Bülent ERTEKİN
Köşe Yazarı
Bülent ERTEKİN
 

İZMİR VALİLİĞİ'NE, KAYMAKAMLIKLARA, ASKERÎ VE MÜLKÎ MAKAMLARA AÇIK SORULAR

9 EYLÜL'DE HERKES KUTLARKEN, YENİKALE ŞEHİTLİĞİ'Nİ KİM HATIRLAYACAK? İZMİR VALİLİĞİ'NE, KAYMAKAMLIKLARA, ASKERÎ VE MÜLKÎ MAKAMLARA AÇIK SORULAR 9 Eylül 2026... İzmir'in düşman işgalinden kurtuluşunun üzerinden tam 104 yıl geçti. Bugün İzmir'in dört bir yanında törenler yapılacak. Meydanlar dolacak. Konuşmalar yapılacak. Çelenkler sunulacak. Marşlar söylenecek. Şanlı Türk Bayrağı göklere çekilecek. Herkes İzmir'in kurtuluşunu, bağımsızlığını ve kahramanlarını konuşacak. Elbette konuşacağız! Elbette kutlayacağız! Elbette bu vatan uğruna canını veren aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle ve dualarla yad edeceğiz. Çünkü bu vatan kolay kazanılmadı. Bu topraklar masa başında alınmadı. Bu bayrak kendiliğinden göklere çekilmedi. Bu millet, bağımsızlığını binlerce evladının kanıyla, canıyla ve fedakârlığıyla kazandı. Mehmet Âkif'in o haykırışı bugün hâlâ kulaklarımızdadır: “Hür doğdum, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!” İşte o hürriyet uğruna toprağa düşenlerin bir kısmı bugün mezarlarında sessizce bekliyor. Bekliyor... Bir Fatiha bekliyor. Bir dua bekliyor. Bir vefa bekliyor. Ve belki de en önemlisi... Devletin ve milletin kendilerini hatırlamasını bekliyor. Çünkü İzmir'de bir şehitlik var. Adı: YENİKALE ŞEHİTLİĞİ Ve biz bugün, 9 Eylül'de, herkes kurtuluşun coşkusunu yaşarken bir kez daha soruyoruz: YENİKALE ŞEHİTLİĞİ NEDEN YETERİNCE HATIRLANMIYOR? Bu sorunun cevabını artık kamuoyunun bilmeye hakkı vardır. İzmir Valiliği'ne soruyoruz. İlgili kaymakamlıklara soruyoruz. İzmir'deki askerî makamlara soruyoruz. İl ve ilçe düzeyindeki bütün ilgili kamu kurumlarına soruyoruz: Yenikale Şehitliği, bu şehrin tarihinin ve hafızasının bir parçası değil midir? Bu topraklar uğruna can vermiş şehitlerimizin kabirleri, resmi günlerde hatırlanmayı hak etmiyor mu? Neden milli bayramlarda ve kurtuluş günlerinde Yenikale Şehitliği'nde güçlü ve düzenli bir resmî temsil göremiyoruz? Neden omuzlarında yıldız taşıyan yetkilileri, üniformalı askerleri ve devlet erkânını burada daha görünür şekilde göremiyoruz? Neden bu şehitlik için düzenli ve kapsamlı bir anma geleneği oluşturulmuyor? Ve en önemlisi: BU ŞEHİTLİĞE SAHİP ÇIKMAK KİMİN GÖREVİ? Birileri çıkıp açıkça cevap vermelidir. Çünkü mesele sadece bir törene katılıp katılmamak değildir. Mesele sadece bir çelenk bırakmak da değildir. Mesele; Devletin kendi tarihine ne kadar sahip çıktığı meselesidir. Mesele; Şehitlerine gösterdiği vefanın meselesidir. Mesele; Bir milletin geçmişine karşı taşıdığı sorumluluk meselesidir. Bugün büyük meydanlarda yapılan törenlere elbette kimsenin itirazı yok. Ancak soruyoruz: Meydanlarda binlerce kişinin önünde yapılan konuşmalar kadar, bir şehit mezarının başında edilen dua da kıymetli değil midir? Protokol alanlarında verilen mesajlar kadar, şehitlerin kabirlerinde gösterilecek