Bülent ERTEKİN
Köşe Yazarı
Bülent ERTEKİN
 

BURNUNDAN KIL ALDIRMAYAN DELİKANLILAR(!)

BURNUNDAN KIL ALDIRMAYAN DELİKANLILAR(!) "Burnundan kıl aldırmamak" ve "kuyruğu dik tutmak"… Dilimizde sıkça kullanılan iki deyim. Aslında ikisi de aynı karakteri farklı yönleriyle anlatır. "Burnundan kıl aldırmamak"; kendisine söz söyletmeyen, eleştiriye kapalı, kibirli ve her zaman kendi doğrusunun tek doğru olduğuna inanan kişileri tarif eder. "Kuyruğu dik tutmak" ise en zor zamanda bile hata yaptığını kabul etmemek, gerçeği görmek yerine görüntüyü kurtarmaya çalışmak, gururundan dolayı öz eleştiri yapmamak anlamına gelir. Tanıdık geldi mi? Eminim hepimizin çevresinde böyle insanlar vardır. Kimi makamıyla, kimi şöhretiyle, kimi de ekranlardaki itibarıyla kendisini dokunulmaz zanneder. Peki bugünlerde kimleri konuşuyoruz? Düne kadar bazı isimler, belirli kişi ve kuruluşlara büyük övgüler diziyor, onları toplumun vicdanı olarak gösteriyordu. Nitekim Uğur Dündar da geçmişte şu ifadeleri kullanmıştı: "Babala ekibini ve Haluk Levent, Ahbap ekibini izlerken kendi kendime dedim ki; helal olsun çocuklara. Acıyı paylaşmak, yaraları sarmak, insanlara iyilik yapmak için oradalar diye düşündüm... Siz lince uğrarken de 'Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur, Ahbap ve Babala ekibi gururumuzdur.' diye tweet attım." Peki bugün ne söylüyor? Bugün ise geçmişteki bazı iddiaların ve tartışmaların gündeme gelmesi gerektiğini ifade ederek kamuoyuna araştırma çağrısı yapıyor. Demek ki dün alkışlananlar bugün sorgulanabiliyor. Hayatın gerçeği de budur. Asıl mesele, bir kişiyi desteklemek ya da eleştirmek değildir. Asıl mesele, gerçekler ortaya çıktığında aynı cesaretle "Yanılmışım." diyebilmektir. İnsan hata yapabilir. Fakat hatada ısrar etmek, gerçeği inkâr etmek ve hiçbir şey olmamış gibi davranmak; işte asıl problem budur. Bugün kamuoyunda tartışmalar sürerken, yıllarca ekranlardan ahlak, hukuk ve adalet dersi veren birçok ismin, geçmişte verdikleri güçlü destekler konusunda samimi bir özeleştiri yaptıklarına şahit olduk mu? "Yanılmışız." "Destek verirken gerekli sorgulamayı yapmamışız." "Kamuoyundan özür diliyoruz." Böyle açık ve net cümleler duyduk mu? Hayır... Bunun yerine hâlâ burnundan kıl aldırmayanları, hata kabul etmeyenleri ve ne olursa olsun kuyruğunu dik tutmaya çalışanları görüyoruz. Unutulmamalıdır ki; insanı küçülten hata yapmak değildir. İnsanı küçülten, hatasını bile bile savunmaya devam etmektir. Çünkü hakikat, alkıştan güçlüdür. Vicdan, şöhretten büyüktür. Ve en önemlisi... Gerçekler, er ya da geç bütün maskeleri düşürür. Selâm ve dua ile... Bülent Ertekin
Ekleme Tarihi: 19 Temmuz 2026 -Pazar

BURNUNDAN KIL ALDIRMAYAN DELİKANLILAR(!)

BURNUNDAN KIL ALDIRMAYAN DELİKANLILAR(!) "Burnundan kıl aldırmamak" ve "kuyruğu dik tutmak"… Dilimizde sıkça kullanılan iki deyim. Aslında ikisi de aynı karakteri farklı yönleriyle anlatır. "Burnundan kıl aldırmamak"; kendisine söz söyletmeyen, eleştiriye kapalı, kibirli ve her zaman kendi doğrusunun tek doğru olduğuna inanan kişileri tarif eder. "Kuyruğu dik tutmak" ise en zor zamanda bile hata yaptığını kabul etmemek, gerçeği görmek yerine görüntüyü kurtarmaya çalışmak, gururundan dolayı öz eleştiri yapmamak anlamına gelir. Tanıdık geldi mi? Eminim hepimizin çevresinde böyle insanlar vardır. Kimi makamıyla, kimi şöhretiyle, kimi de ekranlardaki itibarıyla kendisini dokunulmaz zanneder. Peki bugünlerde kimleri konuşuyoruz? Düne kadar bazı isimler, belirli kişi ve kuruluşlara büyük övgüler diziyor, onları toplumun vicdanı olarak gösteriyordu. Nitekim Uğur Dündar da geçmişte şu ifadeleri kullanmıştı: "Babala ekibini ve Haluk Levent, Ahbap ekibini izlerken kendi kendime dedim ki; helal olsun çocuklara. Acıyı paylaşmak, yaraları sarmak, insanlara iyilik yapmak için oradalar diye düşündüm... Siz lince uğrarken de 'Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur, Ahbap ve Babala ekibi gururumuzdur.' diye tweet attım." Peki bugün ne söylüyor? Bugün ise geçmişteki bazı iddiaların ve tartışmaların gündeme gelmesi gerektiğini ifade ederek kamuoyuna araştırma çağrısı yapıyor. Demek ki dün alkışlananlar bugün sorgulanabiliyor. Hayatın gerçeği de budur. Asıl mesele, bir kişiyi desteklemek ya da eleştirmek değildir. Asıl mesele, gerçekler ortaya çıktığında aynı cesaretle "Yanılmışım." diyebilmektir. İnsan hata yapabilir. Fakat hatada ısrar etmek, gerçeği inkâr etmek ve hiçbir şey olmamış gibi davranmak; işte asıl problem budur. Bugün kamuoyunda tartışmalar sürerken, yıllarca ekranlardan ahlak, hukuk ve adalet dersi veren birçok ismin, geçmişte verdikleri güçlü destekler konusunda samimi bir özeleştiri yaptıklarına şahit olduk mu? "Yanılmışız." "Destek verirken gerekli sorgulamayı yapmamışız." "Kamuoyundan özür diliyoruz." Böyle açık ve net cümleler duyduk mu? Hayır... Bunun yerine hâlâ burnundan kıl aldırmayanları, hata kabul etmeyenleri ve ne olursa olsun kuyruğunu dik tutmaya çalışanları görüyoruz. Unutulmamalıdır ki; insanı küçülten hata yapmak değildir. İnsanı küçülten, hatasını bile bile savunmaya devam etmektir. Çünkü hakikat, alkıştan güçlüdür. Vicdan, şöhretten büyüktür. Ve en önemlisi... Gerçekler, er ya da geç bütün maskeleri düşürür. Selâm ve dua ile... Bülent Ertekin
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.