ÇOCUK BÜYÜTÜRKEN KİM DAHA ETKİLİ? ANNE Mİ, BABA MI?
ÇOCUK BÜYÜTÜRKEN KİM DAHA ETKİLİ? ANNE Mİ, BABA MI?
(SPOILER: İKİSİ DE DEĞİL!)
İnternette, pedagog ofislerinde ya da altın günlerinde yıllardır bitmeyen bir tartışma var:
“Erkek çocuğu baba büyütür, kız çocuğu annenin kopyasıdır.”
Ya da:
“İlk 3 yıl sadece anne önemlidir, baba sonra devreye girer.”
Bugün ezberleri, klişeleri ve anne-baba rollerine dair kutsallaştırılmış tüm o eski kitap teorilerini bir kenara bırakıyoruz.
Bilimin ve modern dünyanın bize gösterdiği çok net bir gerçek var: Çocuk yetiştirmede anne ya da babanın tek başına “daha etkili” olması diye bir şey yok.
Hatta durum çok daha başka bir yerde düğümleniyor.
Gelin, sosyal medyada sürekli önümüze düşen o süslü “mükemmel ebeveynlik” algısını biraz hırpalayalım ve gerçeğe bakalım.
ERKEK ÇOCUK BABAYA, KIZ ÇOCUK ANNEYE Mİ BAKAR?
Toplumun bize dayattığı en büyük illüzyonlardan biri, cinsiyetçi rol modelleridir.
Evet, erkek çocuk 3 yaşından sonra babayı izler; onun öfkesini nasıl yönettiğine, trafikte nasıl davrandığına, partnerine nasıl hitap ettiğine bakar.
Kız çocuk da anneyi gözlemleyerek bir kadının toplumdaki duruşunu, sınırlarını ve öz saygısını kodlar.
Ama madalyonun bir de görünmeyen yüzü var:
Bir erkek çocuğun hayatındaki en büyük kırılma noktalarından biri, annesinden gördüğü şefkat ve sınır eğitimidir. Annesine saygı duymayı öğrenmeyen bir erkek, büyüdüğünde dünyadaki diğer kadınlara da sağlıklı bir saygı ilişkisi kurmakta zorlanabilir.
Aynı şekilde, bir kız çocuğunun hayatındaki ilk “karşı cins” referanslarından biri babasıdır. Babasından sevgi, güven ve değer görmeyen bir kız çocuğu, yetişkinlik hayatındaki ilişkilerinde sağlıksız seçimler yapmaya daha açık hâle gelebilir.
Yani denklem, sandığımızdan çok daha çapraz.
Erkek çocuğu anne, kız çocuğunu baba da inşa eder desek yeridir.
0-3 YAŞ EFSANESİ: BABA SADECE BİR “FİGÜRAN” MI?
Yıllarca “İlk yıllarda anne önemlidir, baba sadece dışarıdan destek olur.” dendi.
Bu büyük bir yanılgıdır.
Modern psikoloji bize, güvenli bağlanmanın sadece anneyle değil, çocukla birincil ve sağlıklı bağ kuran yetişkinlerle de oluşabileceğini gösteriyor.
Akşam eve gelip çocuğuyla göz teması kuran, onun altını değiştiren, onunla halıda yuvarlanan bir baba; çocuğun zihninde “Bu dünya güvenli bir yer.” algısının oluşmasına katkı sağlar.
Anne ne kadar sevgi dolu olursa olsun, tükenmişlik (burnout) hâlinde tek başına çabalıyorsa, o aile düzeninde bazı şeylerin eksik kalması kaçınılmaz olabilir.
ASIL KAZANANI AÇIKLIYORUZ: “ARADAKİ İLİŞKİ”
Peki, o zaman kim daha etkili?
Cevap veriyorum: Hiçbiri.
Çocuğun gelişiminde en etkili olan şey, anne ya da babanın bireysel performansı değil; anne ve babanın birbiriyle olan ilişkisidir.
İstediğiniz kadar harika bir anne olun; eğer babayla sürekli çatışıyorsanız ya da evde soğuk savaş rüzgârları esiyorsa, çocuğunuz o gerginliği hisseder ve içine çeker.
İstediğiniz kadar mükemmel, her istediğini yapan bir baba olun; eğer eşinize saygısızlık ediyorsanız, çocuğunuza farkında olmadan “Güçlü olan haklıdır.” mesajını verirsiniz.
Çocuklar sadece söylediklerimizi dinlemezler; yaşadığımız hayatı da izlerler.
Onlar için en büyük rehber; anne ve babanın bir ekip olarak nasıl hareket ettiği, krizleri nasıl çözdüğü ve birbirine nasıl saygı duyduğudur.
SONUÇ: YARIŞI BIRAKIN, EKİP OLUN
“Ben daha çok ilgileniyorum.”
“Ben olmasam bu çocuk ne yapardı?”
Bu cümleler çoğu zaman ebeveynlerin kendi aralarındaki görünmez rekabetin ürünüdür.
Oysa çocuk büyütmek bir üstünlük yarışı değil, bir takım oyunudur.
Eğer çocuğunuzun ruh sağlığı yerinde, özgüvenli ve mutlu bir birey olmasını istiyorsanız, “Hangimiz daha etkiliyiz?” sorusunu bırakın.
Onun yerine şu soruya odaklanın:
“Biz bugün çocuğumuzun önünde nasıl bir aile resmi çizdik?”
Çünkü günün sonunda çocuk, o resmin renkleriyle büyüyecektir.
