Ahmet Sağlam
Köşe Yazarı
Ahmet Sağlam
 

ZİKİRDE BİD‘AT VE HURAFELERE CEVAP

ZİKİRDE BİD‘AT VE HURAFELERE CEVAP Bismillahirrahmanirrahim SÖZÜ ÂYET VE HADİSLERE VERELİM Allah Teâlâ buyuruyor: “Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunan herkes O’nu tesbih eder.” — İsrâ Suresi, 44 “Bilesiniz ki kalpler ancak Allah’ı zikretmekle mutmain olur.” — Ra‘d Suresi, 28 “Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin.” — Ahzâb Suresi, 41 Resûlullah ﷺ buyuruyor: “Allah’ı zikredenle zikretmeyenin durumu, diri ile ölünün durumu gibidir.” — Buhârî, Müslim “Size amellerin en hayırlısını haber vereyim mi? O, Allah’ı zikretmektir.” — Tirmizî “Dilin daima Allah’ı zikretmekle ıslak kalsın.” — Tirmizî 1. BÖLÜM: ZİKRE “BİD‘AT” DİYENLERE Kâinatta her mahlûkun, canlı veya cansız her şeyin bir zikri ve esmâsı var iken, zikre “bid‘at” demek akla ve nakle uymaz. Bu, ahmaklıktan başka bir şey değildir. Delil 1: Emir var “Allah’ı çokça zikredin.” — Ahzâb, 41 Delil 2: Sahabe yaptı Ashab, mescitte halka olup zikir yaptı. Resûlullah ﷺ: “Cebrâil bana, Allah’ın sizinle meleklerine karşı iftihar ettiğini haber verdi.” — Müslim Delil 3: Bid‘at değildir Bid‘at, dinde olmayan bir şeyi dine sokmaktır. Zikir ise Kur’an ve sünnetle sabittir. 2. BÖLÜM: ZİKRİ HURAFEYE ÇEVİRENLERE Maalesef günümüzde bazı cemaat ve gruplar zikri eğlenceye, hurafeye çevirmiş durumda. Hakkıyla zikir edenler müstesna. Zikir, Allah Celle Celâluhu’ya yakınlık içindir. Kalbi temizlemek, Ra‘d Suresi 28. ayette belirtildiği gibi kalbi mutmain etmek içindir. Şimdi ise müzik eşliğinde, bağırış çağırış ve tuhaf hareketlerle yapılıyor. Haram ve helal beraber olmaz. Fıkh-ı Zıllî, def ve müzik aletleriyle zikre cevaz vermiyor. Zikir ibadettir. İbadete hevâ ve heves karıştırılmaz. GEÇMİŞTE ZİKİR NASILDI? Geçmişte ta‘dîl-i erkân ile zikir edilirdi. Halka hâlinde, nizami bir şekilde yapılırdı. Bu, Allah’a ulaşmanın en güzel yollarından biriydi. Nizamlıydı. Müziksizdi. Tuhaf hareketlerden uzaktı. Sahabe, diz üstü, edep ve huşu ile yalnızca Allah’a varmak için zikrederdi. BUGÜN İSE... Bugün ise sadece “Bak, nasıl zikir çekiyor!” desinler diye yapılıyor. Burada müstesna olanlar vardır elbet. Vecd hâline gelenler... Onlar kalpleriyle Allah’ı zikretmişlerdir. Bizim onlara sözümüz yok. SON SÖZ Biz ne zikri inkâr edenlerdeniz ne de zikri eğlenceye çevirenlerdeniz. Bizim yolumuz; âyet ve hadisin gösterdiği, sahabenin yaptığı zikirdir. Allah dostlarının çektiği zikirdir. Onlar asla âyet ve hadislere muhalefet ederek zikir çekmemiş, çektirmemiştir. Kalpler ancak O’nun zikriyle mutmain olur. Rabbim bizleri bid‘atten de, hurafeden de, riyadan da muhafaza eylesin. Çaba bizden, tevfik Allah Celle Celâluhu’dandır. Ahmet Sağlam
Ekleme Tarihi: 19 Ağustos 2026 -Çarşamba

