YENİKALE ŞEHİTLERİNE BU İLGİSİZLİK NEDEN?
YENİKALE ŞEHİTLERİNE BU İLGİSİZLİK NEDEN?
Şehitleri Anmak Yetmiyor; Emanetlerine de Sahip Çıkmak Gerekiyor
İzmir’de bir grup sendika, vakıf ve dernek, 2021 yılında bir araya gelerek Sancakkale Dayanışma Grubu’nu oluşturdu.
Amaç belliydi: 5-10 Mart 1915 tarihlerinde İtilaf Donanması’nın İzmir’e yönelik saldırısı sırasında şehit düşen askerlerimizi unutturmamak ve onların aziz hatırasını gelecek nesillere taşımak.
Bu amaç doğrultusunda, her yıl 5 Mart’ta Yenikale Şehitliği önünde anma töreni düzenlenmesi geleneği başlatıldı.
2021, 2022, 2023, 2024, 2025, 2026 yıllarında törenler gerçekleştirildi.
Ancak ortada cevap bekleyen son derece önemli bir soru var:
Şehitlerimizi anıyoruz da şehitlerimizin bulunduğu tarihî mekânı neden göremiyoruz?
Sancakkale’den sorumlu Güney Deniz Saha Komutanlığı, 2021 yılından bu yana Sancakkale Dayanışma Grubu tarafından her 5 Mart’ta düzenlenen Yenikale Şehitlerini Anma Törenleri sonrasında katılımcıların Sancakkale’yi ziyaret etmesine izin vermiyor.
İlgili makamlar olan İzmir Valiliği, Balçova Kaymakamlığı, Millî Savunma Bakanlığı ve Güney Deniz Saha Komutanlığı bilgilendiriliyor.
Tören sonrasında Sancakkale’yi ziyaret etmek için izin talep ediliyor.
Sonuç?
Ret.
Ve törene katılan insanlar, şehitlerimizi andıktan sonra Sancakkale’nin kapısından geri dönüyor.
Bu tablo sadece üzücü değil; aynı zamanda düşündürücüdür.
Çünkü burada söz konusu olan sıradan bir tarihî yapı değildir.
Burada söz konusu olan, şehitlerimizin hatırası, tarihimiz ve ecdadımızdan kalan bir emanettir.
2026: İZMİR SAVUNMASININ 111. YILI
2026 yılı, İzmir Savunması’nın 111. yılıydı.
5 Mart 2026 tarihinde saat 14.00’te Yenikale Şehitlerini Anma Töreni gerçekleştirildi. Törende Prof. Dr. Necmi Ülker de konuşma yaptı.
Peki, devletin ilgili kurumları bu anlamlı güne ne kadar sahip çıktı?
İşte asıl sorgulanması gereken nokta budur.
Eğer başka bölgelerdeki şehitlik ve savunma hatıralarına gösterilen hassasiyet devlet kurumlarının ajandalarına giriyor, resmî açıklamalar yapılıyor ve anma törenlerine gereken önem veriliyorsa, Yenikale Şehitleri neden aynı ilgiyi görmüyor?
Örneğin Sarıkamış Deniz Şehitleri için gösterilen kurumsal hassasiyet, Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan duyurular ve Antalya-Kaş’taki Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul Bataryası Anma Törenleri’ne verilen önem ortadadır.
Biz de Millî Savunma Bakanlığı’ndan aynı hassasiyetin Yenikale Şehitleri için de gösterilmesini istiyoruz.
Bu bir ayrıcalık talebi değildir.
Bu, vefa talebidir.
“ANMA TÖRENİNE GELİYORUZ AMA ŞEHİTLERİMİZİN EMANETİNE GİREMİYORUZ!”
Maalesef bugün yetkililerin Sancakkale’ye, Yenikale Şehitlerini Anma Törenleri’ne ve mezarları bulunan meçhul şehit askerlerimize yaklaşımı son derece üzücü bir görüntü ortaya koymaktadır.
Vatandaşın karşılaştığı tablo adeta şudur:
“Sancakkale’ye girmek yasak.”
“Sana cevap vermem.”
“Seninle görüşmem.”
“Araştırma izni de vermem.”
Peki, neden?
Bir vatandaş, bir araştırmacı, bir tarih gönüllüsü veya bir sivil toplum kuruluşu şehitlerimizin hatırasını araştırmak ve yaşatmak istediğinde neden kapılar kapanıyor?
Eğer ortada güvenlik gerekçesi varsa, bunun açık ve anlaşılır biçimde kamuoyuna anlatılması gerekmez mi?
Eğer tarihî değer taşıyan bir alan söz konusuysa, bu alanın korunmasıyla birlikte tarihimizin araştırılmasına ve tanıtılmasına imkân sağlanamaz mı?