vefa da önemli değil midir? Kameraların karşısında şehitlerden söz etmek kolaydır. Asıl mesele, kameraların olmadığı yerde de şehidine sahip çıkabilmektir. Asıl vefa budur! Asıl samimiyet budur! Asıl devlet ciddiyeti budur! VEFA SADECE BİR SEMTİN ADI DEĞİLDİR! Bu ülkede son yıllarda “vefa” kelimesini çok duyuyoruz. Ancak vefa, sadece konuşmalarda kullanılan süslü bir kelime değildir. Vefa, geçmişine sahip çıkmaktır. Vefa, şehidini unutmamaktır. Vefa, onların torunlarına ve gelecek nesillere bu mücadeleyi anlatmaktır. Vefa, yılda bir gün sosyal medyada şehit fotoğrafı paylaşmak değildir. Vefa, onların kabirlerinin başına gitmektir. Bir Fatiha okumaktır. Bir dua etmektir. Onların hangi şartlarda, kimler için ve ne uğruna can verdiğini unutturmamaktır. Bugün Yenikale Şehitliği'nde yatan şehitlerimizin bizden istediği çok büyük şeyler değildir. Onlar makam istemiyor. Onlar alkış istemiyor. Onlar tören kürsülerinde isimlerinin okunmasını da istemiyor. Onların bizden tek beklentisi var: UNUTULMAMAK! Fakat ne acıdır ki insan ister istemez şu soruyu soruyor: Her 9 Eylül'de, her 30 Ağustos'ta, her milli günde Yenikale Şehitliği neden hak ettiği şekilde gündemde değil? Neden burada düzenli, güçlü ve anlamlı bir devlet-millet buluşması gerçekleştirilmiyor? Neden şehitlerimizin torunlarıyla, gençlerle, öğrencilerle bu mekânın tarihi daha fazla buluşturulmuyor? Neden bu şehitlik, İzmir'in tarihi ve milli hafızası içerisinde hak ettiği yere getirilmiyor? Bu sorular cevapsız bırakılamaz. Çünkü susmak, görmezden gelmek değildir. Çünkü görmezden gelmek, zamanla unutulmaya kapı aralar. Biz Yenikale Şehitliği'nin unutulmasına razı değiliz! ARTIK YETER! Artık bu şehitlik için somut adımlar atılmalıdır. Artık ilgili kurumlar sorumluluk alanlarını açıkça ortaya koymalıdır. Artık Yenikale Şehitliği'nin bakımından, tanıtımından, korunmasından ve anma programlarından kimlerin sorumlu olduğu kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Artık milli günlerde bu şehitliğin de programların doğal ve önemli bir parçası olması sağlanmalıdır. Artık askerî ve mülkî erkânın, yerel yöneticilerin ve ilgili kamu kurumlarının burada daha görünür ve düzenli bir şekilde bulunması sağlanmalıdır. Çünkü şehitlikler kaderine terk edilecek yerler değildir. Şehitlikler sadece bayramdan bayrama hatırlanacak mekânlar değildir. Şehitlikler, bu milletin namusudur. Bu milletin hafızasıdır. Bu vatanın tapusudur. Ve açıkça söylüyoruz: YENİKALE ŞEHİTLİĞİ SAHİPSİZ DEĞİLDİR! Belki bugüne kadar yeterince konuşulmadı. Belki yeterince gündeme getirilmedi. Belki yıllarca sessiz kalındı. Ama artık susmayacağız. Artık soracağız. Takip edeceğiz. Hatırlatacağız. Ve cevap bekleyeceğiz. İzmir Valiliği'nden... İlgili kaymakamlıklardan... Askerî makamlardan... Yerel yönetimlerden... Ve Yenikale Şehitliği konusunda sorumluluğu bulunan bütün kamu kurumlarından cevap bekliyoruz. Bu mesele kişisel bir mesele değildir. Bu mesele siyasi bir mesele değildir. Bu