ZİKİRDE BİD‘AT VE HURAFELERE CEVAP

ZİKİRDE BİD‘AT VE HURAFELERE CEVAP Bismillahirrahmanirrahim SÖZÜ ÂYET VE HADİSLERE VERELİM Allah Teâlâ buyuruyor: “Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunan herkes O’nu tesbih eder.” — İsrâ Suresi, 44 “Bilesiniz ki kalpler ancak Allah’ı zikretmekle mutmain olur.” — Ra‘d Suresi, 28 “Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin.” — Ahzâb Suresi, 41 Resûlullah ﷺ buyuruyor: “Allah’ı zikredenle zikretmeyenin durumu, diri ile ölünün durumu gibidir.” — Buhârî, Müslim “Size amellerin en hayırlısını haber vereyim mi? O, Allah’ı zikretmektir.” — Tirmizî “Dilin daima Allah’ı zikretmekle ıslak kalsın.” — Tirmizî 1. BÖLÜM: ZİKRE “BİD‘AT” DİYENLERE Kâinatta her mahlûkun, canlı veya cansız her şeyin bir zikri ve esmâsı var iken, zikre “bid‘at” demek akla ve nakle uymaz. Bu, ahmaklıktan başka bir şey değildir. Delil 1: Emir var “Allah’ı çokça zikredin.” — Ahzâb, 41 Delil 2: Sahabe yaptı Ashab, mescitte halka olup zikir yaptı. Resûlullah ﷺ: “Cebrâil bana, Allah’ın sizinle meleklerine karşı iftihar ettiğini haber verdi.” — Müslim Delil 3: Bid‘at değildir Bid‘at, dinde olmayan bir şeyi dine sokmaktır. Zikir ise Kur’an ve sünnetle sabittir. 2. BÖLÜM: ZİKRİ HURAFEYE ÇEVİRENLERE Maalesef günümüzde bazı cemaat ve gruplar zikri eğlenceye, hurafeye çevirmiş durumda. Hakkıyla zikir edenler müstesna. Zikir, Allah Celle Celâluhu’ya yakınlık içindir. Kalbi temizlemek, Ra‘d Suresi 28. ayette belirtildiği gibi kalbi mutmain etmek içindir. Şimdi ise müzik eşliğinde, bağırış çağırış ve tuhaf hareketlerle yapılıyor. Haram ve helal beraber olmaz. Fıkh-ı Zıllî, def ve müzik aletleriyle zikre cevaz vermiyor. Zikir ibadettir. İbadete hevâ ve heves karıştırılmaz. GEÇMİŞTE ZİKİR NASILDI? Geçmişte ta‘dîl-i erkân ile zikir edilirdi. Halka hâlinde, nizami bir şekilde yapılırdı. Bu, Allah’a ulaşmanın en güzel yollarından biriydi. Nizamlıydı. Müziksizdi. Tuhaf hareketlerden uzaktı. Sahabe, diz üstü, edep ve huşu ile yalnızca Allah’a varmak için zikrederdi. BUGÜN İSE... Bugün ise sadece “Bak, nasıl zikir çekiyor!” desinler diye yapılıyor. Burada müstesna olanlar vardır elbet. Vecd hâline gelenler... Onlar kalpleriyle Allah’ı zikretmişlerdir. Bizim onlara sözümüz yok. SON SÖZ Biz ne zikri inkâr edenlerdeniz ne de zikri eğlenceye çevirenlerdeniz. Bizim yolumuz; âyet ve hadisin gösterdiği, sahabenin yaptığı zikirdir. Allah dostlarının çektiği zikirdir. Onlar asla âyet ve hadislere muhalefet ederek zikir çekmemiş, çektirmemiştir. Kalpler ancak O’nun zikriyle mutmain olur. Rabbim bizleri bid‘atten de, hurafeden de, riyadan da muhafaza eylesin. Çaba bizden, tevfik Allah Celle Celâluhu’dandır. Ahmet Sağlam
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.