369 YILLIK TARİH NEDEN HÂLÂ GÖRÜNMEZ?
Bugün 369 yıllık bir tarihî geçmişten söz ediliyor.
Fakat ortaya çıkan tablo insanı ister istemez şu soruya götürüyor:
369 yıldır Sancakkale gerçekten bilinmiyor mu?
Orada bulunan meçhul şehit asker mezarları gerçekten bu kadar önemsiz mi?
Şehit mezarları söz konusu olduğunda devletin kurumları daha hassas, daha duyarlı ve daha erişilebilir olması gerekmez mi?
Şehitlikler sadece tören günlerinde hatırlanacak yerler değildir.
Şehitlikler, milletin hafızasıdır.
Şehit mezarları, geçmişle bugün arasındaki en güçlü bağlardan biridir.
Ve o bağın kopmasına izin verilmemelidir.
ŞEHİTLERİ ANMAK YETMEZ, EMANETLERİNE SAHİP ÇIKMAK GEREKİR!
Buradan Millî Savunma Bakanlığı’na ve ilgili tüm kurumlara açıkça çağrıda bulunuyorum:
Yenikale Şehitlerini görünmez kılmayın!
Sancakkale’yi tarihin karanlığına terk etmeyin!
Meçhul şehit askerlerimizin mezarlarını unutmayın!
Her yıl bir tören düzenleyip birkaç konuşma yapmakla görev tamamlanmış olmaz.
Asıl görev, şehitlerin emanetine sahip çıkmaktır.
Araştırmacıya kapı kapatmak, sivil toplum kuruluşlarının taleplerini cevapsız bırakmak ve şehitlerimizin bulunduğu tarihî alanın kamuoyundan uzak tutulması, bugün cevap bekleyen ciddi sorular doğurmaktadır.
Biz kavga istemiyoruz.
Biz hesaplaşma istemiyoruz.
Biz yalnızca tarihimize, şehitlerimize ve ecdat yadigârı değerlere sahip çıkılmasını istiyoruz.
Çünkü bu topraklarda şehitlerimizin kanı varsa, bizim de onlara karşı borcumuz vardır.
O borcun adı vefadır.
Ve artık soruyoruz:
YENİKALE ŞEHİTLERİ DAHA NE KADAR BEKLEYECEK?
SANCAKKALE’NİN KAPILARI NEDEN TARİHE VE MİLLETE KAPALI?
Selâm ve dua ile.
Bülent Ertekin
Ekleme
Tarihi: 18 Ağustos 2026 -Salı
YENİKALE ŞEHİTLERİNE BU İLGİSİZLİK NEDEN?
YENİKALE ŞEHİTLERİNE BU İLGİSİZLİK NEDEN?
Şehitleri Anmak Yetmiyor; Emanetlerine de Sahip Çıkmak Gerekiyor
İzmir’de bir grup sendika, vakıf ve dernek, 2021 yılında bir araya gelerek Sancakkale Dayanışma Grubu’nu oluşturdu.
Amaç belliydi: 5-10 Mart 1915 tarihlerinde İtilaf Donanması’nın İzmir’e yönelik saldırısı sırasında şehit düşen askerlerimizi unutturmamak ve onların aziz hatırasını gelecek nesillere taşımak.
Bu amaç doğrultusunda, her yıl 5 Mart’ta Yenikale Şehitliği önünde anma töreni düzenlenmesi geleneği başlatıldı.
2021, 2022, 2023, 2024, 2025, 2026 yıllarında törenler gerçekleştirildi.
Ancak ortada cevap bekleyen son derece önemli bir soru var:
Şehitlerimizi anıyoruz da şehitlerimizin bulunduğu tarihî mekânı neden göremiyoruz?
Sancakkale’den sorumlu Güney Deniz Saha Komutanlığı, 2021 yılından bu yana Sancakkale Dayanışma Grubu tarafından her 5 Mart’ta düzenlenen Yenikale Şehitlerini Anma Törenleri sonrasında katılımcıların Sancakkale’yi ziyaret etmesine izin vermiyor.
İlgili makamlar olan İzmir Valiliği, Balçova Kaymakamlığı, Millî Savunma Bakanlığı ve Güney Deniz Saha Komutanlığı bilgilendiriliyor.
Tören sonrasında Sancakkale’yi ziyaret etmek için izin talep ediliyor.
Sonuç?
Ret.
Ve törene katılan insanlar, şehitlerimizi andıktan sonra Sancakkale’nin kapısından geri dönüyor.
Bu tablo sadece üzücü değil; aynı zamanda düşündürücüdür.
Çünkü burada söz konusu olan sıradan bir tarihî yapı değildir.
Burada söz konusu olan, şehitlerimizin hatırası, tarihimiz ve ecdadımızdan kalan bir emanettir.
2026: İZMİR SAVUNMASININ 111. YILI
2026 yılı, İzmir Savunması’nın 111. yılıydı.