mesele bir grubun, bir derneğin veya birkaç kişinin meselesi hiç değildir. Bu mesele; ŞEHİTLERİMİZE KARŞI VİCDAN BORCUMUZDUR! Bizim talebimiz nettir: Yenikale Şehitliği hak ettiği değere kavuşmalıdır. Resmî programlarda ve milli günlerde hak ettiği şekilde yer almalıdır. Askerî ve mülkî makamlar bu şehitliğe yönelik sorumluluklarını görünür biçimde yerine getirmelidir. Yeni nesiller Yenikale Şehitliği'ni tanımalıdır. Bu aziz şehitlerin hatırası yaşatılmalıdır. Ve tıpkı İzmir'in diğer önemli şehitlikleri gibi Yenikale Şehitliği de şehrin tarihî ve millî hafızasında hak ettiği yere getirilmelidir. 9 Eylül'de İzmir'in kurtuluşunu kutlarken bir kez daha haykırıyoruz: Kurtuluşu kutlamak, sadece meydanlarda marş söylemek değildir! Kurtuluşu kutlamak, o kurtuluş uğruna can verenleri unutmamaktır! Bayrağı göklere çekmek kadar, o bayrak uğruna toprağa düşenlerin kabirlerine sahip çıkmak da görevdir! Şehitlerimizi kürsülerde anmak kadar, mezarlarının başında da hatırlamak gerekir! Ve biz... Yenikale Şehitliği hak ettiği değere kavuşuncaya kadar... Bu soruları sormaya devam edeceğiz. Bu meseleyi gündemde tutmaya devam edeceğiz. İlgili kurumları görev ve sorumluluklarını yerine getirmeye davet etmeye devam edeceğiz. Çünkü: ŞEHİDİNİ UNUTAN, TARİHİNİ UNUTUR! TARİHİNİ UNUTAN İSE GELECEĞİNİ KORUYAMAZ! Yenikale Şehitliği sahipsiz değildir. Ve bilinmelidir ki; Bu mesele sonuç alıncaya kadar takipçisiyiz. Selâm ve dua ile. Bülent Ertekin
Ekleme Tarihi: 07 Eylül 2026 -Pazartesi

İZMİR VALİLİĞİ'NE, KAYMAKAMLIKLARA, ASKERÎ VE MÜLKÎ MAKAMLARA AÇIK SORULAR

9 EYLÜL'DE HERKES KUTLARKEN, YENİKALE ŞEHİTLİĞİ'Nİ KİM HATIRLAYACAK? İZMİR VALİLİĞİ'NE, KAYMAKAMLIKLARA, ASKERÎ VE MÜLKÎ MAKAMLARA AÇIK SORULAR 9 Eylül 2026... İzmir'in düşman işgalinden kurtuluşunun üzerinden tam 104 yıl geçti. Bugün İzmir'in dört bir yanında törenler yapılacak. Meydanlar dolacak. Konuşmalar yapılacak. Çelenkler sunulacak. Marşlar söylenecek. Şanlı Türk Bayrağı göklere çekilecek. Herkes İzmir'in kurtuluşunu, bağımsızlığını ve kahramanlarını konuşacak. Elbette konuşacağız! Elbette kutlayacağız! Elbette bu vatan uğruna canını veren aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle ve dualarla yad edeceğiz. Çünkü bu vatan kolay kazanılmadı. Bu topraklar masa başında alınmadı. Bu bayrak kendiliğinden göklere çekilmedi. Bu millet, bağımsızlığını binlerce evladının kanıyla, canıyla ve fedakârlığıyla kazandı. Mehmet Âkif'in o haykırışı bugün hâlâ kulaklarımızdadır: “Hür doğdum, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!” İşte o hürriyet uğruna toprağa düşenlerin bir kısmı bugün mezarlarında sessizce bekliyor. Bekliyor... Bir Fatiha bekliyor. Bir dua bekliyor. Bir vefa bekliyor. Ve belki de en önemlisi... Devletin ve milletin kendilerini hatırlamasını bekliyor. Çünkü İzmir'de bir şehitlik var. Adı: YENİKALE ŞEHİTLİĞİ Ve biz bugün, 9 Eylül'de, herkes kurtuluşun coşkusunu yaşarken bir kez daha soruyoruz: YENİKALE ŞEHİTLİĞİ NEDEN