kolaylaştıran, kolaylaştırmak için çok güzel çareler bulanlarda. Bu bireyler belki çok ama çok uzaklar da belki de en yakınımızda. Farkında mısınız? Ve her birimizin bir yada birden çok özelimizde gereksinimimiz var ve bunlar ile mücadele ederken, daha fazla gereksinimlere de sahip olabiliyor yada azaltıp daha kolay bir hayata erişen, yaşayanlarımızda var. Kimimiz aile desteği, kimimiz sosyal çevre desteği, kimimiz devlet desteği kimimiz eş, dost, hısım, akraba, komşu, iyi bir hekim, eğitimci. Oysa bir durup düşünsek sıkıntılarımız, dertlerimiz, içinden çıkmakta zorlandığımız problemleri aynı sıkıntıdan muzdarip olmuş çare bulmuş olanlar ile çare bulmuş olabiliriz. Birde bunların hiç birini bulamamış ve neyi nasıl yapacağını bilmeyenler ile daha farklı sıkıntılar ile de mücadele edenler var. Bir kısım daha faydalı olabilecek yöntem geliştirmeyi bilmediği için bilineni yapıyor. Yani standartları, kalıplaşmış olanları. Yâda kaba bir tabir ile at gözlüğünü takarak devam edenler. Bir kısım yeni buluşlar ile sektörlere karışıklık yaşatıyorken fayda sağladığı kitlede var. İlkel yöntemler ile yol alanda var, robotlarla da. Dijitallerin(tv, bilgi, tablet, telefon) zararlı olduğunu savunanlar dijital ile eğitim sistemi üretip satanlarda var. Var olanın ne kadar değerli ve kolay ulaşılabilir olduğunu bilmeyenler var. Uyaranların özel gereksinimli bireyler ne kadar zora düşürdüğünü bilmeyenler var. Eğitim almış, uzmanlaşmış herkesin değil de bir kısmının kendini aile durumuna göre yöntem öğreten, takip eden, disiplin içinde yöntem geliştirmiş olanların var olduğu ÜLKEMİZ. Ruhsal araştırmadan başlayarak yani ruhtan başlayarak (ilk insanlar gibi diye tanımlıyorlar) dijital ve robotlara kadar spor, sanat, müzik, eğitimin envai çeşidi, materyal ve ürün desteği, gıda ve kıyafet, farklı terapi ve seanslar ile çözüm arayışı içinde olan ailelerimizin yöntem sistemler içinde , YOLCULARINA YOKUŞLARINA göre yolculuğum nasıl olması gerektiğini ve her şey fayda için üretildiğine eminim ve her yöntemin kimin yolcusuna rehber olacağı konusunda bir birlite çalışma yaparak. Sıralı sistemi kişilerin ailerine öğreterek ailede görev dağılımı ile sorunu çözmeye gitmeliyiz. Çoklukta yaşanan karışıklıktan dolayı çoğumuz yorgun, mutsuz, umutsuzuz. Hatalı olanlar, görevini tam yap(a)mayanlar, görevini yaparken yaşanan olumsuzluklar ve eksik malzeme, materyal, alanı... Hepsinin bir çözümü var. Bir problem var ise birçok çözüm yolu da var. Herkes bu konuda beni ilgilendirmez, dayama girmiyor, neckadar ekmek o kadar köfte demeden elini değil RUHUNU İŞİN ALTINA KOYMALI. Ruh işin içine girerse hepiniz problemlerin çözümü konusunda mutlu huzurlu oluruz. Sözün özü: Yoldur yürünür. Mesafedir aşılır. Sorundur çözülür. Yaradır sarılır. İnsan bir şekilde çaba gösterdiği her şeyi çözebilir. İki tane istisna dışında. Ölmek ve sevilmemek... İnsan istediği kadar çabalasın, sadece bu iki meseleyi çözemez. Tülay Gürel Özel Gereksinimli Bireyler Dernek Başkanı
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.