5 Mart 2026 tarihinde saat 14.00’te Yenikale Şehitlerini Anma Töreni gerçekleştirildi. Törende Prof. Dr. Necmi Ülker de konuşma yaptı.
Peki, devletin ilgili kurumları bu anlamlı güne ne kadar sahip çıktı?
İşte asıl sorgulanması gereken nokta budur.
Eğer başka bölgelerdeki şehitlik ve savunma hatıralarına gösterilen hassasiyet devlet kurumlarının ajandalarına giriyor, resmî açıklamalar yapılıyor ve anma törenlerine gereken önem veriliyorsa, Yenikale Şehitleri neden aynı ilgiyi görmüyor?
Örneğin Sarıkamış Deniz Şehitleri için gösterilen kurumsal hassasiyet, Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan duyurular ve Antalya-Kaş’taki Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul Bataryası Anma Törenleri’ne verilen önem ortadadır.
Biz de Millî Savunma Bakanlığı’ndan aynı hassasiyetin Yenikale Şehitleri için de gösterilmesini istiyoruz.
Bu bir ayrıcalık talebi değildir.
Bu, vefa talebidir.
“ANMA TÖRENİNE GELİYORUZ AMA ŞEHİTLERİMİZİN EMANETİNE GİREMİYORUZ!”
Maalesef bugün yetkililerin Sancakkale’ye, Yenikale Şehitlerini Anma Törenleri’ne ve mezarları bulunan meçhul şehit askerlerimize yaklaşımı son derece üzücü bir görüntü ortaya koymaktadır.
Vatandaşın karşılaştığı tablo adeta şudur:
“Sancakkale’ye girmek yasak.”
“Sana cevap vermem.”
“Seninle görüşmem.”
“Araştırma izni de vermem.”
Peki, neden?
Bir vatandaş, bir araştırmacı, bir tarih gönüllüsü veya bir sivil toplum kuruluşu şehitlerimizin hatırasını araştırmak ve yaşatmak istediğinde neden kapılar kapanıyor?
Eğer ortada güvenlik gerekçesi varsa, bunun açık ve anlaşılır biçimde kamuoyuna anlatılması gerekmez mi?
Eğer tarihî değer taşıyan bir alan söz konusuysa, bu alanın korunmasıyla birlikte tarihimizin araştırılmasına ve tanıtılmasına imkân sağlanamaz mı?
369 YILLIK TARİH NEDEN HÂLÂ GÖRÜNMEZ?
Bugün 369 yıllık bir tarihî geçmişten söz ediliyor.
Fakat ortaya çıkan tablo insanı ister istemez şu soruya götürüyor:
369 yıldır Sancakkale gerçekten bilinmiyor mu?
Orada bulunan meçhul şehit asker mezarları gerçekten bu kadar önemsiz mi?
Şehit mezarları söz konusu olduğunda devletin kurumları daha hassas, daha duyarlı ve daha erişilebilir olması gerekmez mi?
Şehitlikler sadece tören günlerinde hatırlanacak yerler değildir.
Şehitlikler, milletin hafızasıdır.
Şehit mezarları, geçmişle bugün arasındaki en güçlü bağlardan biridir.
Ve o bağın kopmasına izin verilmemelidir.
ŞEHİTLERİ ANMAK YETMEZ, EMANETLERİNE SAHİP ÇIKMAK GEREKİR!
Buradan Millî Savunma Bakanlığı’na ve ilgili tüm kurumlara açıkça çağrıda bulunuyorum:
Yenikale Şehitlerini görünmez kılmayın!
Sancakkale’yi tarihin karanlığına terk etmeyin!
Meçhul şehit askerlerimizin mezarlarını unutmayın!
Her yıl bir tören düzenleyip birkaç konuşma yapmakla görev tamamlanmış olmaz.
Asıl görev, şehitlerin emanetine sahip çıkmaktır.
Araştırmacıya kapı kapatmak, sivil toplum kuruluşlarının taleplerini cevapsız bırakmak ve şehitlerimizin bulunduğu tarihî alanın kamuoyundan uzak tutulması, bugün cevap bekleyen ciddi sorular doğurmaktadır.
Biz kavga istemiyoruz.
Biz hesaplaşma istemiyoruz.
Biz yalnızca tarihimize, şehitlerimize ve ecdat yadigârı değerlere sahip çıkılmasını istiyoruz.
Çünkü bu topraklarda şehitlerimizin kanı varsa, bizim de onlara karşı borcumuz vardır.
O borcun adı vefadır.
Ve artık soruyoruz:
YENİKALE ŞEHİTLERİ DAHA NE KADAR BEKLEYECEK?
SANCAKKALE’NİN KAPILARI NEDEN TARİHE VE MİLLETE KAPALI?
Selâm ve dua ile.
Bülent Ertekin
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