Bedriye ÇAMBEL
Ekleme
Tarihi: 08 Eylül 2026 -Salı
ÇOCUK BÜYÜTÜRKEN KİM DAHA ETKİLİ? ANNE Mİ, BABA MI?
ÇOCUK BÜYÜTÜRKEN KİM DAHA ETKİLİ? ANNE Mİ, BABA MI?
(SPOILER: İKİSİ DE DEĞİL!)
İnternette, pedagog ofislerinde ya da altın günlerinde yıllardır bitmeyen bir tartışma var:
“Erkek çocuğu baba büyütür, kız çocuğu annenin kopyasıdır.”
Ya da:
“İlk 3 yıl sadece anne önemlidir, baba sonra devreye girer.”
Bugün ezberleri, klişeleri ve anne-baba rollerine dair kutsallaştırılmış tüm o eski kitap teorilerini bir kenara bırakıyoruz.
Bilimin ve modern dünyanın bize gösterdiği çok net bir gerçek var: Çocuk yetiştirmede anne ya da babanın tek başına “daha etkili” olması diye bir şey yok.
Hatta durum çok daha başka bir yerde düğümleniyor.
Gelin, sosyal medyada sürekli önümüze düşen o süslü “mükemmel ebeveynlik” algısını biraz hırpalayalım ve gerçeğe bakalım.
ERKEK ÇOCUK BABAYA, KIZ ÇOCUK ANNEYE Mİ BAKAR?
Toplumun bize dayattığı en büyük illüzyonlardan biri, cinsiyetçi rol modelleridir.
Evet, erkek çocuk 3 yaşından sonra babayı izler; onun öfkesini nasıl yönettiğine, trafikte nasıl davrandığına, partnerine nasıl hitap ettiğine bakar.
Kız çocuk da anneyi gözlemleyerek bir kadının toplumdaki duruşunu, sınırlarını ve öz saygısını kodlar.
Ama madalyonun bir de görünmeyen yüzü var:
Bir erkek çocuğun hayatındaki en büyük kırılma noktalarından biri, annesinden gördüğü şefkat ve sınır eğitimidir. Annesine saygı duymayı öğrenmeyen bir erkek, büyüdüğünde dünyadaki diğer kadınlara da sağlıklı bir saygı ilişkisi kurmakta zorlanabilir.
Aynı şekilde, bir kız çocuğunun hayatındaki ilk “karşı cins” referanslarından biri babasıdır. Babasından sevgi, güven ve değer görmeyen bir kız çocuğu, yetişkinlik hayatındaki ilişkilerinde sağlıksız seçimler yapmaya daha açık hâle gelebilir.
Yani denklem, sandığımızdan çok daha çapraz.
Erkek çocuğu anne, kız çocuğunu baba da inşa eder desek yeridir.
0-3 YAŞ EFSANESİ: BABA SADECE BİR “FİGÜRAN” MI?
Yıllarca “İlk yıllarda anne önemlidir, baba sadece dışarıdan destek olur.” dendi.
Bu büyük bir yanılgıdır.
Modern psikoloji bize, güvenli bağlanmanın sadece anneyle değil, çocukla birincil ve sağlıklı bağ kuran yetişkinlerle de oluşabileceğini gösteriyor.
Akşam eve gelip çocuğuyla göz teması kuran, onun altını değiştiren, onunla halıda yuvarlanan bir baba; çocuğun zihninde “Bu dünya güvenli bir yer.” algısının oluşmasına katkı sağlar.
Anne ne kadar sevgi dolu olursa olsun, tükenmişlik (burnout) hâlinde tek başına çabalıyorsa, o aile düzeninde bazı şeylerin eksik kalması kaçınılmaz olabilir.
ASIL KAZANANI AÇIKLIYORUZ: “ARADAKİ İLİŞKİ”
Peki, o zaman kim daha etkili?
Cevap veriyorum: Hiçbiri.
Çocuğun gelişiminde en etkili olan şey, anne ya da babanın bireysel performansı değil; anne ve babanın birbiriyle olan ilişkisidir.
İstediğiniz kadar harika bir anne olun; eğer babayla sürekli çatışıyorsanız ya da evde soğuk savaş rüzgârları esiyorsa, çocuğunuz o gerginliği hisseder ve içine çeker.
İstediğiniz kadar mükemmel, her istediğini yapan bir baba olun; eğer eşinize saygısızlık ediyorsanız, çocuğunuza farkında olmadan “Güçlü olan haklıdır.” mesajını verirsiniz.
Çocuklar sadece söylediklerimizi dinlemezler; yaşadığımız hayatı da izlerler.
Onlar için en büyük rehber; anne ve babanın bir ekip olarak nasıl hareket ettiği, krizleri nasıl çözdüğü ve birbirine nasıl saygı duyduğudur.
SONUÇ: YARIŞI BIRAKIN, EKİP OLUN
“Ben daha çok ilgileniyorum.”
“Ben olmasam bu çocuk ne yapardı?”
Bu cümleler çoğu zaman ebeveynlerin kendi aralarındaki görünmez rekabetin ürünüdür.
Oysa çocuk büyütmek bir üstünlük yarışı değil, bir takım oyunudur.
Eğer çocuğunuzun ruh sağlığı yerinde, özgüvenli ve mutlu bir birey olmasını istiyorsanız, “Hangimiz daha etkiliyiz?” sorusunu bırakın.
Onun yerine şu soruya odaklanın:
“Biz bugün çocuğumuzun önünde nasıl bir aile resmi çizdik?”
Çünkü günün sonunda çocuk, o resmin renkleriyle büyüyecektir.
Bedriye ÇAMBEL
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
