Bülent ERTEKİN
Köşe Yazarı
Bülent ERTEKİN
 

AYASOFYA'NIN ZİNCİRLERİNİ KIRDIĞINIZ GİBİ, SANCAKKALE'NİN DE ZİNCİRLERİNİ KIRIN!

AYASOFYA'NIN ZİNCİRLERİNİ KIRDIĞINIZ GİBİ, SANCAKKALE'NİN DE ZİNCİRLERİNİ KIRIN! Geçmiş ile gelecek arasındaki en sağlam köprüler, ecdadımızın bizlere; evlatlarına ve torunlarına emanet ettiği tarihî eserlerdir. Onlar sadece taş ve topraktan ibaret yapılar değildir. Her biri bir medeniyetin mührü, bir milletin hafızası ve geçmişten geleceğe uzanan sessiz birer vakıftır. Bugün sadece ülkemizde değil, dünyanın neresine giderseniz gidin ecdadımızın izlerine rastlarsınız. Asırlar önce gittikleri her coğrafyada geride bıraktıkları camiler, köprüler, kaleler, hanlar ve çeşmeler bugün hâlâ hayranlıkla ziyaret edilmektedir. Bizler, bizlere böylesine büyük bir miras bırakan atalarımızdan razıyız. Rabbimiz de inşallah onlardan razı olsun. Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir haber, içimde hem büyük bir sevinç hem de derin bir hüzün uyandırdı. Çünkü ayağa kaldırılan her tarihî eser beni mutlu ederken, hâlâ kaderine terk edilmiş nice eserin sessiz feryadını da hatırlatıyor. Sanki hepsi aynı cümleyi söylüyor: "Bizi de görün... Bizi de yeniden ayağa kaldırın... Biz de evlatlarımızla yeniden buluşmak istiyoruz." İşte o haber... "AK Parti İzmir İl Başkanı Sayın Bilal Saygılı, 1935 yılında hizmete açılan Tarihî Gediz Köprüsü'nün yaklaşık doksan yıl sonra kapsamlı bir restorasyondan geçirilerek yeniden araç trafiğine açıldığını açıkladı." (Sahra haber 3/8/2026) Bu haber beni gerçekten sevindirdi. Emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyor, şükran ve minnet duygularımı ifade ediyorum. Allah hepsinden razı olsun. Sağ olun, var olun. Ancak şimdi aynı hassasiyeti İzmir'in bir başka tarihî emaneti için bekliyoruz. Sayın Bilal Saygılı, İzmir Körfezi'nin girişindeki en stratejik noktalardan biri olan Sancak Burnu Kalesi (Sancakkale) de yeniden ayağa kaldırılmayı bekliyor. Bu tarihî eser yalnızca restore edilmemeli; aynı zamanda kapıları sonuna kadar açılarak İzmirlilerin ecdadıyla yeniden kucaklaşmasına vesile olmalıdır. Altmış iki yıllık bir İzmirli olarak, yıllardır mahzun ve sessiz bir şekilde evlatlarını bekleyen bu kaleyi her gördüğümde yüreğim burkuluyor. Bu hüzün kalesinin yeniden hayat bulmasını; İzmir'in, tarihine ve kendi köklerine yeniden kavuşmasını arzu ediyorum. İzmir'in Balçova ilçesine bağlı İnciraltı'nda, körfezin en dar noktasında bulunan bu tarihî kale, Osmanlı döneminde Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa tarafından İzmir Körfezi'ni denizden gelebilecek saldırılara karşı korumak amacıyla inşa edilmiş. Bugün artık bu tarihî mirasın zincirlerinden kurtarılmasını, restore edilmesini ve halkın ziyaretine açılmasını istiyoruz. Çünkü bu kale sadece taş duvarlardan ibaret değildir; İzmir'in hafızası, ecdadın bize bıraktığı kutlu bir emanettir. Sayın Başkanım, Affınıza sığınarak soruyorum: Gerçekten çok mu şey istiyoruz? Ayasofya'nın zincirlerini nasıl kırdıysanız, bugün de Sancakkale'nin sessizliğini bozun. Bu tarihî emaneti yeniden ayağa kaldırın. İzmirlileri, dedelerinin mirasıyla yeniden buluşturun. Çünkü tarihine sahip çıkan milletler, geleceğini de sağlam temeller üzerine inşa eder. AYASOFYA'NIN ZİNCİRLERİNİ KIRDIĞINIZ GİBİ, SANCAKKALE'NİN DE ZİNCİRLERİNİ KIRIN! Selâm ve dua ile... Bülent Ertekin
Ekleme Tarihi: 03 Ağustos 2026 -Pazartesi

AYASOFYA'NIN ZİNCİRLERİNİ KIRDIĞINIZ GİBİ, SANCAKKALE'NİN DE ZİNCİRLERİNİ KIRIN!