YETERİNCE HATIRLANMIYOR? Bu sorunun cevabını artık kamuoyunun bilmeye hakkı vardır. İzmir Valiliği'ne soruyoruz. İlgili kaymakamlıklara soruyoruz. İzmir'deki askerî makamlara soruyoruz. İl ve ilçe düzeyindeki bütün ilgili kamu kurumlarına soruyoruz: Yenikale Şehitliği, bu şehrin tarihinin ve hafızasının bir parçası değil midir? Bu topraklar uğruna can vermiş şehitlerimizin kabirleri, resmi günlerde hatırlanmayı hak etmiyor mu? Neden milli bayramlarda ve kurtuluş günlerinde Yenikale Şehitliği'nde güçlü ve düzenli bir resmî temsil göremiyoruz? Neden omuzlarında yıldız taşıyan yetkilileri, üniformalı askerleri ve devlet erkânını burada daha görünür şekilde göremiyoruz? Neden bu şehitlik için düzenli ve kapsamlı bir anma geleneği oluşturulmuyor? Ve en önemlisi: BU ŞEHİTLİĞE SAHİP ÇIKMAK KİMİN GÖREVİ? Birileri çıkıp açıkça cevap vermelidir. Çünkü mesele sadece bir törene katılıp katılmamak değildir. Mesele sadece bir çelenk bırakmak da değildir. Mesele; Devletin kendi tarihine ne kadar sahip çıktığı meselesidir. Mesele; Şehitlerine gösterdiği vefanın meselesidir. Mesele; Bir milletin geçmişine karşı taşıdığı sorumluluk meselesidir. Bugün büyük meydanlarda yapılan törenlere elbette kimsenin itirazı yok. Ancak soruyoruz: Meydanlarda binlerce kişinin önünde yapılan konuşmalar kadar, bir şehit mezarının başında edilen dua da kıymetli değil midir? Protokol alanlarında verilen mesajlar kadar, şehitlerin kabirlerinde gösterilecek vefa da önemli değil midir? Kameraların karşısında şehitlerden söz etmek kolaydır. Asıl mesele, kameraların olmadığı yerde de şehidine sahip çıkabilmektir. Asıl vefa budur! Asıl samimiyet budur! Asıl devlet ciddiyeti budur! VEFA SADECE BİR SEMTİN ADI DEĞİLDİR! Bu ülkede son yıllarda “vefa” kelimesini çok duyuyoruz. Ancak vefa, sadece konuşmalarda kullanılan süslü bir kelime değildir. Vefa, geçmişine sahip çıkmaktır. Vefa, şehidini unutmamaktır. Vefa, onların torunlarına ve gelecek nesillere bu mücadeleyi anlatmaktır. Vefa, yılda bir gün sosyal medyada şehit fotoğrafı paylaşmak değildir. Vefa, onların kabirlerinin başına gitmektir. Bir Fatiha okumaktır. Bir dua etmektir. Onların hangi şartlarda, kimler için ve ne uğruna can verdiğini unutturmamaktır. Bugün Yenikale Şehitliği'nde yatan şehitlerimizin bizden istediği çok büyük şeyler değildir. Onlar makam istemiyor. Onlar alkış istemiyor. Onlar tören kürsülerinde isimlerinin okunmasını da istemiyor. Onların bizden tek beklentisi var: UNUTULMAMAK! Fakat ne acıdır ki insan ister istemez şu soruyu soruyor: Her 9 Eylül'de, her 30 Ağustos'ta, her milli günde Yenikale Şehitliği neden hak ettiği şekilde gündemde değil? Neden burada düzenli, güçlü ve anlamlı bir devlet-millet buluşması gerçekleştirilmiyor? Neden şehitlerimizin torunlarıyla, gençlerle, öğrencilerle bu mekânın tarihi daha fazla buluşturulmuyor? Neden bu şehitlik, İzmir'in tarihi ve milli hafızası içerisinde hak ettiği yere getirilmiyor? Bu sorular cevapsız bırakılamaz. Çünkü