İYİLİĞİN OMUZLARINDA AYAKTA KALAN İNSANLIK
İYİLİĞİN OMUZLARINDA AYAKTA KALAN İNSANLIK
Bugün Instagram’da bir video izledim.
Sadece izlemekle kalmadım; gözlerim doldu, gayriihtiyari o dolan gözler sel olup aktı.
İlkokulda okuyan engelli bir evladımızın okul çıkışı gelmiştir. Eve gidecektir; ancak okulun asansörü bozuk olduğu için yanında iki arkadaşıyla birlikte kendilerini aşağı indirecek o aslan yürekli öğretmeni beklemektedirler. Bir müddet sonra o güzel yürekli öğretmen gelir ve tekerlekli sandalyedeki engelli evladımızı sırtına aldığı gibi ikinci kattan aşağıya kadar indirir.
Ne var bunda, değil mi?
İşte bizim insanımız…
İyiliğin kıymetini bilen, aldığı kadarını değil fazlasını geri vermeye çalışan, güzel yürekler…
Diyebilirsiniz, bugün böyle örnekler azaldı…
Ama hâlâ var…
Ve insanlığı ayakta tutan da işte bu kalpler…
Bir başka yaşanmış gerçek hayat hikâyesi… Bir de bunu okuyun.
Hastane tıklım tıklımdır… Yaşlı bir kadın içeri girer. Doktor hanım teyzeyi muayene eder; ancak kesin bir teşhis koyamaz ve bazı tahliller ister:
“— Teyze, şu tahlilleri yaptırıp gelir misin?” der.
Yaşlı kadın başını öne eğer. Doktor, duymadığını düşünerek tekrar eder. Bu kez yaşlı kadın, gözleri dolu dolu bir şekilde cevap verir:
“— Kızım, benim köye dönecek param yok… Tahlilleri nasıl yaptırayım?”
Doktorun işi çoktur, vakti dardır… Ama o, her şeyi bir kenara bırakır. Teyzenin elinden tutar, koridor koridor dolaştırır ve tüm tahlilleri yaptırır. Sonuçlar çıkar, hastalığı teşhis edilir; ilaçlarını da temin ederek teyzeye verir.
Yaşlı kadın tam çıkacakken doktorun aklına yol parası gelir. Köyüne rahatça dönebileceği kadar parayı uzatır. Teyze önce almak istemese de mecburen kabul eder:
“— Allah senden razı olsun kızım. Nasıl döneceğimi kara kara düşünüyordum…” diyerek odadan çıkar.
Aradan yaklaşık bir saat geçer… Doktor bir bakar ki teyze tekrar gelmiş; kan ter içinde, kalabalığı yara yara içeri giriyor. Doktor şaşkınlıkla sorar:
“— Ne oldu teyze?”
Teyzenin yüzünde kocaman bir tebessüm vardır:
“— Kızım, anayola çıkınca bir köylüme rastladım. Meğer o da köye dönüyormuş. Beni o götürecek. Sen al paranı…”
İşte bizim insanımız…
İyiliğin kıymetini bilen, aldığı kadarını değil fazlasını geri vermeye çalışan, mahcubiyetiyle güzelleşen yürekler…
Belki bugün böyle örnekler azaldı…
Ama hâlâ var…
Ve insanlığı ayakta tutan da işte bu kalpler…
Selâm ve dua ile…
Bülent Ertekin
Ekleme
Tarihi: 16 Mayıs 2026 -Cumartesi
İYİLİĞİN OMUZLARINDA AYAKTA KALAN İNSANLIK
İYİLİĞİN OMUZLARINDA AYAKTA KALAN İNSANLIK
Bugün Instagram’da bir video izledim.
Sadece izlemekle kalmadım; gözlerim doldu, gayriihtiyari o dolan gözler sel olup aktı.
İlkokulda okuyan engelli bir evladımızın okul çıkışı gelmiştir. Eve gidecektir; ancak okulun asansörü bozuk olduğu için yanında iki arkadaşıyla birlikte kendilerini aşağı indirecek o aslan yürekli öğretmeni beklemektedirler. Bir müddet sonra o güzel yürekli öğretmen gelir ve tekerlekli sandalyedeki engelli evladımızı sırtına aldığı gibi ikinci kattan aşağıya kadar indirir.
Ne var bunda, değil mi?
İşte bizim insanımız…
İyiliğin kıymetini bilen, aldığı kadarını değil fazlasını geri vermeye çalışan, güzel yürekler…
Diyebilirsiniz, bugün böyle örnekler azaldı…
Ama hâlâ var…
Ve insanlığı ayakta tutan da işte bu kalpler…
Bir başka yaşanmış gerçek hayat hikâyesi… Bir de bunu okuyun.
Hastane tıklım tıklımdır… Yaşlı bir kadın içeri girer. Doktor hanım teyzeyi muayene eder; ancak kesin bir teşhis koyamaz ve bazı tahliller ister:
“— Teyze, şu tahlilleri yaptırıp gelir misin?” der.
Yaşlı kadın başını öne eğer. Doktor, duymadığını düşünerek tekrar eder. Bu kez yaşlı kadın, gözleri dolu dolu bir şekilde cevap verir:
“— Kızım, benim köye dönecek param yok… Tahlilleri nasıl yaptırayım?”
Doktorun işi çoktur, vakti dardır… Ama o, her şeyi bir kenara bırakır. Teyzenin elinden tutar, koridor koridor dolaştırır ve tüm tahlilleri yaptırır. Sonuçlar çıkar, hastalığı teşhis edilir; ilaçlarını da temin ederek teyzeye verir.
Yaşlı kadın tam çıkacakken doktorun aklına yol parası gelir. Köyüne rahatça dönebileceği kadar parayı uzatır. Teyze önce almak istemese de mecburen kabul eder:
“— Allah senden razı olsun kızım. Nasıl döneceğimi kara kara düşünüyordum…” diyerek odadan çıkar.
Aradan yaklaşık bir saat geçer… Doktor bir bakar ki teyze tekrar gelmiş; kan ter içinde, kalabalığı yara yara içeri giriyor. Doktor şaşkınlıkla sorar:
“— Ne oldu teyze?”
Teyzenin yüzünde kocaman bir tebessüm vardır:
“— Kızım, anayola çıkınca bir köylüme rastladım. Meğer o da köye dönüyormuş. Beni o götürecek. Sen al paranı…”
İşte bizim insanımız…
İyiliğin kıymetini bilen, aldığı kadarını değil fazlasını geri vermeye çalışan, mahcubiyetiyle güzelleşen yürekler…
Belki bugün böyle örnekler azaldı…
Ama hâlâ var…
Ve insanlığı ayakta tutan da işte bu kalpler…
Selâm ve dua ile…
Bülent Ertekin
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