AYASOFYA'NIN ZİNCİRLERİNİ KIRDIĞINIZ GİBİ, SANCAKKALE'NİN DE ZİNCİRLERİNİ KIRIN! Geçmiş ile gelecek arasındaki en sağlam köprüler, ecdadımızın bizlere; evlatlarına ve torunlarına emanet ettiği tarihî eserlerdir. Onlar sadece taş ve topraktan ibaret yapılar değildir. Her biri bir medeniyetin mührü, bir milletin hafızası ve geçmişten geleceğe uzanan sessiz birer vakıftır. Bugün sadece ülkemizde değil, dünyanın neresine giderseniz gidin ecdadımızın izlerine rastlarsınız. Asırlar önce gittikleri her coğrafyada geride bıraktıkları camiler, köprüler, kaleler, hanlar ve çeşmeler bugün hâlâ hayranlıkla ziyaret edilmektedir. Bizler, bizlere böylesine büyük bir miras bırakan atalarımızdan razıyız. Rabbimiz de inşallah onlardan razı olsun. Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir haber, içimde hem büyük bir sevinç hem de derin bir hüzün uyandırdı. Çünkü ayağa kaldırılan her tarihî eser beni mutlu ederken, hâlâ kaderine terk edilmiş nice eserin sessiz feryadını da hatırlatıyor. Sanki hepsi aynı cümleyi söylüyor: "Bizi de görün... Bizi de yeniden ayağa kaldırın... Biz de evlatlarımızla yeniden buluşmak istiyoruz." İşte o haber... "AK Parti İzmir İl Başkanı Sayın Bilal Saygılı, 1935 yılında hizmete açılan Tarihî Gediz Köprüsü'nün yaklaşık doksan yıl sonra kapsamlı bir restorasyondan geçirilerek yeniden araç trafiğine açıldığını açıkladı." (Sahra haber 3/8/2026) Bu haber beni gerçekten sevindirdi. Emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyor, şükran ve minnet duygularımı ifade ediyorum. Allah hepsinden razı olsun. Sağ olun, var olun. Ancak şimdi aynı hassasiyeti İzmir'in bir başka tarihî emaneti için bekliyoruz. Sayın Bilal Saygılı, İzmir Körfezi'nin girişindeki en stratejik noktalardan biri olan Sancak Burnu Kalesi (Sancakkale) de yeniden ayağa kaldırılmayı bekliyor. Bu tarihî eser yalnızca restore edilmemeli; aynı zamanda kapıları sonuna kadar açılarak İzmirlilerin ecdadıyla yeniden kucaklaşmasına vesile olmalıdır. Altmış iki yıllık bir İzmirli olarak, yıllardır mahzun ve sessiz bir şekilde evlatlarını bekleyen bu kaleyi her gördüğümde yüreğim burkuluyor. Bu hüzün kalesinin yeniden hayat bulmasını; İzmir'in, tarihine ve kendi köklerine yeniden kavuşmasını arzu ediyorum. İzmir'in Balçova ilçesine bağlı İnciraltı'nda, körfezin en dar noktasında bulunan bu tarihî kale, Osmanlı döneminde Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa tarafından İzmir Körfezi'ni denizden gelebilecek saldırılara karşı korumak amacıyla inşa edilmiş. Bugün artık bu tarihî mirasın zincirlerinden kurtarılmasını, restore edilmesini ve halkın ziyaretine açılmasını istiyoruz. Çünkü bu kale sadece taş duvarlardan ibaret değildir; İzmir'in hafızası, ecdadın bize bıraktığı kutlu bir emanettir. Sayın Başkanım, Affınıza sığınarak soruyorum: Gerçekten çok mu şey istiyoruz? Ayasofya'nın zincirlerini nasıl kırdıysanız, bugün de Sancakkale'nin sessizliğini bozun. Bu tarihî emaneti yeniden ayağa kaldırın. İzmirlileri, dedelerinin mirasıyla yeniden buluşturun. Çünkü tarihine sahip çıkan milletler, geleceğini de sağlam temeller üzerine inşa eder. AYASOFYA'NIN ZİNCİRLERİNİ KIRDIĞINIZ GİBİ, SANCAKKALE'NİN DE ZİNCİRLERİNİ KIRIN! Selâm ve dua ile... Bülent Ertekin
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.