susmak, görmezden gelmek değildir. Çünkü görmezden gelmek, zamanla unutulmaya kapı aralar. Biz Yenikale Şehitliği'nin unutulmasına razı değiliz! ARTIK YETER! Artık bu şehitlik için somut adımlar atılmalıdır. Artık ilgili kurumlar sorumluluk alanlarını açıkça ortaya koymalıdır. Artık Yenikale Şehitliği'nin bakımından, tanıtımından, korunmasından ve anma programlarından kimlerin sorumlu olduğu kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Artık milli günlerde bu şehitliğin de programların doğal ve önemli bir parçası olması sağlanmalıdır. Artık askerî ve mülkî erkânın, yerel yöneticilerin ve ilgili kamu kurumlarının burada daha görünür ve düzenli bir şekilde bulunması sağlanmalıdır. Çünkü şehitlikler kaderine terk edilecek yerler değildir. Şehitlikler sadece bayramdan bayrama hatırlanacak mekânlar değildir. Şehitlikler, bu milletin namusudur. Bu milletin hafızasıdır. Bu vatanın tapusudur. Ve açıkça söylüyoruz: YENİKALE ŞEHİTLİĞİ SAHİPSİZ DEĞİLDİR! Belki bugüne kadar yeterince konuşulmadı. Belki yeterince gündeme getirilmedi. Belki yıllarca sessiz kalındı. Ama artık susmayacağız. Artık soracağız. Takip edeceğiz. Hatırlatacağız. Ve cevap bekleyeceğiz. İzmir Valiliği'nden... İlgili kaymakamlıklardan... Askerî makamlardan... Yerel yönetimlerden... Ve Yenikale Şehitliği konusunda sorumluluğu bulunan bütün kamu kurumlarından cevap bekliyoruz. Bu mesele kişisel bir mesele değildir. Bu mesele siyasi bir mesele değildir. Bu mesele bir grubun, bir derneğin veya birkaç kişinin meselesi hiç değildir. Bu mesele; ŞEHİTLERİMİZE KARŞI VİCDAN BORCUMUZDUR! Bizim talebimiz nettir: Yenikale Şehitliği hak ettiği değere kavuşmalıdır. Resmî programlarda ve milli günlerde hak ettiği şekilde yer almalıdır. Askerî ve mülkî makamlar bu şehitliğe yönelik sorumluluklarını görünür biçimde yerine getirmelidir. Yeni nesiller Yenikale Şehitliği'ni tanımalıdır. Bu aziz şehitlerin hatırası yaşatılmalıdır. Ve tıpkı İzmir'in diğer önemli şehitlikleri gibi Yenikale Şehitliği de şehrin tarihî ve millî hafızasında hak ettiği yere getirilmelidir. 9 Eylül'de İzmir'in kurtuluşunu kutlarken bir kez daha haykırıyoruz: Kurtuluşu kutlamak, sadece meydanlarda marş söylemek değildir! Kurtuluşu kutlamak, o kurtuluş uğruna can verenleri unutmamaktır! Bayrağı göklere çekmek kadar, o bayrak uğruna toprağa düşenlerin kabirlerine sahip çıkmak da görevdir! Şehitlerimizi kürsülerde anmak kadar, mezarlarının başında da hatırlamak gerekir! Ve biz... Yenikale Şehitliği hak ettiği değere kavuşuncaya kadar... Bu soruları sormaya devam edeceğiz. Bu meseleyi gündemde tutmaya devam edeceğiz. İlgili kurumları görev ve sorumluluklarını yerine getirmeye davet etmeye devam edeceğiz. Çünkü: ŞEHİDİNİ UNUTAN, TARİHİNİ UNUTUR! TARİHİNİ UNUTAN İSE GELECEĞİNİ KORUYAMAZ! Yenikale Şehitliği sahipsiz değildir. Ve bilinmelidir ki; Bu mesele sonuç alıncaya kadar takipçisiyiz. Selâm ve dua ile. Bülent Ertekin
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.